fbpx
Connect with us

Uzay

2019 Mayıs Ayının En İyi Gece Gökyüzü Olayları

Published

on

2 Mayıs Perşembe günü, yani bu gün doğuda şafak vaktinin öncesinde, olgunlaşmış hilal ay Venüs’ün 4 derece kadar güneyine (sağ alt) kısmına inecek. Aynı zamanda daha sönükte olsa Merkür, ayın 10 derece kadar solundaki ufka oturacak. Ay ve Venüs güneş doğana kadar görünür kalırken öte yandan Merkür yerel saatle yaklaşık 4.30 gibi kaybolacak. 4 Mayıs Cumartesi, 22:45 GMT – Yeni Ay: Ay yeni evresinde, güneş ve dünya arasındaki turuna devam ediyor. Ay gökyüzünün güneşle aynı bölgesinde bulunduğu için güneş ışığı sadece ayın bizden uzak olan tarafına düşeceğinden, Ay dünyadaki gözlemciler için kör noktada kalmaktadır. Yeni aydan bir ila iki gün sonra, güneş batı ufkundan kaybolurken hemen üzerinde yeni hilal ayın ince görüntüsünü arayabilirsiniz.

5 Mayıs Pazar, Şafak Vakti – ETA- Aquariid Meteor Yağmuru

Halley kuyrukluyıldızının kalıntılarından ortaya çıkan yıllık Aquariid Meteor Yağmuru Nisan 19 – Mayıs 26 arasında gözlenir ve 5 Mayıs Pazar günü şafaktan önce en iyi gözlemlenebilecek gün olacaktır. Meteor yağmuru, güneydoğu ufkunun yakınında kova takım yıldızından uzaklaşan parlak bir nokta gibi görülecek. Güneye yayılan bu yağış, alçak enlemlerdeki gözlemciler için daha iyi gözlenecektir. Tepe noktalarda bazıları ateş topu gibi olmak üzere saatte birkaç düzine meteor izlenebilecek. Çok erken evrede olan ay, bu yağmurun izlenebilmesi için gökyüzünü karanlık bırakacaktır.

6 Mayıs Pazartesi – Ay Aldebaran Yakınında

6 Mayıs Pazartesi akşam erken saatlerde batı-kuzeybatı gökyüzündeki ay, Boğa takımyıldızının yüzünü oluşturan en parlak yıldızı olan Aldebaran yıldızının hemen üzerinde konumlanacak. Görüntüyü yakalayabilmek için dürbün (turuncu ile çizilmiş daireyi yakalamaya çalışın) kullanın. Avrupa, Asya ve Afrika’daki gözlemciler ayın, hava karardıktan sonra boğa takımyıldızının yüzünden geçtiğini görebilecekler.

7 Mayıs Salı Akşam Erken Saatlerde – Hilal ay, Boğa Takımyıldızında Mars İle Buluşacak

7 Mayıs Salı akşamı batıda gökyüzünde hilal ay, kırmızımsı Mars ’ın sol alt köşesine (güneyinde) 3,5 derece inecek. Zeta Tauri adındaki orta-parlak bir yıldız ayın tepe ucuna yakın bir noktaya konumlanacak. Bu yıldızı boğa takımyıldızındaki boğanın, doğudaki boynuzu işaret ediyor olacak.

10 Mayıs Cuma – Arı Kovanındaki Ay Vızıltısı

10 Mayıs Salı günü güneş battıktan sonra gökyüzünün batısında ayın ilk çeyreği, yengeç takımyıldızı olarak bilinen büyük yıldız kümelerinden oluşan Kovan’ın (Presepe ve Messier 44) içerisinden direkt olarak geçecek. Ay yaklaşık akşam 22.00’da EDT (Doğu zaman dilimi) merkez kısmında konumlanacak. Bir dürbün veya düşük büyütme oranlı teleskop kullanılarak hem ay, hem de yıldız kümesi (Fotoğraftaki turuncu daireye bakılarak) gözlemlenebilecektir. Yıldız kümelerini daha iyi gözlemleyebilmek için Ay’ı görüş alanınızın biraz dışına konumlandırmanız yeterli olacaktır.

12 Mayıs Pazar – 1.12 GMT Ayın İlk Çeyreği

Dünyanın, ayın ve güneşin konumlanmalarının göreceli olarak farklarından dolayı, ayın ilk çeyreğinde yarısının (doğu-sağ-) aydınlanmasına sebep olur. Ayın ilk çeyreğinin oluşumu öğlen saatlerinden itibaren başlar ve gece yarısı olduğunda iyice belirginleşmiştir ancak akşam üzerinden itibaren gözlemlenmeye başlanabilmektedir. Çeyrek ay terimi görünüşünden gelen bir terim olmaktan ziyade, dünyamızın yörüngesindeki bu uydumuzun, son yeni aydan bu yana ilk çeyrek turunu tamamladığı anlamına gelmektedir.

18 Mayıs Cumartesi, Şafak Vakti – Venüs, Uranüs ’ü Geride Bıraktı

Venüs’ün güneşe doğru hızlı yörüngesel hareketi (kırmızı eğri) uzaktaki Uranüs ’ü geçecek. İki gezegen şafak vaktinden biraz önce aynı ufuk üzerinde durarak (doğu-kuzeydoğu) sönük kalan Uranüs’ün görülmesini zorlaştıracaktır.

18 Mayıs Cumartesi, 21.11 GMT – Dolunay

Dolunay olarak bilinen, tam Ay. Mayıs ayında her zaman Terazi Takımyıldızı yakınlarında parlar. Dolunaylar güneş batarken doğuda ortaya çıkar ve güneş doğarken batıda bulunur. Güneş ışığı ile ayın arasına gölge oluşturabilecek hiçbir şey giremeyeceğinden, ay güneşin ışığını tüm yüzeyi ile yansıtır. Bu yıl aydaki insan adımlarının 50. Yıl dönümünü kutluyoruz.

19 Mayıs Pazar, Akşam Saatleri – Mars’ın Messier 35 Takımyıldızlarına Hücumu

Gökyüzünün kuzey – kuzeybatısında kızıl gezegen Mars Messier 35 ve NGC 2168 olarak bilinen yıldız kümelerinin sadece 0,25 derece üzerinde (Kuzeydoğu) konumlanacak. Orta büyütmeye sahip, arka bahçe teleskopları ile görüntülenebilecek. Orta derece aydınlıktaki bir gökyüzünde izlenebilecek. M35’in alt kısımlarında NGC 2168 olarak bilinen takımyıldızı arayın.

19 Mayıs Pazar Gecesi – Ayın Dışbükey’ i Jüpiter ile Hareket Ediyor

Ay akşam 10.00’dan sonra güneydoğu ufkundan yükseldiğinde, parlak Jupiter’ in 7 derece kadar sağ üst kısmına (batı) yerleşecek. Bu kesişme Jüpiter ’i gözle görüşür bir biçimde netleştirecektir. Bu karşılaşma güneş doğmadan hemen önce görülebilecektir. Bu saatte güneybatı ufkunun hemen üzerine bakmalısınız.

21 Mayıs Salı Gecesi – Ayın Dışbükey’i Satürn ile Birlikte Hareket Ediyor

Bu hafta ikinci kez Ay gökyüzünü parlak başka bir gezegenle birlikte gezecek. Bu kez Satürn’ün yaklaşık 9 derece sağ üst kısmında konumlanacak. Güney bölgelerde saat 4.00’ a kadar gözlemlenebilecek. Afrika’ nın güney ucunda, doğu Antarktika’ nın bazı bölgelerinde, Kerguelen Adalarında, Avustralya’ nın çoğunda ve Yeni Zelanda’ nın güneyinde gözlemciler şahit olabilecekler.

26 Mayıs Pazar, 16.34 GMT – Ayın Son Çeyreği

Son çeyrek Ay’ lar güneşin etrafındaki seyahatimizde dünyanın önünde durmaktadır. Bu sebeple Batı yönünde yükselen Ay, güneş doğduktan sonra görünür bir hal alacaktır.

28 Mayıs Salı, Bütün Gece – Ceres Zıtlığı

28 Mayıs Salı günü, bir cüce gezegen olan (eski asteroid) Ceres, yıl boyunca dünyaya en yakın yaklaşımında olacak. Birkaç aylık izleyeceği rota tarihleriyle beraber kırmızı çizgide belirtilmiştir. Bunun yanında Ceres, çıplak gözle görünebilen bir yıldız olan XiOphiuchi yıldızının 1 derecelik farkla sağ üst köşesine konumlanacak. Her iki nesne de evinizde bulundurduğunuz sıradan gözlem teleskopu ile gözlemlenebilecektir. Ceres, gün batımından sonra güneydoğu tarafından göğe tırmanacaktır. Gece yarısı en iyi görünebilirlik durumuna erişecektir.

Editör / Yazar: Erkan GÜL

KAYNAK : https://www.space.com/33974-best-night-sky-events.html

Uzay

Neolitik Çağ Alet Kültürü

Published

on

Bıçak aletleri gelişim göstermiştir, örneğin tarım aletleri. Neolitik çağ yaklaşık olarak 6,000 yıl önce, insanların ilk yerleşim hayatına geçtiği ve tarımla ilgilenmeye başladığı dönemle beraber başlamıştır. Çakmaktaşından hazırlanmış kazıcı gibi çeşitli aletlerden silah ve alet yapımına devam etmişlerdir. Ancak Neolitik çağda taş aletlerin yeni çeşitleri de görülmüştür. İlk etapta çakmaktaşından yapılmış ok başının evrensel niteliği yerine mikrolit kullanımından uzak olan, ok ve mızrağı bileşen bir silah yapma eğilimi vardı. İkinci olarak hasat için ihtiyaç duyulan, çakmaktaşından yapılmış tırpan gibi aletler üretildi.

Neolitik aletlerin tümü üzerinde rötuş yapılmıştır, baskıyla pullanmışlardır, aletlere karakteristik bir görüntü verilmiştir ve tüm emek ve zahmetle cilalanmışlardır. Ve tekrar kendilerine has bir görüntü verilmiştir. Pullu aletler Neolitik çağda yapılmaya devam etmiştir ancak daha erken döneme ait pullu aletlere göre çok daha kabaca yapılmıştır.

Taş Aletlerin Evrimleşmesine Dair Kısa Çıkarımlar

kredi: Quintana Müzesi – Neolitik Orak

Taş aletler erken dönem Oldowan ’dan, Aşölyen, Musteryen ve Üst Paleolitik döneme doğru karmaşık bir hal almıştır. Ve aletler üretimlerinin her bir adımında çok daha fazla zamana ve gösterilmesi gereken yüksek efora ihtiyaç duymuşlardır. Oldowan kültürüne ait olan bir alet yapım aşamasında daha az darbeye ihtiyaç duyarken Aşölyen el baltası yaklaşık olarak 50; bir Musteryen kesicisi aşağı yukarı 100 ve bir Üst Paleolitik kesici bıçağı ortalama 250 darbeye ihtiyaç duyar. Çok daha fazla zaman ve enerji harcayarak yapılan daha karmaşık aletlerin elbette ki faydası olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Editör / Yazar: Meltem TERZİOĞLU

Kaynak: https://humanevolutionb36.weebly.com/cultural-evolution.html

Continue Reading

Uzay

10 Bulaşıcı Hastalığın 6′ sı Hayvanlardan Geliyor

Published

on

10 Bulaşıcı Hastalığın 6’sı Hayvanlardan Geliyor CDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ) Bunlar İçin Çok Kaygılanıyor. İnsanları etkileyen bulaşıcı hastalıkların yarısından fazlası hayvanlardan gelmektedir. Şimdi, ilk kez Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, hayvanlardan – zoonotik hastalıklar olarak isimlendirilen- yayılan ilk sekiz hastalığın bir listesini yayınlıyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ‘nin 6 Mayıs’ta yayımlanan listesinde; bazı grip türleri, Salmonella enfksyonu, West Nile virüsü, veba, Orta Doğu respiratuar sendromu, kuduz, bruselloz (bakteriyel bir enfksyon) ve Lyme hastalığı gibi yeni ortaya çıkan koronavirüsler yer alıyor. ABD Tarım ve İçişleri Bakanlığı uzmanlarının yanı sıra CDC uzmanlarıda , geçen Aralık ayında Washington, D.C.’de düzenlenen bir atölye çalışması sırasında 8 hastalığı listeye aldı.

Bu listedeki “Sekiz hastalık” ; hastalığın salgın veya salgın hastalığa neden olma potansiyeli, hastalığın ciddiyeti, ekonomik etkisi, ABD’de de hastalığın yayılma potansiyeli ve biyoterörizm potansiyeli temel alınarak, seçildi. “Bir salgın hastalığın beklenenden daha fazla bir popülasyonu etkilediğinde; bu salgın hastalığın dünya çapında bir salgın olduğu kabul edilir” .  Mesela gribi ele alalım.

Grip; kediler, köpekler ve yarasalar dahil birçok farklı hayvanı hasta edebilir. Virüsler, belirli türlerin içinde yer almasına rağmen, virüsler her zaman değişime uğrarlar. Nadir durumlarda virüs, hayvalanlardan insanlara bulaşır , buradan da diğer insanlara yayılmasına izin verecek şekilde mutasyona uğrayabilir.

Live Science’ ın Mart ayında bildirdiği gibi, grip salgınları tipik olarak hayvanlardan sıçramasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Örneğin, 2009 gribi salgını “ domuz gribi “ domuzlardan geldi. Ve dünyadaki milyonlarca insanı öldüren “1918 gribi” salgını kuşlardan kaynaklandı.

Listedeki diğer zoonotik hastalıklar, CDC’ ye göre; ABD’de her yıl yaklaşık 1,2 milyon hastalığa yol açan Salmonella bakterilerinin neden olduğu salmonelloz hastalığıdır. İnsanlar, bakterileri barındıran yiyecekleri yerlerse ,bu bakteriler ile enfekte olabilirler.

Ayrıca bu listede, hayvan ısırıklarından yayılabilen bir virüsün neden olduğu kuduz olarak bilinen çok nadir, ancak çok ciddi bir zoonotik enfksyon vardır.

Listede sivrisineklerden bulaşabilen Batı Nil virüsü ve enfekte kenelerin ısırmasından kaynaklanan bir hastalık olan Lyme hastalığı da yer alıyor. Veba (evet, hala var); bakteri Yersinia pestis ile enfekte olmuş hayvanlardan insanlara bulaşabilir. Veba, Orta Çağlardan farklı olarak, şimdi antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Buna rağmen rapor, bir veba biçiminin – ölümcül pnömonik vebanın – salgın hale gelinceye kadar yayılma potansiyeline sahip olduğu ve bakterilerin de biyo-terörizm maddesi olarak kullanılabileceği sonucuna varılmasını öngörmektedir.

