Bizi Takip Edin

Astrofizik

Astronomlar Gezegen 9 Olmadan Solar Sistemin Varlığını Açıklamanın Zor Olduğunu Kaydetti

Yayınlandı

üzerinde

Dokuzuncu gezegen diğer ismiyle Planet X ile ilgili gizem devam ediyor. Gökbilimciler, gezegen 9’un varlığı olmadan güneş sistemini açıklamanın aşırı derecede zor olacağını söylüyorlar. Başka bir ifadeyle, gizemli yabancı dünyanın orada olması gerektiği ve güneş sisteminin dış kenarında gizlendiği ifade ediliyor.

astronomlar-gezegen-9-olmadan-solar-sistemin-varligini-aciklamanin-zor-oldugunu-kaydetti
Birçok gök bilimci güneş sisteminin dış kenarında karanlıkta gizlenen dev yabancı gezegene inanıyor. Kimse henüz gezegeni görmedi, ancak MASİF birşeyin güneş sisteminin dış kenarında uzak cisimlerin yörüngelerini uzatmasından beri var olduğu düşünülüyor ve bu gezegenin tüm güneş sisteminin iki derece yukarı eğdiği söyleniyor.
Uzmanlar gezegen 9’un dünya kütlesinin 10 katı büyüklüğe sahip olduğunu ve güneşten Neptün’ün uzaklığına oranla 20 misli daha uzak olduğuna değiniyor. Gezegenin olası varlığı yerçekimi izlerinin ötesine henüz geçmedi. Ancak gezegenin olduğunu iddia eden gök bilimciler, güneş sisteminin 9’uncu üyesi olmadan galaksiyi hayal etmenin zor olduğuna değiniyor. Astronomik mantık güneş sisteminde dokuzuncu bir gezegen bulunması gerektiğini gösteriyor, ifadeleri kullanılıyor.

astronomlar-gezegen-9-olmadan-solar-sistemin-varligini-aciklamanin-zor-oldugunu-kaydetti2

Pasadena’daki Kaliforniya Teknoloji Enstitüsünde (Caltech) bulunan Gezegensel astrofizikçi Konstantin Batygin ve gökbilimci Mike Brown, 2016 yılında TheAstronomicalJournal’da, Güneş’in sınırları içerisindeki uzak yeni bir dev gezegenin varlığına dair bir makale yayınladı. Bilim dünyasında yoğun tartışmaların başlamasına sebep olan bu makale, NASA’nın sadece sınırlı gözlemler ile oluşturulan matematik modellerine dayanılarak yapılan erken bir öngörü. Ancak bu öngörü birçok kesimi etkilemeye yetti.

astronomlar-gezegen-9-olmadan-solar-sistemin-varligini-aciklamanin-zor-oldugunu-kaydetti1
Bu makalenin üzerinden geçen iki yılda gökbilimciler, gezegen dokuzun varlığına işaret eden beş ayrı gözlemde kanıt bulmayı başardı. Yapılan derin araştırmalar ve güneş sisteminin eğimleri dikkate alındığında gezegen 9 olmadan galaksinin yapısı açıklanamıyor. Bilim insanları uzun vadede gezegen 9’un güneş sistemini titreteceğini söylüyor. Ortaya çıkarılan birçok bulguya rağmen kayıp gezegene ilişkin tüm sırlar ancak görüntülenebildiğinde çözülecek.
Kaynak: https://www.ancient-code.com/astronomers-say-its-hard-to-explain-the-existence-our-solar-system-without-planet-nine/

Devamını Oku
1 Yorum

1 Yorum

  1. MEHMET

    Aralık 10, 2017 at 1:23 pm

    BU GÖT BİLİMCİLER YİNE GÖTLERİNDEN BİR ŞEY UYDURMA ÇABASINDALAR..
    NİYE ? DOKUZ GEZEGEN OLMAK ZORUNDA MI ?
    GÖTLERİNDEN UYDURDUKLARI GALAKSİLERDEKİ GÜNEŞLERİN ETRAFINDA 3 İLA 5 GEZEGEN OLUYORDA BİZİM GÜNEŞ SİSTEMİNDE NEDEN 9 TANE OLMAK ZORUNDA..
    SÜMER KABARTMALARINDA 9 TANE VAR DİYE İLLAKİ 9. GEZEGEN OLMAK ZORUNDA MI ?
    O KABARTMALARDAKİ 9 UN NEYİ ANLATTIĞI ÖNEMLİ, O BİR SEMBOL DİLİ.
    MATEMATİKSEL BİR ŞEY DEĞİL..
    KAZ KAFALI GÖT BİLİMCİLER BUNU ANLAYAMIYOR MU ?

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Astrofizik

Yapılan Yeni Keşif Andromeda Galaksisiyle İlgili Bilgilerde Hata Olduğunu Gösterdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

En yakın komşularımızdan birisi olan Andromeda galaksisinin kütlesini ölçebilmek için yeni bir teknik kullanıldı. Daha önceki ölçümlerde Andromeda galaksisinin Samanyolu galaksisinden iki ile üç kat daha büyük olduğu düşünülüyordu. Yeni yapılan ölçümde galaksinin Samanyolu galaksisiyle hemen hemen aynı boyutlarda olduğu anlaşıldı.
Bu iki galaksinin yaklaşık olarak 4 milyar yıllık zaman dilimi içerisinde birleşeceği ve bu birleşme yaşandığında önceki modellemelerde olduğu gibi Andromeda galaksisinin Samanyolu galaksisini tamamıyla tüketmeyeceği de ortaya çıkmış oldu.

Astrofizik ekibi PrajwalKafle tarafından bu ölçümleme için Radyo Astronomi Araştırmaları Merkezi’ne başkanlık etti. Samanyolu galaksisinin fiziksel boyutlarının içeriden ölçülmesi oldukça zordur. Ancak gökbilimciler Samanyolu galaksisinin kütlesi 800 milyar ile 1.2 trilyon güneş kütlesi olarak hesaplanabiliyor. Bu bulgu, yaklaşık 2,5 milyon ışıkyılı uzaklıkta ayrılan iki galaksiyi büyüklük bakımından yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu göstermektedir.
Samanyolu galaksisi ve Andromeda galaksisi yaklaşık olarak 10 milyon ışık yılı mesafeyi kapsayan 30’dan fazla galaksinin bir araya geldiği yerel grup olarak bilinen en büyük iki galaksidir. Yeni bulgular yerek grup galaksiler hakkındaki anlayışı tamamıyla dönüştürmektedir. Bu bulgulardan önce en büyük galaksinin Andromeda galaksisi olduğu düşünülüyordu. Ancak bu bulgularla birlikte iki büyük galaksi olduğu ortaya çıkmış oldu.

Yeni ölçüm, bir galaksinin çekim gücünden kaçabilmek ya da hızından kaçabilmek için gereken hızın hesaplanmasına dayanan bir teknikle gerçekleştirildi. Ekip, galaksinin kaçış hızını hesaplamak için Andromeda galaksisi içinde yüksek hızlı gezegenimsi bulutsuların hareketini kullandı. Elde edilen sonuçlardan sonra iki galaksinin birleşmesiyle ilgili yeni simülasyonlar oluşturulması gerekiyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/andromeda-galaxy-much-smaller-than-thought-same-size-milky-way

Devamını Oku

Astrofizik

Astrofizikçiler, Evreni Detaylarıyla Simüle Etti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Evrenle ilgili yapılan son keşiflerle birlikte, onun son derece dinamik olduğu ortaya kondu. Evrenle ilgili tüm materyalleri takip etmek, detaylı bir şekilde bilgi işlemeyi ve zeki bir şekilde kodlamayı gerektirir. Astrofizikçiler evrenin son halinin simülasyonunu oluşturdu. Bu simülasyonla birçok heyecan verici keşfin yapılabileceği ön görülüyor.

Flatiron Enstitüsünün Computational Astrophysics Merkezi’nden (CCA) astrofizikçi Shy Genel , “Bir teleskop kullanarak galaksileri izlediğimizde, yalnızca belirli şeyleri ölçebiliriz” açıklamasında bulundu. Simülasyon ile tüm galaksilerin tüm özelliklerini izleyebiliriz ve sadece galaksinin şimdi nasıl göründüğünü değil, tüm oluşum tarihini görebiliriz. Çalışma MIT, Harvard Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi, Teorik Çalışmalar Heidelberg Enstitüsü ve Institutefor Advanced Study’den araştırmacılar tarafından gerçekleştirildi. IllustrisTNG 18 milyar simülasyondan oluşmaktadır. Her birisi 1 milyar ışık yılı genişliğe kadar bir kübik mock-up alanını, BigBang’den günümüze kadar izliyor.

