fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Bilim İnsanları Bizimkinden Önceki Evrenler İçin Kanıt Bulmuş Olabilir

Yayınlandı

üzerinde

Bilim insanları geçmiş evrenlere dair kanıtların uzayda bulunduğunu iddia ediyor. Bilime göre başka bir evrenden gelen kara delik kalıntıları bulunuyor. Bu fikir, konformal döngüsel kozmoloji (CCC) denen bir şeye dayanmaktadır ve evrenimizin tek bir Büyük Patlama’dan başlamış olmaktan ziyade, Büyük Patlama ve kompresyon döngüleri boyunca devam ettiği teorisidir. Evrenin çoğu bir döngüden diğerine yok olurken, bazı elektromanyetik radyasyon dalgalarının bu yok oluştan kurtulabildiği iddia ediliyor.
Matematikçi ve fizikçi Roger Penrose, bu fikrin oluşması için gözlenen şeyin bir kara deliğin yok olmasından önceki son kalıntısı olduğunu söylüyor. Kanıtlar, Stephen Hawking’in adını taşıyan “Hawking noktaları” şeklindedir. Kara deliklerin Hawking radyasyonu olarak bilinen radyasyonu yayabileceğini söyleyen Penroseve meslektaşlarının yok evrenlerden sonra yeni oluşan evrenler teorisi kuramlaştırıldı. Hawking noktalarının, BigBang’den günümüze kalan kozmik mikrodalga arka plandan (CMB) kalan ısı yansımalarında görülebileceği bildiriliyor. Hawking noktaları, B-modları olarak bilinen CMB haritasında ışık halkaları gibi görünecektir.
Önceden SPK’daki bu anormal noktaların, yıldızlararası tozun yerçekimi dalgalarından kaynaklandığı düşünülüyordu. Ancak Penrose ve meslektaşları, Hawking noktalarınınCMB’yi haritalamayı amaçlayan BICEP2 projesi tarafından zaten bulunmuş olabileceğini bildiriyor. Penrose, “Kainat için problemli görünmekle birlikte, bu tür anormal noktaların varlığı, konformal döngüsel kozmolojinin (CCC) bir sonucudur” açıklamasında bulundu. Emisyonda aşırı düşük sıcaklıkta bulunmasına rağmen CCC’deki bu radyasyon, kara deliğin geleceğinde uyumlu bir sıkışmayla büyük ölçüde yoğunlaşmaktadır. Bu da sonsuzluğa geçişte tek bir noktaya sebep olmaktadır.
Yok olan evrenlerden sonra oluşan geri dönüşüm evrenleri teorisi tartışılmaz bir noktada değil. Elde edilen kanıtların birçoğunda evrenin genişlemesinin hızlandığı, evrenin tek bir noktaya sıkışacak kadar yoğunlaşmayacağını ve yine Büyük Sıçrama teorisi olarak isimlendirilen genişlemenin oluştuğu görülmektedir. Ayrıca Hawking radyasyonuyla ilgili henüz bir kanıt bulunamamıştır. Bu ilginç teorinin tüm bilim çevreleri tarafından kabul görebilmesi için daha birçok kanıt toplanması gerekiyor.
Kaynak: https://www.iflscience.com/space/dead-black-holes-may-suggest-this-is-not-the-first-universe/

Uzay

Türk bilim insanları, bir nötron yıldızında olağan dışı kızıl ötesi emisyon yayılımı olduğunu belirledi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

ABD’nin Pennsylvania Üniversitesi, Arizona Üniversitesi ile Türkiye’nin Sabancı Üniversitesinden bilim insanları, bir nötron yıldızında olağan dışı kızıl ötesi emisyon yayılımı olduğunu belirledi. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) internet sitesinde yer alan habere göre, ABD’nin Pennsylvania Üniversitesi, Arizona Üniversitesi ile Türkiye’nin Sabancı Üniversitesinden bilim insanları, “RX J0806.4-4123” adlı nötron yıldızının kızıl ötesi ışınlarının 28 milyar kilometre mesafeye kadar yayıldığını gözledi.

Hubble Uzay Teleskobu’nun kızıl ötesi enstrümanları kullanılarak yapılan gözlem, bugüne dek bir nötron yıldızında tespit edilen en geniş ölçekli yayılım olarak kayda geçti. Gök bilimciler, söz konusu etkinin iki sebepten kaynaklanabileceğini belirtti. Yıldızın çevresinde oluşan toz diskinin kızıl ötesi ışınları büyüteç etkisiyle çevreye doğru yaymış olabileceği ifade edildi. Öte yandan yıldızdan yayılan enerji yüklü rüzgarın komşu nötron yıldızları ile ara bölgedeki gazlarla etkileşerek kızıl ötesi yayılmayı uzatmış olabileceği de bildirildi.

Türk araştırmacıların katkısı ve Türkiye’nin desteği
Araştırma ekibinde Sabancı Üniversitesinden gök bilimciler Ünal Ertan ve Şirin Çalışkan yer aldı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen araştırmanın sonuçları, “Astrophysical Journal” dergisinde yayımlandı. Nötron yıldızları normal yıldızların çekirdek bölgesinin göçmesiyle oluşuyor. Sürekli değişen titrek bir ışık yaydığından bu tür yıldızlara “pulsar” (atarca) adı veriliyor.
Kaynak: https://www.nasa.gov/feature/goddard/2018/hubble-uncovers-never-before-seen-features-around-a-neutron-star

Devamını Oku

Uzay

ElonMusk, Ayın Etrafında İlk Özel Yolcuyu Uçurmak İçin Bir Misyon Başlatıyor

Yayınlandı

üzerinde

Spacex, Ay’ın etrafında uçacak özel bir yolcuyu taşıyan büyük bir Falcon uzay gemisi oluşturuyor. Firma geçtiğimiz hafta sonu dünyanın ilk özel yolcusunu ayın etrafında gezdirecek olan bir misyon başlatmayı planladığını duyurdu. ElonMusk bu hafta içerisinde Ay yolcusunun kim olacağıyla ilgili daha fazla ayrıntı paylaşacağını söyledi. Bununla beraber Musk’un verdiği ipucu yolcunun bir Japon olabileceğine işaret ediyor. Büyük Falcon roketi son iki yıldır Spacex’in Mars misyonu için hazırlanıyor.

Ancak Spacex tarafından geçtiğimiz hafta paylaşılan tasarım Musk’ın Mars misyonu için gösterdiğinden daha farklı. ElonMusk tarafından kurulan roket firması, ayın çevresinde ilk özel yolcuyu taşımayı planlıyor. Şirketin konuyla alakalı duyurusu geçtiğimiz Perşembe gecesi Twitter üzerinden geldi. Yolculuğu yapacak olan uzay gemisinin bir renderı da paylaşımda yer alıyordu. Firma yaptığı açıklamada BFR fırlatma araçlarının dünyanın etrafında dolaşacak olan ilk özel yolcuyla ilgili anlaşma sağlandığını belirtti. Spacex, uzaya yolculuk yapmayı hayal eden sıradan insanların bu erişimini sağlamak için önemli bir adım attığını ifade etti.

Firma bu hafta içerisinde yolcunun kimliğini açıklayacağını ve neden bu kişinin seyahat ettiğini de duyuracağını ifade etti. Bununla birlikte Spacex, sadece uçmak değil Ay’a iniş yapmak için de bir misyon başlattıklarını ifade etti. SpaceX CEO’su ElonMusk, Adelaide – Avustralya’da 29 Eylül 2017’de Uluslararası Uzay Kongresi’nde bir konuşma gerçekleştirdi. Musk, Mars’ta kalıcı, kendi kendini idame ettiren bir insan popülasyonununyaratılmasını desteklemek için çözülmesi gereken uzun vadeli teknik zorlukları detaylandırdı. SpaceX, daha önce Şubat 2017’de bir ay süren bir uçuş gerçekleştirdiğini açıklamıştı.

Bu planla, NASA’nın Apollo 13 astronotları tarafından alınana benzer bir yolla ayın etrafında iki özel vatandaşın (henüz isimsiz olan) uçurulması planlanıyordu. Aynı zamanda şirket, dünyadaki en güçlü operasyonel fırlatma sistemi olan FalconHeavy roketini ve astronotların 2019’un başlarında Ay’a iniş yapması için Crew Dragon kapsülünü kullanmayı da planlıyor. Ancak Spacex, Musk’ın da belirttiği gibi 2 yolcu değil, 1 yolcuyu Ay’ın etrafında uçuracak. Uçuş aracı hala prototip aşamasında ve henüz testleri tamamlanmamış olmasından dolayı firmanın hesaplamalarında sapma olabileceği düşünülüyor.
Kaynak: https://www.businessinsider.com.au/spacex-moon-mission-big-falcon-rocket-spaceship-2018-9

Devamını Oku

Uzay

NASA, 1 milyar dolarlık buzul inceleme uydusu fırlattı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, kutuplardaki buzul değişimlerini incelemek amacıyla uzaya 1 milyar dolarlık uydu fırlattı. NASA, Amerika’nın en başarılı roketlerinden biri olarak bilinen United Launch Alliance’ın 155. ve sonuncusu olan ICESat-2 adlı uyduyu proje kapsamında uzaya fırlattı. NASA’dan yapılan açıklamaya göre, söz konusu uydu Grönland ve Antarktika buzullarındaki buz tabakalarının kalınlığını, erime oranını, deniz seviyesindeki değişimleri, orman kanopileri ile bulutlarının yüksekliğini ölçecek.

Elde edilen sonuçları bilim adamlarına yönlendirecek olan uydu, böylelikle buz tabakalarının zaman içerisindeki değişimine, küresel ısınmaya bağlı buz kayıplarına ve diğer faktörlerin dünyadaki deniz seviyelerini nasıl etkileyebileceğine dair öngörüler sunacak. Yüksek teknoloji lazer sistemi taşıyan uydu, proje kapsamında ilk gönderilen ICESat uydusuna oranla 250 kat daha fazla bilgi toplayabilecek ve ölçümleri lazer ışınlarıyla yapacak. Böylelikle dünyaya gönderilen lazer ışınlarının geri dönüş süresi hesaplanarak buz yüzeylerindeki incelme miktarı hesaplanacak.

Proje kapsamında konuşan ICESat-2 sorumlu yardımcısı Tom Neumann, “Bir insanın göz kırpma süresi yarım saniyedir ve bu yarım saniyede uydu her 6 merceğinden 5000 yükseklik ölçümü yapacak ve bu her gün, her saat ve her saniye 3 yıl boyunca sürecek.” değerlendirmesinde bulundu. Uydu, buzul erimesi, küresel ısınmaya bağlı değişimler ve deniz seviyelerinin ölçümünün yanı sıra aynı zamanda, vejetasyon, kar tabakaları ve nehir yüksekliklerini de hesaplayarak dünyadaki sel ve kuraklık önlemleri, yaban hayatı davranışları ve karbon gazı ölçümü konusundaki araştırmalara katkı sağlayacak.
Kaynak: https://www.indiatoday.in/education-today/gk-current-affairs/story/icesat2-launched-to-measure-earth-s-ice-nasa-1341023-2018-09-16

Devamını Oku

Öne Çıkanlar