fbpx
Bizi Takip Edin

Arkeoloji

Adana ‘da binlerce yıllık savaşın izlerine ‘çift duvarlı sur’a ulaşıldı

Yayınlandı

üzerinde

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Sirkeli Höyüğü’nde yapılan kazılarda üzerinde savaş izleri yer alan ve Demir Çağı’na tarihlenen “çift duvarlı sur” ortaya çıkarıldı.
Adana‘nın Ceyhan ilçesinde yer alan Sirkeli Höyüğü‘nde yapılan sezon kazılarında, üzerinde savaş izlerininyer aldığı, Demir Çağı‘na tarihlenen “çift duvarlı sur” gün yüzüne çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının öncülüğünde, İsviçre’deki Bern Üniversitesinden Prof. Dr. Mikro Novak başkanlığında gerçekleştirilen sezon kazıları üç farklı açmada devam ediyor. Yurt içi ve dışından katılımcıların yer aldığı 37 kişilik kazı ekibi ve Sirkeli köyünden 40 işçiyle bu dönem yürütülen kazılarda höyüğün aşağı şehir kısmında da sur ve su kanalları bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mikro Novak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sirkeli Höyüğü’nde ilk kazı çalışmalarının 2006 yılında Almanya Tübingen Üniversitesi ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) iş birliğiyle başladığını kaydetti. Höyükteki kazıların 2012 yılından bu yana Bern Üniversitesince yürütüldüğünü dile getiren Novak, yerleşim alanları ve bulunan kalıntılarla önemli bir yer olan Sirkeli’de çalışmaların her sezon aralıksız sürdüğünü belirtti.

Geçen yıl höyüğün üst tarafındaki yerleşim alanında Demir ve Geç Tunç Çağı’nda kullanıldığı düşünülen depolar ve bunların içerisinde bazı tohumları ortaya çıkardıklarını ifade eden Novak, bu tohumlarla ilgili incelemelerinin sürdüğünü söyledi. Novak, höyüğün aşağı şehrindeki alanda yaptıkları jeofizik ve yüzey araştırmasında ise sur tespit ettiklerini ve veriler ışığında bu burada kazı çalışmalarına başlanıldığını anlattı.
“Demir Çağı’na tarihlendirilen çift duvarlı bir sur savunma sistemi ortaya çıkarıldı”
Kazı çalışmasının yüzeyin yaklaşık 2,5 metre altında devam ettiğini vurgulayan Novak, şöyle devam etti:

“Kazılarda Demir Çağı’na tarihlendirilen çift duvarlı bir sur savunma sistemi ortaya çıkarıldı. İç sur duvarının iç kısmında birçok yerleşime ait olan evler de mevcut. Dış sur duvarının üzerinde birtakım izler var. Bu izler askerlerin ellerindeki mızraklarla sur duvarına nasıl saldırıldığını göstermektedir. MÖ 835 yılında 3. Salman Asar’ın bu bölgeye savaşlar düzenlediğini ve bu savaşlarda şehirleri ele geçirmeye çalıştığını biliyoruz. Buradan alınan karbon-14 örnekleri ve seramikler bu sur duvarını MÖ 9. yüzyıla tarihlendiriyor.” Novak, surun Demir Çağı’na tarihlendirildiğini ancak bunun daha önceki dönemlerde inşa edilmiş olan başka bir sur duvarının üstüne yapılıp yapılmadığının ise gelecek yıllarda gerçekleştirilecek kazılarla açığa kavuşturulacağını bildirdi. Novak ayrıca, kazılarda bölgeden bir de damga mühür bulduklarını, bunun üzerinde Luvi hiyeroglif ve Babil çivi yazısının yer aldığını söyledi. Sur ve su kanallarıyla iç kısımda yer alan yapılarda kazı çalışmalarının ve araştırmalarının sürdüğünü belirten Novak, ayrıca surun iç kısmında bazı seramik ve metal üretimiyle ilgili atölyelerin de tespit edildiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: (AA)

Reklam Alanı
1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Arkeologlar, Kom Ombo Tapınağı’nda Gömülü Bir Sfenks Ortaya Çıkardı – Bilginler Tekkesi

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arkeoloji

Mısır’da hamile bir kadına ait 3 bin 700 yıllık mezar bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Mısır’da arkeologlar, karnındaki fetüs ile gömülmüş hamile bir kadına ait 3 bin 700 yıllık mezar buldu. National Geographic’de yer alan habere göre, Mısır Tarihi Eserler Bakanlığı, geçen hafta, Asvan kenti yakınlarında İtalyan — Amerikan ortaklığında yapılan bir kazıda, hamile olarak gömülmüş bir kadın iskeleti ve pelvis bölgesinde baş aşağı pozisyonda duran fetüsün kalıntılarına ulaşıldığını duyurdu. Bakanlık, yapılan incelemelerde doğum sürecine girdiği anlaşılan ve 25 yaşında olduğu sanılan bir kadına ait iskeletin M.Ö. 1750 — 1550 yılları arasından kalma olduğunu açıkladı.

Araştırmacılar, fetüsün baş aşağı pozisyonda duruyor olmasının anne ve bebeğinin doğum sırasında ölmüş olabileceğine işaret ettiğini ve bulunan kalıntıların, antik dönemlerde gebelikte anne ölümleriyle ilgili ipuçlarını ortaya koyduğunu belirtti. Florida Üniversitesi’nden Profesör Sandra Wheeler, basına yaptığı açıklamada, o dönemden itibaren hala bir kadının içinde olan fetüsün keşfinin son derece nadir bir durum olduğunu dile getirdi. Söz konusu keşfin, günümüzde olduğu gibi çok eski zamanlarda da gebelikte anne ölümlerinin görüldüğüne ilişkin bir bulgu olabileceğine işaret eden Wheeler, yumuşak dokuların varlığı olmadan iskeleti bulunan kadının ölüm nedenini kesin olarak belirlemenin imkansız olduğunu ifade etti.

Wheeler, annenin pelvis iskeletini oluşturan kemiklerde eğrilik olduğuna, bunun da kadının kritik gelişim yıllarında travma yaşadığının veya yetersiz beslendiğinin belirtisi olabileceğine dikkati çekerek, “Bu tür ipuçları, bize kadınların hayatlarını ve çocukluklarını anlatır” dedi. Bazı araştırmacılar da kadının pelvisindeki kaymanın nedeninin geçirdiği bir kazaya ya da yaşamındaki sağlık sorunlarına bağlı olabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: https://www.livescience.com/64126-egypt-skeletons-pregnant-woman-fetus.html

Devamını Oku

Arkeoloji

Atlantis’in Yeri En Sonunda Bulunmuş Olabilir!

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Atlantis efsanevi bir kıta parçası olarak “kayıp” olduğu iddia edilen bir adadır ve genel olarak gelişmiş olan ve dünya barışı getirebilecek kadar bilgeye sahip olan ütopik bir toplum olarak düşünülmektedir. Deniz tarihçisi Tim Akers’ın yaptığı son çalışmalar, bu büyülü yerin konumunu sonunda bulmuş olabilir. Tim Akers’ın Merlin Burrows Üniversitesi’nde yönettiği araştırmada resimler ve sular altında kalmış olan kalıntılardan alınan örnekler üzerinde çalışmalar yapıldı. Laboratuvar analizlerine göre İspanya’dan getirilen materyallerde daha önce rastlanılmayan yapıda maddeler var.

Akeris’in yaptığı açıklamaya göre İtalya’nın Modena kentinde test edilen sütunlar hem Yunan hem de Roma döneminden daha eski döneme aitler ve daha gelişmişler. Materyalleri inceleyen laboratuvarda görevli araştırmacı Dr. Giacorno Falanga’ya göre alanda pek çok farklı materyal bulunuyor. Bu materyaller arasında kalsit, mika, potasyum ve diğer yapay olarak elde edilmiş materyaller var. Bu da gelişmiş bir medeniyet olduklarının ve karmaşık inşa teknikleri kullandıklarının göstergesi. Atlantis’ten ilk olarak Yunan filozof Platon bahsetmişti. Platon’a göre Atlantis üstün bir medeniyet olarak kendisinden 9,000 bin yıl önce bir adada kurulmuştu.

İçerisinde Yunan deniz tanrısı Poseidon’un tapınağının var olduğuna inanılan şehrin geniş duvarlarla çevrildiği de iddia ediliyor. Kayıp şehir Atlantis’in büyük bir doğal afet sonrası terk edildiği ve denizin dibine gömüldüğüne inanılıyor. İçerisinde birçok gizem barındıran Atlantis, bu çalışma ile bulunmuş olabilir. Araştırmacılar çalışmaların hızla devam edeceğini ve olumlu sonuçlar almayı beklediklerini dile getirdi.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://www.mirror.co.uk/news/world-news/flooded-ancient-ruins-coast-spain-13597825

Devamını Oku

Arkeoloji

‘Dünyanın en eski gemi enkazı’ Karadeniz’de bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Arkeologlar, Karadeniz’in derinliklerinde “dünyanın en eski korunmuş gemi enkazını” keşfettiklerini açıkladı. Karadeniz Deniz Arkeoloji Projesi (MAP) ekibi 23 metre boyundaki gemiyi deniz yüzeyinin yaklaşık 2 kilometre altında, direği dümeni ve kürekleriyle aynen muhafaza edilmiş halde buldu. Bulgaristan açıklarında keşfedilen 2400 yıllık geminin Antik Yunan döneminde ticaret için kullanıldığı düşünülüyor. Arkeoloji ekibi, geminin oksijen eksikliği sayesinde bu kadar iyi muhafaza edildiğini söylüyor. Ekip, bu tür bir gemiyi yalnızca Antik Yunan dönemine ait seramik vazolardaki figürlerde gördüklerini vurguluyor. harita Image captionLondra’daki British Museum’da sergilenen Antik Yunan & Roma döneminden kalma “Siren Vase”daki figürler, keşfedilen gemi enkazına birebir benziyor. Southampton Üniversitesi’nde yapılan karbon tarihi saptama ile buluşun “insanlığın en eski el değmemiş gemi enkazına” ait olduğu da belirlendi.
60’tan fazla gemi enkazı bulundu 
Uluslararası arkeologlar, bilim insanları ve denizaltı araştırmacılarından oluşan uluslararası ekip 3 yıllık bir özel görev için Karadeniz’in derinliklerinde. Şu ana dek 60’tan fazla gemi enkazı keşfettiler.  2 kilometre derinliğinde ortaya çıkan ve Antik Yunan dönemine ait olduğu düşünülen gemi enkazının, bulunduğu derinlikteki oksijen seviyesinin çok düşük olması nedeniyle bugüne kadar bozulmadan kalabildiği belirtiliyor. Güney İngiltere’deki Southampton Üniversitesi’nden Jon Adams, “Klasik dünyadan kalma ve 2 kilometre derinlikte bir geminin sağlam bir şekilde bulunması, düşünmeyeceğim bir şeydi. Bu durum gemi yapımına ve antik dünya denizciliğine ilişkin anlayışımızı değiştirecek” dedi.
Kaynak: https://www.bbc.com/news/world-europe-45951132

Devamını Oku

Öne Çıkanlar