Daha Fazla çözünürlükle ve yeni bir fizik anlayışıyla geliştirilmiş olan simülasyonlar sadece daha fazla zemin kaplamakla kalmaz, artık kümelenme galaksilerinin zamanla nasıl değiştiği modellenebilir. Bir milyar kare ışık yılı galaktik malzeme, manyetik alan ve karanlık maddenin izini sürmek, etkileyici bir donanım gerektirir. Proje, Almanya’nın en hızlı süper bilgisayar olan Hazel Hen’ı kullanıyor.500 terabayt veriyi toplayan daha büyük simülasyonlardan yalnızca biri için hesaplamalara devam etmek iki ayı aldı.Heidelberg Teorik Araştırmalar Enstitüsü’nden VolkerSpringel , “Bu muazzam veri dağılımını incelemek gelecek yıllar boyunca bizi meşgul edecek ve Heidelberg Teorik Araştırmalar Enstitüsü’nden gelen farklı astrofizik süreçler için birçok heyecan verici yeni bilgiler söz konusu” diyor Şimdiye kadar elde edilen doğruluk seviyesi heyecan verici.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/most-advanced-illustris-next-generation-computer-model-universe-simulations

Devamını Oku

Astrofizik

ESO Bilim İnsanları Yerçekimi Dalgaları Üzerine “Eşsiz Bir Keşif” Yaptı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

ESO Bilim İnsanları Yerçekimi Dalgaları Üzerine “Eşsiz Bir Keşif” Yaptı
Geçtiğimiz hafta, ESO (Avrupa Güney Gözlemevi), ” benzeri görülmemiş keşif ” adıyla bir duyuru yayınladı. Bilim insanları ilk kez hem yer çekimi dalgalarını hem de yer çekimi dalgalarının ürettiği ışıı gözlemleyebildiler.
Rochester Teknoloji Enstitüsünde görevli olan astrofizikçi BrianKoberlein keşfe dair yaptığı açıklamada, “Bu keşif oldukça önemli. Çünkü aynı şeyi iki farklı yolla algılamamızı sağlıyor” dedi.
eso-bilim-insanlari-yercekimi-dalgalari-uzerine-essiz-bir-kesif-yapti
Yerçekimi dalgaları, bir asır önce Albert Einstein tarafından ilk kez teoriye olarak ortaya atılan uzay zamandaki dalgacıklardır. Geçtiğimiz yıl teoriye dair ilk görüntülenme sağlanmış ve görüntülemeyi sağlayan LIGO sistemini geliştiren bilim insanları Nobel Fizik ödülünü kazanmışlardır. Nötron yıldızlarının birleşmesi sonucu görüntülenebilen olaylardan kaynaklanmaktadır. Bu tür bir birleşme kısa gama ışını patlamaları, büyük miktarlarda ışık yayan kozmik patlamaların en muhtemel nedeni olarak görülmektedir.
ESO Bilim İnsanları Yerçekimi Dalgaları Üzerine
17 Ağustos 2017’de, Lazer Interferometre Yerçekimi Dalga Gözlemevi (LIGO) Dünya üzerinde geçen yerçekimi dalgaları bulgusu yakaladı. Bu sistemin yakaladığı beşinci yer çekimi dalgasıydı. Yakalanan yer çekimi dalgalarından 2 saniye sonra NASA’nın Fermi Gama ışını Uzay Teleskobu ve ESA Uluslararası Gamma Işını Astrofizik Laboratuvarı, gökyüzünün benzer bir bölgesinde kısa bir gama ışını patlaması tespit etti. Bu hızlı ardıllık, araştırmacıların yerçekimi dalgalarına ve ışığın tek bir olaydan kaynaklandığına inanmalarına neden oldu.
ESO’nun Yeni Teknoloji Teleskobu’yla yapılan gözlemlere liderlik eden StephenSmartt, ESO basın açıklamasında “Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim” dedi . Smart, “Verilerimiz, diğer grupların verileriyle birlikte, bunun herkes için bir süpernova ya da ön plan değişken yıldız olmadığını kanıtlıyordu” diye konuştu.

Kaynak: https://futurism.com/eso-unprecedented-discovery-gravitational-waves/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar