Bizi Takip Edin

Uzay

Depremler Mevsim Geçişleri ya da Ayın Hareketleri Sonucu Tetiklenmiyor

Yayınlandı

üzerinde

İnsanlık çok uzun süreden beri dolunayı birçok şey için suçluyor. Modern veri analizleri doğum zamanları, kazalar ve birçok dolunayla ilgili efsaneyi delmiştir. Çürütülen yeni olgu ise ay safhalarının deprem yarattığına dair varsayımdır. Çalışmada depremlerin mevsim geçişleriyle de bir ilgisi olmadığını ispatladı.

Ay’ın gelgit etkisi sebebiyle yerçekiminin yerkabuğunu sallamaya yetecek kadar çekme yaratabileceği fikri gülünç bir varsayım değildir. Hatta suyun ağırlığı okyanusların altındaki fay hatlarını tetikleyebilir. Ay’ın Dünya’ya yansıdığı ışık miktarı önemli olmasa da, Ay ve Güneş gökyüzünde birbirine yakın olduğunda ya da tam tersi hallerde, gelgitler daha büyükken, sırasıyla yeni ve tam Aylarda meydana geleceği iddia edilmektedir. Bazı çalışmalar, ay döngüsü ile deprem sıklığı arasında bir ilişki bulduğunu iddia etti ancak ABD Jeoloji Araştırması birliğinden Dr. Susan Hough, bu ilişkin oldukça zayıf olduğunu belirtti.

Hough 400 yıllık Rihter ölçeğine göre 8 ve üzerinde olan 204 depremin verilerini inceledi. Elde edilen örneklerde yeni ayın yedinci gününde 16 deprem olduğu anlaşıldı. Hough elde edilen verilerin tamamıyla rastgele olduğunu ve ay gelgitlerinin bu dönemde minimum seviyede olduğunu kaydetti. Benzer şekilde, Hough yılın belirli günlerinde çok büyük depremler için bir araya gelme eğilimi bulamadı. Hough, çalışmalarının aksine ikna olmuş zihinleri değiştirmesini beklemiyor.

Bir sonraki büyük depremin dolunaya denk gelmesi halinde, ay hareketlerinin deprem yaptığı fikri yeniden masaya yatırılacaktır. Ay’ın depremleri tetiklediğine dair birçok çalışma bulunuyor. Bazı durumlarda ilişkiler tespit edilse de okyanuslar dışında fiziksel bir tesiri kanıtlamak oldukça zor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/physics/no-earthquakes-are-not-affected-by-the-seasons-or-moon-phases/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

NASA Perşembe Günü Mars’a dair ‘çok önemli bir keşifi’ açıklayacak

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA, ABD Havacılık ve Uzay Dairesi, Kızıl Gezegen ile ilgili çok önemli bilimsel bulgulara eriştiğini açıkladı. Uzun süredir kızıl gezegende Curiosity aracı ile araştırmalar yapan NASA, önümüzdeki 7 Haziran Perşembe günü düzenleyecekleri basın toplantısıyla açıklayacağını belirtti. Curiosity aracı ile gezegende yapılan çalışmalar sonucu topladığı veriler analiz edildi. Mars’ın gizemi çözüldü mü? İnsanların mars hakkında olası yaşam belirtileri uzun zamandır merak konusu olmuştur. Nasa bu güne kadar Mars gezegeninde yaptığı çalışmalardan ötürü insanların ilgisini arttırmış durumda. NASA, Curiosity aracı ile 2054 gündür mars yüzeyinde çeşitli arştırmalar ve sondajlar yapıyor. Curiosity aracı ile yaptığı turların yanı sıra birkaç bilimsel deneyler de yaptığını belirtti. Nasa bu bağlamda Curiosity aracına dair herşeyin yolunda gittiğini yapılan sondaj çalışmaları ile önemli verilere ulaştığını 7 Haziran günü 21:00 saatlerinde yapılacak basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşacak. NASA’nın elde ettiği bulguları, yapacağı basın etkinliği aynı zamanda YouTube sayfasından canlı olarak yayınlanacak.NASA Kızıl Gezegende bugüne kadar edindiği bilgiler ile alakalı çok fazla veri paylaşmayarak bu konudaki gizemi de bir hayli yüksek tutuyor. Nasa yapılacak basın etkinliğinde insanların sorularını cevaplayacaklarını ve Curiosity aracı’nın görev süreleri ile ilgili bilgiler de sunacaklarını belirtti. NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde görev yapan araştırma uzmanı Jen Eigenbrode, aynı araştıma merkezinin güneş sistemi keşif bölüm başkanı Paul Mahaffy ve Kaliforniya’da bulunan Mars Bilim Laboratuvar’ı projeyi yöneten Chris Webster bu konuda kurum adına açıklama yapacaklarını belirtti. NASA 2008 yılında Mars’ta donmuş su bulduklarını ve gezegenin potansiyel olarak yaşanabilir olduğunu da benzer toplantıda açıklamıştı. Ancak gezegende donmuş su bulunması, Mars’la ilgili çalışmalarda yeni ve çok önemli bir aşama. Zira su yaşam için gerekli. Kızıl Gezegen’de gerçekten hayat olup olmadığını 7 haziran perşembe günü yapacakları toplantıda gün yüzüne çıkacağını umuyoruz. Bu konuda beklentiler çok yüksek fakat konu NASA olunca beklentileri yüksek tutmamakta da fayda var. 🙂

Devamını Oku

Uzay

Pentagon’un UFO programının uçan cisimlerle sınırlı olmadığı iddia edildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Pentagon için ‘görünmez varlıklar’ ve ‘tuhaf yaratıkları’ araştıran şirketin, önemli kanıtlar elde edildiğini ileri sürüyor.Pentagon’un geçtiğimiz günlerde medya tarafından ortaya çıkarılan UFO(Tanımlanmamış Uçan Cisimler)  programının sadece ufalar ile sınırlı olmadığı, tuhaf ve görünmez yaratıkları da kapsadığı ortaya çıktı.Araştırma programına ilişkin yeni bilgilerin, Pentagon’un anlaşma yaptığı şirketlerden BAASS aracılığı ile Klas Tv’ye yapılan açıklamalar ile ortaya cıktı.
BAASS şirketi 90’lı yıllardan bu yana paranormal aktiviteleri incelemektedir. ABD Savunma Bakanlığı(Pentagon) için yürütülen araştırma çalışmaları kapsamında UFO (Tanımlanmamış Uçan Cisimler)  askeri uçuşlar kapsamında karşılaşılan ve son dönemlerde haberlere dahi konu olan tanımlanamayan hava araçlarından ibaret olmadığını gösteren yeni kanıtlar sağladıklarını iddia etmektedir. Araştırmanın kapsamının görünmez varlıklar, tuhaf yaratıklar, ışık küreleri, şüphe çeken hayvan ve insan yaralanmaları gibi durumları içerdiğini, Savunma bakanlığının konuyu adli bir şekilde ele aldığını aktarıldı.Araştırma kapsamında Utah ve Las vegas!ta yer alan ünlü Skinwalker çiftliğinde incelemeler gerçekleştirildi. Skinwalker çiftliği büyük bir arazi üzeine kuruludur ve hayvanların aniden sakatlanmaları ile bilinmektedir. Aynı zamanda bu bölgede UFO görüldüğüne dair sürekli adli mercilere bildirimde bulunulmaktadır. Bu çiftlik ile ilgili bu olaylar 1996 yılından bu yana devam etmektedir.
ABD Kongresinin talimatı ile Pentagon’un UFO’ları araştıran özel bir araştırma programı olduğu 2017 yılında ortaya çıkmıştı. İleri Uzay Tehdidi Tanımlama program’ının ise 2012 sonlandırıldığı ileri sürülmesine karşın New York Times gazetesinin yapılan habere göre programın halen devam ettiğine dair kaynaklar mevcuttur. Programın Direktörü Luis Elizondo ise haberin yayınlamasından yalnız iki ay önce görevinden istifa ettiğini belirtmiştir. Medya kuruluşlarına açıklama yapan Luis “UFO’ların mevut teknolojimizin çok daha ileri düzeyine sahip olduğuna şüpheye yer veremeyecek kadar eminim” şeklinde açıklamalarda bulundu. Yürütülen araştırma programının bugüne kadar ne türl bilgiler elde ettiği halen belirsiz olsa da ortaya atılan iddialar ve bilgiler, ABD Savunma baklanlığının bu konular üzerine kaynak  ve zaman harcadığını göstermektedir.

Devamını Oku

Astrofizik

Gökbilimciler İçerisinde Yıldız Olmayan 6 Karanlık Galaksi Keşfetti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Gökbilimciler, altı tane “karanlık galaksi” buldu ve galaksilerin, bol miktarda yıldızla dolu olması beklenirken, hiç yok gibi görünüyor. En yeni astrofiziksel modellere göre, Eski galaksiler karanlık bir evreye maruz kalmış olabilir. Halihazırda oldukça büyük ve gaz dolu olan bu karanlık galaksiler, yıldız oluşturmada sorun yaşamış olabilirler. Bu galaksileri bulmak son derece zordur, çünkü ışık yaymazlar, araştırmacılar ancak yakındaki diğer kaynaklardan gelen ışığı kullanarak altısını gördüklerini belirtiyorlar. Astrophysical Journal’da rapor edildiği gibi, Avrupalı araştırmacılar, evren 2 milyar yaşında bile olmadan bu altı aday nesnenin varlığını tanımladılar.  Nesneler yakındaki gökcisimleri tarafından floresan olarak aydınlatılmış, süper kütleli bir kara deliğin içine düşen malzemenin büyümesiyle güçlenen aktif galaksilerdi. Bu süreç, gökcisimlerini korkunç derecede parlak hale getirir, ve onların ışığı rahatça, bir el feneri gibi diğer nesnelere bakmak için kullanılabilir. Gökcisimleri, daha sonra gaz tarafından emilen ve yeniden yayılan çok miktarda ultraviyole ışık yayar. Ve bu gözlemler, gökbilimcilerin bu galaksilerin birçok özelliğini çözümlemeleri için yeterlidir. 6 karanlık-galaksi adayı, Güneş’imizin 200 milyon ila 6 milyar katı arasında bir kütleye sahip olduğu tahmin edilen küçük, kompakt nesnelerdir. Araştırmacılara göre, son birkaç yılda keşfedilen diğer karanlık galaksiler benzer özelliklere sahipler, bu da onları iyi bir aday haline getiriyor.  Daha önceki karanlık galaksileri keşfetmek, ilk evrene ve galaksilerin oluşumuna ışık tutabilir. Ekip, mevcut en gelişmiş astronomik enstrümanlardan biri olan Multi Unit Spectroscopic Explorer’dan (MUSE) yararlandı. MUSE, Çok Büyük Teleskop’un bir parçasıdır ve bir seferde geniş bir yıldız alanını gözlemleme kabiliyetine sahiptir, bu nedenle komşu gökcisimler, potansiyel karanlık galaksileri keşfetmek için son derece uygundur. Heyecan verici yeni gözlemlere rağmen, karanlık galaksiler, kozmik evrimin karmaşık bir nesne sınıfı olarak kalır. Mevcut enstrümanlarımızın kısıtlanması nedeniyle evrenin birkaç milyar yılı hala geniş ve derinlemesine gözlemlerden yoksundur. James Webb Uzay Teleskobu gibi yeni teleskoplar ve özel araştırmalar boşlukları doldurmaya yardımcı olacak ve belki de yakında bu karanlık galaksiler esrarengiz olmayacak. Kaynak: http://www.iflscience.com/space/astronomers-have-discovered-six-galaxies-with-no-stars-in-them/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar