Bizi Takip Edin

Fizik

Çernobil Felaketinin Aslında Neyin Sebep Olduğu Ortaya Çıktı

Yayınlandı

üzerinde

1989 yılında Ukrayna’da bugüne kadar yaşanmış olan felaketlerin en büyüklerinden bir tanesi yaşandı. Çernobil nükleer santralinin dört reaktöründen bir tanesi patlayarak tarihteki en büyük nükleer kazanın yaşanmasına sebebiyet verdi.

cernobil-felaketinin-aslinda-neyin-sebep-oldugu-ortaya-cikti1
O zamanlar yapılan incelemelerde kazaya bir buhar patlamasının sebep olduğunu ortaya koyu ve günümüze kadar bu açıklama geçerliliğini korudu. Ancak şimdi yapılan bir çalışmayla bugüne kadar Çernobil kazası hakkında yanlış bilgi verildiği ortaya çıktı.
25 Nisan 1986 sabahında Çernobil faciasının yaşanmasına katkı sunan bir takım olaylar dizisi yaşandı. Operatörler tarafından reaktör düşük bir güçte, kararsız olduğu yerde ve uygun güvenlik önlemleri alınmadan çalıştırıldı.

cernobil-felaketinin-aslinda-neyin-sebep-oldugu-ortaya-cikti2

O zamanlar reaktörlerin pozitif boşluk katsayısı denilen durumlar söz konusuydu. Bu durum soğutma suyunun buhara dönüşmesi halinde ya da başka bir şekilde suyun kaybedilmesi durumunda güç çıkışını arttırabilecek bir önlemdi.
Tesiste bulunan işçiler olumlu bir geri bildirim döngüsü yaratabilmek için deney yapmaya çalışıyorlardı. Burada güç yaratacak buharlar üretiliyordu. Bununla beraber reaktörün otomatik kontrol sistemi, kontrol çubuklarını yerleştirerek ve güç seviyesini düşük tutarak engellendi.

cernobil-felaketinin-aslinda-neyin-sebep-oldugu-ortaya-cikti3
Bu aşamada bilinmeyen bir sebeple birisi acil kapatma başlattı. Kapatmayla birlikte kontrol çubuklarının tam olarak yerleştirilmesi işlemi başladı. Grafit uçlar su soğutucusunun yerini aldı ve daha fazla buhar oluşturarak tehlikeli bir güç dalgalanması yarattı.
Buhar basıncındaki bu artış ve sıcaklığın artması, yakı içeren basınç tüplerini kırdı. İlk buhar patlaması gerçekleştiğinde, bunun çatıyı reaktörden attığı ve radyoaktif maddeyi atmosfere saldığı düşünülüyor. İkinci patlama ise birkaç saniye sonra gerçekleşti.

cernobil-felaketinin-aslinda-neyin-sebep-oldugu-ortaya-cikti
Ancak İsveç Savunma Araştırma Ajansı, Hidroloji Enstitüsü, İsveç Meteoroloji ve Stockholm Üniversitesi’nden nükleer fizik uzmanı Lars-Erik De Geer ve ekibi ilk patlamanın da nükleer olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu ifade ediyor. Eğer bu bulgu doğruysa nükleer enerji santrallerinin asla nükleer patlamaya sebep olmadığına dair verilen güvenceyle çelişiyor. Aksi durumda böylesi bir patlama imkansız olacaktır. Ekip iki patlamanın da radyoaktif maddeyi havaya fırlattığını ve rüzgarın onu taşıdığını savunuyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/report-analysis-steam-explosion-cause-of-chernobyl-disaster-wrong

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Kuantum Deneyinde Zamanın Ok’u Tersine Döndü

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Termo dinamiğin ikinci kuralı, izole edilmiş bir sistemde entropinin zamanla artacağını ve sıcaklık hareketinin daima sıcak bir cisimden soğuk cisime akacağını ifade eder. Bununla birlikte, uluslar arası bir araştırmacı ekip tarafından yapılan yeni bir deney bu termo dinamik ‘Zaman Ok’unun mutlak bir kavram olmadığını göstermektedir. Deney için araştırmacılar bağıntılı parçacıklara baktı. Bunlar kavramsal olarak kuantum araştırmalarının çekirdeğinde dolaşan parçacıklara benzer, ancak birbirine çok yakın bir şekilde bağlanmamıştır. Araştırmacılar, deneylerini hidrojen ve karbondan oluşan triklorometan molekülü ile başlattı. Daha sonra, hidrojen atomunun çekirdeğini karbon atomunun çekirdeğinden daha sıcak yaptılar ve enerji akışını izlediler. İki atomun çekirdeği birbiri ile bağıntılı olmayınca ısı beklendiği gibi sıcaktan, soğuk çekirdeğe aktı. Fakat çekirdekler birbiri ile bağıntılı olduğunda ısı “geriye doğru” aktı. Sıcak çekirdek daha da sıcak, soğuk çekirdek de daha soğuk büyüdü.

Araştırmacılara göre deneyleri, termo dinamiğin ikinci yasasını ihlal etmiyor. Çünkü kanun, bağıntılı parçacıkları dikkate almaz. Deneyleri, kuralın bir istisnasını ortaya koyuyor. Bu araştırmayı özetleyen bir makale arXiv sunucusuna yüklendi.

Bu deney, çevremizdeki gizemli dünyalar hakkında daha önce bilinmeyen verimli bilgileri üreten bir başka bilimin örneğidir. Ve görünen o ki her yeni keşif yeni sorulara yol açıyor. Araştırma kuantum hesaplamaya daha çok gittikçe, bilim insanları, hala kuantum dünyası hakkında çok şey öğreneceğimizi vurguluyor. Örneğin evrenin makyajı, özellikle karanlık enerji ve karanlık madde, düzenli araştırmalara rağmen halen açıklanamıyor. Bazı sağlam ipuçlarımız olsa da, her şeyin anlaşılmaz teorisini-evrendeki tüm doğal fiziksel süreçleri açıklayan tek bir denklemi, henüz ortaya çıkardık.

Açıkçası, evrenimiz hakkında hala öğreneceğimiz çok şey var. Termo dinamiğin ikinci kanunundaki olağan üstü istisna, bizim iyi anlamış olduğumuz kavramların bile yaratıcı deneylere kadar bizi zorlamayacak gizli inceliklere sahip olabileceğini gösteriyor.
Bununla birlikte, her bireysel deney ile kolektif bilgimizi genişletiyor ve dünyamızın nasıl işlediğini gerçekten anlama yolunda bir adım daha atıyoruz.
Kaynak:https://futurism.com/scientists-experimentally-demonstrate-reversal-arrow-time/

Devamını Oku

Bilim

KARA DELİKLERDEKİ BU ÇILGIN DANS BÜYÜK PATLAMANIN OLMADIĞINI GÖSTERİYOR

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

CANLI BİR EVRENDE YAŞIYOR OLABİLİRİZ

Brezilya’daki Campinas Üniversitesi’nden bir fizikçi, zamanın sözde Big Bang ile başladığı fikrine katılmıyor. Bunun yerine, Juliano Cézar Silva, daha önceki zaman çizelgesinin izlerini taşıyan bir genişlemeyi takiben bir çöküşü hayal ediyor. Bu fikir yeni değil ancak Neves, evrenimizin nasıl böylesine kompakt bir şekilde var olmasına gerek kalmadığını göstermek için, kara delikleri tanımlayan 50 yıllık bir matematiksel hile kullandı. İlk bakışta evrenimizin, kara deliklerle pek fazla ortak noktası yok gibi görünüyor. Biri kıvrımlı bitlerle dolu genişleyen bir alan; diğeri ise ışığın uzayda kaçma umudunun bile bulunmadığı bir kitle. Ancak her ikisinin merkezinde tekil olarak bilinen bir kavram var, o da son derece yoğun bir enerji hacmi olduğu ve içinde neler olduğunu açıklayamayız bile…

kara-deliklerdeki-bu-cilgin-dans-buyuk-patlamanin-olmadigini-gosteriyor

Neves, “evrende iki çeşit tekillik var” diyor. “Biri iddia edilen kozmolojik tekillik diğer adıyla Big Bang, diğeri de kara deliğin olay ufkunun arkasında saklanan tekillik”.

Bir adım daha ilerledikçe, bazıları, evrenin bir kara delikten oluştuğunu öneriyor. Bilim kurgu yazarları onları sevebilir. Ancak, tekilliklerin imkansız doğası onları, fizikçiler arasında boşa çıkaran bir hale getirir. Sorun şu ki, genişleyen evreni geri sararsak, o kütlenin ve enerjinin son derece yoğun bir noktaya konsantre olduğu gerçeğine ulaşırız. Bu tekillikler fiziği kırabilir. Ancak şu ana kadar onları kural dışı bırakamadık.

Neves, “Sözde düzenli kara deliklerde tekillik yoktur” diyor.

kara-deliklerdeki-bu-cilgin-dans-buyuk-patlamanin-olmadigini-gosteriyor1

1968’de, James Bardeen adında bir fizikçi, tekillik sorununa bir çözüm getirdi. Olay ufkunun ötesinde ‘Tekillik’ ihtiyacını ortadan kaldıran kara delikleri matematiksel olarak açıklayan ve onları ‘düzenli kara delik’ olarak adlandıran bir yol geliştirdi. Neves, Bardeen’in çalışmasını ileri götürmemizi ve onu Big Bang’ten önce gelen kozmolojik çeşitlilik olan bu can sıkıcı tekillik üzerine uygulamamızı öneriyor. Neves, evrenin görüntüsünün sürekli değiştiğini söyleyip, sıçrayan kozmolojilerin ve değişen genişlemeden dolayı evreni döngüsel olarak adlandırıyor.

kara-deliklerdeki-bu-cilgin-dans-buyuk-patlamanin-olmadigini-gosteriyor2

Döngüsel evren modeli şüphesiz güzel fikir olarak kalacak. Yine de, tekillik sorununu çözen her şey araştırmayı hak ediyor. Neves’in çalışması, fizik kırıcı imkansızlıkların gerekliliğini ortadan kaldırmak için, varsayımları takas eden birtakım olası çözümlerden sadece biridir. Er ya da geç çözmemiz gereken bir düğüm noktası…

Kaynak: http://www.sciencealert.com/regular-black-holes-model-eliminate-singularity-big-bang

Devamını Oku

Bilim

Zamanda Geriye Doğru Giderseniz Zaman Yolculuğu Teknik Olarak Mümkün

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Zaman yolculuğu bilim kurgu kitaplarında yer alan en temel konulardan bir tanesi olagelmiştir. Komplo teorilerinde ve bilim kurgu filmlerinde zamanda nasıl yolculuk edileceğine dair çeşitli fikirler yer alır. Modern toplumun ortaya koyduğu bir fikir olmasına rağmen zaman yolculuğuyla ilgili hikayelere binlerce yıl öncesinde de rastlanabiliyor.

zamanda-geriye-dogru-giderseniz-zaman-yolculugu-teknik-olarak-mumkun
Son yıllarda teknolojideki inanılmaz ilerlemelere rağmen zaman yolculuğunun mümkün olabileceğine dair bir gelişme kaydedilemedi. Bazı bilim insanları ise zaman yolculuğunun mümkün olmadığını savunuyor. Bununla birlikte bir astrofizikçi yaptığı açıklamada zaman yolculuğunun teorik olarak mümkün olduğunu açıkladı. Teorik fizik kurallarına göre insanın zamanda geri dönmesine izin verilecek olan solucan deliklerinin yaratılması mümkün olabilir.
Astrofizikçi Ethan Siegel, “Hâlâ koşulları keşfetmemize rağmen, zamanda yola çıkmaya ve insanların bunu yapabilecek kadar büyük bir sistem oluşturabilmesi için gerekli araçların bulunmasına ihtiyacımız var. Teorik fizik kanunlarında hiçbir şey yasaklanmıyor” açıklamasında bulundu.

zamanda-geriye-dogru-giderseniz-zaman-yolculugu-teknik-olarak-mumkun2
Siegel, zamanda geriye dönebilmek için bir solucan deliği yaratabilmenin mümkün olduğunu ifade ediyor. Eğer bir solucan deliğinin bir ucu hareketsiz bırakılır ve diğer ucu ışık hızına neredeyse eşit bir hıza getirilirse zaman yolculuğu yapılabilir. Bu konuda Siegel solucan deliğinin hareketli ucunda zamanın daha hızlı ilerleyeceğini ve durağan ucunda zamanın daha yavaş akacağını söylüyor. Dr. Siegel’ın teorisini zaman içerisinde gerçeğe döndürüp döndüremeyeceği tüm bilim çevreleri tarafından dikkatle takip ediliyor. Eğer bu teori gerçeğe döndürülebilirse insanlık zamanda geriye doğru gidebilecek.
Kaynak: https://www.forbes.com/sites/startswithabang/2017/11/14/how-traveling-back-in-time-could-really-physically-be-possible/#120078a812db

Devamını Oku

Öne Çıkanlar