Editör / Yazar: Neslihan Çakmak

Kaynak: https://www.livescience.com/65417-top-concerning-zoonotic-diseases.html

Continue Reading

Uzay

Mars’ın Atmosferindeki Dev Bir Delik Tüm Suyu Uzaya Tahliye Ediyor

Published

on

Mars atmosferinde iki yılda bir açılan, gezegenin sınırlı su tedarikini boşluğa boşaltan ve suyun geri kalanını gezegenin kutuplarına gönderen bir delik var. Kızıl Gezegendeki suyun tuhaf davranışını inceleyen Rus ve Alman bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından yapılan açıklama budur. Dünyadaki bilim insanları, Mars atmosferinde yüksek su buharı olduğunu ve suyun gezegenin kutuplarına geçtiğini görebilirler.Ancak şimdiye kadar, Mars su döngüsünün nasıl çalıştığı ya da bir zamanlar sırılsıklam olan gezegenin neden kuru bir kabuk olduğu konusunda iyi bir açıklama yoktu. Mars’ın üzerindeki su buharının varlığı şaşırtıcıdır, çünkü Kızıl Gezegen atmosferinin orta katmanına sahiptir, su döngüsünü tamamen kapatması gerekiyor gibi görünüyor. Jeofizik Araştırma Yazını dergisinde 16 Nisan’da yayınlanan araştırmada, “Mars orta atmosferi su buharını sürdürmek için çok soğuk” diyor. Peki su, bu orta tabaka bariyerini nasıl geçiyor?

Bu çalışmada bilgisayar simülasyonlarına göre cevap, Kızıl Gezegene özgü iki atmosferik süreçle ilgili. Dünyada, Kuzey Yarımküre’ de ve Güney Yarımküre’ de yazlar oldukça benzerdir. Ancak Mars’ta durum böyle değil: Gezegenin yörüngesi Dünya’nınkinden daha eksantrik olduğu için, güney yarımküre yaz mevsiminde (her iki yılda bir kez gerçekleşir) güneşe önemli derecede yakındır.Bu yüzden gezegenin bu kısmındaki yazlar, Kuzey Yarımküre’deki yazlardan çok daha sıcak. Bu gerçekleştiğinde, araştırmacıların simülasyonlarına göre, Mars’ın orta atmosferinde, 37 – 56 mil (60 ve 90 kilometre) arasında bir yükseklikte bir pencere açılır ve böylece su buharının üst atmosfere geçip kaçmasına izin verilir.Diğer zamanlarda, güneş ışığı eksikliği, Mars su döngüsünü neredeyse tamamen kapatmaktadır.

Mars ayrıca Kızıl Gezegenin sık sık devasa fırtınalar tarafından ele geçirilmesi nedeniyle Dünya’dan farklıdır. Bu fırtınalar gezegenin yüzeyini, ışığı engelleyerek soğutur.Ancak bilim insanlarının simülasyonları, Mars’ın yüzeyine ulaşmayan ışığın atmosferde sıkışıp kaldığını, ısındığını ve etrafta su taşımaya daha uygun koşullar yarattığını gösterdi. Küresel toz fırtınası koşullarında, 2017’de Mars’ı saran, toz parçacıklarının etrafında küçük su buz parçacıkları oluşur. Bu hafif buz parçacıkları üst atmosfere diğer su formlarına göre daha kolay yüzer, bu yüzden bu dönemlerde daha fazla su üst atmosfere geçer.

Araştırmacıların bulgularına göre, toz fırtınaları, güneydeki yazlardan daha fazla suyu üst atmosfere taşıyabilir. Su orta sınırdan geçtiğinde, araştırmacılar iki şey yazdı: Suyun bir kısmı nihayetinde biriktiği kutuplara doğru kuzey ve güneye doğru sürükleniyor.Ancak, üst atmosferdeki ultraviyole ışık, moleküllerdeki oksijen ve hidrojen arasındaki bağları kopararak hidrojenin uzaya kaçmasına neden olarak oksijeni geride bırakabilir. Araştırmacılar, bu sürecin bir zamanlar sırılsıklam bir Mars’ın bugünkü döneminde nasıl bu kadar kuruduğunu anlatan hikayenin bir parçası olabilir.

Editör / Yazar: Burcu AKIN

Kaynak:

Continue Reading

Öne Çıkanlar