fbpx
Connect with us

Teknoloji

Bilim insanları, Nesneleri nano ölçekte şekillendirmenin yolunu buldu

Published

on

ABD’de bilim insanları, üç boyutlu nesneleri nano ölçekte farklı şekillerde üretmenin yöntemini buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları, bir metrenin milyarda biri büyüklüğü ifade eden nanometre ölçeğindeki nesnelere her türlü biçimi verebilecek bir metot geliştirdi. Hassas lazerle oluşturulan polimer iskelelerle metallerden, kuantum parçalarına ve DNA’ya kadar her türlü malzemeyi istenilen formda inşa edilebildiklerini belirten araştırmacılar, söz konusu yöntemin her türlü materyali nano ölçekli hassasiyetle üç boyutlu modele aktarabildiklerini ifade etti.

Araştırmacılar, iskeleye ana malzemeyi ilave ederek, var olan yapıların binde biri ölçeğindeki yapı modelleri üretmeyi başardı. Beyin dokularının yüksek çözünürlüklü görüntülenmesi için laboratuvar ortamında geliştirilen “genişletme mikroskopisi” adlı tekniği nano teknolojiye uyarlayan araştırmacılar, polimer dokuyu sulu bir jel içine yerleştirdikten sonra genişleterek normal bir mikroskopta görülmesine imkan veren bir teknik uyguladı. Nano-yapıları üreten mevcut tekniklerin yapabileceklerinin sınırlı olduğuna dikkati çeken araştırmacılar, bir yüzeyi ışık ile oymanın ancak iki boyutlu bir yüzey yaratacağı ancak üç boyutlu yapı inşa edemeyeceğini kaydetti.

Katmanları kademeli olarak birbirinin üzerine ekleyerek üç boyutlu yapılar elde etmenin mümkün, ancak bunun oldukça yavaş ve zahmetli olduğunu vurgulayan araştırmacılar, nano- ölçekli nesneleri doğrudan üç boyutlu yazabilen tekniklerin ise birçok uygulama için gerekli fonksiyonel özelliklerden yoksun ve polimer ile plastik özellikli materyaller açısından kısıtlı olduğunu belirtti. Araştırmacılar ayrıca mevcut tekniklerin sadece kendi kendini destekleyen yapılar üretebildiğine işaret etti. Bilim insanları bu mini modellerle inşa edilen yapıların, optikten ilaç sanayisine ve robot teknolojilerine kadar birçok alanda uygulanabileceğini öngörüyor. Bu teknik, biyoloji ve malzeme bilimi laboratuvarlarının halihazırda sahip olduğu donanımı kullandığından, araştırmacılara kolay erişim olanağı sağlıyor. Araştırmanın sonuçları, “Science” dergisinde yayımlandı.
Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM
Kaynak: http://news.mit.edu/2018/shrink-any-object-nanoscale-1213 , https://www.extremetech.com/extreme/282534-mits-implosion-fabrication-shrinks-objects-to-create-nanoscale-versions

Kimya

Robotik Alanında Devrim Yaratabilecek Terminatör’deki Gibi Gerilebilen Sıvı Metal Geliştirildi

Published

on

Bu sıvı metal, ‘’Terminatör’’ filmindeki kötü adama benzetiliyor. Bükülebilmesi ve şekillendirilebilmesi onu gelecekte yumuşak robotikte kulanılabilir kılıyor. Dİğer sıvı metallerden farklı olarak suyun dışında da kullanılabiliyor ve dik olarak bükülebiliyor.

Yumuşak robotiğe yönelik uygulamaları olan yeni sıvı metal, Terminatör gibi filmleri inandırıcı hale getiriyor. Araştırmacılara göre, galyum ve diğer alaşımlar gibi deneysel sıvı metaller, demir ya da nikelle desteklendiklerinde ,aynı ‘’Terminatör 2: Mahşer Günü’’ filmindeki ikonik kötü kahraman T-1000 gibi, mıknatısların yardımıyla bükülebilmekte ve şekillendirilebilmektedir.
Bu tür diğer metaller geliştirilirken, iki ana dezavantajla karşılaşılmıştır.

İlk olarak, önceki maddeler yüzey gerliminden dolayı sadece yatay olarak esneyebilirlerdi bu da onları hareketlilik açısından ciddi anlamda sınırlıyordu. İkincisi, önceki maddeler ancak tamamen suya batırıldıklarında manipüle edilebilir bir hale geliyorlardı. Araştırmacılar, maddelerin sıvıdan çıkarıldığında bir tür macuna döndüğünü söylüyorlar.

Fakat yeni gelişmeler bu iki konunun çözülmesinde adımlar attı. Araştırmacılar, galyum içine demir, nikel ve hidroklorik aside batırılmış kalay karışımının eklenmesiyle yüzey gerliminin büyük ölçüde düşürüldüğünü ve dayanma uzunluğunun dört katına gerebileceklerini söylediler. Ayrıca, sıvıya batırılmış madde, iki elektrota bağlandığında LED ampulü yakarak iletkenlik gösterdi. Bunlara ek olarak araştırmacılar bu metalin bir başka engeli daha aştığını belirttiler. Metal, suyun dışındayken macuna dönmeden üzerine dik olarak konumlandırılmış bir elektrota bağlanabiliyor.

Yapılan deney, filmleri tamamen taklit etmekten oldukça uzak olsa da ACS Applied Materials & Interfaces adlı bilim dergisinde yayınlanan araştırmacılar makalesine göre bu keşif ilk adım olabilir. Makalede şu sözlere de yer veriliyor, ‘’ Bu… sıvı metallerin daha da gelişmesi için umut verici bir platform oluşturuyor ve aynı zamanda gelecekte dinamik olarak yeniden yapılandırılabilir akıllı ve biyomimetik yumuşak robotların önünü açıyor.’’

Editör / Yazar: Zeynep BİROL

Kaynak: https://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-6831835/Scientists-develop-Terminator-style-liquid-metal-stretch.html

Continue Reading

Bilim

Bilim insanları, ışık ve havayı geçiren, fakat sesin geçmesini engelleyen bir materyal geliştirdiler

Published

on

Boston Üniversitesinden araştırmacılar,matematiği 3D baskı ile birleştirdiler ve mantığa meydan okuyarak, ışık ve havanın içinden sorunsuzca geçtiği fakat sesin geçemediği yeni bir malzeme geliştirdiler. Araştırmacı Xin Zhang bir basın açıklamasında ‘Biz şu anda matematiksel olarak, herhangi bir şeyin sesini engelleyebilecek bir nesneyi tasarlayabiliyoruz. “dedi –Bu da geleceğin bugünden çok daha sessiz olabileceği anlamına geliyor. Physical Review B dergisinde yayınlanan bir makalede, araştırmacılar geliştirdikleri bu işi “akustik meta malzeme” olarak tanımlıyorlar.
Bir malzemenin,hava ya da ışığı engellemeden, gelen ses dalgalarını kaynaklarına tekrar yansıtırken ihtiyaç duyabileceği özellikleri ve boyutları hesaplayarak başladılar.. Daha sonra 3D malzemeyi bir donat şeklinde bastırarak, PVC borunun bir ucuna, diğer ucu da bir hoparlöre tutturdular.

Hoparlörden yüksek perdeli bir not aldıklarında, bu donat şeklindeki materyalin borudan gelen sesin yüzde 94’ünü engellediğini gördüler. Araştırmacı Jacob Nikolajczyk basın açıklamasında:’’Bu tür sonuçları aylardır bilgisayar modellememizde görmüştük – ama bilgisayarda modellenen ses basıncı seviyelerini görmek başka bir şey, etkisini kendinizin duyması bir şey.’’ dedi. Araştırmacılar, araştırmalarının gösterdiği donatşekliyle sınırlı olmadığını iddia ettikleri akustik meta materyalleri için birçok uygulama öngörüyorlar. Zhang ve arkadaşıRezaGhaffarivardavagh; materyalin yapısının çok hafif,açık ve güzel olduğunu söylediler ve ayrıca her parçanın, ses engelleyici, geçirgen bir duvarın ölçeklendirilmesi ve inşa edilmesi için kiremit veya tuğla olarak kullanılabileceğini belirttiler. Ayrıca dronların, HVAC sistemlerinin ve hatta MRI makinelerinin sesinin azaltılması için malzemenin kullanılma potansiyelini olduğunu da belirttiler – görünüşe göre gürültü yapan herhangi bir şey bu yeni malzemenin eklenmesiyle daha az gürültü yapabilir.

Editör / Yazar: Esra KAŞ

Kaynak: https://www.sciencealert.com/scientists-create-new-material-that-can-block-sound-while-still-allowing-air-and-light

Continue Reading

Teknoloji

İşte, Toyota’nın Ay’a göndereceği dev keşif aracı

Published

on

Japon otomotiv devi Toyota, uzay sektörüne çok ilginç bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Japonya Uzay Araştırma Organizasyonu (JAXA) ile iş birliği yapan şirket, Ay’a dev bir araç göndermek için hazırlıklara resmen başladıklarını duyurdu. Bugün yapılan ortak açıklamada uzay aracının ilk temsili videosu ve detayları da paylaşıldı. JAXA’nın resmi internet sitesi üzerinden yayınlanan yazıda arabanın Ay’da taşımacılık yapma amacıyla kullanılacağı belirtiliyor. Otonom sürüş kabiliyetlerine sahip olacağı söylenen araç, iki astronotu Ay yüzeyinde tam 10 bin kilometre boyunca taşıyabilecek. Ayrıca istenildiği takdirde ekstradan iki yolcu daha taşıyabilecek. Son olarak aracın, 2019 Toyota 4Runner SUV modelinin tam iki katı uzunluğunda ve iki katı genişliğinde boyutlara sahip olduğu belirtiliyor.

Ay arabasının güç ihtiyacı ise tamamıyla yenilenebilir enerji teknolojileriyle karşılanacak. Toyota’nın geliştirdiği yakıt hücresi teknolojisi Ay aracında kullanılacak. Yakıt hücrelerinin katlanabilir güneş panelleriyle sarj edilmesi planlanıyor.

Konuyla ilgili bazı açıklamalar yapan JAXA başkanı Hiroshi Yamakawa,”Zorlu keşif maceralarımızda Toyota’nın da bize katılması kendimize olan güvenimizi kuvvetlendiriyor. Basınçlı kabinlere sahip insanlı bir araç, geniş ölçekli keşif görevlerimizde çok önemli bir rol oynayacak. Ay’ın yüzeyini daha hızlı ve daha verimli bir şekilde araştırabileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Toyota ve JAXA ikilisi, dev aracı 2029 yılı gibi Ay yüzeyine indirmeyi hedefliyor. Uzay ajansının verdiği tarih biraz geç gibi görünebilir ancak zaten o tarihe kadar herhangi bir insanlı görev düşünülmüyor. JAXA’nın şu andaki hedefi 2030 yılında Ay’a ilk Japon astronotları indirmek. Yani Toyota’nın 2030’a kadar aracı hazır hale getirmesi yeterli olacak.

Toyota’nın Ay arabasının NASA gibi diğer uzay ajansları tarafından da kullanılması bekleniyor.

Kaynak: https://www.forbes.com/sites/jamiecartereurope/2019/03/12/toyota-reveals-self-driving-moon-car-as-japan-prepares-to-land-astronauts-on-the-moon/

Continue Reading

Öne Çıkanlar