fbpx
Connect with us

Bilim

Akciger tomografisi nasıl çekilir

Published

on

Bilgisayarlı tomografi taraması kanseri ve diğer hastalıkları tarama, teşhis ve tedavi için en yaygın kullanılan tetkiklerden bir tanesidir. Bu uygulama vücuda ait üç boyutlu kesitsel görüntüler üretmek için bir bilgisayar kullanan bir röntgen prosedürüdür. Geleneksel X-ışınlarından farklı olarak, BT taramaları kemiklerin, organların ve dokuların son derece detaylı görüntülerinin alınması sağlanır. X-ışınları birçok açıdan alınır ve kesitsel bir görüntü oluşturmak için birleştirilir.
Akciğer tomografisi nasıl çekilir;

  • İşlem kontrast madde ile yapılacaksa birkaç saatlik açlık gerekebilir. Bu detay uzman tarafından hastaya anlatılır.
  • Çekime girmeden önce hastanın üstünde bulunan metal eşyaların tamamını çıkartması gerekmektedir.
  • Büyük olasılıkla uygulama esnasında bir hastane kıyafeti giyilmesi istenir.
  • Tarayıcının ortasına kayan dar bir masanın üzerine hastanın yatması istenir. Tarayıcı içerisindeyken, makinenin röntgen ışını etrafında döner.
  • Hareket etmek bulanık görüntülere neden olduğu için muayene sırasında kesinlikle bu detaya dikkat edilmelidir. Kısa bir süre nefesin tutulması istenebilir.
  • Taramanın tamamı 30 saniye ile birkaç dakika arasında sürer.

Bazı akciğer taramaları, kontrast adı verilen özel bir boya test başlamadan önce vücuda verilmesini gerektirmektedir. Karşıtlık vücut içindeki belirli alanları vurgulayarak daha net bir görüntü oluşmasını sağlar. Doktorunuz intravenöz kontrast ile taraması isterse ilaç koldan veya el üzerinden damar yolu aracılığı ile verilecektir. Testten önce böbrek fonksiyonlarını ölçmek için bir kan testi yapılabilir. Bu test böbreklerin kontrastı filtrelemek için yeterince sağlıklı olduğundan emin olmak içindir ve birçok uzman doktor bu uygulamayı tercih eder. İlaçlı çekim yaptırmayacak olan kişiler makine içinde rahat edemeyecekse rahatlaması için sakinleştirici ilaç uzman bilgisi dâhilinde verilebilir. Test İçin Hazırlanma: Akciğer tomografisi uygulaması hem ilaçlı hem de ilaçsız çekilebilir. İlaçlı çekim işlemlerinde verilen madde bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bunun için alerjik sorunları olan kişilere daha önceden belli başlı testler yapılır. Kontrast madde ile gerçekleştirilen BT’nin türüne bağlı olarak çeşitli şekillerde verilebilmektedir. Bunlar arasında; Elden veya ön koldan verilebilir. Rektumdan bir lavman kullanılarak verilebilir. Taramadan önce kontrastı içilebilir. Aslında içildiğinde yapılacak olan uygulama türüne göre değişiklik yapılır. Kontrast sıvı tebeşir tadını ağızda bırakabilir. Bazı kurumlar bunu tatlandırmak adına ek sıvılar içine ekleyebilir. Karşıtlık sonunda hasta vücuduna dışkıyla geçer. Kontrast madde kullanımı yapılırsa testten önce 4 ile 6 saat hiç bir şey yenilip içilmemesi istenebilir. Uygulama yapılacak olan cihazın belli bir kilo taşıma kapasitesi vardır. Bu kilo üzerinde olan kişileri işleme yönlendirmeden önce uzman doktor tarayıcı operatörüne yönlendirir. Bu kapsamda çekim işlemleri ve kilo sınırları ile alakalı olarak detaylar konuşulmalıdır. X-ışınlarının metalden geçmesi zor olduğundan dolayı takılar, sutyen ve vücutta bulunan tüm metaller kesinlikle çıkartılmalıdır. Taramalardan sonra merak edilen sorular arasında Akciğer tomografi sonucu kaç günde çıkar sorusudur. Sonuçların alınması aslında en geç bir hafta sürer. Bu sürenin uzunluğu ve kısalığı tamamen çektirilen kurumlara bağlı olarak değişkenlik gösterir. 
Radyasyon ve Akciğer Tomografisi: Son yıllarda yapılan araştırmalar BT akciğer taramasının akciğer kanseri tespitinde standart akciğer tarama yöntemlerinden daha duyarlı olduğunu ortaya çıkartmıştır. Standart akciğer grafilerinden farklı olarak akciğer taraması ciğerlerin kesit görüntülerini alarak işlem yapar. Akciğerler yukarıdan aşağıya doğru izlenir. Göğüs röntgenleri yalnızca akciğerlerin önünden ve yanlarından görüntüler almaktadır. 3 boyutlu görüntüleme ile BT akciğer taramaları tüm yönlerde tümörlerin büyümesini ölçebilirken, standart X-ışınları sadece tümörleri en geniş noktalarında ölçebilmektedir.

Bundan dolayı radyologların tümör hacmindeki değişiklikleri izlemesi engellenir. Teşhis konulması, hastalıkların son durumlarının izlenmesi gibi durumlarda ihtiyaç duyulan akciğer tomografisinde radyasyona X- ışını şeklinde maruz kalma ile karşı karşıya kalınır. Yalnız önemli hastalıkların belirlenmesi konusunda detay veren uygulama erken teşhis konusunda birçok veriyi uzman doktora sunar. Bundan dolayı da hastalıklar ile mücadele süresine kısa zaman içinde başlanılır. Bu prosedürden alınacak olan etkili radyasyon dozu yaklaşık 1 ile 1,5 millisievert olup altı ay içinde temel radyasyondan alınan ortalama kişiden daha düşüktür.
Kaynak: https://medlineplus.gov/ency/article/003788.htm , https://www.uwhealth.org/radiology/computed-tomography-ct-scans-for-lung-cancer-screening/38920

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Parkinson Hastalığı Hakkında Önemli Keşif Yapıldı

Published

on

Beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığı olan Parkinson, genelde orta yaş insanlarda görülür. Dünya’da birçok insanı olumsuz etkileyen bu hastalığa dair önemli bir keşif yapıldı. Bilim insanları, 2017’de gerçekleştirilen “truncal vagotomy” isimli prosedürü geçirmiş düşük seviyede hastalığı bulunan hastalarla, Parkinson’un beyne sıçramadan önce bağırsakta başladığını buldu. Yaklaşık beş yıl boyunca devam eden çalışmalarda bilim insanları, ‘vagus’ siniri adı verilen ve beyin ile sindirim sistemini bağlayan bölgeyi incelemeye aldı. Bu bölgesi alınan hastalar, alınmayan hastalara göre yüzde 40 daha az Parkinson hastalığı üretti. Ekibin sonuçlarına göre; bu farklar oldukça belirgin ve beyindeki hastalıkların karın bölgesiyle bağlantılı olduğunu söyleyen önceki araştırmaları da destekliyor.

Karolinska Enstitüsü’nden Bojing Liu, “Sonuçlar, Parkinson hastalığının bağırsaktan başladığını net bir biçimde ortaya koyuyor. Bu hipotezi destekleyen diğer kanıt ise Parkinson hastalığı olanların sıklıkla mide-bağırsak sorunlarının olması, bu da Parkinson’dan onlarca yıl önce başlayabiliyor” demecini verdi. Liu, ”Bağırsaktaki proteinler yanlış bir yola sapıyor ve bu genetik hata bir şekilde beyne kadar ulaşıyor ve bu hata hücreden hücreye yayılıyor” dedi. İsveçli ekip buldukları bu bulgularda yalnız değiller; 2016’da fareler üzerinde yapılan bir araştırma ve 2017’de ABD’de yapılan bir araştırma da benzer bulgular elde edilmişti.

Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Kaynak: https://www.sciencealert.com/there-s-mounting-evidence-that-parkinson-s-starts-in-the-gut-not-the-brain

Continue Reading

Bilim

Unutmak, hatırlamaktan daha fazla beyin gücü kullanıyor

Published

on

Journal of Neuroscience’da yayınlanan bu bulgular,istenmeyen bir deneyimi unutmak için daha fazla dikkatin verilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Bu şaşırtıcı sonuç, dikkati istenmeyen deneyimlerden uzaklaştırarak veya hafızanın geri alınmasını bastırarak, istenmeyen bilgilere olan ilgiyi azaltmaya odaklanan kasıtlı unutmaya ilişkin önceki araştırmayı genişletiyor. Çalışmanın yazarı ve UT Austin’de psikoloji yardımcı doçenti,JarrodLewis-Peacock, “Travmatik hatıralar gibi uyumsuz tepkileri tetikleyen hatıraları atmak isteyebiliriz, böylece yeni deneyimlere daha uyumlu şekillerde yanıt verebiliriz” dedi. Onlarca yıl süren araştırma, bir şeyi gönüllü olarak unutabilmemizin mümkün olduğunu, ancak beyinlerimizin bunu nasıl yaptığını hala sorguladığımızı göstermiştir. Anıların nasıl zayıfladığını ve bunu kontrol etmenin yollarını bulduğumuzda, insanların kendilerini istenmeyen anılardan kurtarmasına yardımcı olmak için tedaviler tasarlanabilir.

Anılar statik değildir. Bunlar beynin düzenli olarak güncellenen, değiştirilen ve deneyimle yeniden düzenlenmiş dinamik yapılarıdır. Beyin bilgiyi sürekli hatırlıyor ve unutuyor – ve bunun çoğu uyku sırasında otomatik olarak oluyor. Kasıtlı unutmaya gelince, önceki çalışmalar, prefrontalkorteks, uzun süreli hafıza yapıları ve hipokampusgibi, beynin kontrol yapılarındaki aktivitenin”önemli noktalarını” konumlandırmaya odaklanmıştı. Son çalışma, bunun yerine, beynin duyusal ve algısal bölgelerine, özellikle ventraltemporal kortekse ve oradaki karmaşık görsel uyaranların hafıza temsillerine karşılık gelen aktivite modellerine odaklanmaktadır. Peacock,’’Beyindeki dikkatin kaynağına değil onun görüşüne bakıyoruz’’dedi. Beyin aktivite örneklerini izlemek için sinir sistemi görüntülemeyi kullanan araştırmacılar, her bir görüntüyü unutmaları ya da hatırlamaları için talimat verdikleri bir grup sağlıklı yetişkin insana manzara ve yüz resimleri gösterdiler.

Onların bulguları, insanların unuttuğu şeyleri kontrol etme kabiliyetine sahip olduğunu doğrulamakla birlikte,aynı zamanda kasıtlı unutmanın bu duyusal ve algısal alanlarda’’orta düzeyde beyin aktivitesi gerektirdiğini’’-hatırlamak için gerekenden daha fazla aktivite gerektirdiğini doğruladı. Çalışmanın yazarı TracyWang; ‘’Unutma mekanizması için orta düzeyde bir beyin aktivitesi kritiktir.Bu aktivite çok güçlü olursa hafızayı güçlendirir;çok güçsüz olursa da onu değiştiremezsiniz’’ dedi.

Araştirmacılar ayrıca,katılımcıların çok daha duygusal bilgi taşıyabilen yüzlerden daha çok, manzaraları unutmalarının daha muhtemel olduğunu bulduklarını söylediler. Belirli tipteki anılara ne kadar dikkat edildiğini izlemek için neurofeedback (duyusal veya sinirsel geri bildirim) kullanarak yeni bir çalışmaya başlayan Lewis-Peacock;‘’Beynimizdeki bu mekanizmaların farklı türdeki bilgilere nasıl tepki verdiğini öğreniyoruz.Unutma yeteneğimizi nasıl kullanabileceğimizi anlamadan önce bu çalışmanın daha fazla araştırılması ve artırılması gerekiyor’’dedi.’’Bu sağlığımız ve mutluluğumuz üzerinde ciddi bir etkiye sahipolan,gerçektengüçlü,yapışkan duygusal hatıraları nasıl işlediğimiz ve onlardan nasıl kurtulabileceğimiz konusunda bir yol gösterecektir.

Editör / Yazar: Esra KAŞ

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/03/190311152729.htm

Continue Reading

Bilim

Enerji depolayabilen yumurta kabukları

Published

on

Protein deposu, sağlıklı yağ kaynağı ve kahvaltıların vazgeçilmezi olan yumurta, gıda, ilaç ve imalat endüstrisinde dünya çapında yüksek miktarda kullanılmaktadır. Aile büyüklerimizin dediği gibi, ”Kabuğu ile ye evladım, bütün vitamini kabuğunda” öğüdü yumurta adına da gerçek oldu; yumurta kabuğu, kalsiyum karbonat bileşiğinden (CaCO3) ve protein bakımından zengin bir zarı bünyesinde barındırıyor. Ve bu durum, enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü (KIT) tarafından kurulan Helmholtz Enstitüsü, alanında uzman profesörler tarafından araştırmayı gerçekleştirdi. Bilim insanları, kalsiyum karbonat bileşeninin yüksek oranı sayesinde lityum depolayabilen yumurta kabuğunun ümit verici elektrokimyasal özelliklerini keşfetti.

Daha önceden biyoseramik, kozmetik ve boya endüstrisi dâhil olmak üzere birçok alanda yararlanılan yumurta kabukları, elektrot olarak kullanılabildi. Bilim insanlarının çalışmadaki yeni hedefi; daha detaylı bir araştırmayla yumurta kabuğunun elektrokimyasal ve fiziksel davranışını anlamak ve performansını da aynı ölçüde arttırmak. Bu sayede yumurta kabukları, gelecekte enerji depolamada yaygın bir kullanıma sahip olabilir.

Helmholtz Enstitüsü’nden Profesör Maximilian Fichtner, ”Yumurta kabuklarından bu şekilde yararlanmayı hiçbirimiz beklemiyorduk. Dünya nüfusunun artması gelecekte enerji alanında bazı problemlere neden olabilir; ancak yeni bulduğumuz bu enerji deposu çözüm olabilir. Elektrot üretmedeki performansı inanılmaz, gerçekten de enerji üretiyor…” demecini verdi.

Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Kaynak: https://phys.org/news/2019-03-energy-eggshells.html

Continue Reading

Öne Çıkanlar