fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Bu Uygulamayla Kendinize Uygun Elektrikli Arabayı Bulun

Yayınlandı

üzerinde

Şuanda bu yazımızı okurken kendinizi bir elektrikli arabayı sürmenin hayalini gerçekleştirin. İçinizde herhangi bir rahatsız edecek durum var mı? Gergin misiniz? Ağzınızın içerisinde herhangi bir kuruluk var mı ? Bütün bu saymış olduğumuz soruların yanıtlarına cevabınız evet ise, gideceğiniz mesafeden, elektrikli aracınızın şarjının hiç istenmediği bir anda biteceğinden dolayı kendinizi çaresiz hissediyor olabilirsiniz. Hastalıklar kataloğunda (DSM 5) ne kadar tanımlanan bir durum olmamış olsa da mesafeye olan kaygının elektrik araştırmacıları insanların kafalarını karıştıracak sorun teşkil etmekte. Elektrikli araçların güçlü tüketicisi fazla bir şekilde ilgi görmesine karşı birden fazla kişi halen elektrikli arabanın bireysel olarak ihtiyaçlarını karşılayacağı konusunda endişe duymakta.
Lawrance Berkeley Ulusal Laboratuvarı’nda araştırmacı olarak görev yapan Samveg Saxena, bu yaşanan bilinmezlik durumu çevre dostu olan bir kişinin araba seçimi yaparken kendisine çıkmakta olan büyük bir engel olduğunu savunuyor. Saxena devamlı olarak kendisini çevre dostu ve ulaşım konusunda da ödün vermeden tutku içerisinde çalışmalarını yürüten birisi olarak tanımlamakta. Burada mesafeden oluşan kaygının ortadan kaldırılması için çevre dostu olan bu araçların değeriyle alakalı olan belirsizlikleri ortadan kaldırmanın tek yolunun ise bilgiden geçmiş olduğunu söylüyor. Böylelikle sürücüler için sanal bir şekilde çevre dostu araçların testlerini yaparak en iyisini seçim yapmalarına imkan sunan bir uygulamanın geliştirmesini yapmış.
Geliştirilmesi yapılan uygulama ise MygreenCar yani benim çevre dostu arabam olarak isimlendirilmiş. Uygulamayı akıllı telefon cihazınıza yükledikten sonra sanal olarak test çalışmaları için istemiş olduğunuz arabayı belirliyorsunuz. Devamlı yapmış olduğunuz gibi arabayı kullanmaya başlıyorsunuz. Bu uygulama kişisel açıdan sürüşünüzdeki tarzınızı takibe alarak yol güzergahınız üzerindeki coğrafi özellikleri kayıt altına alıyor. Daha sonra ise size araçların yakıt tüketimi, mesafe ve maliyet tasarrufları gibi bilgileri veriyor.
Saxena, bu uygulamanın amacının kullanıcıları olabilecek en yeşil aracı almalarına ikna etmektense kendilerine en uygun çevre dostu aracı bulmalarına yardımcı olmak olduğunu söylüyor. Saxena, yıl sonuna kadar MyGreenCar’ı milyonlara erişilebilir yapmayı umuyor.

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Yaklaşmakta Olan Tehlike: Teknolojik Tekillik

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Tekillik bir diğer adıyla ”Singularity”, hem matematikte hem de fizikte kara delikler hakkında oluşturulan teoremler de sıkça kullanılan bir terimdir. Ancak, bu yazıda ele alacağımız tekillik daha çok teknoloji alanını kapsıyor.  Tekillik terimini teknolojide kullanan ilk kişi -aynı zamanda bilgisayarın öncüsü- Jon von Neumann’dır. 1950 dönemlerinde Neumann ”Gittikçe artan bilgi birikimi ve teknoloji, ırkımızı benzeri olmayan bir tekillik noktasına doğru götürüyor. Bu öyle bir nokta ki, sonrasında insan işleri bildiğimiz işleviyle devam edemeyecek.” demişti. ”Yaklaşmakta Olan Teknolojik Tekillik” adlı makalenin (1993’te yazıldı) yazarı Vernor Vinge ise ”Otuz yıl içinde insanüstü zeka yaratmak için gerekli olan teknolojiye sahip olacağız. Bu olaydan bir süre sonra insanlık çağı sona erecek.” demişti. Vinge, bu demeçleriyle astrofiziğe de bir gönderme yapıyordu. Tekillik, astrofizikte bir kara deliğin içinde olan ve fizik kurallarının işlemez olduğu noktaya denir. Vinge’de teknolojik tekilliği buna benzetiyordu: Gelecekte insanlığa neler olduğunu göremediğimiz kırılma noktası.
Peki insanların bu kadar pesimist yaklaştığı teknolojik tekillik nedir? 
Sözlük biçiminde bir tanım verecek olursak: Gelecekte yapay zekânın insan zekâsının ötesine geçerek, medeniyeti ve insan doğasını radikal bir biçimde değiştireceğine inanılan nokta. Neumann ve Vinge’ın ardından meşaleyi devralan Ray Kurzweil, 2005 yılında ”Tekillik Yakın: İnsanlar Biyolojinin Ötesine Geçtiğinde” adlı kitabı yayımladı. Kurzweil, diğerlerinden farklı olarak geleceğin ayrıntılı tasvirini yapmaktan hiç çekinmiyor. 2020’li yıllarda aldığınız bir bilgisayar insan beyninden daha güçlü olacak, yapay zeka artık bilinçli bir şekilde olaylara karşı düşünce yürütecek ve istekte bulunabilecek. Kısacası, tekilliğin doğuş dönemi olacak. 2045’te ise tekilliğin tam anlamıyla gerçekleştiği yıl olacak. Kurzweil, insanların makineler ile birleşeceğini ve ölümsüz bir hayatın mümkün olacağını da söylüyor. Ancak, geçtiğimiz yıl Neil deGrasse Tyson’a bu konu hakkında birkaç demeç veren Stephen Hawking ”Biz insanlar makinelerle birleşebiliriz. Peki diğer robotların gelip bizi kapatmayacağı ne malum ?” demişti. Kurzweil’ın tahminleri ve diğer teorilerin sonuçlarını zamanla öğreneceğiz. (Not: Google mühendislik direktörü Ray Kurzweil, şimdiye kadarki tahminleri yüksek oranda gerçekleşmiş bir gelecek bilimci. Kurzweil, 1990 yılından itibaren yürüttüğü 147 tahminin, yüzde 86 oranında gerçekleştiğini söylüyor.)

Ray Kurzweil
Eğer Kurzweil’ın tahmini gerçekleşirse ne olacak ? Tasarlanan insan-makine karışımı “Trans Human Çağı” makinenin hızı ve zekâsı insan zihnine entegre edilecek. Bilim insanları, bu teknolojinin insanlığa birkaç seviye atlatacağını ve daha keskin bir beyin yapısının ortaya çıkacağını düşünüyor. Bu dönemlerde, biyolojik olmayan zekâ kendi tasarımına erişmesi ve gittikçe artan bir şekilde yeniden tasarım döngüsünde kendisini geliştirmesi bekleniyor. Zaten bu konuyu bu kadar tehlikeli kılan ana unsur da bu. 
Bu ihtimalin gerçekleşme olasılığı bile, bilim dünyasında ‘Voldemort’ etkisi yaratıyor. Tabi ki olay daha ciddi ve gerçekçi. Ancak umarım bizim Mürver Asa’ya ihtiyacımız olmaz ve Ray Kurzweil, yüzde 14’lük ‘hedef şaşırma’ oranını biraz daha yükseltir…

(Bu yazının bazı bölümleri, Martin Ford’un ‘Robotların Yükselişi’ adlı kitabından esinlenerek kaleme alınmıştır. Okuduğunuz için teşekkür eder; yorumlarınızı beklerim.)
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Teknoloji

Yapay Zeka Fetal Kalp Problemlerini Saptayabilecek

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Birçok kişiye göre insanlığı bitirecek olan yapay zeka, yeni geliştirilen sistem ile birlikte bebeklerin hayatını kurtarabilecek. RIKEN Yapay Zeka Merkezi’nden bir grup uzman araştırmacı, yapay zeka kullanarak bebeklerin kalbinde anormallik olup olmadığını önceden tahmin edebilen bir sistem geliştirdi. Bu sistem sayesinde; daha anne karnında olan veya yeni doğan bebeklerin kalp sistemleri incelenebilecek. Bir problem saptanması halinde, erken tedavi yapılabilecek ve iyi planlanmış tedavi süreci devreye girecek.

Kalpte doğuştan yaşanabilecek olan; ritm bozukluğu, damar bağlantılarında sorun, kapakçık sorunu ve kalpte olan bir delik, bebeklerin anne karnında veya doğduktan kısa bir süre sonra ölmesine neden olabilir. Bu sorunların önceden tespit edilmesi halinde tedavi süreci daha hızlı başlayabilecek ve hayati risk önlenebilecek. Sorunları tespit eden cihaz; ultrason ve MRI sisteminden yararlanarak hazırlandı. Uzmanlar, sistemden aldıkları ayrıntılı görüntüleri analiz ederek tedavi sürecini hazırlayacak.

RIKEN araştırmacısı Masaaki Komatsu ”Bu sistem; yapay zekada uzman olan bilim insanları ve kalp cerrahisinde uzman olan doktorlar tarafından hazırlandı. Sistemi kısa sürede tüm dünyada kullanmak istiyoruz. Yeni doğan bebeklerin yüzde 20’si kalp sorunları yüzünden hayatını kaybediyor. Bu acı verici duruma son vermek istedik ve bu sistemi geliştirdik.” dedi. Araştırmacılar, Japonya’da testlerini arttırarak sistemin doğruluğundan yüzde 100 emin olmak istiyor. İstenilen sonucun alınması halinde, cihaz bütün dünyada kullanabilecek.
Kaynak: https://www.eurekalert.org/pub_releases/2018-09/r-aut092118.php
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Teknoloji

Yüksek Teknolojili ‘Kaplamalar’ Gündelik Nesneleri Robotlara Dönüştürüyor

Yayınlandı

üzerinde

Cansız nesnelerin etrafına bükülebilen, esneyebilen derileri sararak kolayca bir robota dönüştürebilirsiniz. Bükülen, uzayan ve büzüşen robotik deri, doldurulmuş hayvanlar, köpük tüpler veya balonlar gibi cansız nesnelerin etrafına sarılarak esnek, hafif robotlar oluşturulabilir. Bu suni derilerin çıkarılabilir, tekrar kullanılabilir tabakaları, tutucular veya giyilebilir cihazlar oluşturmak için de kullanılabilir.

Pittsburgh’daki Carnegie Mellon Üniversitesi’nde robotikçi olan ChristopherAtkeson, “Bu ilginç bir yaklaşım” diyor. Bazı durumlarda, dar alanlarda belirli amaçlar için hazırlanmış yumuşak yapıda bir robotun kullanılması insan hayatını kolaylaştırabilir. Atkeson, robotik kaplamaların, arama-kurtarma operasyonları ya da uzay araştırmaları için kullanışlı olabileceği görüşünde. Robotik derinin her bir parçası ya gazla pompalandığında şişirilen hava poşetleri ya da elektrik akımıyla ısıtıldığında nikel titanyum bobinleri ile gömülü olan elastik polimer ya da kumaştan oluşmaktadır.

Bu gaz poşetleri ve bobinleri, robotik derilerin hareket etmesine ve şeklini değiştirmesine izin verir. Yale Üniversitesi’nde mühendis olan RebeccaKramer-Bottiglio ve meslektaşları deriyi çeşitli robotlar oluşturmak için kullandılar. Araştırmacılar, derideki hava poşetlerinin veya bobinlerinin düzenini değiştirerek ve cildin parçalarını çeşitli konfigürasyonlarda bir nesneye bağlayarak farklı hareket türlerine ulaştı.

Araştırmacılar ayrıca, postürü izleyen bir giysi oluşturmak için robotik ceketi bir tişörte tutturdular. Deri, kullanıcının omuzlarının durduğunu hissettiği her seferde, kullanıcının oturmasını hatırlatmak için hafifçe kırıldı. Atkeson’un, robotik cildin giyene bir masaj vermesi veya sanal gerçeklikte dokunsal geri bildirim vermesi için giyimde de kullanılabileceğini söylüyor. Robotik deri hala test aşamasında. Ancak bilim insanları yakın bir gelecekte bu sistemin kullanılabilir olabileceğine inanıyor.
Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/high-tech-skins-turn-everyday-objects-robots

Devamını Oku

Öne Çıkanlar