fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Büyük Sıcak Jupiterler Keşfedildi

Yayınlandı

üzerinde

Ekstra güneş gezegenleri üzerine yapılan araştırma, bazı fantastik ve büyüleyici şeyleri ortaya çıkardı. Şimdiye dek keşfedilen binlerce gezegenin, Güneş’ten çok daha büyük olduğu anlaşıldı. Örneğin, yıldızlarıyla yakından dolaşımı gözlenen gaz devlerinin çoğu Jüpiter veya Satürn’e benzemekle birlikte aynı zamanda aynı büyüklüktedir.
Gök bilimciler ilk kez 7 yıl önce, ekstra güneş enerjisi kullanan bir gaz devinin boyutuna sınırlama getirdi. Ondan beridir bu gezegenlerin neden bu kadar muazzam boyutlara ulaştığının gizemi sürdü. Kepler görevinin verilerini kullanarak Hawaii Üniversitesi Astronomi Enstitüsü’nden bir ekip tarafından K2-132 ve K2-97 sistemindeki ikiz gezegenlerin keşfi sayesinde bilim adamları, cevaba daha da yaklaştığımıza inanıyor. Ekip, Hawaii Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olan Samuel K. Grunblatt’ın önderliğindeydi. Bu gezegenlerin sıcak doğası nedeniyle olağan dışı boyutlarının, atmosfere giren ve çıkan ısı ile alakalı olduğuna inanılmaktadır. Bu süreci açıklamak için bir çok teori geliştirildi, ancak bunların test edilmesine yönelik her hangi bir araç mevcut değildi. Grunblatt, “Belirli bir gezegensel sistemin nasıl çalıştığını görmek için milyonlarca yılımız olmadığından, gezegen enflasyon teorilerinin kanıtlanması veya çürütülmesi zordur” diye açıkladı. Bu konuyu çözmek için Grunblatt ve arkadaşları, NASA’nın Kepler görevi verilerini kullanarak kırmızı dev yıldızların etrafında dönen ‘Sıcak Jüpiterler’i araştırdı. Bunlar, ömrünün ana diziliminden çıkmış olan yıldızlardır. Büyük devinim ve yüzey sıcaklığında bir azalma ile karakterize edilen Kırmızı Dev Branş (RGB) evresine girerler. Sonuç olarak kırmızı devler, yörüngede yakın bir şekilde dolaşan uzak gezegenleri yakından takip edebilir.

Şimdiye kadar araştırmaları, yörünge dönemleri 9 gün olan, yarıçap ve kütleler açısından aynı büyüklükte olan 2 gezegen K2-132 ve K2-97’yi buldu. Gözlemlerine dayanarak ekip, her iki gezegenin yarıçapını tam olarak hesaplayabildi ve Jüpiter’den %30 daha büyük olduğunu tespit etti. Ekip daha sonra modelleri, gezegen ve yıldızların zaman içindeki gidişatını izlemek için kullandı. Bu da zamanla gezegenlerin, yıldızlarından ne kadar ısı aldığını hesaplamalarını sağladı. Bu ısı dış tabakalarından, derin iç kısımlarına aktarılırken gezegenlerin boyutu arttı ancak yoğunluğu azaldı. Sonuçları, gezegenlerin şişmesi için artan radyasyona ihtiyaç duyması olası iken, aldıkları miktarın beklenenden düşük olduğunu gösterdi. Çalışma kapsamı sınırlı olmakla birlikte, Grunblatt ve ekibinin çalışması devasa gaz devlerinin ev sahibi yıldızların ısısı ile şişirildiği teorisiyle uyumludur. Bu nedenle, uzaktaki kırmızı dev yıldızların incelenmesi gök bilimcilerin Güneş Sistemi’nin bir kaç milyar yıl sonra bile ne yaşayacağını öngörmelerine yardımcı olacak.
Grunblatt’ın IfA basın bildirisinde açıkladığı gibi:
Yıldızların gezegenleri nasıl etkilediğini incelemek, bizimkinin yanı sıra diğer güneş sistemlerinde de yeni bir sınırdır. Gezegenlerin bu değişikliklere nasıl tepki verdiği konusunda daha iyi bir fikirle, Güneş’in evriminin atmosferi, okyanusları ve Dünya’daki yaşamı nasıl etkileyeceğini belirleyebiliriz.
Kırmızı dev yıldızlar etrafındaki gezegenlerin araştırılmasının, NASA’nın Geçici Ekstraflak Anket Uydusu (TESS) ve James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) konuşlandırılmasıyla önümüzdeki yıllarda da yoğunlaşması bekleniyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/red-giants-hot-jupiters-exoplanets-size-kepler-k2132-k297

Uzay

İlk Uzay Turistleri Neden Ay’da Yürümeyecek ?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

SpaceX’in 2023’te düzenleyeceği Ay yolculuğuna turist olarak gidecek olan ilk isim, geçtiğimiz günlerde Elon Musk’ın düzenledi basın toplantısında belli olmuştu; Yusaku Maezawa. Bu gezde Ay’a 200 kilometre yaklaşılacağı ve Ay’ın etrafında tur atıldıktan sonra, dünyaya dönüleceği de bildirilmişti. Yaklaşık 49 sene önce, 1969’da Ay’ın yüzeyine ayak basan insanoğlu, turist olarak gitme lüksüne eriştiği Ay’da neden yürüyemiyor ?

Bu sorunun cevabı teknik detaylarda yatıyor. Temel amacı Ay’ı keşfetmek olan ve bunun için senelerce hazırlanan bir ekip ve onları uzaya taşıyan özel araç SpaceX’in turist taşıyacağı uzay araçları pek çok anlamda oldukça farklı .SpaceX’in uzay araçları kadar güçlü olursa olsun Ay’ın yüzeyine iniş yapıp, sonra kalkış yapıp Dünya’ya güvenle dönecek yapıda değil. Eğer SpaceX Ay’a iniş yapmak isterse yeni ekipman yatırımları yapması gerekecek ve bu projeye ayrılan bütçe 2-3 katına çıkmış olacak. Ancak şirketin ilk hedefi arasında, Ay’a ayak basmak değil; uzay turizmi projesinin ilk aşamasını gerçekleştirmek yer alıyor.

İşin mali ve teknik kısmı dışında bir de insan kısmı var. Astronotlar bu tür görevler için senelerce eğitim alıyorlar. Bu da Ay’da ya da uzaydaki herhangi bir görevde yetkin olmalarına olanak sağlıyor. Ancak Musk’ın turistleri, bu eğitimi almamış olan insanlar ve bir uzay aracının içinde olmak, onu kontrol etmek gibi pek çok detaydan yoksunlar. Her ne kadar 2023 senesine kadar çeşitli eğitimler gerçekleşecek olsa da bu eğitimler ‘uzman astronot’ olmaya kadar yetmeyecek.
Kaynak: https://www.livescience.com/63617-spacex-tourist-walk-on-moon.html
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Uzay

Dünya’dan 59,5 ışık yılı uzakta yeni gezegen keşfedildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu TESS, Dünya’dan 59,5 ışık yılı uzakta, büyük bölümü sudan oluşan bir gezegenin varlığını keşfetti. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) öte gezegen keşif uydusu TESS, ilk öte gezegen keşfini gerçekleştirdi. “Space.com” internet sitesinde yer alan habere göre, Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu TESS, Dünya’dan 59,5 ışık yılı uzakta Mensa (Masa) Takımyıldızındaki Pi Mansea yıldızının yörüngesinde bir öte gezegenin varlığını belirledi.

“Pi Mensae c” adı verilen “süper-Dünya” kategorisindeki gezegenin çapının Dünya’nın 2,14 katı, kütlesinin ise Dünya’nın 4,82 katı olduğu bildirildi. Pi Mensae c’nin yörüngesindeki yıldıza, Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’den 50 kat daha yakın olduğu tespit belirtildi. Öz kütle ölçümlerinin gezegenin büyük ölçüde sudan oluştuğuna işaret ettiğini ifade eden ABD’nin Massachusetts Teknoloji Üniversitesinden (MIT) gökbilimci Chelsea Huang, “Muhtemelen ortasında kaya bir çekirdek ve çevresinde hidrojen ile helyumdan oluşan bir atmosfer var.

Yörüngesindeki yıldıza yakınlığı göz önüne alındığından yoğun radyasyon nedeniyle suyun sürekli buharlaşma halinde olduğunu tahmin ediyoruz.” dedi. Gökbilimciler daha önce Pi Mensae yörüngesinde Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter’den 10 kat daha fazla kütleye sahip bir gaz devi gezegen, “süper-Jüpiter” keşfetmişti. Keşfe dair detaylar Huang ve diğerleri tarafından “The Astrophysical Journal Letters” dergisinde yayımlandı. TESS uydusu, NASA tarafından 18 Eylül’de SpaceX üretimi Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatılmıştı.

Uydunun, iki yıl sürecek keşif faaliyeti boyunca Güneş Sistemi dışındaki yakın yıldız sistemlerindeki öte-gezegenlere dair kanıtlar araması planlanıyor. TESS, öte-gezegenleri “geçiş” denilen bir konumda tespit etmeye çalışıyor. “Geçiş”, bir öte-gezegenin yörüngesindeki yıldızın önünden geçtiği anı tanımlıyor. Bilim adamları bu anda yıldızın kameralara yansıyan parlaklığında oluşan azalmayı gözleyerek, ışığın salım ve emilme miktarlarını ölçerek söz konusu gezegenlerin kütlesini, öz kütlesini ve atmosfer kompozisyonunu belirleyebiliyor.
Kaynak: https://www.space.com/41882-nasa-tess-first-exoplanet-evaporating-super-earth.html

Devamını Oku

Uzay

Mars keşif aracı Curiosity teknik aksaklık nedeniyle operasyonlarına ara verdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Gezginci robot, teknik aksaklık nedeniyle bilim ve mühendislik verilerini Dünya’ya yollayamıyor. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) Mars keşif aracı Curiosity teknik aksaklık nedeniyle operasyonlarına ara verdi. Space.com internet sitesinde yayımlanan habere göre, NASA proje sorumlusu Ashwin Vasavada, yaşanan teknik aksaklık nedeniyle gezginci robotun hafızasındaki bilim ve mühendislik verilerini Dünya’ya göndermediğini, bu sebeple operasyonlara ara verme kararı aldıklarını duyurdu.

Robotun, konumu ve teknik durumuna dair verileri ise iletebildiği belirtildi. NASA uzmanları aksaklığı giderene dek Curiosity’nin bilim enstrümanları kapatılacak. Curiosity Ağustos 2012’de Mars’taki Gale Krateri’ne inmişti. Gezginci robot, 6 yıl süren keşif faaliyeti süresince Kızıl Gezegen’in geçmişte mikrobiyolojik canlı yaşamına ev sahipliği yapmış olabileceğine dair çok sayıda kanıt toplamıştı. Örneğin Gale Krateri içinde milyarlarca yıl önce göl ve akarsu sistemleri bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Curiosity Kaşif Robotunu Yakından Tanıyalım
Curiosity, Robotumuz, kızıl gezegende farklı canlıların yaşayıp yaşamadığını ve gezegenin insan yaşamına uygunluğunu araştırmakta, Mars iklim ve yüzeyi ile ilgili bizlere sürekli bilgi yollamaktadır. Curiosity, küçük bir otomobil büyüklüğündedir. Yüzey analizleri yapabilmek; herhangi bir oluşum, taş, toprak resimleri çekebilmek ve bilimsel deneyler yapabilmek için 2 metreye kadar uzanan robotik kola sahiptir.

2,7 metre genişliğinde ve 2,1 metre yüksekliğinde olan robotumuz 900 kg ağırlığındadır ve 50,8 cm çapında tekerleklere sahiptir. Kâşif, NASA Jet Propulsion Laboratuvarı’nda çalışan mühendisler tarafından yüksekliği 65 cm’ye kadar olan engelleri aşabilecek ve her gün 200 metreye kadar seyahat edebilecek şekilde tasarlanmıştır. Robotumuz gerekli enerjiyi, plütonyum-238’in doğal bozunumundan elektrik üreten radyoizotop termoelektrik üretecinden elde etmektedir.
Kaynak: https://www.space.com/41884-nasa-mars-rover-curiosity-sidelined-glitch.html

Devamını Oku

Öne Çıkanlar