fbpx
Bizi Takip Edin

Yaşam

Bademciği Veya Apandisiti Alınan Kadınlarda Hamile Kalma Olasılığı Daha Yüksek

Yayınlandı

üzerinde

Bilim insanları tarafından gerçekleştirilmiş olan yeni bir araştırma sonucunda apandisit ya da bademcikleri alınmış olan kadınların kendisine denk yaştaki olan kadınlara oranla daha erken kalabilme olasılığı olduğu saptandı.
İngiltere’de Londra Üniversitesi ve Dundee Üniversitesi tarafından sayısı binlere dayanan kadınların kayıtlarını incelemeye aldı. Bu inceleme sonucunda kadınların yüzde 54,4’ünden fazlasında bademcikleri alınmış olan kadınlardan, yüzde 53,4’ünde ise iki ameliyat operasyonunu geçirmiş olanlardan yaklaşık olarak yüzde 60 civarında hamile kalmış olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan bu veriler ise toplumdaki çocuk sahibi olan kadınlardan yüzde 43,7’i ile karşılaştırılması yapıldı.
Dunde Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Kıdemli Klinik Öğretim Görevlisi olan Sami Shimi, gerçekleştirmiş olduğu basın toplantısında ‘’ Uzun yıllar boyu tıp öğrencileri apandisiti aldırmanın üremesi üzerine negatif yönde bir etki olduğu kanısına vararak, genç kadınların apandisitini aldırmasında hamile kalma olasılığını azaltmış olacağından dolayı kadınların endişe içerisinde bakmasına neden oldu’’ dedi.
Araştırmacılar tarafından her ne kadar arasında bir ilişki bulunmuş olsa da iltihabi mi yoksa davranışsal mı olduğunun bir türlü kanısına varamadılar. Bu konuda bir açıklama yapan Shimi, ‘’ Gerçekleştirilen çalışmalar bizlere şunu gösteriyor ki, iltihap kapmış bir organ ya da organların alınması durumunda, tekrar edecek iltihap olasılığında artış yaşanmasına neden oluyor. Bu durumda kadınlardaki hamilelik şansını da artırmış oluyor’’ ifadelerini kullandı.
Araştırmayı yürüten bilim insanları bu durumun biyolojik olmadığı gibi, davranışsal bir hareket olabileceğini savunuyor. Dundee ekibi ise özgür cinsel aktivite teorisine yönelmekte. Bu teoriye göre de pelvik iltihabi hastalıklar apandisit yada bademcik iltihaplanmalarına katkı sağlayabiliyor. Bu durumda daha çılgın bir cinsel hayatı olan kadınların, cinsel hayatı daha durgun geçecek kadınlara oranla hamile kalma olasılığı daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor.

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Ege Üniversitesinde, Keten lifinden ‘enerji dostu’ malzeme geliştirildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Ege Üniversitesinde, otomotiv ve havacılık sektöründe kullanılmak üzere keten liflerinden çevreci ve hafif kompozit malzeme geliştirildi.Ege Üniversitesinde, otomotiv ve havacılık sektöründe kullanılmak üzere ithal ürünlere göre daha hafif, çevreci ve enerji dostu kompozit malzeme geliştirildi. Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Araştırma Görevlisi Dr. Burcu Karaca Uğural, tez çalışması kapsamında keten elyaf kullanarak özellikle araç içi tasarımda hafiflik ve tasarruf sağlayacak alternatif bir malzeme geliştirmek üzere araştırma başlattı. Çalışmalarda başarılı sonuçlar elde eden Uğural, TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci Tekno Girişim Desteği ile Ege Üniversitesi NÜVEGE Kuluçka Merkezi’nde B-PREG Kompozit ve Tekstil AŞ’yi kurdu. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği desteği ile 2018 yılında ilk üretim hattını kuran Uğural, keten elyaftan üretilen hafif ve çevre dostu kompozit malzemelerin otomobillerde test edilmesi için ana ve yan sanayi şirketleriyle gizlilik ve iş birliği anlaşmaları imzaladı. Geliştirdiği malzemenin araç içi tasarımda kullanılması konusunda test süreçlerini sürdüren Uğural, keten ve plastikten oluşan yerli ve milli kompozit malzemenin otomobillerde hafiflik sağladığını, üretim ve kullanımda da enerji tasarrufu getirdiğini ortaya koydu.


“Mukavemeti çok iyi”
Burcu Karaca Uğural, otomobillerde kullanılan plastik aksamlarda kompozit malzeme olarak genelde cam elyaf ve talaş tozu kullanıldığını, bu ürünlerin de genelde yurt dışından ithal edildiğini söyledi. Keten bitkisinden elde edilen liflerin ise mukavemetinin çok iyi olduğunu, mevcut malzemelere göre önemli avantajlarının bulunduğunu anlatan Uğural, “Keten ve plastik birleşimiyle çeşitli araç parçaları üretimi gerçekleştirildi. Yaptığımız çalışmayla mevcut araç bileşenlerinin yüzde 20-70 oranında hafifletilebileceğini, aynı zamanda üretim sürelerinin de yüzde 50’ye kadar kısaltılarak enerji tasarrufu sağlanabileceğini gösterdik.” dedi.


“Yerli bir kompozit ürün geliştirdik”
Uğural, üretim hattını otomotiv sektörüne yakın olması için Bursa’da kurduklarını dile getirerek, şu bilgileri verdi: “Otomotiv üretiminde yurt dışından gelen malzemeler kullanılıyor. Ne yazık ki bu konuda dışa bağımlıyız. Biz yerli bir kompozit ürün geliştirdik. Bunun hem üretiminde hem de sağladığı hafiflikle otomobillerin kullanımında bir maliyet avantajı olacaktır. Ürün ile üretim yöntemine dair Avrupa’da patent başvuruları da tamamlandı. Sadece malzemeyi üretmiyoruz, aynı zamanda ham maddemizin yerli olması da çok önemli. Keten tarımının canlanması için bir adım attık, Karadeniz Bölgesi’nde 100 dönümlük alanda deneme üretimine başladık.” Malzemenin araçtaki güvenlik beklentisini düşürmeden parçaları hafiflettiğini vurgulayan Uğural, keten liflerinin cam life göre daha çevreci olduğunu da kaydetti. Havacılık sektörü temsilcilerinin de yeni kompozit maddeye ilgi gösterdiğini ifade eden Uğural, birçok sektör için ham madde talebini karşılamayı hedeflediklerini söyledi. Burcu Karaca Uğural, 50 ülkede eş zamanlı gerçekleştirilen ve iklim değişikliğini engellemeye yönelik çevre dostu iş fikirlerinin yarıştığı uluslararası Climate Launchpad etkinliğinde Türkiye birincisi seçildiklerini ve İskoçya’daki finale katılacaklarını aktardı.


“İthalattan kurtulabileceğiz”
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak da otomotiv sektöründe panel yapımının ithalata dayalı olduğunu ifade ederek, üniversitede yeni kompozit materyal üretiminin büyük gelişme olduğunu belirtti. Araştırma ekibine teşekkür eden Budak, “Otomotivde kullanılan bu malzeme artık yerli ve milli olacak. Bu durumda Türkiye olarak ithalattan kurtulabileceğiz. Bilim insanlarımızı tebrik ediyor, ülkemiz için faydalı olmasını diliyorum.” diye konuştu. Kaynak: (AA)

Devamını Oku

Bilim

Fonksiyonel Görüntüleme Eğitimi Aşırı Kilolu İnsanlara Çözüm Oluyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Plymouth Üniversitesi ve Queensland Üniversitesi’nden araştırmacılar, Fonksiyonel Görüntü Eğitimi (FIT) adını verdikleri yeni bir teknik sayesinde, aşırı kilolu insanların kilo verme hızını beş katına çıkardı. Bu tekniğin, konuşma terapisine göre daha etkili olduğu ve eğitim bittikten sonra da kilonun korunduğu aktarıldı. Ayrıca, FIT kullanıcılarının bel çevresinde 5 santimetreden daha fazla incelme göründü (5 aylık süreç) .

Psikoloji Okulu’ndan Dr. Linda Solbrig tarafından yönetilen araştırmaya, konuşma terapisi gören 141 aşırı kilolu insan katıldı. Araştırmacılar, katılımcılara kilo kaybettiklerinde fiziksel olarak nasıl görünecekleri hakkında animasyonlar izlettirdi. FIT sistemi, zararlı besinlerin zihnimizde nasıl yer aldığı ve bizim bu besinlere nasıl yaklaştığımızı da içeriyor. Konuşma terapisinde 6 ay tedavi gören katılımcılar ortalama 0.74 kilo kaybederken; FIT sistemine katılan bireyler ortalama 4.11 kilo kaybetti. Her iki grupla da 4 saatlik görüşme gerçekleşti ve hiçbir katılımcıya diyet listesi veya spor önerisi verilmedi. 6 aylık sürenin ardından FIT grubu kilo vermeye deva etti ve bir yılın sonunda ortalama 14.6 kilo kaybı yaşandı.

Dr. Linda Solbirg-Trisha Bradbury-Profesör Jackie Andrade
Dr. Linda Solbrig ”İnsanların sağlıklı yaşaması için bu çalışmayı yaptık. Onların kilo verdiğini görmek harika. Hiçbir katılımcıya diyet/spor tavsiyesi verilmedi. Onlar seçimlerinde özgürdü, biz onlara sadece psikolojik olarak destek olduk. İnsanlar diyetisyene gittiklerinde ‘Sağlıklı beslenenin, hareket edin vb.’ gibi tavsiyeler alıyor ancak çoğu kişi bu uyarılara kulak asmıyor. FIT sistemi, insanların motivasyonunun tavan seviyesine çıkartıyor ve olumlu sonuçlar meydana geliyor.” dedi.


FIT çalışmasının katılımcılarından Trisha Bradbury ”Annem 60 yaşındayken öldü. Ben şu an 60 yaşındayım. Geçen senenin başlarında fazla kilolu olduğum için sağlık problemlerim hayati seviyelere ulaştı. Kızımı ve hayatımı düşünerek motive oldum. FIT sayesinde de motivasyonum arttı ve hedeflediğim kiloya ulaştım.” dedi.
Kaynak: https://www.eurekalert.org/pub_releases/2018-09/uop-wlc092118.php

Devamını Oku

Yaşam

İnsanlar Sizin Hakkınızda Tahmin Ettiğiniz Kadar Kötü Düşünmüyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Albert Einstein’ın da dediği gibi, ”Bir önyargıyı yok etmek, atomu parçalamaktan daha zordur”. Özellikle yeni insanlarla tanıştığınızda, görüşmenizin çok kötü geçtiğini ve karşı tarafta iyi bir izlenim bırakamadığınızı düşünüyorsanız ve bu tarz hislere sürekli olarak kapılıyorsanız, işte sizin için iyi bir haber: Bilimsel yöntemler kullanılarak yapılan yeni bir araştırmada insanların bizim hakkımızda tahmin ettiğimiz kadar kötü düşünmediği tespit edildi.

Konu üzerine Cornell, Yale, Harvard ve Essex Üniversitesi’nden psikologlar, beş bölümden oluşan bir deneyle, insanların kendilerini yargıladıkları ve eleştirdiklerini ortaya koydu. Psikologlar, sosyalleşmenin insan hayatının temel yapı taşlarından birisi olduğunu ve bu durumun dünya hakkında daha fazla bilgi edinmede önemli olduğunu vurguladı.

Karşınızdaki insanın sizinle ilk defa tanıştığını düşünmeniz sizi rahatlatacaktır. Kendinizle ilgili dikkat ettiğiniz onca detaya onlar büyük ihtimalle dikkat etmemiş, etse bile sizin kadar büyük bir eleştiride bulunmamışlardır. İzlenim ile gerçeklik arasındaki bu uyumsuzluk “beğenme boşluğu” olarak adlandırılıyor. Araştırma ekibi, katılımcı grubu arasında güçlü bir “kendi kendini küçümseme uyumsuzluğu”saptadıktan sonra, 84 öğrenciyi bir başka gönüllü ile 5 dakikalık bir konuşmaya çağırdı ve ardından, tartışmaya bakış açılarını öğrendi.

Sonuçlar, kendi eylemlerimizi diğer kişilerin düşündüğünden çok daha olumsuz yargıladığımızı gösterdi. 2 dakikalık konuşmalar ile 40 dakikadan uzun konuşmalarda kişiler yine aynı beğenme boşluğu sorunuyla geri döndü. Psikologlar beğenme boşluğunun insanlığın bir özelliği olduğunu düşünüyor. Araştırmacılar, kişilerin sosyal beceriksizliklerinin olduğu düşüncesine kapıldıklarını ve aslında sorunsuz görüşmeler gerçekleştirebildiklerini söylüyor. Yani her ne kadar beceriksiz ya da hatalı hissetseniz de dışarıdan oldukça başarılı iletişim kuran biri gibi de görünebiliyorsunuz.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/psychologists-explain-first-impressions-conversations-liking-gap
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Öne Çıkanlar