fbpx
Bizi Takip Edin

Yaşam

17. ve 18. Yüzyılda Ortaya Çıkan Gizemli Polonya Vampirleri Hakkında İnceleme Yapıldı

Yayınlandı

üzerinde

17. ve 18. Yüzyıl boyunca Polonya’da vampirlerin ortaya çıkışına tepki olarak bazı oldukça sıra dışı mezar uygulamaları yaygınlaşmıştı. İnsanların mezardan çıkmaması için özel çaba sarf edildiği yapılan kazılarda ortaya çıkarıldı. Mezarlardaki cesetlerin gövdelerinin ve göğüslerinin üzerine yerleştirilen büyük kayalara bu dönemde oldukça yoğundu.Tarihçiler bu mezarlara sebebiyet verecek derecede insanları neyin korkutmuş olabileceğine dair bir dizi araştırma yürüttü. Bilim insanları bu korkunun kaynağının vampirler olduğunu düşünüyor. Apotropaik cenaze törenleri olarak bilinen bu gömü uygulamaları için birçok teori var. Ancak en yaygın olanlardan birisi köylülerin potansiyel vampirler olarak şehir dışından gelen yabancıları gördüğü anlaşılıyor. Ancak 2014 yılına kadar hiç kimse vampir olarak işaretlenmiş olanların kalıntıları hakkında kimyasal olarak benzersiz bir şey olup olmadığını araştırmamıştı. South Alabama Üniversitesi tarafından yönetilen çalışma, türünün ilk örneğiydi ve vampirlerin hiç yabancı olmadığına dair kanıt sağladı. Aslında incelenen tüm insan kalıntılarının gömüldükleri bölgelerin yerlileri olduğu anlaşıldı.
Araştırmacılar, kuzey Polonya’daki bir mezarlıkta vampir olarak gömülmüş altı kişinin iskeletlerini, normal olarak gömülmüş yüzlerce cesetle karşılaştırdı. Bu bireylerin nereden geldiğini araştırmak için, ekip, burada bulunan 54 normal yerlinin molarlarının yanı sıra azı dişlerinin stronsiyum izotop oranlarını ölçtü.Stronsiyum, çoğu kayaçta bulunan bir elementtir, ancak belirli kaya örneklerinde bulunan izotopların oranları nereden geldiklerine bağlı olarak değişir. Bu, bir numunenin stronsiyum izotoplarını ölçmenin, nerede olduğunu haritalamaya yardımcı olabileceği anlamına gelir. Ekip, normal olarak gömülü olan köylülerin ve vampir olarak işaretlenen köylülerin dişlerindeki stronsiyum izotoplarının oranını bulduklarında, yerel hayvanlardaki oranı test ettiler. Ortaya çıkan sonuçlarda vampir olarak gömülen kişilerin bölgeye yabancı olmadığı, sadece ölümlerinin şüpheli görüldüğü anlaşıldı. Bilim insanları bu noktada bir teori ortaya koydu. Bu kişiler 17. Yüzyılda Avrupa’da çok yaygın olan kolera salgını yüzünden ölmüştü. Yapılan bu çalışma diğer bölgelerde yapılan değişik gömülme törenleriyle ilgili açıklama sağlayabilir.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/research-reveals-the-origin-of-poland-s-mysterious-vampires

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

2018 – 2022 Arası En Sıcak Yıllar Olacak

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yazın başlaması ile birlikte Dünya’nın birçok yerinde sıcaklıklar yüksek seviyelere ulaştı. Hava uzmanları, bu yılın şimdiye kadar yaşanan en sıcak yıl olduğunu söyledi. Ancak bu unvan çok kısa bir süre için 2018’de kalacak… Nature Communications dergisindeki araştırmacılar 2018’in, toplam 5 yıl sürecek olan sıcak hava dalgasının ilk bölümü olduğunu söyledi.
Araştırmacalar bu bulguya ulaşırken iklim modelleri, deneyler ve istatistiklerden yararlandı. Yapılan iklim modellerinde, küresel ısınmanın artışı ilk etken olarak incelendi. CO2 emisyonları, aerosoller ve volkanik patlamalar önümüzdeki 5 yıl boyunca, kademeli olarak sıcaklığı arttıracak. Utrecht Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Sybren Driftwood ”Son yıllarda sıcak hava dalgasının dünya genelinde arttığını gözlemledik.
Okyanus sıcaklığının ve küresel sıcaklık ortalamasının özellikle bu yıl artması, araştırmamızın başlamasına sebep oldu. İklim modellerini çıkartırken son 10 yıldaki sıcaklık ortalamalarını göz önüne alıyoruz. ‘ Son 10 yılda sıcaklık nasıldı ? Önümüzdeki 10 yılda sıcaklık nasıl olacak ? ‘ sorularını araştırmamızın temeli olarak belirledik.” dedi. Araştırmada görevli olan bir başka isim Florian Sévellec ”İklim modellerini çıkarmak biraz uzun sürdü.
Çünkü bir modeli, bütün durumları hesaba katarak tekrar tekrar denetliyoruz. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen modeller, bazı önlemler almamız için bize yardım ediyor. Elde ettiğimiz modeller, bizi oldukça sıcak yılların beklediğini gösteriyor” dedi. Araştırma raporunun sonunda; sıcaklık dalgalarının yıllar geçtikçe artacağı bu yüzden küresel ısınmayı arttırabilecek faaliyetlerin azaltılması gerekirse sonlandırılması gerektiği bildirildi.
Kaynak: https://www.scientias.nl/uitzonderlijke-hitte-houdt-tot-2022-aan/
Çeviren: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Bilim

28 Yıl Sonra Ortaya Çıkan Lens !

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Görme bozukluklarının düzeltilmesinde, göz renginin değiştirilmesinde, ya da kornea hastalıklarının tedavisinde kontakt lens kullanılmaktadır. 14 yaşındayken sol gözündeki rahatsızlıktan dolayı kontakt lens kullanan bir bayan, badminton maçı sırasında gözüne aldığı darbeden sonra lensini bir daha bulamadı.
Kaybolan bu lens, tam tamına 28 yıl sonra ortaya çıktı !
İskoçya’da yaşayan bayan, bir süre önce gözleriyle ilgili çeşitli rahatsızlıklar yaşamaya başladı. Tam 6 ay boyunca sol gözünde sulanma ve şişlik problemleriyle uğraşan kadın, sonunda doktora gitmeye karar verdi.

İskoçya’nın Dundee şehrindeki Oftalmoloji hastanesine giden kadın, yapılan kontrollerin ardından çıkan sonuçlara inanamadı. Kadının göz kapağında 6 milimetre çapında bir yuvarlak cisimle karşılaşan doktorlar, yapılan kontrollerin sonucunda bunun bir kontakt lens olduğunu anladılar. Yapılan operasyonun ardından 28 yıllık kontakt lens, kadının göz kapağından çıkarıldı.
Kaynak: https://www.livescience.com/63333-contact-lens-eyelid.html
Çeviren: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Teknoloji

Otomasyon – İşsizlik – Hizmet

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İlk olarak uzay yarışında başlayan teknolojik devrim, Silikon Vadisi’nin kurulması ile devam etti. Asya ülkelerinin de kendi bölgelerinde yapmaya çalıştığı ‘’20. Yüzyıl Mutsihito Devrimi’’ küresel rekabetin habercisiydi. Bu rekabet beraberinde otomasyonu; otomasyonda bereberinde işsizlği getirdi. Yazımda bu iki unsuru ve insanlara sunulan hizmet kalitesini inceledim.

İnsan gücünü zorlayan ağır, maliyetli ürünler ve bilim insanlarına kısıtlı sonuçlar veren ilkel laboratuvarlar, araştırmacıları bu soruna çözüm bulma yoluna itti. 21. yüzyılın başlamasıyla iş hayatında, fabrikalarda, sosyal ağlarda neredeyse her yerde teknolojik aletlerin arttığını gördük. Eskiden 50 işçi ile günde 20 adet ayakkabı üretebilen fabrikalar, günümüzde bu sayıya birkaç teknolojik müdahale sayesinde 1-2 saatte ulaşabiliyor. 24 saat açık olan bankamatikler, istasyonlarda bulunan ve günün her saatinde bireye yiyecek-içecek sağlayan otomatlar, sağlık alanında ameliyat standartlarını yükselten tıbbi cihazlar, fabrikalarda tonlarca yükü taşıyabilen robotik aletler ve ulaşım da gerektiğinde yol bilgisi veren navigasyon cihazları insan yaşamını kolaylaştıran, toplumun refahını arttıran otomasyon ürünleri. Bu aletlerin ve daha fazlasının hayatımızı kolaylaştırdığı hatta bazı durumlarda kurtardığı apaçık görülüyor. Ancak bu cihazlar nüfusun belli bir kesimi için işsizlik anlamına da geliyor…
Çağımızda son yıllarda çığ gibi artan işsizlik problemi birçok aileyi etkilemiş durumda. Uluslarası Robot Federasyonu, 2000 – 2012 yılları arasında fabrikalardaki robotik aletlerin sayısının %68 arttığını açıkladı. Robot sayılarının oranındaki artış, işçi sayısını aynı oranda düşürdü. Dünya nüfusunun hızla artışı karşısında daha fazla ürün çıkarmak fabrikaların ilk önceliği olmuştu. Bu öncelik, araştırmacıları insan gücünden daha hızlı üretim yapan robotlara yönlendirdi. Burada bahsettiğimiz robot, Iron Man tarzı bir şey değil; bu robotlar bazen sinek kadar küçük ( Rolls Royce’un uçak tamircileri ) bazen de bir fil kadar büyük ( akıllı ev ). Robotlarla karşılaştırıldığında üretim gücü sınırlı olan işçi sınıfı, zar zor buldukları işlerini de kaybetti. Günümüzde çoğu üniversite mezunun da işsiz kaldığını ve hızla artan dünya nüfusunu da göz önüne alırsak yakın gelecekte birçok aile maalesef yoksullukla mücadele edecek. Bütün bu olumsuzluğa rağmen, robotik cihazların hizmet kalitesine etkilerine biraz yakından bakalım.
Ünlü fast food markaları, 3-4 dakikada hazırlanan burgerlerine daha fazla teknolojik müdahale de bulunmayı düşünüyor. Müşterilerin önüne gelecek olan dokunmatik cihazda, müşterinin dilediği hamburgeri oluşturması için seçenekler olacak. Örneğin siz çıtır soğanlı, ketçaplı, çift köfteli bir hamburger istiyorsunuz, bu seçenekleri cihazda onaylatarak siparişinizi verebileceksiniz. Siparişi alan işletim sistemi, yapım aşamasında ilk olarak ekmekleri silindire diziyor ardından müşteriye özel burgeri hazırlıyor. Ödeme aşamasında ise dokunmatik cihazın yan tarafında kredi karti veya nakit ödeme için bir bölme bulunacak. Bu bölmeden ödeme gerçekleştirilecek.Bu teknolojini birkaç yıl içerisinde markalar tarafından kullanılması bekleniyor. Kasiyerlerin ve burgeri yapan işçilerin durumu ise bu olaydan olumsuz etkilenecek ancak burgerin daha hızlı ve hatasız yapılması müşteri memnuniyetini olumlu etkileyecek. Bu tarz projeler birçok şirketin planlarında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta haberini yaptığımız Rolls Royce’un uçak tamircileri bir başka örnek olarak verilebilir. Bu minik robotlar motorların içerisine bırakılacak ve sorunu kısa bir sürede giderecek.
Teknolojinin gelişmesi şüphesiz toplum refahını arttıracaktır ancak bu gelişim birçok alanda işsizliği de beraberinde getirecek. Bizim yapmamız gereken; bu teknolojileri üretebilmek için çalışma alanları oluşturmak, bilim ve teknoloji hakkında araştırma yapmak, geleceğin mesleklerini kendi elimizle yaratmak…
Yazan: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Öne Çıkanlar