fbpx
Bizi Takip Edin

Arkeoloji

2017 Yılında Yapılan 10Muhteşem Arkeolojik Keşif

Yayınlandı

üzerinde

2017 yılını geride bıraktık. Geçtiğimiz yıl bilim adına pek çok yeni keşfin yapıldığı bir yıl olma özelliğine sahip. Uzay, tıp, yapay zeka gibi alanların yanı sıra arkeolojik olarak da 2017 keşifler yılı oldu. İşte 2017 yılında yapılan 10 muhteşem arkeolojik keşif…

Kafatası Kulesi


Bir grup arkeolog, Meksika’daki Aztek başkenti Tenochitlan’daki Templo Belediyesi yakınlarında kireç ile birleştirilmiş 650’den fazla kafatası buldu. Arkeologlar, 1521’de şehri ele geçirirken İspanyol’ların şehirde katliam yaptığını düşünüyor.

Büyük Piramidin İçindeki Boşluk


Kozmik ışın tabanlı tarama teknolojisi kullanan bilim adamları, Giza’daki Büyük Piramit’te gizemli bir “boşluk” tespit etti.20 metre uzunluğundaki gizemli alan, Büyük Galeri’nin hemen üzerinde bulunuyor ve 19. yüzyıldan beri keşfedilen ilk büyük yapı.

Ölü Deniz Parşömenleri -12’nci mağara


Araştırmacılar, 2017’de İsrail’in Qumran yakınlarındaki Qumran mağaralarında bulunan on ikinci mağarada Ölü Deniz Parşömenlerinin bir bölümünü keşfettiklerini açıkladı. 60 yıl sonra keşfedilen ilk Ölü Deniz Parşömenleri olmasıyla bu arkeolojik keşif dikkat çekti.

İki Batık Şehir


Tunus ve İtalya’da arkeologlar tarafından iki ayrı batık şehir keşfedildi. Roma şehirleri olan bu iki batık şehir Akdeniz’deki sismik ve volkanik faaliyetler neticesinde 4’üncü yüzyılda ortadan kayboldu.

Suudi Arabistan’daki Taş Kapılar


Araştırmacılar Suudi Arabistan’da binlerce yıl öncesine ait 400’den fazla garip yapıya rastladı. Uzmanlar tarafından kapılar olarak adlandırılan eski taş yapıların M.Ö. 5000 yıl civarında oluşturulduğu düşünülüyor. Bu yapıların oluşturulmasının amacı ise henüz keşfedilmedi.

Antikythera Enkazı


Antikythera enkazında araştırma yapan arkeologlar, enkazdan çok sayıda kalıntı ve bronz bir kol çıkardı. Bronz heykeller antik çağlarda oldukça nadir görülüyorlardı. Bu da keşfin önemini arttırdı. Bulunan bronz kol bugüne kadar bulunmuş hiçbir heykelle eşleşmiyor. Araştırmacılar heykelin geri kalanını arıyorlar.

Amerika’daki En Eski Çömlek Parçaları


2017 yılında Amerika Kıtasında şimdiye kadar bulunmuş olan en eski seramik parçaları keşfedildi. Rus ve Ekvadorlu uzmanlar tarafından oluşturulmuş olan bir ekip, M.Ö. 4000 yılından daha eski olduğu düşünülen seramik parçaları keşfetti.

Eski Kentlerin Yerini Gösteren 4000 yıllık Kil Tablet


Arkeologlar tarafından Asur İmparatorluğu’ndaki antik tüccarlar tarafından oluşturulmuş ve uzun zamandan beri kayıp olan 11 antik şehrin yerini gösteren 4000 yıllık bir kil tablet deşifre edildi. Antik Sümerce olarak yazılan kil tablette bir takım ticari işlemler, mühürler, hesaplar ve hatta evlilik belgeleri hakkında detaylı bilgiler yer alıyor.

Buda’nın Kalıntıları


Arkeologlar Çin’de 1000 yıldır bir kutuda gizlenmiş olan yakılmış kemikler tespit edildi. Bulunan kalıntılarda yapılan incelemeler sonucunda kemiklerin Budizmin kurucusu olan Siddhartha Gautama’ya ait olabileceği iddia edildi.

9,7 Milyon Yıllık Dişler


Teoriye göre insanlığın Afrika’da ortaya çıktığı ve buradan tüm dünyaya yayıldığı düşünülüyor. Ancak bulunan bu 9.7 milyon yıllık dişler Avrupa’yı insanlığın beşiği gibi gösterebilir. Keşif Almanya’dan gelen uzmanlarca yapıldı ve bu keşif sonrası insanlık tarihinin yeniden yazılması gerektiği konuşuluyor.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/10-of-the-most-amazing-archaeological-discoveries-made-in-201710-incredible-archaeological-discoveries-made-2017

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arkeoloji

Arkeologlar, Kom Ombo Tapınağı’nda Gömülü Bir Sfenks Ortaya Çıkardı

Yayınlandı

üzerinde

Mısır’daki Eski Eserler Bakanlığı yaptığı bir açıklamada arkeologların Aswan’da bulunan Kom Ombo Tapınağı’ndaki yeraltı suyu indirme projesi üzerinde çalışırken kumtaşından yapılmış bir sfenks ortaya çıkardı. Bu keşifle birlikte son birkaç ay içerisinde Mısır’da çalışan arkeologlar iki sfenks heykelini açığa çıkarmış oldu.

Birkaç hafta önceLuxor Tapınak Kompleksi yakınlarında çalışan inşaat işçileri gömülü bir sfenks heykelini ortaya çıkarmıştı. Mısır’daki en ünlü Sfenks şüphesiz Giza platosunda bulunan devasa heykel. Giza’nın Büyük Sfenks’isadece büyüklüğü ve kafa karıştırıcı tasarımıyla değil, aynı zamanda bu antik yapıyı çevreleyen sayısız gizem nedeniyle de harikulade kabul edilir. Üç piramit ile birlikte Giza platosunda bulunan Büyük Sfenks – yeni heykelin bulunduğu yerden yaklaşık 500 km – Mısır’ın en sembolik anıtlarından biridir.

Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri MostafaWaziri, parçanın muhtemelen Ptolema hanedanlığı döneminden kaldığını söyledi. Tapınağın güneydoğu tarafındaki Sfenks heykeli Kral Ptolemy’nin iki kumtaşı kabartmasının olduğu yerde bulundu. Ptolemy Hanedanlığı Mısır’a 275 yıl, 305 ila 30 M.Ö. arasında hükmetti ve onlar eski Mısır’ın son hanedanıydı. Kom Ombo tapınak kompleksi, Ptolemaik Hanedanlığı döneminde inşa edilmiştir.

Ptolemy V, 204’ten 181’e kadar Ptolemy hanedanlığının beşinci hükümdarıydı. Beş yaşında tahtı devraldı ve bir süre sonra krallık felç oldu. Ünlü Rosetta Stone onun saltanatı zamanında üretilmiştir. Aswan’daki Kom Ombo Tapınağı’ndaki heykel, hiyeroglif ve demotik yazıtlar taşıyor. Fustat’taki Mısır Medeniyeti Ulusal Müzesi’ne taşındı. Arkeologlar tarafından kökeni hakkında daha fazla bilgi edinilmesi için dikkatle incelenecek ve restore edilecek. Restorasyondan sonra, yeni bulunan Sfenks halka gösterilecek.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/archaeologists-discover-another-buried-sphinx-at-the-kom-ombo-temple-near-aswan/

Devamını Oku

Arkeoloji

Kanada’da Mumyalanmış Kurt Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Madenciler tarafından, Kanada’nın kuzey batısındaki Yukon eyaletinde 3 Haziran 2016’da Ren Geyiği yavrusu ve 13 Temmuz 2016’da kurt yavrusu bulunmuştu. Radyokarbon tarihleme yöntemi ile en az 50 bin yaşında olduğu hesaplanan hayvanların buz devri döneminde mamutlar ile beraber yaşamış olduğu düşünülüyor.

Dawson kentinde bulunan ve doğal yollarla mumyalanan hayvanlar, bilim insanları tarafından döneme ait sırların çözülmesinde önemli rol oynayacak. Mumyalanmış hayvanlar, Dawson kentinde eylül sonuna kadar ziyarete açıldı. Yavru kurtun kürkü dahil bütün vücudu, yavru ren geyiğinin ise sadece ön ayakları ve kafası günümüze kadar korunabilmiş.

Yukon hükümeti paleontoluğu Grant Zazula ”Dünya üzerinde buz devri dönemine ait mumyalanmış şekilde bulunan tek kurt bu. Paleontologlar, bu keşif yapıldıktan sonra çok heyecanlandı. Bu keşif sayesinde geçmişe dair birçok gizem çözülebilir.” dedi. Hayvanlar, Darwin’de sergilendikten sonra Whitehorse şehrindeki Yukon Beringia Interpretive Centre’da sergilenecek.
Kaynak: https://www.scientias.nl/50-000-jaar-oude-gemummificeerde-wolf-ontdekt-in-canada/
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Arkeoloji

Arkeologlar Dünyanın En Eski Bira Fabrikasını Bulduklarını İddia Ediyor

Yayınlandı

üzerinde

İsrail’de çalışan arkeologlar, 13.700 yıl öncesine kadar içki üreten dünyanın en eski bira fabrikası olduğunu düşündükleri bir bölgeyi ortaya çıkardı. Yeni buluntu, önceki bira yapımına ait kanıtların birkaç bin yıl öncesine dayanıyor. Bu, insanların düşündüğümüzden çok daha erken alkol aldıkları anlamına gelebilir. Araştırmacılar elde edilen kanıtların bazı tahılların yetiştirilmesi için daha erken dönemlerde çalışmalar yürütüldüğüne dair kanıt oluşturduğunu düşünüyor. Bu keşifle birlikte alkolün tarımsal ürünlerin fazlalığının kullanılması için zorunlu olarak değil, en azından bir dereceye kadar ritüel için ve manevi ihtiyaçlar sebebiyle kullanıldığı ortaya çıkmış oldu.

Muhtemelen bu biranın tadı günümüz birasından oldukça farklı. Arkeologlar 13 bin yıl önce üretilen biranın daha çok yulaf lapası ya da yulaf ezmesi tadında olduğunu düşünüyor. Alkol olarak da bugünün birasından muhtemelen daha zayıftı. Eski Haçlıların mezar yeri olarak kullandığı İsrail’in Hayfa kentinde bulunan mağaradan alınan kalıntıları inceleyen araştırmacılar, hem buğdayın hem de arpanın biraya dönüşmesiyle oluşan nişasta ve fitolit bitki parçacıklarının kanıtlarını buldular. Hipotezlerini test etmek için ekip, eski Natufian halkının bira demledikleri düşüncesini taklit etmek için bir dizi deney gerçekleştirdi. Buğdayı veya arpayı malt haline getirmek, maltı ezmek ve ısıtmak, ardından havadaki yabani maya ile mayalandırmak biçiminde bir dizi eylem yapıldı. Bu süreçte laboratuarda bulunan nişasta granülleri üzerinde yapılan çalışma, bulunan kalıntıların gerçekten bira sebebiyle oluştuğunu ortaya çıkardı.

Üretilen biranın cenaze törenlerinde sarhoş olma geleneği sebebiyle yapıldığı düşünülmektedir. Araştırma ekibi, bira üretiminin ritüellerin ve şölenin ayrılmaz bir parçası olduğunu, hiyerarşik toplumlarda sosyal bir düzenleyici mekanizma işlevi gördüğünü kaydediyor. Laboratuar testlerinin yanı sıra, araştırmacılar ayrıca tahıl tanelerinin toprağa kazınmış taş harçlar üzerinde dövülerek ezildiği ve buralarda bira demlendiği hipotezini destekleyen kanıtlar buldular.Kültür, kutlama ve alkolün ortak yanları arasındaki yakın bağlantı göz önüne alındığında, bunun gibi her keşif bize bira içenlerin yanı sıra biranın kendisi hakkında biraz daha fazla bilgi veriyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/archaeologists-discover-worlds-oldest-beer-brewery

Devamını Oku

Öne Çıkanlar