Bizi Takip Edin

Bilim

Bilim İnsanlarının Açıklayamadığı Gizemli Patlamalar Dünyanın Çeşitli Yerlerinde Duyuluyor

Yayınlandı

üzerinde

Gizemli patlamalar olarak isimlendirilen ancak bilim insanlarının bir türlü tam olarak sebebini çözemediği patlamalar Dünya üzerinde 64 farklı yerde kaydedildi. Bilim inşaları bu patlamalara uçak ya da meteoritin sebep olduğunu düşünüyor. Ancak tam olarak bu patlamalara neyin sebep olduğu hala bulunamadı.
Dünyanın farklı bölgelerinde bir dizi güçlü patlama şeklinde duyulan ve gittikçe sıklığı artan patlama sesine dair bilim henüz bir açıklama getiremiyor. 2017 senesi itibariyle İngiltere, ABD, Yeni Zelanda ve Avusturalya başta olmak üzere bu patlamalardan 64 adet kayıt altına alındı.

En son patlama CBS Denver’a göre ABD’de bulunan Alabama ve Colorado eyaletlerinde meydana geldi. Halkın birçoğu tarafından sosyal medya aracılığıyla BamaBoom ismi verilen bu patlamalar duyuruluyor.

bilim-insanlarinin-aciklayamadigi-gizemli-patlamalar-dunyanin-cesitli-yerlerinde-duyuluyor
NASA Meteoroid Çevre Bürosu sözcüsü olan Bill Cooke son patlamalara dair yaptığı açıklamada, bunlara bir süpersonik uçağın ya da atmosferde bulunan meteorların patlamasının sebep olabileceğini kaydetti. Bu bağlamda sesi analiz eden US GeologicalSurvey (USGS), patlamaların deprem neticesinde olmadığını tespit etti.

bilim-insanlarinin-aciklayamadigi-gizemli-patlamalar-dunyanin-cesitli-yerlerinde-duyuluyor1
ABD hava kuvvetleri henüz bunu doğrulamamış olsa da birçok kişi bu sese süpersonik bir askeri jetin sebep olduğunu düşünüyor. Popular Mechanics dergisi bu konuda yaptığı açıklamada gizemli ses patlamalarının en yaygın kaynaklarının süpersonik uçaklarla yapılan habersiz askeri uçuşlar olduğuna değindi. Bununla beraber ABD hava kuvvetleri tarafından bu doğrulanmadı. Gizemli sesler farklı yerlerde düzinelerce insan tarafından bildirilmeye devam ediyor.

2017 Yılında Meydana Gelen Ses Patlamaları

18 Kasım – Michigan
19 Kasım – Şam – hava saldırılarından kaynaklandı
17 Kasım – Laponya – meteor kaynaklı
15 Kasım – Idaho
14 Kasım – Alabama
8 Kasım – Tennessee
4 Kasım – Oregon
3 Kasım – Minnesota
1 Kasım ve 2 Kasım – New Jersey ve San Diego
27 Ekim – Eyre Yarımadası – meteorun neden olduğu
25 Ekim – New Jersey
20 Ekim – British Columbia
17 Ekim – Kuzey Carolina
10 Ekim – Detroit
25 Eylül – StIves
22 Eylül – TempleTerrace, Florida
17 Eylül – Maryland, Pennsylvania, New York, Virginia, Delaware, New Jersey, Ohio ve Massachusetts – meteor kaynaklı
7 Eylül – Moranbah, Avustralya
30 Mayıs – Tauranga, Yeni Zelanda
26 Mayıs – Kent
24 Mayıs – Texas
19 Mayıs – Massachusetts
16-17 Mayıs – Lincolnshire
13 Mayıs – Ontario – depremden kaynaklanıyor
12 Mayıs – Tennessee
11 Mayıs – Abergavenny, Galler
7 Mayıs – Florida gizli askeri görev nedeniyle
25 Nisan – San Diego
17 Nisan – Michigan
15 Nisan – Michigan
9 Nisan – Maine
3 Nisan – Texas
Mart – Vermont
27 Mart – Cornwall
26 Mart – Arizona
25 Mart – Gordonvale, Avustralya
22 Mart – Wisconsin
13 Mart – Virginia – depremden kaynaklandı
12 Mart – New York
11 Mart – Kentucky
5 Mart – Montreal
2 Mart – Nottingham
27 Şubat – Louisiana
13 Şubat – Ohio
12 Şubat – Indiana
10 Şubat – Pennsylvania
30 Ocak – New Orleans
30 Ocak – Washington DC
29 Ocak – Maryland
24 Ocak – San Diego
20 Ocak – Swansea
19 Ocak – New Orleans
18 Ocak – Kuzey Carolina
17 Ocak – Canterbury
16 Ocak – Beddgelert, Galler
16 Ocak – Büyük Manchester
13 Ocak – Marseilles
12 Ocak – Kuzey Yorkshire
6 Ocak – Louisiana
6 Ocak – Oregon
5 Ocak – Liverpool
4 Ocak – Missouri
4 Ocak – Washington
3 Ocak – Connecticut
Kaynak: https://www.ancient-code.com/mystery-booms-heard-in-64-locations-around-the-world-create-confusion-among-scientists/

Bilim

Kozmik Malzemelerle Üretilen En Değerli Bronz Çağı Eserleri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni bir araştırmaya göre, Bronz Çağı’ndaki tüm demir esaslı silah ve aletlerin, meteorlardan kurtarılmış metal kullanılarak oluşturulması mümkün. Bulgu, uzmanların, bu aletlerin insanlardan önce cevherden demir üretecek şekilde nasıl oluşturulduğu konusunda daha iyi bir fikir edinmesini sağladı. Önceki çalışmalar, meteorik metalden yapılmış belirli Bronz Çağı nesneleri (Kral Tutankhamun ile gömülmüş hançerlerden biri gibi) bulunmuş olsa da, bu son araştırma uygulamanın ne denli yaygın olduğu konusuna cevap vermektedir.

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) Albert Jambon, Mısır, Türkiye, Suriye ve Çin’den gelen müze eserlerini incelemiş ve bunları, X-Işın Floresans Spektrometresi kullanarak analiz etmiştir. Sonuç olarak hepsinin aynı dünya dışı kökenleri paylaştıklarını keşfetmiştir. Jambon yayınladığı makalede, “Yüksek kaliteli analizleri tamamlayan mevcut sonuçlar, Bronz Çağı’ndaki demirlerin çoğunun ya da tümünün meteoritik demirden türedildiğini önermektedir” diyor. ” Bir sonraki adım, demirin ilk kez nerede ve ne zaman ortaya çıktığını belirlemek olacaktır”.
Bronz, M.Ö 3300 yıllarında başlayan dolayısıyla dönemin de adı olan Bronz Çağı’nda aletler, silahlar ve mücevherler için seçilen metaldi. Alaşım, bakırın eritilmesi ve kalay gibi diğer metallerle karıştırılması ile sağlam ve kolay bir şekilde elde edilmiştir. Yaklaşık 2000 yıl sonra da Demir Çağı adını aldı.
Tarihçiler, Bronz Çağ’dan kalma bazı demir silah ve aletlerin varlığı ile şaşkına dönmüşlerdir. Bunlar, o tarihlerde nadir olarak bulunan değerli malzemelerdi. Bu demir nereden geliyor? Bu sorunun cevabı, nikel oluşumu sırasında gezegenimizin erimiş demir çekirdeğine doğru sürüklenme şekli nedeniyle yüzeydeki demir cevherine kıyasla meteorlardan dünyaya düşen demirin çok miktarda nikel içeriyor olmasıdır.

Demirin insan eliyle ilk kez ne zaman eritildiği hakkında kesin bir kanıt yok. Ancak bu teknikleri ve araçları kullanan daha ileri araştırmalar, meteorik demirden demir cevherine geçişin saptanmasında büyük bir yardımcı olabilir.
Jambon, “Çalışma, geçmiş kültürlerimizde metallerin ve metal işleme teknolojilerinin kullanım evrimini doğru bir şekilde incelemek için analitik yöntemlerin önemini vurguluyor” diye yazıyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/bronze-age-artefacts-have-meteorite-iron

Devamını Oku

Bilim

4 Parçacıktan Oluşan Tetraquarklar Artık Mümkün

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İmkansız olduğu düşünülen, bir o kadar gizemli egzotik bir parçacık nihayet fizikçiler tarafından tespit edildi. Sadece bir kez değil bu ikinci tespit edilişi. Tetraquark olarak adlandırılan zor maddenin iki yeni kuramsal öngörüsü, atom altı anlayışında yeni dönem hazırlayarak bu garip parçacıkların gerçekten var olduğunun en güvenilir kanıtını sağlamaktadır.
Biraz lise kimyası ve fiziğiniz varsa hatırlayacaksınız ki proton ve nötronlar dahil olmak üzere atom altı parçacıkları var. Bunlar, hadron denilen kompozit parçacıklardan oluşuyor. Ancak bu parçacıklar da Kuark adı verilen temel parçacıklardan oluşuyor. Kuark fikri ilk kez 1960′ larda önerildi ve o zamandan beri fizikçiler, bu gizemli parçacıkların dokunup hissedebileceğimiz maddenin yapı taşlarını oluşturmalarına yardımcı olduklarını araştırıyor. Şimdi iki ayrı bilim adamı ekibi, 4 quark parçacığından oluşan istikrarlı bir konfigürasyonu Tetraquark olarak adlandıran yeni bir düzenlemenin sağlam teorik kanıtlarının olduğunu düşünüyor.


Geçen yıl Fermilab ekibi, tetraquark ile uyuşan bir parçacığın keşfini duyurdu ve Büyük Hadron Çarpıştırıcısı güzelliği (LHCb) deneyindeki araştırmacılar, tetraquarkların tamamen yeni bir ailesi olabilecek parçacıkları bularak ilerledi. Ancak yine de doğrulama yapmak kolay olmadı çünkü araştırma alanı tamamen egzotik kalıyor. Quigg Physics World’e verdiği demeçte “Tetraquarkların durumunda insanlar her zaman alternatif açıklamalar önerebilir” dedi.
Quarklar kendi içlerinde 6 çeşide ayrılmıştır. Bunlar; elektrik yükleri, kütle ve dönüş gibi özelliklerle belirlenen yukarı, aşağı, garip, çekici, üst ve altlardır. Tetraquark teorisi geleneksel olarak 2 yada 3 quarkın birleşerek bir parçacık oluşturabileceğini 3 ten fazla parçacığın birleşemeyeciğini öneriyordu. Ancak yeni araştırmada Quigg ve ekibi, 4 quark parçacığının birleşiminin mümkün olduğunu gösterdi.
Tel Aviv Üniversitesi’nden araştırmacı Marek Karliner, “Kullanılan yöntemler farklı olmasına rağmen her iki takımın sonuçları temel olarak nitel bir düzeyde özdeşleşiyor” dedi.
Fizik camiasında bazıları bu kanıtı olumlu bir işaret olarak yorumluyor çünkü bu kez tetraquarkı sonunda tanımlayabildik. Yıllardır imkansız olarak görülüyordu. Yine de bitmedi. Şimdi, tetraquarkların var olduğuna dair en sağlam teorik kanıt olmaya başladığımıza göre, geriye sadece CERN’in Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda ya da başka bir deneysel parçacık hızlandırıcıda gözlemsel olarak ispatlamak kaldı. Bu deneysel belgenin ne zaman ortaya çıkacağını söyleyemeyiz ancak Quigg kendinden emin görünüyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/physicists-demonstrated-impossible-tetraquarks-exist-after-all-quarks-particles

Devamını Oku

Bilim

Canlı Madde İle 3D Baskı Platformu Oluşturuldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Pizzadan, idrar tabanlı uzay plastiklerine, hatta kan damarlarına kadar 3D baskısında hiçbir şeyin sınırı yok gibi görünüyor. Kompleks Malzemeler Laboratuvarı başkanı Profesör Andre Studart’ın liderliğinde ETH araştırmacıları tarafından oluşturulan yeni bir 3D baskı platformu, canlı materyaller ile çalışarak süreci ilerletiyor.

Özel olarak tasarlanmış malzeme aslında bakterilerden oluşan bir mürekkeptir. Makine daha sonra, kullanılan bakterilere bağlı olarak değişen çeşitli amaçlar için canlı biyokimyasal tasarımlar basabiliyor. Araştırmaları Science Advances’de yayınlandı.

Biyolojik uyumlu bir hidrojelden oluşan mürekkep, bakteriler için yapı sağlar. Diğer türler de kullanılabilir olmasına rağmen bu çalışmada Pseudomonas putida ve Acetobacter xylinum kullanılmıştır. Hidrojel-mürekkep-bakteri kombinasyonu ağrıyı hafifletir, nemi tutar ve inanılmaz kararlıdır. Bu özelliklere bakıldığında bu mürekkep için potansiyel bir uygulama, yanıkların tedavisi olabilir. Bilim adamları, 3D baskının tek bir kullanımında, her biri birden çok bakteri türü içeren 4 farklı mürekkep kullanabilirler. Bu araştırmanın yazarı ve araştırmacı Manuel Schaffner’e göre “canlı 3D baskı ile mürekkep, diş macunu kadar yapışkan ve el kremleri tutarlılığında olmalı.

Bu teknolojinin ticari açıdan uygulanabilir olması için hala yapılması gereken çok iş var. Ancak olağan üstü teknik kesinlikle ilginç bir potansiyele sahip. Bu teknoloji için hız ve ölçeklenebilirlik olmak üzere 2 büyük engelle karşılaşıldığında, canlı bakteriyel mürekkeple yapılan baskı bir çok girişimin ayrılmaz bir parçası olarak ortaya çıkabilir. En belirgin uygulamalar tıp ve biyo teknoloji alanında bulunabilir. Aynı zamanda, teknik, toksik bileşenlerinden dolayı içme suyunu test etmek için ve hatta petrol sızıntılarını temizlemeye yardımcı olmak için bir filtre olarak kullanılabilir.
Kaynak:https://futurism.com/researchers-created-platform-prints-living-matter/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar