Bizi Takip Edin

Astrofizik

Ayna Evrenler Teorisi

Yayınlandı

üzerinde

Pek çoğunuz mutlaka bir berber dükkanına girmişsinizdir. Kapıyı açtığınız zaman sonsuz bir alana girdiğinizi sanırsınız. İnsanlar görüntülerini birçok açıdan görebilmektedir. Hem de olası her yönden görünen bu görüntünün herkes bir yanılsamadan ibaret olduğunu bilir.

20. yüzyılın başlarında astrofizikçiler evrenin yalnızca dar bir alanı kaplayan çok az sayıda galaksi içerdiğini ve belirli bir mesafenin ötesinde de hep aynı galaksilerin göründüğünü, daha uzaklara gidildikçe de bunun defalarca tekrar ettiğini ve sonsuza dek bu şekilde devam ettiğini düşünüyorlardı. Tabi bu noktada evrende berber dükkanındaki gibi aynalar yok. Fakat bazı matematikçiler, evrenin yayıldığı alanın bazı özelliklerinin aynı olabileceğini kanıtladılar. Yani bir ışık kaynağının görüntülerinin tekrarlanması sağlanarak, öyle olmadığı halde evren sonsuz bir alanmış izlenimi yaratılmış olabilir. Bu bir tür serap, hem de başka bir serabı doğuran türden serap. İşte burada uzayın topolojik özelliklerinden söz etmiş oluyoruz.

ayna-evrenler-teorisi1

Uzayın çok sayıda topolojisi olabilir ve bunlar galaksiler takım adalarının çok çeşitli bir biçimde görünmesini sağlayabilir. Bu topolojilerden bazıları berber dükkanındaki aynalar ile benzer bir etki yaratabilir. Yani aynı galaksi görüntüsünü birden fazla kez defalarca çoğaltıyor olabilir. Buna göre evren resminde görmekte olduğumuz bazı galaksilerin, kendi galaksimiz olan Samanyolu’nun hayalet görüntüleri olduğunu düşünebiliriz. Hatta bu görüntüler galaksimizin şu anki halini değil geçmişteki halini de gösteriyor olabilir. Şöyle ki görüntü uzayda çok uzak bir noktada olduğu için yaydığı ışığın bizlere ulaşması çok büyük zaman almış olacaktır. Bu şekilde galaksimizin milyarlarca yıl önceki halini görebilir hatta ve hatta bu görüntülerin çok sayıda olması ile tarihin pek çok dönemine ait görüntüler elde edebilir ve bunun sonucunda da galaksimizin tarihi hakkında da pek çok bilgiyi öğrenebiliriz.

ayna-evrenler-teorisi2

Şimdi tekrar kozmik uzaya yani hiç aynanın olmadığı en basit olan durumdan her tür olası konfigürasyona kadar çok büyük sayıda topolojisi olabilecek kozmik uzaya tekrar dönecek olursak; Kozmik uzayın topolojileri hakkında daha çok bilgi elde edebilmek için ne yapmalıyız? İlk olarak uzak galaksileri gözlemleyerek tekrar eden görüntüler olup olmadığını bakmamız gerek. Mesela bizim yani Samanyolu Galaksisi’nin komşusu olan Andromeda Galaksisi’nin görüntüsünün daha uzak bir yerde ve ardında da çok daha uzaklarda bir yerde ortaya çıkıp çıkmadığını kanıtlayabilirsek uzayımızın genel topolojisi ile ilgili bizleri aydınlatabilecek bir gözlem elde etmiş oluruz. Fakat elde edilen kozmos görüntüleri kabul edilebilir sonuçlara varılabilmesini sağlayabilecek kadar belirgin değil. Bunun için teleskopların çözünürlüğünün yüksek ölçüde arttırılması gerekmektedir.

ayna-evrenler-teorisi3

Evrenin genel topolojisi sıcak noktaları ve soğuk noktaları oluşturan çizimden okunabilir. Bu noktaların dağılımları üzerinde yapılan incelemeler ciddi bir şekilde devam ediyor. Elde edilen ilk sonuçlar henüz kesin bilgileri vermemektedir. Fakat yeni ve güçlü bir uzay radyo teleskobunun yakın vakitte yörüngeye oturtulması kısa zamanda evrenin bir ayna evren olup olmadığı konusunda bilgi edinebiliriz. Bu da belki evrenin sonsuz olmadığı anlamına gelebilir. Şu anda bilim dünyası bu noktada değil. Kozmik uzayın basit bir topolojisi mi yoksa karmaşık bir topolojisi mi olduğunu ve evrenin sonlu mu ya da sonsuz mu olduğu hala bilinememektedir.

KAYNAK: https://www.sciencealert.com/scientists-propose-a-mirror-universe-where-time-moves-backwards

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Astrofizik

ESO Bilim İnsanları Yerçekimi Dalgaları Üzerine “Eşsiz Bir Keşif” Yaptı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

ESO Bilim İnsanları Yerçekimi Dalgaları Üzerine “Eşsiz Bir Keşif” Yaptı
Geçtiğimiz hafta, ESO (Avrupa Güney Gözlemevi), ” benzeri görülmemiş keşif ” adıyla bir duyuru yayınladı. Bilim insanları ilk kez hem yer çekimi dalgalarını hem de yer çekimi dalgalarının ürettiği ışıı gözlemleyebildiler.
Rochester Teknoloji Enstitüsünde görevli olan astrofizikçi BrianKoberlein keşfe dair yaptığı açıklamada, “Bu keşif oldukça önemli. Çünkü aynı şeyi iki farklı yolla algılamamızı sağlıyor” dedi.
eso-bilim-insanlari-yercekimi-dalgalari-uzerine-essiz-bir-kesif-yapti
Yerçekimi dalgaları, bir asır önce Albert Einstein tarafından ilk kez teoriye olarak ortaya atılan uzay zamandaki dalgacıklardır. Geçtiğimiz yıl teoriye dair ilk görüntülenme sağlanmış ve görüntülemeyi sağlayan LIGO sistemini geliştiren bilim insanları Nobel Fizik ödülünü kazanmışlardır. Nötron yıldızlarının birleşmesi sonucu görüntülenebilen olaylardan kaynaklanmaktadır. Bu tür bir birleşme kısa gama ışını patlamaları, büyük miktarlarda ışık yayan kozmik patlamaların en muhtemel nedeni olarak görülmektedir.
ESO Bilim İnsanları Yerçekimi Dalgaları Üzerine
17 Ağustos 2017’de, Lazer Interferometre Yerçekimi Dalga Gözlemevi (LIGO) Dünya üzerinde geçen yerçekimi dalgaları bulgusu yakaladı. Bu sistemin yakaladığı beşinci yer çekimi dalgasıydı. Yakalanan yer çekimi dalgalarından 2 saniye sonra NASA’nın Fermi Gama ışını Uzay Teleskobu ve ESA Uluslararası Gamma Işını Astrofizik Laboratuvarı, gökyüzünün benzer bir bölgesinde kısa bir gama ışını patlaması tespit etti. Bu hızlı ardıllık, araştırmacıların yerçekimi dalgalarına ve ışığın tek bir olaydan kaynaklandığına inanmalarına neden oldu.
ESO’nun Yeni Teknoloji Teleskobu’yla yapılan gözlemlere liderlik eden StephenSmartt, ESO basın açıklamasında “Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim” dedi . Smart, “Verilerimiz, diğer grupların verileriyle birlikte, bunun herkes için bir süpernova ya da ön plan değişken yıldız olmadığını kanıtlıyordu” diye konuştu.

Kaynak: https://futurism.com/eso-unprecedented-discovery-gravitational-waves/

Devamını Oku

Astrofizik

Çin’in Uzay İstasyonu Kontrolsüz Biçimde Dünya’ya Doğru Geliyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

9.4 tonluk Çin uzay istasyonu Tiangong-1, Dünya’ya doğru geliyor ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde gezegene çarpması bekleniyor. 12 metrelik uydunun birçoğu atmosfere girerken yanacak. 100 kilograma kadar olan parçalar ise dünyaya düşebilir. Kimse bu parçaların nereye düşeceğini bilmiyor.
Uzay istasyonu 2011 senesinde uzaya gönderildi ve Çin’in ilk kadın astronotu LiuYang ve Wang Yaping’in de yer aldığı üç misyona ev sahipliği yaptı. İstasyonun adı “Cennet Sarayı” anlamını taşıyor. 2023 için planlanan daha geniş bir uzay istasyonu olarak teknolojik bir test yatağı olarak kullanılıyordu.

cinin-uzay-istasyonu-kontrolsuz-bicimde-dunyaya-dogru-geliyor
Kalıcı olması düşünülmeyen uzay istasyonunun Mart 2016 tarihinde Çin hükümeti tarafından misyonunu sona erdirdiği açıklandı. Ancak Eylül 2016’da Çinli yetkililer tarafından istasyonun kontrolden çıktığı açıklandı.
Uydunun Ekim 2017 ile Nisan 2018 tarihleri arasında bir zamanda Dünya’ya düşeceği öngörülüyor. Harvard Üniversitesi astrofizikçi JonathanMcDowell’e göre, uydunun dünyaya düşme tarihi daha erken bir zaman olacak. McDowell, “Şimdi yakınlığı 300 kilometre’nin (186 mil) altında ve daha yoğun bir ortamda çürümenin oranı daha da artmaktadır” açıklamasında bulundu. Bilim adamı uydunun birkaç ay içerisinde muhtemelen 2017 sonları ile 2018 başlarında dünyaya düşeceğini düşünüyor.

cinin-uzay-istasyonu-kontrolsuz-bicimde-dunyaya-dogru-geliyor1
Uydunun ne zaman ve nereye düşeceği bilinmiyor. Ancak ciddi bir tehlike yaratacağına ihtimal verilmiyor. 1991 senesinde Rus uzay istasyonu Salyut 7 dünyaya düşmüş ve muhteşem bir ışık şovu içerisinde yok olmuştu. 2001 yılında yine Rus istasyonu Mir, dünya atmosferine giriş yapmış fakat büyük çoğunluğu Pasifik Okyanusu’na düşmüştür. NASA’nın Skylab uydusu ise 1979 yılında Batı Avusturalya’nın olduğu bölgeden atmosfere giriş yapmış ve Avusturalya hükümeti tarafından NASA’dan uydunun parçalarını toplaması istenmiştir. Bu olayların tamamında herhangi bir ölüm ya da yaralanma durumu yaşanmadı.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/china-s-first-space-station-is-going-to-come-crashing-down-within-months

 

Devamını Oku

Astrofizik

Paralel Evrenler Kosmos’un Ölümüne Neden Olabilir

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Evrene ilişkin hala çok az şey biliyoruz. Öğrenilen yeni tüm bilgiler daha fazla sorunun ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor. Ünlü bir fütürist, fizikçi ve çok satan birçok kitap yazan Dr. Michio Kaku, Big Think’in Youtube kanalında evrenin sonuna dair bir dizi açıklamada bulundu.
paralel-evrenler-kosmosun-olumu-icin-en-iyi-umut-olabilir
Kaku, başka bir popüler teori olan Big Crunch’a karşı bir Big Freeze kavramını ortaya koyuyor. Evrenin hızla uzaklaştığı mevcut genişleme oranına bağlı olarak, evren tam ve tamamen karanlık bir dönem yaşayabilir. Herhangi bir yönde bir şey görmek imkansız olur çünkü her şey çok uzakta olurdu.
Kaku evrenin tarihinde bir noktada bunun yaşanacağını iddia ediyor. Eğer yüzlerce yıl boyunca yaşamayı planlamıyorsanız, Kaku’nun değindiği her şeyin tamamıyla kararlı hale geldiği o günü yaşayamayacaksınız demektir. Bu bilinç hali sadece nötron yıldızları, kara delikler, sıcaklığın sıfıra yakın olduğu ve mevcut bir bilincin olmadığı bir hal.
paralel-evrenler-kosmosun-olumu-icin-en-iyi-umut-olabilir0
Bununla beraber eğer yüz milyonlarca yıl yaşamayı düşünüyorsanız, hayatta kalabilmek için ne yapabilirsiniz? Kaku, eğer insanlar Plank enerjisi olarak bilinen şeyi, yani Big Bang’in oluşması için gerekli olan bir enerjiyi hasat edebilirlerse, uzayın kendisini manipüle edebileceklerini düşünüyor. Bu sayede farklı evrenleri ayıran uçlar aşılabilir. Paralel evrene ulaşabilmek için gerekli olan enerji plank enerjisidir. Bu enerji yaklaşık olarak on dokuz milyar elektron volt gücünde. Kaku, “Gelecek trilyonlarca yıl boyunca bilinçli evrenin kendisi evrenden ayrılmaya karar verebilir” açıklamasında bulunuyor.

Kaynak: https://futurism.com/parallel-universes-may-only-hope-surviving-death-cosmos/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar