Bizi Takip Edin

Teknoloji

Akıllı Şehirler Artık Hayal Değil

Yayınlandı

üzerinde

Bilim kurgu filmlerinin konusu olan akıllı şehirler artık hayal değil. Dabai, Seul ve Singapur başta olmak kaydıyla birçok ülkede akıllı şehirler üzerine yatırım çalışmaları sürüyor. Bu şehirlerin oluşabilmesi için geliştirilen yeni teknolojilerin test edilmesi hızla devam ediyor.
Ulaşım için drone geliştiren Çinli üretici Ehang, 184 ismi verilen modeli Dubai’deki trafik sorununun çözülebilmesi için harekete geçti.

Dubai’deki yerel yönetimle anlaşma sağlayan Ehang firması havadan insan taşıma yapacak. Aynı zamanda Dubai’de SpaceX ve Tesla Motors gibi firmaların CEO’su olan çılgın mucit Elon Musk’ta yeni teknolojisi ‘Hyperloop’’u devreye sokacak. Hava, deniz, ray ve kara ulaşımından sonra beşinci ulaşım yolu olarak görülen Hyperloop ile havası alınmış tüpleri içerisinde hareket sağlayan tüpler, tren biçimli araçları bir noktadan bir noktaya fırlatıyor. Bu ulaşım yolunda 4-5 saat süren bir mesafe yarım saatte tamamlanacak.


Akıllı şehirleri oluşturabilmek için temelde bazı teknolojiler öne çıkıyor. Bunların başında Endüstriyel İnternet olarak bilinen IoT ile birbirine bağlanacak olan cihazlar. Bu sistemle trafik ışıkları, binalar, sürücüsü olmayan araçlar, hatta ağaçlar bile internete bağlanıyor ve her şeyin birbiriyle iletişim kurması sağlanıyor. Endüstriyel internet yolda giderken karşılaşabileceğiniz sorunları önceden tespit edebilecek ve buna göre evden ya da işten çıkış zamanınızı hesaplayacak. Eve varmadan önce evin sıcaklığını arttırarak, otomatik yapılan alışverişleri tam siz eve vardığınızda teslim edecek. Bu uygulama dünyada kısıtlı olan elektriğin de daha verimli bir şekilde kullanımına yardımcı olacak bir sistem. Bu sistemle elektrik kesintisi yaşamadan arızların da önüne geçilebilmesi planlanıyor.


Herkesin ve her şeyin internete bağlı olduğu bir şehirde daha geniş bir internet alt yapsının oluşturulabilmesi gerekiyor. Bu sorun ise fiber internet yoluyla ya da şu anda dünya üzerinde yoğun olarak çalışmaları devam eden 5G teknolojisiyle sağlanacak. 5G teknolojisi sayesinde hem kullanıcılar hem de Endüstriyel İnternet uygulamaları faaliyete sokulabilecek.

Kaynak: http://www.information-age.com/building-smart-city-connected-age-123466845/

Bilim

4 Parçacıktan Oluşan Tetraquarklar Artık Mümkün

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İmkansız olduğu düşünülen, bir o kadar gizemli egzotik bir parçacık nihayet fizikçiler tarafından tespit edildi. Sadece bir kez değil bu ikinci tespit edilişi. Tetraquark olarak adlandırılan zor maddenin iki yeni kuramsal öngörüsü, atom altı anlayışında yeni dönem hazırlayarak bu garip parçacıkların gerçekten var olduğunun en güvenilir kanıtını sağlamaktadır.
Biraz lise kimyası ve fiziğiniz varsa hatırlayacaksınız ki proton ve nötronlar dahil olmak üzere atom altı parçacıkları var. Bunlar, hadron denilen kompozit parçacıklardan oluşuyor. Ancak bu parçacıklar da Kuark adı verilen temel parçacıklardan oluşuyor. Kuark fikri ilk kez 1960′ larda önerildi ve o zamandan beri fizikçiler, bu gizemli parçacıkların dokunup hissedebileceğimiz maddenin yapı taşlarını oluşturmalarına yardımcı olduklarını araştırıyor. Şimdi iki ayrı bilim adamı ekibi, 4 quark parçacığından oluşan istikrarlı bir konfigürasyonu Tetraquark olarak adlandıran yeni bir düzenlemenin sağlam teorik kanıtlarının olduğunu düşünüyor.


Geçen yıl Fermilab ekibi, tetraquark ile uyuşan bir parçacığın keşfini duyurdu ve Büyük Hadron Çarpıştırıcısı güzelliği (LHCb) deneyindeki araştırmacılar, tetraquarkların tamamen yeni bir ailesi olabilecek parçacıkları bularak ilerledi. Ancak yine de doğrulama yapmak kolay olmadı çünkü araştırma alanı tamamen egzotik kalıyor. Quigg Physics World’e verdiği demeçte “Tetraquarkların durumunda insanlar her zaman alternatif açıklamalar önerebilir” dedi.
Quarklar kendi içlerinde 6 çeşide ayrılmıştır. Bunlar; elektrik yükleri, kütle ve dönüş gibi özelliklerle belirlenen yukarı, aşağı, garip, çekici, üst ve altlardır. Tetraquark teorisi geleneksel olarak 2 yada 3 quarkın birleşerek bir parçacık oluşturabileceğini 3 ten fazla parçacığın birleşemeyeciğini öneriyordu. Ancak yeni araştırmada Quigg ve ekibi, 4 quark parçacığının birleşiminin mümkün olduğunu gösterdi.
Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacı Marek Karliner, “Kullanılan yöntemler farklı olmasına rağmen her iki takımın sonuçları temel olarak nitel bir düzeyde özdeşleşiyor” dedi.
Fizik camiasında bazıları bu kanıtı olumlu bir işaret olarak yorumluyor çünkü bu kez tetraquarkı sonunda tanımlayabildik. Yıllardır imkansız olarak görülüyordu. Yine de bitmedi. Şimdi, tetraquarkların var olduğuna dair en sağlam teorik kanıt olmaya başladığımıza göre, geriye sadece CERN’in Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda ya da başka bir deneysel parçacık hızlandırıcıda gözlemsel olarak ispatlamak kaldı. Bu deneysel belgenin ne zaman ortaya çıkacağını söyleyemeyiz ancak Quigg kendinden emin görünüyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/physicists-demonstrated-impossible-tetraquarks-exist-after-all-quarks-particles

Devamını Oku

Teknoloji

Google’ın Yapay Zekası İnsanların Geliştirdiğinden Daha İyi Bir AI Geliştirdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Google tarafından yeni tasarlanan Google AutoML projesi kapsamında bir AI yeni AI’ler geliştiriyor. Yapay zeka tarafından geliştirilen bu yeni yapay zekalar en gelişmiş modellerden daha iyi performans gösteriyor. Proje kapsamında yeni nesil AI’lerin geliştirilmesi hedefleniyor.

2017’nin Mayıs ayı itibariyle Google Brain araştırmacıları tarafından kendi AI’lerini üretebilen bir AI (Yapay Zeka) olan AutoML’in geliştirildiği duyuruldu. Kısa bir süre önce ise AutoML Google tarafından sunuldu. Kendi AI’lerini oluşturabilen bu AI, insan yapımı tüm yapay zekalardan daha iyi performansa sahip bir AI üretti.
Google araştırmacıları makine öğrenme modellerinin tasarımını, takviye öğrenme isimli bir yaklaşımı kullanarak otomatik bir hale getirdi. AutoML, belirli bir görev için çocuk AI üretme ağını geliştiren bir denetleyici sinir ağı görevi yürütüyor. NASNet adıyla anılan bu özel çocuk AI’nin görevi arabaların, trafik ışıklarının, insanların, sırt çantalarının, el çantalarının vb. tüm nesnelerin gerçek zamanlı olarak videoyla tanıtılması.

AutoML, NASNet’in performansını değerlendirerek, elde edeceği bulguları çocuk AI’nin geliştirilmesi için kullanacak ve bu işlemi binlerce kez tekrar edecek. NASNet ve ImageNet isimli, Google araştırmacıları tarafından bilgisayar görünümünde aranan büyük ölçekli akademik iki veri setinin görüntü sınıflandırması ve COCO nesne saptama veri seti olarak diğer tüm bilgisayar görüntüleme sistemlerinden daha iyi bir performansa sahip.

Araştırmacılar, NASNetve ImageNet’in doğrulama kümesinde yer alan görüntüleri tahmin etme oranını %82,7 olarak açıkladı. Bu iki AI’nin daha önce yayınlanan sonuçlardan %1.2 daha iyi ve sistemde %4 daha verimli olduğunu gösteriyor. Ayrıca AI’ler ortalama %43.1 hassaslığa sahip. Tüm bunlara ek olarak NASNet’in daha az hesaplama içeren bir versiyonu benzer mobil platformlar için %3.1 daha iyi performans sergiledi.
Kaynak: https://futurism.com/google-artificial-intelligence-built-ai/

Devamını Oku

Bilim

Canlı Madde İle 3D Baskı Platformu Oluşturuldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Pizzadan, idrar tabanlı uzay plastiklerine, hatta kan damarlarına kadar 3D baskısında hiçbir şeyin sınırı yok gibi görünüyor. Kompleks Malzemeler Laboratuvarı başkanı Profesör Andre Studart’ın liderliğinde ETH araştırmacıları tarafından oluşturulan yeni bir 3D baskı platformu, canlı materyaller ile çalışarak süreci ilerletiyor.

Özel olarak tasarlanmış malzeme aslında bakterilerden oluşan bir mürekkeptir. Makine daha sonra, kullanılan bakterilere bağlı olarak değişen çeşitli amaçlar için canlı biyokimyasal tasarımlar basabiliyor. Araştırmaları Science Advances’de yayınlandı.

Biyolojik uyumlu bir hidrojelden oluşan mürekkep, bakteriler için yapı sağlar. Diğer türler de kullanılabilir olmasına rağmen bu çalışmada Pseudomonas putida ve Acetobacter xylinum kullanılmıştır. Hidrojel-mürekkep-bakteri kombinasyonu ağrıyı hafifletir, nemi tutar ve inanılmaz kararlıdır. Bu özelliklere bakıldığında bu mürekkep için potansiyel bir uygulama, yanıkların tedavisi olabilir. Bilim adamları, 3D baskının tek bir kullanımında, her biri birden çok bakteri türü içeren 4 farklı mürekkep kullanabilirler. Bu araştırmanın yazarı ve araştırmacı Manuel Schaffner’e göre “canlı 3D baskı ile mürekkep, diş macunu kadar yapışkan ve el kremleri tutarlılığında olmalı.

Bu teknolojinin ticari açıdan uygulanabilir olması için hala yapılması gereken çok iş var. Ancak olağan üstü teknik kesinlikle ilginç bir potansiyele sahip. Bu teknoloji için hız ve ölçeklenebilirlik olmak üzere 2 büyük engelle karşılaşıldığında, canlı bakteriyel mürekkeple yapılan baskı bir çok girişimin ayrılmaz bir parçası olarak ortaya çıkabilir. En belirgin uygulamalar tıp ve biyo teknoloji alanında bulunabilir. Aynı zamanda, teknik, toksik bileşenlerinden dolayı içme suyunu test etmek için ve hatta petrol sızıntılarını temizlemeye yardımcı olmak için bir filtre olarak kullanılabilir.
Kaynak:https://futurism.com/researchers-created-platform-prints-living-matter/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar