Bizi Takip Edin

Arkeoloji

3 Bin Kiloluk Dinozor Yumurtalarını Ezmeden Nasıl Üzerine Oturdu?

Yayınlandı

üzerinde

70 ila 100 milyon yıl kadar önce ortalama bir arabanın neredeyse iki katı büyüklüğe sahip olan dinozorlar dünya üzerinde yaşıyordu. Tyrannosaurus Rex’in yanında dolaşan ve “Cehennemden Tavuk” lakabıyla anılan muazzam yapıdaki Oviraptorosaurlar’la ilgili çok ilginç bir bulgu ortaya çıktı. Kuş benzeri olan bu dinozorlar bugünkü modern soydaşları gibi yavrularını yumurtlamalarının ardından üzerine oturuyordu. 3 bin kilo ağırlığında olan bu dinozor yumurtaları ezilmekten korumak için eşsiz bir adaptasyon geliştirdi. Oviraptorosaur grubu dinozorlar arasında bulunan bu dinozorlar büyük ölçüde farklı yapıdaydı. Yumurtlama alanları 40 santimetre ile yaklaşık olarak 3.3 metre arasında değişiyordu. Bilim insanları bu eşsiz dinozorla ilgili olarak 40 fosilleşmiş yuvayı inceledi. Her durumda yumurtalar dinozorun kavraması altında bulunuyordu. Bu durum şimdiki kuşların yavrularının üzerine oturmalarından çok da farklı değildi. Ancak Oviraptorosaur yumurtalarını halka biçiminde düzenliyordu. Kavrama morfolojisi kuşun türüne göre değişiklik göstermektedir. Küçü-k kuş türlerinde orta alan daha küçüktür veya hiç boş değildir. Fakat yumurtanın ebadı büyüdükçe merkez alanı o denli büyüktür. Bilim insanları artık dino-annelerin yumurtalarını ezmesini engellemek için oturma pozisyonunu buna göre ayarladığı ve yumurtayla temas kurduğun düşünüyor. Oviraptorosaur’un yumurta büyüklüğünün nispeten daha küçük olması ve yumurta kabuğu kalınlığının nispeten daha ince olması ve yapısal olarak daha zayıf yumurtalar olması dolayısıyla türün vücut kütlesi arttıkça kavrama yapısını bir şekilde değiştirerek yuvada oturmaya adapte olduğunu düşünüyor. Modern kuşlar yumurta bıraktığı düşünülen T. Rex’i de içeren büyük etçil dinozor gurubundan geliyor. ancak bilim insanlarının dinozorların yuva oluşturduğuna dair kanıtları oldukça sınırlı. Bu nedenle Oviraptorosaur’un düşünme alışkanlıkları üzerinde çalışmak oldukça önemli.
Kaynak: http://www.iflscience.com/plants-and-animals/how-the-3000pound-chicken-from-hell-sat-on-eggs-without-crushing-them/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arkeoloji

Yeni Zelanda’da Meydana Gelen Yer Kırığı 60 bin Yıllık Volkanik Krateri Ortaya Çıkardı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni Zelanda’da bir çiftlik içerisinde bulunan bir bataklıkta çökme meydana geldi. Bu çökme sonrasında tarla ortadan ikiye ayrıldı. Ortaya çıkan görüntü ise bilim insanları şaşkınlığa uğrattı. Bölgede şimdiye kadar görülen en büyük düdenlik ortaya çıktı. Jeologlar eski bir volkanın kalbine baktıklarını düşünüyor. Delik kuzeyde Rotorua kentine yaklaşık olarak 15 kilometre mesafede ortaya çıktı. Yaklaşık olarak 200 metre uzunluğunda olan delik, bazı yerlerde 20 metre genişliğe ulaşıyor. Çatlağın oluştuğu çiftliğin müdürü Colin Tremain yaptığı açıklamada, “Gün ışıyana kadar deliğin ne kadar büyük olduğunu fark etmedim” dedi. Tarlada böyle büyük bir bölünmenin ortaya çıkmasının son birkaç haftada Rotorua’ya düşen aşırı yağmura bağlanıyor. Hafta sonu bölge en yüksek saatlik yağmur yağışını aldı ve geçtiğimiz Pazar günü bir saat boyunca düşen yağmur miktarı 51,8 milimetre oldu. Bu rakam genel itibariyle 1 ay boyunca düşen yağmur miktarına denk. Geçtiğimiz yüzyılda deliklerin yavaş yavaş altta bulunan çökeltiyi açındırması sebebiyle bu çökmenin meydana geldiği düşünülüyor. Jeologlar bölgeye yayılmış şekilde yedi fay hattı bulunduğunu ve suyun toprak boyunca süzülmesi sebebiyle, bu faylar yumuşak kireç taşlarıyla birliktedir. Deprem Dairesi olarak bilinen bu bölgede düdenin dibinde bilim insanları 60 bin yıllık bir kraterin altında yatan volkanik kayayı inceleyebilecekler. Bu kayanın üzerinde en az birkaç metreyi bulan volkanik kül yükü bulunuyor. Krater suyla dolduğu zaman en az 10 metrelik sediment oluşuyor. Bilim insanları yağmurun yağmaya devam etmesi durumunda deliğin gittikçe büyüyeceğini düşünüyor. Kaynak: http://www.iflscience.com/environment/new-zealands-biggest-ever-sinkhole-just-revealed-a-60000yearold-volcanic-crater/

Devamını Oku

Arkeoloji

Sibirya’da Keşfedilen Gizemli Heykeller Piramitler Kadar Eski

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Son buzul çağının sonunda, mamutlar henüz hayattayken, mağara aslanları etrafta dolaşırken, Sibirya’dan bir grup insan bir ağacı keserek onu insan formuna sokmayı başardı. Bu heykelin ne için yapıldığı hala gizemini koruyor. Ancak yeni yapılan araştırmalar ahşap heykelin Giza’da bulunan Büyük Piramitler kadar eski olduğunu ortaya çıkardı. Heykelle ilgili yayınlanan çalışmada bu ürkütücü heykelin ne kadar eski olduğunun ortaya konmasının yanında, heykelin ne için kullanıldığına dair bir anlayış öneriyor. Heykel ilk defa 1894 senesinde ortaya çıktı. Heykel Shigir bataklığında 4 metre turba altına gömülmüş şekilde bulundu. Bu nedenle heykele Shigir İdolü ismi verildi.

Farklı parçalar şeklinde ortaya çıkarılan heykel 1914 senesinde bir araya getirildi. Heykelin tüm parçalarının birleştirilmesi halinde 5,3 metre boyunda olacağı anlaşıldı. Keşfedilmesinden yüz yıl sonra teknolojideki ilerlemeler neticesinde bu inanılmaz sanat eserinin iki bölümünün bulunduğu ve yaklaşık olarak 9 bin 800 yalında olduğu anlaşıldı. Bu oldukça sıradışı bir buluştu ve birçok akademisyen tarafından bu durumun ahşap bir nesne için imkansız olduğu vurgulandı. Modern teknikler kullanılarak yeniden incelenen heykelin 11 bin 600 yıl önce tek bir karaçam odunu kütlesinden yapıldığı ortaya çıktı. Bu testler heykelin Mısır piramitlerinin iki katı yaşında olduğunu ve sağlam bir şekilde günümüze ulaşmış en eski ahşap sanat eseri olduğunu ortaya koydu. Bu açıkça inanılmaz bir keşif. Ancak Buzul Çağı’ndan çıkan erken dönem insanları için anıtsal bir sanat eseri yapılmasının daha geniş bir etkisi bulunuyor. Asıl ilginci ise Shigirİdolü’nün yapılma tarzı ve imgelerinin Türkiye’deki Göbekli Tepe’de ortaya çıkan diğer Buzul Çağı eserlerine inanılmaz derecede benziyor olması. Göbekli Tepe’deki eserlerinden Shigir İdolü ayıran ise hazırlandığı malzemedir.
Kaynak: http://www.iflscience.com/editors-blog/mysterious-humanlike-statue-found-in-siberia-is-twice-as-old-as-the-pyramids/

Devamını Oku

Arkeoloji

Yeni Ortaya Çıkarılan Eski Amazon Geoglifi Medeniyetler ile İlgili Bildiklerimizi Değiştiriyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Büyük nehirlerden uzakta eski Amazon yağmur ormanlarında saklı, Avrupalılar gelmeden önce kurulmuş yüzlerce köyün kalıntılarını araştırmacılar ortaya çıkardı. Çeşitli dilleri konuşan farklı topluluklardan oluşan araştırmacılar, Colombus gelmeden önce, bölgenin 10 milyon insana ev sahipliği yaptığına inanıyor. Bu toplulukların binlerce yıl önce çevrelerini nasıl etkilediğini anlamak bugün politika ve sürdürülebilirlik sorunlarını nasıl ele aldığımızı bilgilendirmede yardımcı olabilir.Exeter Üniversite’sinden arkeologlar geoglifi adında 81 toprak çalışması keşfetti. (,1,800 kilometre boyunca (1,120 mil), kare, dairesel veya altıgen şekillere sahip insan yapımı hendekler). Uzmanlar bu yapıların ne için kullanıldığını bilmiyor ama tören ritiülleri için olabileceğini tahmin ediyorlar. Köyler genellikle yakınlarda, içeride ya da bu yapılardan geçerek bir geçit ağıyla birleştirildi.Güney Amazon’da 400,000 kilometre kare içinde, tahminen onlar 1.300 geogliften oluşan daha büyük bir ağın parçası. Araştırmacılar bu geogliflerin muhtemelen mevsimsel kuraklık sürecinde yapıldığını söylüyor ve bu da insanların çevrelerine önceden düşünülenden daha fazla etkileri olduğu anlamına geliyor. Büyük nehirlerden uzakta bulundukları için, büyük topluluklar çeşitli alanlara yayılmış demektir.Çalışmanın bir parçası olan Doktor Jonas Gregorio de Souza ” Amazon’un el değmemiş bir alan olduğuna ve göçebe toplulukların olduğuna dair yanlış bir kanı mevcut. Durum bu değil” dedi. ” Düşünülenden daha geniş olan büyük nehirlerden uzakta bazı popülasyonlar bulduk ve bu insanların, çevreye günümüzde hala bulabildiğimiz etkileri var.” Bölgede Kolomb öncesi arazi kullanımının niteliği ve ölçeği tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Çalışmanın içinde olanlardan Profesör Jose Iriarte ” Araştırmalarımız gösteriyor ki Amazon’un tarihini tekrar incelemeliyiz. Kesinlikle sadece büyük nehirlerin kıyılarında yerleşilen bir bölge değildi ve orada yaşayan insanlar manzarayı değiştirdi.” dedi. ”Arkeologlar manzaranın şekillendirilmesinde insanların oynadığı rolü ve ormanların dayanıklılığının anlaşılmasının modern toplumun sürdürülebilir gelecekler konusunda bilinçli politika kararlarının nasıl verileceğini daha iyi anlamalarına yardımcı olabileceğini söylüyor.Souza ” Amazon, Dünya’nın iklimini düzenlemek ve tarihi hakkında daha fazla şey bilmek gelecekte nasıl korunması gerektiği konusunda herkesin bilinçli kararlar almasına yardımcı olacaktır.” dedi. ” Araştırma yaptığımız alan en az on binlerce nüfusa sahipti.” Çalışma Nature Communications’da yayınlandı.

Devamını Oku

Öne Çıkanlar