fbpx
Connect with us

Uzay

Çin uzaya ‘Uzun Yürüyüş -7’ roketini gönderdi

Published

on

Çin, insanlı olarak uzay görevlileri tarafından kullanılacak olan ” Uzay Yürüyüş -7” ismini taşıyan roketini uzaya gönderdi.
Çin Komünist Partisinin (ÇKP) resmi yayın kuruluşlarından olan Global Times de yer alan haberde, ”Çin’in yeni uzay tesisi Vinçang Uydu Fırlatma Merkezi, ”Uzun Yürüyüş -7” isimli taşıyıcı roketini uzaya göndermesiyle yerine getirmiş oldu” ifadeleri kullanıldı.
Roket yerel saate göre 20:00’da fırlatma işlemi gerçekleştirildi.
Fayda sağlayan yük taşıma kapasitesine sahip olan roket, insanlı uzay görevlileri için de bir kapsül taşıması yapıyor. Bu kapsül, yakın asteroitler, dünya yörüngesininin ötesi, Ay ve Mars’a gerçekleştirilecek uzay görevlerini yerine getirmek için kabiliyete sahip olması beklenen, gelecek nesil için çok amaçlı mürettebatlı uzay aracı geliştirme programında bir parça olacak.

uzun-yuruyus-7-roketi
13,5 ton tük taşıma kapasitesinde olan Uzun Yürüyüş -7 roketi, alçak dünya yörüngesi ve yer sabit yörüngesine daha büyük konumdaki uyduları taşıyabilecek. Bunun yanı sıra daha önceki zamanlarda gönderilmiş olan Uzun Yürüyüş 2,3 ve 4 isimli roketlerine nazaran daha bir temiz enerji kullanımına sahip. Ayrıca fırlatılma maliyeti olarak daha düşük ve modüler tasarım yapısında.
Dünya’daki belirlenen bir bölgenin görüntülenmesi için meteoroloji ve iletişim uyduları, bundan daha yüksek irtifalarda ve daha düşük hızda hareket göstererek, gezegenin etrafındaki dönüş işlemlerini yerine getiriyorlar. Dünya’ya göre sabit bir şekilde hareket etmesine olanak sağlayan bu yörünge, yerden 35 bin kilometre yükseklikte yer almakta.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

NASA, 2020 Görevi İçin Testlere Başladı

Published

on

Apollo misyonlarının ardından gözünü, Kızıl Gezegen, Mars’a diken Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), gerek özel girişimler gerek devlet desteği ile Mars’ta insansız görevler gerçekleştirdi. Gelecek sene yeniden bir araç göndermeyi planlayan NASA, bu sefer Mars’a indirilen araç ile hayat belirtisi arayacak ve yüzeyden örnekler toplayacak. Uzun bir dönemdir aracın teknik kısımlarını tam kapasiteye ulaştırmaya çalışan NASA yetkilileri, aracın testlerine başladı. Kaliforniya, Pasadena’da bulunan Jet Propulsion laboratuvarlarında yapılan testler; Sistem Test 1 olarak adlandırılıyor. Testin amacı ise iniş, kurulum ve yön bulma aşamalarını değişik koşullar altında tam teşekkürlü sunabilmek.

Görevin sistem mühendisliğinden sorumlu olan Heather Bottom, ”Mars 2020 görevi büyük bir girişim. İnsanlı testlere başlayabilmemiz için önem arz eden bu misyon öncesi; ST1 ile tüm testleri bitireceğiz. Bu sayede uçuş yazılımımızı, gönderilecek uzay aracı bileşenlerinin uyum içinde çalışmasını görebileceğiz. Mars’a gidildiğinde aracın istenildiği gibi çalışmasının yanında, bileşenlerinin de uyum içinde çalışması gerekiyor.”

”X-bandı radyo iletimi ile iletişim sağlayacağız, aslında sürekli olarak düşündüğümüz ancak menzilinden şüphe ettiğimiz bu iletişim şeklini de detaylı bir şekilde gözlemleyeceğiz. Sistemi besleyen veri kabloları, araç için gerekli güç, kurulum sistemleri gibi gerekli işlemler de titizlikle test edilecek” ifadelerini kullandı. Şu ana dek yapılan testlerde 2 iniş, 4 kurulum, birçok manevra hareketi, yörünge doğrulama ve yön tespiti başarıyla geçildi. Yeni hedef ise düşük sıcaklık koşullarında aracın davranışlarını gözlemlemek.

Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Kaynak: https://www.digitaltrends.com/cool-tech/mars-2020-rover-tests/

Continue Reading

Uzay

Hubble, dünyadan 56 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 49 Galaksisi’ni görüntüledi

Published

on

Discovery uzay mekiği tarafından yörüngeye taşınan ve yüzbinlerce fotoğrafı dünyaya ileten Hubble Uzay Teleskobu, bu kez dünyadan 56 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 49 Galaksisi’ni görüntüledi. ABD Havacılık ve Uzay Ajansı NASA, Başak (Virgo) Takımyıldızı’ndaki yıldız öbeklerinden biri olan eliptik biçimli galaksinin Hubble tarafından çekilen bir fotoğrafını yayımladı. Fotoğrafta galaksi merkezindeki ışık huzmesinden çevreye doğru genişleyen kızıl renkteki toz bulutları ve yıldızlar görülüyor. Fransız gökbilimci Charles Messier’ in 1771’de keşfettiği galaksinin, 157 bin ışık yılı çapında olduğu ve yaklaşık 200 milyar yıldıza ev sahipliği yaptığı belirtildi.

Kuzey Yarımküre’den gözlenebilen Messier 49’un eliptik biçiminden ötürü, resimsel ve belirgin yapıdaki spiral galaksilere göre daha yumuşak ve belirsiz hatlara sahip olduğuna dikkati çeken NASA uzmanları, eliptik galaksilerin daha yaşlı yıldızları barındırdığı, bu yüzden daha solgun renkte olduğunu ifade ediyor.

NASA’nın, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü (STScl) ile ortaklaşa geliştirdiği Hubble Uzay Teleskobu, 1990’dan bu yana dünya yörüngesinde uzay gözlemleri yapıyor.

Charles Messier (1730-1817) , Fransız gökbilimci. 1774’te bulutsular ve yıldız kümeleri gibi 45 derin uzay nesnesinden oluşan bir katalog yayımladı. Kataloğa göz atmak için tıkla

Hubble Uzay Teleskobu

Kısaca Hubble olarak da bilinen Hubble Uzay Teleskobu’na, Samanyolu galaksisinin dışında başka galaksilerin de varlığını kanıtlayan ABD’li astronot Edwin Hubble’ın adı verildi.Kozmik nesnelerin büyüleyici fotoğraflarını çekebilmesinin dışında Hubble, algılayıcılarını günler boyunca gök yüzünün bir noktasına sabit olarak doğrultabilir. Hubble, uzak galaksilerdeki süpernova patlamalarını araştırarak evrenin genişlemesinin hızlanarak devam ettiğini ortaya koymuştur.

Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM

Kaynak: spacecoastdaily.com/2019/03/hubble-space-telescope-captures-brilliant-heart-of-a-massive-galaxy/

Continue Reading

Uzay

NASA mühendisi, insanlığın gelecekte bir gün Titan’ da yaşayabileceğini söyledi

Published

on

Geçten hafta popüler internet sitesi Reddit’te konunun meraklılarının sorularını yanıtlayan NASA mühendisi Janelle Wellons “Güneş sistemimizdeki su dünyalarından biri olan Titan’ı değerlendirelim, ne dersiniz?” diye yazdı.  NASA’nın Jet İtiş Laboratuarı’ndan Wellons, diğer mühendisler, bilim insanları, pilotlar ve proje müdürleri The Final Frontier (Güneş sistemi gözlem projelerinden biri) ve ABD uzay ajansının Titan’ın keşfine yönelik planları hakkında soruları yanıtladı.

Titan’da Yaşam Çok Daha Kolay Olabilir

NASA mühendisleri, Titan hakkında şunları söyledi: “Titan Saturn’un en büyük uydusu. Merkür gezegeninden bile daha büyük. O yüzden bizim yerleşmemiz için yeterince yer var. Bulutlu sarı uyduda yerçekimi Dünya’dakinin yüzde 14’ü kadar. Fakat atmosferi insanların özel basınçlı kıyafetler giymesi gereken Mars ve Dünya’nın uydusu Ay’a göre o kadar yoğun ki, yaşam çok daha kolay olabilir. Hatta kollarımıza kanatlar takıp uçabiliriz bile.”

Wellons’ın verdiği bilgilere göre Titan, Dünya dışında yüzeyinde göl ve denizler şeklinde sıvı bulunan tek yer. Bu sıvılar metandan oluşuyor fakat doğru koruyucu ekipman ile teorik olarak insanlar zarar görmeden bu sularda yüzebiliyor.

Tabii ki güneşten hayli uzak olduğu için Titan’da ortalama sıcaklık -290 derece. Ayrıca Titan’a varmak yıllar alacağı için astronotlar için hayli zor bir yolculuk olabilir. Radyoaktif güneş ışınlarına, düşük yer çekimine, duygusal ve fiziksel strese maruz kalabilirler.

Daha önce de NASA’dan Dr. Amanda Hendrix, Daily Express’e verdiği söyleşide Satürn’un uydusu Titan’da metan bazlı çılgın bir yaşam formu -yani uzaylılar- olabileceğini söylemişti.

Kaynak: https://sputniknews.com/science/201903221073473280-NASA-Engineer-Saturn-Moon-Titan-Awesome-Live/

Continue Reading

Öne Çıkanlar