Bizi Takip Edin

Uzay

Çin’in Karanlık Madde Uydusu Gizemli Sinyaller Aldı

Yayınlandı

üzerinde

Karanlık madde araştırması, Çin’in Karanlık Madde Parçacık Gezgini (DAMPE) aracılığıyla devam ediyor. Henüz karanlık madde bulamadık ancak neyin göstergesi olabileceğini bulduk. Bu da bizi Evren’in çoğunu oluşturduğu düşünülen gizemli şeylere yaklaştırıyor.
Çin Bilimler Akademisi’nden bir ekip, DAMPE’nin, benzeri görülmemiş yüksek çözünürlükte ve minimum arka plan gürültüsü ile yakaladığı 1.5 milyondan fazla kozmik ışın elektronu ve pozitif elektronu okumasında ilginç bir anomali buldu. Astrofizikçi Chang Jin Science’da Dennis Normile’e aynı anomaliye, kozmik ışın enerjisinin başka bir kaynağının da sebep olabileceğini itiraf ederken “karanlık maddenin kanıtı olabilir” dedi. Bilim adamları bu elektronların enerjilerini ölçerek, karanlık maddenin varsayımsal belirtilerinden biri olan zayıf etkileşen büyük parçacıkların (WIMP) parçalanmasıyla elde edilebilecek bir nokta bulmayı umuyor.


Bu parçacıkların sayısı enerjilerinin karşısına çizildiğinde düzgün bir eğri oluşturulmalıdır. Ancak yukarıdaki şekilde DAMPE bir ara vermiştir. Bu teknik olarak spektral bir kopuk olarak adlandırılır. Ve daha önce detaylı ölçümler yapmış olmamıza karşın böyle bir şey ilk kez görünüyor. Okumalar bu enerji sinyallerine müdahale eden başka bir şey olduğunu gösteriyor. Belki de karanlık maddenin çürümesi…Sıklıkla olduğu gibi yine bilim adamlarının emin olmak için çok daha fazla bilgiye ihtiyaçları olacak.
Neyseki DAMPE 5 yıl daha çalışabilecek ve kozmik ışın okumaya devam edebilecek. Böylelikle enerji çizelgesindeki bu dalgalanmayı daha derinden araştırıp öğrenme şansımız olacak.


Bilim adamları karanlık maddenin ne olduğundan halen emin değildir. Ancak, yer çekimi hakkındaki gözlemlerimiz, evrendeki madde ve ışığın uzaya nasıl yöneldiği konusunda bir çok uzman, işleyen fizik kurallarına göre orada başka bir şeyin varlığında hem fikir. DAMPE’nin yanı sıra İtalya’daki derin XENON1T yer altı dedektörü de karanlık maddenin soluk dalgalanmalarını bulmaya çalışıyor. Ayrıca DAMPE’nin bu keşfi, yüksek enerjili evreni gözlemleyerek mevcut anlayışımızın ötesinde yeni fiziksel fenomenleri ortaya çıkarmak için yeni bir pencere açtı.

DAMPE bilimsel uygulama sisteminin baş tasarımcı yardımcısı Fan Yi-zhong, “Kozmik mikrodalga arka plan deneyleri, yüksek enerjili gama ışını ölçümleri ve diğer astronomik teleskoplardan elde edilen verilerle birlikte DAMPE verileri, pozitif elektron anomalisi ile karanlık maddenin parçalanması arasındaki bağlantıyı açıklığa kavuşturmaya yardımcı olabilir” dedi.

Kaynak: http://www.sciencealert.com/china-dark-matter-space-detects-dark-matter-hints

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

NASA Bizi Büyük Asteroidlerden Korumayı Başaramayabilir

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

21 Eylül 2135’te, büyük bir gök taşının dünyaya çarpma ihtimali var. Araştırmacılar 500 metre genişliğindeki asteroidin dünyamıza çarpmasını önlemenin mümkün olamayacağını söylüyor. NASA’nın en üstün teknolojisinin bile böyle bir tehlikeye karşı yetersiz kalabileceği ile ilgili uyarılarda bulunuluyor. Bilim insanları problemi çözmek adına HAMMER adında bir plan geliştiriyor. Uluslararası Nükleer Güvenlik Yönetimi’nden ve NASA’dan bilim insanları nesnenin yönünü değiştirmek için bir uzay aracı kullanılabileceklerini söylüyor. Fakat, yeterli zaman olmazsa, uzmanlar nükleer silah kullanımının daha iyi bir yöntem olabileceğine dair uyarıyor.Araştırmalar, İnsanlığın sonunu getirecek, 500 metre genişliğindeki dünyaya çarpma ihtimali olan çok büyük bir asteroidin NASA tarafından bile durdurulamayacağını gösteriyor. Daily Mail’in raporuna göre de, 2135’te olması beklenen çarpışmayı durdurmak mümkün olmayabilir.
Buzz Feed News , 21 Eylül, 2135’te gerçekleşmesi beklenen çarpışmanın 2,700’de 1 olma ihtimalini raporladı.Uzmanlar, bu büyüklükteki bir gök taşının en gelişmiş teknolojiler kullanılsa bile yetersiz kalabileceğinin altını çiziyor.”Bennu” adı verilen karbon içerikli bu asteroid LİNEAR tarafından 11 Eylül, 1999’da keşfedildi. Robert Marcus, H. Jay Melosh Gareth Collins’in araştırmalarına göre her 130 yılda 1 bu tür asteroidlerin dünyaya çarpması beklenebilir. 2015’te yapılan çalışmalarda, bu esteroidin çarpma ihtimalinin en yüksek olduğu gezegen Venüs (26%), ardından Dünya(10%) ve Merkür (3%). Marsa çarpma ihtimali ise yalnızca 0.8% ve Jupiter’e çarpma ihtimali ise 0.2%. Bilim insanları, bu denli büyük bir çarpışmanın sonuçlarının iyi olamayacağını ve medeniyeti ortadan kaldırabileceğini söylüyor.Hesaplamalara göre, çarpışmanın oluşması halinde beklenen kinetik enerji 1200 megaton olabilir. Bilim insanlarının ortaya çıkardığı HAMMER; bir uzay aracının asteroide çarptırılarak yönünü değiştirmeye yönelik bir plan. Hammer 9 metre ve 8.8 tonluk bir uzay aracı. Şu anda, oldukça büyük olan bu astroid dünyadan 84 milyon kilometre uzaklıkta ve güneş yörüngesinde yavaşça hareket ediyor ama gezegenlerin yörüngesi dairesel olmadığından, dünyaya çok yakın bir noktadan geçebilme ihtimali var.NASA bunu bir fırsata çevirip asteroid üzerinde çalışıp evrenin merkezini ve gezegenlerin oluşumunu ve eğer mümkünse nerden geldiğimizi bilmek istiyor.
Her ne kadar dünya doğrudan BENNU tarafından tehdit altında olmasa da ve yakınlarda Dünya’ya çarpması beklenmiyor olsa da, bilim insanları gelecek yüzyılda 2,700’de 1 dünyamıza çarpma ihtimalinin olduğunu söylüyor. Acta Astronautica dergisinde yayınlanan habere göre iki gerçekçi çözümden sözedilebilir. Uzay aracı kullanılarak ya kinetik bir çarpma ile ya da nükleer patlayıcılarla NEO(Dünya’ya yakın nesneler)’nun yönünü değiştirmek. Her ne kadar tercih edilen yaklaşım kinetik bir çarpma olsa da çeşitli faktörler ve belirsizlikler ya da kısa sürede uygun cevapların alınamaması, kinetik çarpmanın etkisini ve uygunluğunu azaltabilir. HAMMER, insanlığı kurtaracak uzay aracı, yalnızca bir teori, böyle bir araç şu an mevcut değil. Ama NASA bunun gelecek için düşünülmesi gereken bir şey olduğunun farkında ve umarız Bennu çok yaklaşmadan önce hazır olur.
Kaynak: https://ancient-code.com/nasa-may-not-manage-to-save-us-from-massive-asteroid-that-could-wipe-out-life-on-earth/

Devamını Oku

Uzay

Elon Musk’ın Mars’ı Kolonileştirme Planı Yayınlandı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Elon Musk’ın Mars’ı kolonileştirme planlarını yayınladı. Mars’a nasıl ulaşacağını ve oraya vardığında ne yapmak istediğini anlatıyor. Musk tarafından yazılan “Making Life Multi-Planetary” başlıklı makale the peer-reviewed journal New Space’te yayınlandı ve artık resmi olarak akademik literatürün bir parçasıdır. Geçen yıl Eylül’de Avustralya’daki Uluslararası Astronomi Kongresi’nde yapmış olduğu sunuma benzer bir makale. Konferansta, iki büyük duyuru yaptı; Marsı kolonileştirme planı ve ”Earth to Earth” başlatma planı, dünyanın herhangi bir yerinden bir başka şehre 30 dakika içinde ulaşabilen roket tabanlı taşıma sistemi.Bu hedeflerin her ikisini de başarmak için yepyeni bir roket inşa etmesi gerekiyor. BFR olarak adlandırılan araç tamamlandığında dünyanın en büyük, en ağır ve en güçlü fırlatma aracı olacak. BFR’nin en son güncellemesine göre, tek seferde 100 kişiyi Mars’a taşıyabilecek büyüklükte olduğu bildiriliyor. Musk şimdilerde yapılmış en güçlü roket olan ”Falcon Heavy”i geçenlerde fırlattı. Bu versiyon, Falcon 9 ve BFR arasında bir çeşit köprü gibi. Musk, BFR’nin Falcon ve Ejderha programlarını “cannibalize” edeceğini söyledi. Kolonizasyon planına göre Musk ‘ BFRler kırmızı gezegene 2022’de varacak. Taşıma ve inşaat malzemeleri taşıyan iki araç önceden gönderilecek ve bekleyecektir. İki yıl sonra, 2024’te ikisi kargo taşıyan ve diğer ikisi de personel taşıyan 4 BFR karaya oturtulacak. Mars’ta altı roket gemisi, küçük bir koloni kurmak ve bir şehir inşa etmeye başlamak için yeterli olmalı’ dedi.Mars’ta doğal ortam oluşturma fikri orayı yaşanacak güzel bir yer haline getirmek içindir. İlk adım insan habitatları ve güneş enerjisi üretim tesisleri inşa etmektir. Bir sonraki adım ise gezegen terraformasyonu. Mars’taki karbondioksit ve suyu kullanarak, itici gaz üretimi yerel olarak başlayabilir. Musk bütün bunların yanında Ay’a üs inşaa etme niyetinde. Sunumda ” 2017’deyiz, şimdiye kadar bir Lunar üssümüz olmalıydı! Neler oluyor?” dedi.
Kaynak: https://www.ibtimes.co.in/elon-musks-mars-colonization-plans-published-here-are-highlights-765052

Devamını Oku

Uzay

NASA Juno Uzay Aracı’ndan Jüpiter’in Çarpıcı Yeni Resimlerini Sergiledi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA’nın 1 milyar dolar maliyetle inşa ettiği Juno, içeriği gazlarla dolu olan bu dev Jupiter güneş sisteminin en büyük gezegeninin yeni nefes kesici fotoğraflarını Dünya’ya iletti, Geri dönen görüntüler muazzam derecede harika.

Bize siyah-beyaz ve işlenmemiş resimler olarak dönüyorlar ama profesyonel fotoğrafçılardan oluşan bir ekip tarafından işlenip ve kamuoyuna sunuldu.

Güneş Sistemi’mizdeki en büyük gezegenin görkemli manzaraları yeniden işleniyor. Yüzbinlerce kilometre yol kat eden uzay aracı, Jüpiter’in bulutlarından yüksek kaliteli fotoğraflar çekti.

Juno dokuzuncu gezegen turuna Jüpiter’in kuzey kutbundan başladı. Juno, gazlarla dolu bu devin etrafında dönen bir yörüngede, gezegenin bulut tepelerinden birkaç milyon kilometredeki uzaklığa sadece birkaç bin kilometre yol kat etmesi 53 gün sürüyor.

Bu işlem, uzay aracının çoğu yörüngesini gezegenin yoğun radyasyonundan koruyor.

Başlangıçta, uzay aracı daha kısa bir yörüngesel yola yerleştirilecekti. Ne yazık ki, Juno’nun bir valf arızası bu çabaları boşa çıkardı.

Bu yüzden, daha geniş olan yörüngesinde kaldı. Bu da, bu bilimsel misyonun, asıl planlanmış olan süresine ek olarak üç yıl daha uzatarak 2021 yılında kadar devam edebileceği anlamına geliyor.

Bu sene, uzay aracı, 7 Şubat’ta Perijove 11 olarak bilinen gezegenin son geçişini yaptı ve şimdi, bu uçuşla birlikte, gezegeni tüm ihtişamıyla göstererek birçok görüntüyü işledik.

Tabi ki, Juno sadece bir kamera değil. Aynı zamanda, gezegenin yerçekimi oranını, manyetik alanını ve daha fazlasını araştırmak için bir dizi aletle donatıldı.

Kaynak: http://www.iflscience.com/space/jupiter-revealed-in-stunning-new-images-from-nasas-juno-spacecraft/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar