fbpx
Connect with us

Uzay

Bilim İnsanları, Samanyolu’nun Yörüngesinde Keşfedilen Minik Galaksi Hakkında Araştırma Yürütüyor

Published

on

Samanyolu’nun hemen dibinde keşfedilen minik bir galaksi bilim insanlarını şaşırttı. Segue 1 ismi verilen galaksi oldukça tuhaf bir yapıda. Çok küçük olmasının yanında, oldukça da soluk olan minik galaksi Samanyolu’na çok yakın ve kimse nereden geldiğini tam olarak bilmiyor. Astronomlar mini galaksinin hareketlerini ilk defa doğru bir şekilde ölçmeyi başardı. Bu ölçümler galaksi hakkında bazı ipuçları barındırıyor. Son 10 sene içerisinde teleskop teknolojisi küçük galaksileri tespit edebilecek kadar gelişti. Bu küçük galaksiler çok kompaktlar, küresel bir küme ile cüce gökada arasında bir yere sahipler. Ultra-zayıf cüce spiroidal gökadalar olarak adlandırılıyorlar.
2006’da Sloan Dijital Gökyüzü Anketi verilerinde ilk keşfedilen Segue 1 oldu. Galaksinin keşfi 2007 yılında duyuruldu. Oldukça eski olan galaksi, yaşlı ve çok eski yıldızlarla dolu. Aynı zamanda tutarlı düşük metal içeriğe sahip. Metaller evrende bir neslin veya iki yıldızın süpernovaya dönüşmesine ve ölümünde ağır elementlerin oluşmasına kadar yayılmaz. Segue 1 ayrıca oldukça düşük bir parlaklığa sahiptir. galaksinin parlaklığı tipik bir küresel kümelenmeden çok daha zayıf. Aslında, astronomlar henüz galaksinin küresel bir kümelenme olmadığından tam olarak emin değiller. Yeni araştırma galaksi hakkında daha fazla bilginin ortaya çıkmasını sağladı. Araştırmacılar Segue 1 ‘in bir galaksi parçası mı yoksa küresel bir kümeye mi ait olduğunu anlamak istedi. Bunun yanında araştırmanın amaçları arasında Segue 1’in nereden geldiği ve tam olarak 23 bin parsec (75 bin ışıkyılı) mesafede Samanyolu’nun yörüngesinde nasıl bulunduğunu inceledi. Segue 1’in hareketini hesaplamak için Sloan Dijital Gökyüzü Anketi’nden ve Büyük Binoküler Kameradan 10 yıllık bir temel veri kullanıldı. İncelenen verilerde Segue 1’in 600 milyon yılda bir defa Samanyolu galaksisinin yörüngesine girdiğini keşfetti. Aynı zamanda tespit edilen bir diğer gerçek ise Segue 1’in Samanyolu galaksisinin yer çekim kuvveti tarafından yok edilmenin eşiğinde olduğu. Tüm bu veriler Segue 1’in galaksi kategorisine girme olasılığını daha güçlü hale getirmektedir. Galaksi düşük metal yoğunluğa sahip olmasına rağmen, küresel kümelerde bulunmayan önemli bir demir yayılımına sahip.
Araştırmacılar Segue 1’in bulunduğu yere nasıl geldiğine dair iki farklı senaryo üzerinde duruyor. Bu teorilerden daha az güçlü bulunanı Segue 1’in farklı bir galaksinin etrafında bir uydu olmasıydı. Bu galaksi 12 milyar yıl önce Samanyolu’yla çarpıştı ve bu çarpışma sonrasında Segue 1 tek başına kalarak kendi etrafında dönmeye başladı. Bu olası bir varsayımdır. Samanyolu galaksisinin geçmişte birçok galaksiyle çarpışıp, kaynaştığı bilinmektedir. Ancak Segue 1’in yörüngesi tespit edilen çarpışmaların hiçbirisiyle tutarlı yapıda değil. Ancak daha önce keşfedilmemiş bir çarpışma olasılığını da bilim insanları göz ardı etmiyor. İkinci teori ise bilim insanlarının %75 oranında makul bulduğu senaryodur. Segue 1, 8 milyar yıl önce Samanyolu galaksisinin çekim kuvvetine kapılarak onun yörüngesine girmiştir. Yapılacak olan ek araştırmalar bu senaryolardan hangisinin doğru olduğunu gelecek günlerde ortaya çıkaracak.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/ultra-faint-spheroidal-dwarf-galaxy-segue-1-proper-motions-measured-first-time

Uzay

Mars One İflas Etti

Published

on

Yaşadığımız yerküreye her ne kadar büyük bir sevgi beslesek de başka bir gezegende yaşamak için oldukça istekliyiz. Tabii şu an Dünya gezegenindeyiz. Mavi yumurtalarla milyonlar kazanan bir girişimciden(!); insanların Dünya’dan kurtulma isteğini kullanan bir turizmciye(!) kadar çeşit çeşit insanla birlikte yaşıyoruz. Ve o turizmci, “Mars’a gidiyoruz” diyor. Her iki kişinin de ortak noktası; dolandırıcılık.. Ancak, Mars projesi büyük bir duvara tosladı. Uzay araştırmalarını sürdürebilmemiz için teknolojinin yanı sıra finansman da çok önemli noktalardan birisi. Uzay araştırmaları hala ağırlıklı olarak devletlerin ayırdığı bütçelerle sürdürülüyor. tabii özel girişimcilerin eli de boş durmuyor. Bir girişimci, Mars’a ilk insanları göndermek için gerekecek bütçeyi, bu süreci televizyon şovuna dönüştürerek oluşturmayı planlıyordu. Mars One adı verilen projede, Mars’taki ilk insan kolonisinin kurulması hedefleniyordu. Mars One projesi, iki koldan oluşuyordu; kâr amacı gütmeyen Mars One Foundation ve kâr amaçlı Mars One Ventures. Ancak bu girişim geçtiğimiz ay iflas ettiğini açıkladı. Bu girişimin aşamaları ise şu şekildeydi;

  • 2013: Adaylar arasından 100 kişi seçilecek, inşa edilen eğitim alanında eğitim görmeye başlayacaklar
  • 2014: Projenin ilk haberleşme uydusu ve bir keşif aracı Mars’a gönderilecek, yerleşme alanı belirlenecek.
  • 2016: SpaceX’in Dragon kapsülleriyle 2500 kilogramlık dayanıklı yiyecek tedariği Mars’a gönderilecek.
  • 2021: Yine Dragon kapsülleriyle 2 yaşam ünitesi, 2 destek ünitesi, 2 tedarik ünitesi gönderilecek.
  • 2022: SpaceX Falcon Heavy roketiyle 4 kişilik ilk insan grubu Mars’a ulaşacak
  • 2023: İlk koloni Mars’a varacak
  • 2025,: 2. koloni Mars’a varacak
  • 2031: 6 yılda toplam 20 insan kolonisi Mars’a ulaşmış olacak.

Mars One Foundation şu an için operasyonlarına devam ediyor. Tabii kâr amacı bulunmadığı bu vakıf, yatırımın olmadığı bir ortamda çok uzun ömürlü olamayacaktır. Mars One projesinin yetkilileri 2015’te başlattıkları yarışmaya 200.000 başvuru aldıklarını söylemişlerdi. Finalistlerden biri ise bunun tamamen yalan olduğunu ve toplamda yalnızca 2.761 başvurunun alındığını söylemişti. Mars One projesinin iflasını duyurması çoğu insan için çok da şaşırtıcı olmadı denebilir. Projenin ilk günden beri öne sürdüğü hedefler aşırı büyük, bunları yapmak için ortaya koydukları çözümler ise yok denecek kadar belirsizdi. Girişte kısaca bahsettiğimiz Çiftlik Bank, insanların evlerini arabalarını satmasına neden oldu. Mars One ise umudunu daha küçük rakamlara sattı. İşin ilginç tarafı Mars One projesinin mağdurları 200 bini bulurken, Çiftlik Bank sadece Türkiye’de 132 bin kişiyi dolandırmıştı.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://www.forbes.com/sites/jonathanocallaghan/2019/02/11/goodbye-mars-one-the-fake-mission-to-mars-that-fooled-the-world/#1b5fab1c2af5

Continue Reading

Uzay

Hollandalı biyologların buluşu, dünya dışındaki yaşamın keşfi konusunda umut oldu

Published

on

Hollandalı biyologdan dünya dışı yaşam arayışı için önemli buluş. Amsterdam Özgür Üniversite’de doktora öğrencisi olan biyolog Lucas Patty, organik dokunun ışıkta benzersiz bir iz bıraktığını keşfetti. Bilim çevreleri bu buluşu, dünya dışı yaşamın yakın gelecekte keşfi konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Lucas Patty’nin bu hafta sunduğu doktora tezine göre, evde yetiştirilen bir çiçeğe dokunduktan sonra el feneri tutulunca, ışık bir tür tirbuşon haraketi yapıyor. İnsan gözü bu değişimi fark edemiyor ancak Patty’nin geliştirdiği cihaz sayesinde ilk kez bu durum saptanabildi. Hollandalı biyoloğa göre, bu tirbuşon haraketi, yaşamın karmaşası içinde bir düzen oluşturuyor. Birbirinin aynısı olan sağ ve sol elin, aralarında ayna işlevi gördüğünü belirten Patty, tıpkı eller gibi birbirinin aynısı olan moleküller bulunduğunu belirtiyor. Canlı dokuların büyüme sırasında sürekli olarak bir şekil aldığını anlatan Hollandalı biyolog, bu yüzden ışığın karakteristik bir şekilde yansıdığını vurguladı.
Dünya yörüngesine yerleştirilecek teleskop
Lucas Patty’nin geliştirdiği aygıt, şu anda üniversite çatısından ağaçları ölçüyor. Ancak tez danışmanlarından astrobiyolog Inge – Leos ten Kate ve gökbilimci Frans Snik’e göre, bu aygıt sayesinde 20 yıl içinde dev bir teleskop aracılığıyla dünya dışı yaşam gözlenecek. Hollanda’da yayımlanan Volkskrant gazetesine konuşan Frank Snik, “Bunu ölçerseniz, hayatı ölçersiniz” diyor. Snik’e göre, dünya dışı yaşam arayışında böyle bir yöntem henüz uygulanmadı. Hollandalı gökbilimci “Işık spektrumuna baktığınızda, atmosfer dışında oksijen olup olmadığını anlayabilirsiniz” görüşünü dile getiriyor. Astrobiyolog Inge – Leos ten Kate de, geliştirilen yeni tekniğin, dünya dışı yaşamın saptanması konusunda orta ve uzun vadede en umut verici yöntemlerden biri olduğunun altını çiziyor. Tez danışmanları, henüz dünya dışı orman ya da yabancı yosunları algılamak için çok erken olduğu görüşünde. Çünkü günümüzde var olan teleskoplar, dünya dışındaki gezegenlerdeki ışığı ölçemiyor. Aradaki mesafenin çokluğu nedeniyle ışık, yıldızların parlaklığında boğuluyor. Ancak gökbilimci Frans Snik, bu ışığı ölçebilecek hassas teleskopların önümüzdeki 10 yıl içinde bitirilmiş olacağını söylüyor. O zaman, Patty’nin buluşunu daha da geliştirip dünya dışında yaşam izlerini arayabileceklerini vurguluyor. Bilim insanlarının hedefi, Hollandalı biyoloğun buluşunu, 2035 yılında dünyanın yörüngesine oturtulan bir teleskopla denemek. Leiden Üniversitesi’nden astronomi profesörü Ignas Snellen ise, yeni buluşun kendi güneş sistemimiz içindeki araştırmalarda daha yararlı olabileceğini savunuyor. Snellen, Jüpiter’in uydusunda daha fazla inceleme yapmak için bu yöntemi öneriyor. Araştırma ekibi gelecek yıldan itibaren bir uçaktan, 3 yıl içinde de Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan ölçüm yapmaya hazırlanıyor. Kaynak: (BBC)

Continue Reading

Uzay

NASA’nın opportunity adlı keşif aracı Mars’ta öldü

Published

on

Opportunity, 2004 yılında Mars yüzeyinde bir yere durdu ve 14 yıl boyunca kraterden kratere dolaştı. Geçtiğimiz Haziran’da gezegeni saran dev bir toz fırtınası, keşif aracının güneş panellerini kapattı ve mühendislerin aylarca tekrar temas kurulması için uğraşmalarına neden oldu.
NASA görevin Çarşamba günü bittiğini bildirdi.  Rekor Kıran : Opportunity, 5,111 Mars günü boyunca sağ kaldı ve Dünya dışındaki tekerli araçlar için bir mesafe rekoru olan 28 mil(45 km) mesafe kat etti.Bir sanatçının Endurance Krateri’nin gerçek resmi üzerine eklediği Opportunity izlenimi.
Toz Ciltli: Opportunity, Mars’ta bulunduğu 14 yıl içinde birçok hava durumu etkisinden zarar görmüştü. Örneğin 2014 yılının başlarında keşif aracını kamufle eden kırmızı tozun çoğu iki ay sonra uçmuştu: Opportunity’nin 5 bininci Mars gününde çekilmiş bir özçekimi aracın neredeyse bir golf arabası kadar olduğunu, güneş ışığında parladığını gösteriyor. Fakat, Haziran 2018’de gelen fırtına, Güneş’i günlerce kararttı ve aracı toz ve çakıl taneleriyle örttü.
Mars’ı Keşfetmek : Opportunity’nin son resimlerinden biri, fırtınadan bir hafta önce onun robotik kolunun Perseverance Vadisi’nde çalışmakta olduğunu gösteriyor. Beş ay sonra Opportunity öldü ve NASA Mars’a başka bir uzay aracı indirdi. InSight keşif aracı Opportunity kadar gezmeyecek, onun yerine hareketsiz kalıp gezegenin iç yapısını inceleyecek.
Çeviri: Buğrahan Duymaz
Kaynak: https://www.nytimes.com/interactive/2019/02/13/science/opportunity-rover-mars-map.html

Continue Reading

Öne Çıkanlar