fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Çin’in yeni süper bilgisayarı ‘Tienhı-3’ prototipi tamamlandı

Yayınlandı

üzerinde

Yeni süper bilgisayar Tienhı-3, meteoroloji, havacılık, deprem araştırmaları, enerji kaynaklarının keşfi, genetik mühendisliği ve büyük verinin işlenmesinde önemli rol oynayacak. Çin’in yeni süper bilgisayarı Tienhı-3’ün prototipinin tamamlandığı bildirildi. Şinhua ajansının haberine göre, Tiencin kentindeki Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi ve Ulusal Savunma Teknolojisi Üniversitesi ile müşterek geliştirilen prototip, Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan kabul testlerini geçti.
Tienhı-3’ün 2020’ye kadar operasyonel olacağı belirtilen haberde yeni bilgisayarın Tienhı-1’den 200 kat hızlı ve 100 kat daha fazla depolama alanına sahip olacağı kaydedildi. Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi Başkanı Liu Guangming, yeni nesil süper bilgisayarın ülkede bilim ve ekonomi alanlarındaki problemleri çözme konusunda yeri doldurulamaz bir teknolojiye sahip olmasının beklendiğini söyledi.
Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi Uygulamalı Araştırma ve Geliştirme Bölümü Başkanı Mıng Şiangfey de yapay zeka, büyük veri, bulut ve süper bilgisayarı birbirine entegre eden yüksek performanslı hizmet platformunun, Tienhı-3 süper bilgisayarı temelinde inşa edileceğini bildirdi. Mıng, “Süper bilgisayar, meteoroloji, havacılık, deprem araştırmaları, enerji kaynaklarının keşfi, genetik mühendisliği ve büyük verinin işlenmesinde önemli rol oynayacak.” ifadelerini kullandı.
Tienhı-3 süper bilgisayarına ilişkin geçen yıl yapılan açıklamada, bilgisayarın işlemcilerinden işletim sistemine kadar tamamen yerli olarak üretileceği ve saniyede bir kentilyon işlem kapasitesine sahip olacağı açıklanmıştı. Çin daha önce Tienhı-1, Tienhı-2 ve Sunway Taihulight adlı süper bilgisayarlar üretmiş ve dünyada 6 ayda bir düzenlenen en hızlı süper bilgisayarlar yarışmasında birinci gelmişti. Kaynak: AA

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Türkiye Uzay Ajansı resmen kuruldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Uzun zamandır kuruluş çalışmaları devam eden Türkiye Uzay Ajansı resmen kuruldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, “Milli çıkarlarımız uzayda da gözetilecek” dedi. Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluşuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olacak olan Türkiye Uzay Ajansı’nın merkezi Ankara olacak. İdari ve mali açıdan özerk olacak olan ajansın kendine özel bir bütçesi olacak. Milli uzay programını hazırlamak ve bu kapsamda projelerin hayata geçirilmesini sağlamak Türkiye Uzay Ajansı’nın görevi olacak.

MİLLİ ÇIKARLARIMIZ UZAYDA DA GÖZETİLECEK
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Uzay teknolojileriyle ilgili politika ve stratejileri belirleyecek Türkiye Uzay Ajansının kurulmasıyla 20 yıllık rüya gerçek oldu.” dedi. Varank, “Türkiye Uzay Ajansı dışa bağımlı olmayan rekabetçi sanayinin geliştirilmesine zemin hazırlayacak. Milli çıkarlarımız uzayda da gözetilecek.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Uzay Ajansının görevleri arasında rekabetçi bir uzay ve havacılık sanayinin geliştirilmesi, toplumun refahı ve milli menfaatler doğrultusunda uzay ve havacılık teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, uzay ve havacılık teknolojileri alanında bilimsel ve teknolojik altyapıların ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, kapasite ve yeteneklerin artırılması, uzaya bağımsız erişim imkanı sağlayacak tesis ve teknolojilerin kazanılması, uzay ve havacılık bilimi ve teknolojileri alanındaki uzmanlık ve bilgi birikiminden milli sanayinin diğer sektörlerinin de yararlanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması bulunuyor.

Ulusal kapsamda ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde yürütülen spektrum ve yörünge tahsis ve koordinasyon faaliyetleri ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen görevler hariç olmak üzere uzay araçları ve uzay yer sistemlerine ilişkin ulusal egemenlik kapsamındaki hakların kullanımına karar vermeye yetkili olacak Ajans, bu hakların yönetimi ve kullandırılmasına yönelik usul ve esasları belirleyerek, bu haklarla ilgili ulusal yükümlülüklerin gereklerini yerine getirecek.

Devamını Oku

Teknoloji

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’na Türkiye katkısı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın yerini alması öngörülen Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı’nda tasarımında görevli Türk akademisyenler, projenin kritik bir parçasını geliştirmek üzere teknoloji firmalarıyla ortak çalışma başlattı. Yüzyılın deneyi olarak gösterilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (LHC) yerini alması öngörülen Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı’nda (FCC) “vakum odacığının” prototipini geliştirme görevini üstlenen Türk akademisyenler, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri ile ortak çalışmalara başladı. Yaklaşık ışık hızında giden elektron pozitron demetlerinin çarpışacağı vakum odacığına ait prototipin tamamlanması halinde Türk şirketlerinin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi ihalelerinden aldığı payın katlanarak artması hedefleniyor. CERN, maddenin yapı taşındaki karanlık enerji ve karanlık madde gibi gizemlerin çözülebilmesi için deneylerin daha büyük bir çarpıştırıcıda devam etmesi gerekliliğinden hareketle FCC projesine başladı. Mevcut deneylerin yapıldığı 26,7 kilometre uzunluğundaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’ndan daha yüksek teknolojiyle kurulacak FCC’nin 100 kilometre uzunluğunda olması ve yerin 200-300 metre altında yapılması planlanıyor. FCC’de elektron ve pozitron demetlerinin 2030’lu yıllarda çarpıştırılması hedefleniyor.Projenin en kritik parçalarından olan vakum odacığının prototipinin geliştirilmesi görevi ise ekim ayında CERN tarafından İzmir Ekonomik Üniversitesi İEÜ) ile Ege Üniversitesi (EÜ) akademisyenlerinin oluşturduğu ekibe verildi. Türk teknoloji şirketlerinin yeteneklerinin kullanılacağı proje için akademisyen ve sanayicilerin yürüteceği ortak çalışma, TOBB CERN Sanayi İrtibat Ofisi’nin organizasyonuyla Manisa’daki HMS Makine üretim tesislerindeki toplantıyla başladı. Toplantıda İEÜ Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, EÜ Nükleer Fizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rena Çiftçi ile CERN ihalelerinde kendisini kanıtlayan 5 Türk firmasından temsilci bir araya geldi.
“Biz yapabiliyoruz”
Projeye liderlik eden Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 yıl içinde tamamlamayı öngördükleri prototip için CERN’den vakum odacığının iç duvarlarının kaplaması konusunda yeni bir teknolojiyi transfer edeceklerini, Türk mühendislerin görev alacağı çalışma sonrası prototipin İsviçre ve Japonya’da test edileceğini ve CERN envanterine gireceğini dile getirdi. CERN deneylerinde Türkiye’den fizikçilerin görev yapmasına rağmen bugüne kadar mühendislik projesinde yer almadıklarına işaret eden Prof. Dr. Çiftçi, “Türkiye’nin mühendisleri ve sanayicileriyle FCC’nin en maliyetli parçası olan vakum odacığının prototipini yapmaya çalışacağız. Bunu yapmayı başardığımız zaman bir nevi referans almış olacağız. Türk firmaları, 100 kilometre uzunluğundaki bu çarpıştırıcının yapımı için ihalelere katılabilecek ve ‘biz yapabiliyoruz’ diyebilecekler.” dedi.
Hedef CERN’e tam üyelik
TOBB Başkanlık Özel Müşaviri ve CERN Türkiye Sanayi İrtibat Görevlisi Hakan Kızıltoprak ise “Türkiye’nin CERN’deki yıldızlarının” bir araya geldiğini, devletin de destekleriyle ülke için çok özel bir proje yürüteceklerini bildirdi. CERN’deki mevcut çarpıştırıcıda 30’un üzerindeki üniversiteden 173 Türk akademisyenin görev aldığını aktaran Kızıltoprak, 2015’ten bu yana 20’nin üzerindeki firmanın 4 milyon dolara yakın büyüklükteki 30’un üzerindeki ihaleyi alarak CERN’e parça tedariğinde bulunduğuna dikkati çekti. “Dünyanın en büyük deneyine” Türkiye’nin katkısının her yıl iki kat arttığını, FCC projesiyle önemli bir eşiğin geçilmiş olacağını anlatan Kızıltoprak, şu bilgileri verdi: “60 yıllık CERN’de yalnızca 3 yılda önemli bir noktaya geldik. Firmalarımız, bunu öğrenme sürecinde başardı. Şu anda TOBB CERN Sanayi İrtibat Ofisine kayıtlı, teknolojinin kaymak tabakasında olan bin 900 firmamız var. İnşallah bu performansımızı artıracağız ve çok sayıda ihale kazanacağız. Türkiye’nin bu işe ne kadar önem verdiğini ve azimli bir şekilde çalıştığını da göstermiş oluyoruz. CERN’in FCC projesini bize vermesi, bilim insanlarımıza ve sanayicilerimize olan güvenin bir simgesi. Türkiye, CERN’de bir ortak üye olarak bunu başardı. Şimdi hedefimiz 2020 yılında güçlenen akademik ve sanayi altyapımızla tam üye olabilmek.”
“Para kazanmak için değil bayrak göstermek için”
HMS Makina Genel Müdürü Aziz Meydan, CERN ihalelerine para kazanmak için girmediklerine dikkati çekerek, “Birçok ulusun bir arada olduğu bir yerde bayrak göstermek, ülkemizin o platformda yer aldığını göstermek istiyoruz. Bu iş, parayla değerlendirilemez.” dedi. LHC deneyinin soğutma diskleri ve çeşitli işlenmiş parçalarını üreten Albaksan Alaşımlı Bakır AŞ Satış Temsilcisi Emir Örer ise FCC sayesinde daha önce kaçırdıkları, Avrupalı şirketlerin aldığı işleri de alma imkanına kavuşacaklarını bildirdi. Örer, Türk firmalarının sadece öğrenen değil öğreten bir yapıya da ulaştığına işaret ederek “CERN’e yaptığımız işler, öz güvenimizi çok pozitif etkiledi. Yeni şeyler öğreniyoruz. Ama öğrettiğimiz şeyler de oluyor. CERN’deki insanlar bizim fikirlerimizi alıp ‘bu iş aslında sizin dediğiniz gibi daha uygun olur’ diye dönüşler bildiriyor. Bu duygusal anlamda bizi mutlu ediyor.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (AA)

Devamını Oku

Teknoloji

Bilim insanları, Kasların elektriksel aktivitesini sinyallere dönüştüren cihaz geliştirdi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Rusya Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi’nden (MEPhI) bilim insanları ve mühendisler, kasların elektriksel aktivitesini ölçüp onu sinyallere dönüştüren ‘Mio Interface’ isimli cihaz geliştirdi. Bu cihazın rehabilitasyon eğitimi alanında, sporcular için akıllı giyim, biyonik protez üretimi, akıllı telefon ve akıllı ev için uzaktan yönetim sisteminin geliştirilmesi için kullanılması planlanıyor. MEPhI Yüksek Mühendislik Okulu’nun yüksek lisans öğrencisi Bulat Aytbayev, üzerinde çalışılan proje ile ilgili Sputnik’e yaptığı açıklamada Mio Interface’nin insanın kol kaslarının elektriksel aktivitesini ölçüp hareketlerini tanıdığı ve çeşitli cihazlara verilen komutalara dönüştürdüğü belirtti.

Sputnik’in haberine göre Aytbayev, ‘Yunanca ‘Mio’ sözcüğü ‘kas’ anlamına geliyor. Cihazın elektrodları kaslardan gelen sinyalleri alıp kas hareketlerinin tanımasını gerçekleştiriyor ve cihazlar için komutalara dönüştürüyor’ ifadelerini kullandı. Bilim insanlarının 2015 yılından beri üzerinde çalıştıkları belirtilen bu proje, Start-1 isimli Yenilikçi Projelere Destek Fonu’nun 2 milyon rublelik hibe desteğini aldı.

2017’de Yenilikçi Radyo Elektroniği Yarışmasının ‘İş Dünyasında Yenilikler’ kategorisinde birincilik kazanan proje, 2018’de Çin ve Rusya’nın ortak düzenlediği Endüstriyel Yenilikler Ödülü’ne layık görüldü. Aytbayev, ‘Mio Interface’in analoglarına göre avantajlarının kas hareketlerini tanımada yüksek doğruluk ve oldukça geniş yelpaze tanıma algoritmaları olduğunu kaydetti. Önümüzdeki dönemde geliştirilen cihaz için patent başvurusunda bulunulup projenin endüstriyel ölçekte gerçekleştirilmesi için ortak arayışına girileceği belirtildi.
Editör / Yazar: Ezgi SEMİRLİ
Kaynak: https://fit.thequint.com/health-news/new-device-to-create-smart-clothes

Devamını Oku

Öne Çıkanlar