Bizi Takip Edin

Bilim

2017 Yılında Herkes Tarafından Konuşulan 10 Popüler Bilim Gelişmesi

Yayınlandı

üzerinde

Akademik dünyada gelişmeler durmadan ilerliyor. İnternet sayesinde artık bilimle ilgilenen herkes bu gelişmelerden haberdar olabiliyor. Bilim haberlerini okumanın yanı sıra yayınlanmış araştırmalara da ulaşmak artık sorun değil. Her sene Londra merkezli analitik şirketi Altmetric, senenin en popüler 100 araştırma makalesini yayınlıyor.
Araştırmaların akademik çevrelerdeki durumuna bakmak yerine Altmetric çerçeveyi çok daha geniş tutuyor ve çevrimiçi olan kişilerin ne kadarına makalenin ulaştığına dikkat ediyor. Tüm mecraları filtreleyen firmanın çıkardığı veriler ışığında 15 Kasım 2016 tarihinden 15 Kasım 2017 tarihine kadar en çok okunan 10 bilim makalesi aşağıdaki gibidir.
10. Aşırı erken laktumu fizyolojik olarak destekleyen ekstra rahim sistemi
Erken doğumlara umut ışığı olan yapay rahimde kuzu büyütme makalesi 2017 senesinin en dikkat çekici bilimsel gelişmeleri arasında yer alıyordu. Kuzular hayatta kalamayacakları bir dönemde yapay bir çantanın içerisine yerleştirilerek orada büyümeleri sağlandı. Bu şaşırtıcı teknolojinin gelecekte erken doğan bebeklerin hayatını kurtaracağı düşünülüyor.

9. Ebola virüsünü önlemede rVSV vektörlü bir aşının keşfi
Uluslararası alanda yankı uyandıran bilimsel çalışmalardan bir tanesi de ebola virüsünü engelleyebilmek için bir aşı geliştirdiğini söyleyen bir takımın çalışmasıydı. Bu çalışmayla nihayet %100 oranda Ebola virüsünü engelleyebilen bir aşı geliştirilmiş oldu.
8. Kehribar İçerisine Sıkışmış Bir Dinozor Kuyruğu Tüyü
Bilim insanları buldukları kehribarın içerisine sıkışmış olan bir tüy keşfetti. Bu elbette ilk defa olan bir şey değildi. Daha öncede kehribar içerisine sıkışmış birçok fosil bulunmuştu. Ancak bu kehribarı diğerlerinden farklı kılan özellik, bilim tarafından bu tüyün bir dinozor kuyruğuna ait olduğunun tespit edilmesidir. Bu kehribar sayesinde genelde yararsız fosiller olarak görülen canlılar anlaşılmış oldu. Aralık 2016 tarihinde CurrentBiology’de yayınlanan çalışma, söz konusu tüylerin muhteşem yakın çekimleri resimleriyle dikkat çekti.

7. 1975’ten 2016’ya kadar vücut kütle endeksi, kilolu, aşırı kilolu ve şişmanlığın dünya çapındaki eğilimi:
128.9 milyon çocuk, ergen ve yetişkin için 2416 nüfusa dayalı ölçüm çalışmalarının bir analizi.
Altmetric araştırmayı şöyle özetliyor: “Bu çalışma, çocuklar ve yetişkinler arasındaki obezitenin son 40 yılda küresel olarak on kat arttığını buldu.”The Lancet’de yayınlanan bu büyük ölçekli çalışmada tespit edilen diğer bir gerçek ise şu anda dünya genelinde zayıf insanlardan daha fazla obez insanlar olduğu gerçeğidir.
6. Korunan alanlarda toplam uçan böcek biyokütlesinde 27 yılda %75’den fazla düşüş yaşandı.
Bu araştırma başka bir şekilde ifade edilirse, uçan böceklerin nesli düşünenden daha hızlı bir şekilde tükeniyor. Bilim insanları tarafından bu durum endişeyle izleniyor. Araştırmanın yazarları böceklerle ilgili doğa rezervlerinde elde edilen 27 yıllık kayıtları inceledi ve mevsimlik ortalama biyokütle düşüşünün %76 olduğunu tespit etti. Korunan alanlarda bu gerilemenin yaşaması oldukça endişe verici.
5. Entelektüel yeteneğe ilişkin cinsiyet kalıpları erken yaşta ortaya çıkar ve çocukların geleceğini etkiler
Ocak ayında Science dergisinde yayınlanan bu çalışmada, kadınların çok küçük yaşlardan itibaren ayrımcılığa tabi tutulduğunu ortaya koyuyor. Kızlar erkeklere oranla daha düşük entellektüeliteyle ilişkilendiriliyor. Bu da kızların erkeklere oranla farklı eğitim tercihlerine yönlendirilmelerine sebebiyet veriyor. Yaygın inançlar erkeklerin zekasının kızlara oranla daha gelişmiş olduğunu düşünüyor. YazarAndreyCimpian Ocak ayında yaptığı açıklamada , “Küçük çocuklarda bile var olan bu inançlar, kızlarımızı toplumumuzdaki en prestijli işlerin dışına atmanın başlangıcını temsil ediyor” açıklamasında bulundu.
4. İnsan embriyolarında patojenik bir gen mutasyonunun düzeltilmesi
Bu araştırmada bir grup araştırmacı konjenital ve ölümcül bir kalp rahatsızlığından sorumlu olan MYBPC3 geninde gen küçültme tekniğini kullandı.Sonuçlar, bu teknolojinin en iyi nasıl düzenleneceği üzerine tartışmalara yol açtı.Çünkü bazen gen düzenleme ürünleri diğer nesillere aktarılma özelliği taşıyor.

3. Tedavi Gören Yaşlı Hastalarda Ölüm Oranları ve Yeniden Hastaneye Yatma Oranlarının Kadın ve Erkek Doktorlar Arasında Karşılaştırılması
Bu çalışma beklenmedik bir şekilde okuyucular tarafından ilgi gördü. Çalışmada kadın doktorlar tarafından tedavi edilen yaşlı hastaların erkek hekimlerin tedavi ettiklerine oranla daha az öldüğü ortaya kondu. Bu farkın sebebi anlaşılamamış olsa da kadın hekimlerin hastalarının tekrar hastaneye gelme oranları da daha düşüktü. Araştırmacı Yusuke Tsugawa geçen yıl Aralık ayında yaptığı açıklamada, “Bu bulgular, erkek ve kadın hekimler arasındaki uygulama şekillerinde potansiyel farklılıkların önemli klinik etkileri olabileceğini gösteriyor ” dedi.
2. Doktora öğrencilerinin çalışma organizasyonu ve zihinsel sağlık sorunları
Endişe verici çalışmalardan birisi olan bu araştırma Mayıs ayında yayınlandı. Büyük ilgi gören çalışmada akademik bakımdan yüksek noktalara ulaşmaya çalışan insanların psikolojik sorunlar yaşadıkları ortaya kondu. Belçika’daki doktora öğrencileri üzerinde yapılan araştırmada, doktora öğrencilerinin %32’sinin psikiyatrik bozukluk ya da depresyon oluşumuna maruz kalma riski taşıdığı anlaşıldı. Araştırmada ayrıca üniversiteye giden kişilerde zihinsel sağlık sorunlarının yaygınlığının doktora öğrencilerine göre daha düşük olduğu kaydedildi.
1. Beş kıtadan 18 ülkede yağ ve karbonhidrat alımının kardiyovasküler hastalık ve ölümle ilişkilendirilmesi (PURE):
Prospektifkohort çalışması
Bu çalışmada 18 ülkeden 135 bin kişinin diyetleri karşılaştırıldı. Elde edilen sonuç ise az yağlı diyet uygulayan kişilerin kalp krizi geçirme ve kalp hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ortaya kondu. Karbonhidrat ve aşırı miktar şeker tüketimi zarara sebebiyet verirken, diyet yaparken yağ tüketmenin zararlı olmadığı bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. Araştırmacılar küresel beslenme verilerinin bu sonuçlar ışığında yeniden gözden geçirilmeleri gerektiğini vurguladı.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/top-10-most-popular-scientific-papers-in-2017-altmetric

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Ünlü Profesör Stephen Hawking Zamanda Seyahat Edebilmenin 3 Yolunu Açıkladı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Zamanda yolculuk yapabilmek yüzyıllardan beri insanların en büyük fantezileri arasında yer almaktadır. Filmlerde ve bilim kurgu dizilerinde popüler bir trend olan bu fikir, Charles Dickens’ın The Noel Tale’inden, Charlton Heston’ın Maymunlar Gezegeni gibi romanlarına ilham kaynağı olmuştur. Peki zaman yolculuğu başarılabilir mi? Son birkaç yılda zaman içinde yolculuk fikrini araştıran epeyce bilimsel çalışma yayınlanmıştır.

Birçok insan zamanda yolculuk yapmanın bir kurgu olduğunu ve bunu yapabilmenin mümkün olmadığını düşünüyor. British Columbia Üniversitesi’nden bir fizikçi ve matematikçi olan Ben Tippett UBC haber bültenine verdiği demeçte zaman yolculuğunun matematiksel olarak mümkün olduğunu açıkladı.
Zaman yolculuğu fikri birçok farklı bilim adamı tarafından ele alınsa da tüm dünya tarafından tanınan Stephen Hawking’in de zaman yolculuğuna dair bazı teorileri bulunuyor. Hawking zamanda yolculuk yapmanın 3 yolu olduğunu belirtiyor. Bu üç yolda elbette varsayımsal yollar.

Birincisi, zaman içerisinde bir başka yerle bağlantı kuran bir solucan deliğinden geçmektir. Solucan deliğine girmenin bir yolunu bulsaydık, o zaman uzay-zaman olarak iki nokta arasında bir tünel oluşturabilirdik.
Profesör Hawking’e göre ikinci teori, yalnızca geleceğe seyahat etmemize izin verecektir. Bu zaman gezgininin zamanı önemli ölçüde yavaşlatabilen bir kara deliğe yaklaşması ve sonra da zamanın normal şekilde devam ettiği dünyaya dönmesi şeklinde olacaktır.

Son olarak, İngiliz bilim adamı, zaman makinesi kurmak için uygulanabilir en güçlü altrnatifin yolcunun hayatının 7 bin kat daha hızlı geçmesine izin verecek şekilde ışığın hızıyla Dünya’nın etrafında dolaşabilen bir cihaz inşa etmek olduğunu söylüyor.
Kaynak: https://ancient-code.com/professor-stephen-hawking-reveals-3-ways-we-can-travel-in-time/

Devamını Oku

Arkeoloji

Firavun Tutankhamun Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 5 Şey

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Tutankhamun, Mısır’ın 18. Hanedanlığı döneminde hüküm sürmüş bir firavundur. Tutankhamun’un tahtta kaldığı zamanlar M.Ö. 1336 ile 1327 yılları arasında denk gelmektedir. Hiyerogliflerde Tutankhamun adı genellikle Amen-tut-ankh olarak yazılıdır. Tutankhamun, Mısır’a hükmeden en ünlü Firavunlardan biridir.

Tutankhamen orijinal ismi “Aton’un yaşayan görüntüsü” anlamına gelirken, Tutankhamun “Amun canlı görüntüsü” anlamına gelir. 18. Hanedanlığın Horemheb döneminde son bulduğunun söylenmesine rağmen Mısır konusunda araştırma yürüten bilim insanları, bu hanedanlığın son firavununun Tutankhamun olduğuna ikna olmuşlardır. Tek tanrı inanışına sahip olan Akhenaten’in ardından sosyo-dini düzenlemelerle yönetim eski çizgisine geri dönmüştür. Sözü edilen geri dönüş kademeli biçimde, Amon, Osiris veya Ptah gibi tanrılara ait terk edilmiş tapınakların kült ve mimarisini restore ederek papaz kastını görevde bırakarak ve ilgili ayinlerin kutlamasına izin vererek yavaş yavaş yapıldı.
Mısır’ı yöneten en ünlü firavunlardan birisi olan Tutankhamun ile ilgili büyüleyici ayrıntılara deyinmek gerekirse;
1. Tutankhamun, hükümdarlığa başladığında 8 ila 9 yaşlarındaydı.Bu nedenle hükümetteki büyük kararlar 2 büyük figür tarafından alınıyordu. Bunlardan birisi Nefertiti’nin babası Ay, diğeri ise Horemheb isimli bir generaldir. Genç Firavun toplam 10 yıl boyunca hüküm sürdü ve Mısır’ı yöneten en genç Firavun olarak kabul edildi.
2. Tutankhamun’un mezarının lanetli olduğuna inanılmaktadır. 1922 yılında Howrd Carter mezara ilk girdiği zaman kendisine mali konularda destek olan George Herbert’te yanındaydı. Mezarın içerisine girmelerinden 4 ay sonra Herbert öldü. Teşhis ise sivrisinek ısırmasına bağlı kan zehirlenmesiydi. Bu olay üzerinde tüm gazetelerde Herbert’in Tutankhamun’un mezarının kurbanı olduğu açıklandı. Bu yazılara kaynak olarak ise mezarın hemen dışındaki kil tablet gösterildi. Mezarı ziyaret eden bazı kişilerin öldüğü gerçeğine karşın bu ölümlerin lanet yüzünden olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmuyor.

3. Carter, mezara ilk girdiğinde, altın figürinler, ritüel mücevherleri, öteki dünyaya yolculuğu temsil eden küçük tekneler ve firavunun muvazzaf organları için yapılmış bir tapınak da dahil olmak üzere paha biçilemez hazineler buldu. Bu hazinelerin hepsine ek olarak, Carter iki ceninle iki küçük tabutu barındıran bir oda keşfetti. DNA testine göre, mumyalarından birisi Tutankhamun’un henüz doğmamış kızıydı, diğer mumya da büyük olasılıkla çocuğuydu. Tutankhamun’un mezarından çıkarılan eserler dünyanın en çok izlenen arkeolojik hazineleri olarak görülüyor.
4. Tutankhamun’un ailesi ve soyu biraz kafa karıştırıcıdır. Tutankhamun, altı kızı olan Nefertiti’nin kocası olan Akhenaten’in oğluydu. Bununla birlikte, aynı zamanda, Akhenaten’in Tutankhamun’un annesi olması muhtemel olan Kira isimli bir eşi daha vardı. Tutankhamun, Akhenaten ve Nefertiti’nin kızları ve onun kızkardeşlerinden biri olan Ankhesenpaat’la evlendi.
5. Tutankhamun’un adı neredeyse tarihten silindi. Tuthankhamun eski Mısır’ın en ünlü Firavunlarından biri olduğu halde ve yıllar boyunca böyle anılacağı halde onun halefi olan Horemheb tarafından tüm kayıtlardan silindi ve sayısız anıtı yok edildi.
Kaynak: https://ancient-code.com/5-things-you-probably-did-not-know-about-tutankhamun5-things-probably-not-know-tutankhamun

Devamını Oku

Bilim

Bilim İnsanları Akıl Okuyabilen Yapay Zeka Üretti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yapay zekalar gün geçtikçe daha güçlü hale geliyor. Japonya’da bir grup bilim insanı tarafından yürütülen çalışmada üretilen yapay zeka popüler bilim kurgu filmlerine bir adım daha yaklaşmamızı sağlıyor.

Bilim insanları son dönemlerde yapay zeka üretiminde insan beyninin modellenmesi ve insan beyninin deşifre edilebilmesi için bir dizi derin öğrenme algoritması oluşturuyor. Japon bilim insanları tarafından bioRxiv’de yayınlanan yakın tarihli bir araştırma, insan düşüncelerini rahatsız edecek bir doğrulukla okuyabilen bir algoritma geliştirdiklerini duyurdu.
Araştırmayı yürüten bilim insanlarından birisi olan YukiyasuKamitani, “Beyin görsel bilgileri, farklı karmaşık yapıları ya da karmaşık bileşenleri hiyerarşik biçimde ayıklayarak işler. Bu sinir ağları veya yapay zekalar, insan beyninin hiyerarşik yapısını algılayabilmek için bir aracı olarak kullanılabilir” dedi.

Yapay zeka, çeşitli testlerle beynin elektrik sinyallerini analiz edebildi ve beynin gözlemlediği her bir cismi ve hayal ettiği görüntüleri tespit etti. Bunu başarmak için, sistem insan beyni gibi simülasyonlar yoluyla düşünmeyi öğrenen yapay sinir ağları grubuna sahip. Çalışma üç ay sürdü ve üç kişi doğal fenomen, yapay geometrik şekiller ve harfler gibi üç farklı kategorideki görüntüleri izledi. 50 farklı fotoğrafı ve her bir gözlemcinin beyninden elde edilen manyetik rezonansların sonuçlarını karşılaştıran bilimsel ekip tarafından geliştirilen sinir ağı, insan düşüncesini yorumlamayı öğrendi.

Algoritma, insanların beyin kalıplarını yeniden yapılandırarak baykuşlar, vitrinler, kırmızı posta kutuları ve uçaklar arasında gördükleri görüntüleri tanımlamayı başardı. Buna ek olarak, her insanın hayal ettiği kuğular, leoparlar, bowling topları veya balık gibi görüntüleri çoğalttı.
Kaynak: https://ancient-code.com/scientists-have-created-an-artificial-intelligence-that-can-read-your-mind/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar