fbpx
Bizi Takip Edin

Yaşam

Dünya Üzerindeki En Yaşanabilir Kent Hangisi?

Yayınlandı

üzerinde

Dünya üzerindeki en yaşanabilir şehir sıralamasında Melbourne uzun süredir birinci sırada yer alıyordu. Yedi yıl sonra Melbourne bu unvanını kaybetti. Yeni verilerde dünya üzerindeki en yaşanabilir şehir Viyana olarak gösteriliyor. Yaşanabilir şehir sıralaması The Economist IntelligenceUnit’in Küresel Yaşanabilirlik Endeksine dayanmaktadır. Bu çalışmada dünyanın dört bir yanındaki en iyi ve en kötü yaşam koşullarına dair değerlendirmeler bulunmaktadır.

Aslında bu endeks şirketlere şehre yeni yerleşen çalışanlarına ne kadar ödeme yapacaklarını ve ne kadar zorluk ödeneği verileceğini kararlaştırmak için yapılıyor. The Economist IntelligenceUnit, birinci sırada gösterdiği Melbourne, Viyana gibi şehirler de dahil olmak üzere yaşam kalitesi yüksek olan şehirlerde şirketlerin çalışanlarına ek ödenek vermesinin gerekmediğini söylemiş oluyor. Endeks Port Moresby, Tripoli ve Karachi gibi sıralamanın altındaki şehirler için yüzde 20’lik bir ödenek tavsiye ediyor. Tüm yoksulluğa rağmen, küresel yaşanabilirlik endeksi vatandaşlara değil, şehre dışarıdan gelip yerleşenlere odaklı. Endeks verileri şehirde yaşayan ortalama insanın ihtiyacı olan konut satın alınabilirliği, toplu taşıma, eğitime erişim, bisiklet yolu, yürüyüş yolu gibi verileri içermiyor.

Endeks ölçüleri, beş ayrı kategori altında 30 göstergeyle oluşturuluyor. Bunlar; istikrar (güvenlik), kültür, sağlık, eğitim, altyapı, çevre gibi alanları içeriyor. Göstergelerden 26 tanesi uzman ülke analistlerinin yargısı ve her kentte bulunan bir alan muhabirine dayanıyor. Bu kimsenin bilmediği eleştirmenler bir şehrin performansını; hoşgörülü, kabul edilebilir, istenmeyen, rahatsız edici ya da kabul edilemez olarak değerlendiriyor.
The Economist’in Küresel Yaşanabilirlik Endeksi, şehirleri karşılaştırmak için opak yöntemlerle çoğunlukla öznel bir derecelendirmedir. Ancak medyanın ve birçok kurumun ciddi olarak ilgisini çekmeyi başarmış olan bu liste, en yaşanabilir şehirleri belirlemeye devam ediyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/which-is-the-world-s-most-liveable-city-the-answer-is-not-that-simple

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilim insanları, kişilik türlerini 4 farklı kümede topladı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Amerikalı bilim insanlarının yaptığı araştırmada kişilik türleri 4 farklı kümede toplandı. Amerikalı bilim insanlarının yaptığı araştırmada kişilik türleri 4 farklı kümede toplandı. Ayrıntıları “Nature Human Behaviour” dergisinde yayımlanan araştırma çerçevesinde dünya çapında 1,5 milyondan fazla kişiyle yapılan anketlerden elde edilen veriler doğrultusunda kişiliğin, sıradan, çekingen, ben merkezci ve rol model olmak en az 4 kümeye ayrıldığı tespit edildi.

Northwestern Üniversitesi McCormick Mühendislik Fakültesinden Luis Amaral liderliğinde yapılan araştırmada belirlenen bu türlerin, 5 temel kişilik özelliğine (duygusal dengesizlik, dışa dönüklük, açık sözlülük, uyumluluk ve dürüstlük) dayandırıldığı belirtildi. Verilerin, alternatif hesaplama (algoritma) yaklaşımıyla bir araya getirildiği araştırmanın bulgularının, psikolojideki paradigmalara meydan okuduğu ifade edildi. Bilim insanları, sıradan insanlarda duygusal dengesizliğin ve dışa dönüklüğün baskın olduğunu, bu kişilik türünün kadınlarda daha çok görüldüğünü belirtirken, çekingenler, duygusal açıdan dengeli, bir nebze uyumlu ve dürüst olarak değerlendirildi.

Duygusal dengesizliğin çok az rastlandığı rol modellerde diğer 4 kişilik özelliğinin yaygın görüldüğü, kişinin rol model sınıfına girme olasılığının yaşla arttığı, yine bu kişilik türüne kadınlarda daha fazla rastlandığı kaydedildi. Bilim insanları, ben merkezcilerin dışa dönük olmalarına rağmen açık sözlülük, uyumluluk ve dürüstlük özelliklerinde ortalamanın altında kaldığına, yine yaşlanmayla ben merkezci kişiliğe sahip olanların sayısında çarpıcı bir düşüş gözlendiğine işaret etti.
Kaynak: https://www.brisbanetimes.com.au/lifestyle/life-and-relationships/scientists-identify-four-personality-types-20180918-p504fb.html?ref=rss&utm_medium=rss&utm_source=rss_feed
Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM

Devamını Oku

Yaşam

Düzenli Aspirin Kullanımı Yarardan Çok Zarar Veriyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

ABD’de ve Avustralya’daki bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü araştırmada, düzenli aspirin kullanımının insan vücudu için tehlikeli olabileceği tespit edildi. Monash Üniversitesi tarafından ABD ve Avustralya’da yürütülen araştırmaya, 19.141 kişi katıldı (Avustralya’da 16.703 ve ABD’de 2,411). 2010 yılında başlayan çalışmada, 70 yaşını geçmiş olan insanlar incelendi.

Katılımcıların yarısına 5 yıl boyunca düzenli olarak düşük dozda aspirin, diğer yarısına ise plasebo (ilaçmış gibi verilen, işlevsiz madde) verildi. 5 yıl boyunca katılımcıların sağlık durumlarının düzenli olarak kontrol edildiği araştırma; 70 yaşın üzerindeki kalp ve damar hastalıkları geçmişi bulunmayan kişiler için düşük dozda aspirin kullanımının herhangi bir yararının olmadığı, tam tersine bu kişilerde iç kanama riskinin arttığı tespit edildi.

Monash Üniversitesi’nden Prof. Dr. John McNeil ”Dünyada birçok kişi bilinçsiz bir şekilde aspirin kullanıyor. Özellikle yaşı belli bir seviyeye gelmiş olan insanlar, neredeyse günde 2-3 adet aspirin içiyor. Doktor kontrolü olmadan, bu kadar fazla aspirin kullanılması insan ömrüne olumsuz etki yapıyor.” dedi.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/09/180916152706.htm
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Yaşam

Florance Kasırgası Sebebiyle 16 Nükleer Reaktör Risk Altında

Yayınlandı

üzerinde

Florance Kasırgası sebebiyle Carolinas ve Virginia’daki 16 nükleer reaktördeki operasyonların etkileneceğinden endişe ediliyor. Fırtına elektrik kesintilerine sebebiyet verebilir ve reaktörlerin güvenliklerinde sorunlar oluşabilir. Florida Üniversitesi Kamu Hizmetleri Araştırma Merkezi’ndeki enerji çalışmaları direktörü TedKury, nükleer santrallerin niçin büyük fırtınalar sırasında önlem alması gerektiğini açıkladı. Nükleer santrallerdeki en büyük güvenlik endişesi, reaktörlerinin nükleer çekirdeğini korumaktır.

Reaktörler, ısıyı dağıtmak için soğutma sistemlerinden destek alarak, 350 santigrat dereceyi geçen sıcaklıklarda çalışır. Soğutma sistemleri arızalandığında, reaktör çekirdeğinin bazı bölümleri erimeye başlayabilir. Erime patlamalar ve radyoaktif materyallerin salınmasına yol açabilir. Bir reaktörün güç kaynağı kesildiğinde, soğutma sistemleri de bundan etkilenebilir. Kazaları önlemek için, reaktör muhafaza sistemlerinin dış duvarı betonarme ve çelikten yapılır. Büyük bir ticari uçağın etkisine dayanacak şekilde tasarlandıkları için, uçan molozların – 200 mil rüzgarla hareket etse bile –reaktör için bir tehdit oluşturması söz konusu değildir. Bu nedenle kamu hizmetleri enerji santrallerini teftiş ederek, ekipmanı emniyete alarak, yedek pompaları ve jeneratörleri test ederek ve çalışanların sahada kalması durumunda kritik malzemeleri stoklayarak fırtınalara hazırlanmaktadır.

Yardımcı programlar bazı durumlarda kasırgalardan önce reaktörleri kapatmaktadır. Bundan önce 1992 senesinde Andrew Kasırgası bir nükleer santralin üzerinden geçerken, ciddi bir etki bırakmıştır. Miami’nin 25 mil güneyinde yer alan tesis, 175 mil / saat’e kadar gusts ile 145 mph uzun süreli rüzgarlara maruz kaldı.Reaktörlerin kendileri zarar görmese de, tesis sahası 90 milyon ABD $ değerinde hasar aldı. Kritik ekipmanları çalıştırmak ve reaktör çekirdeğini serin tutmak için yedek jeneratörler dışında 5 gün boyunca harici bir güç reaktörde bulunmuyordu. Nükleer Düzenleme Komisyonu’nun bildirdiğine göre tesis fırtına gelmeden 12 saat önce kapatılmaya başlamıştı. Bu gerekli olandan daha erken bir kapatmaydı. Ancak tesis operatörleri şartlara sıkı sıkıya bağlı kasa dahi fırtına vurduğunda gerekli önlemler hazır olmaya bilir. Sonuçta nükleer reaktör işletmecileri kapatma prosedürlerine 12 saat önce başlamaktadır. Kapatma prosedürü sağlanmış olan bir reaktör tekrar açılmadan önce bir süre beklenmektedir.

ABD nükleer enerjiden elektrik üretimi sağlamaktadır. Toplam elektrik üretiminin 5’te 1’i nükleer enerjiden sağlanmaktadır. Bu durumda en büyük etkiyi yaşayacak olan bölge Floransa olarak görünüyor. Güney Carolina’nın elektrik şebekesinin yaklaşık yüzde 57’si nükleer enerjiyle çalışmaktadır. Kuzey Carolina ve Virginia ise elektrik enerjisinin yaklaşık üçte birini nükleer güç istasyonlarından almaktadır.Carolinas’taki nükleer güç istasyonlarının neredeyse tamamına sahip olan Duke Energy, bu reaktörlerin bir kısmını kasırganın vurmadan 12 saat önce kapatmayı planlandığını bildirdi. Şirket ayrıca kasırgadan önce Carolinas’taki 4 milyon müşterisinin dörtte üçünün, fırtınanın şiddetine ve yörüngesine bağlı olarak, haftalarca sürecek elektrik kesintileriyle karşı karşıya kalabileceğini iletti.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/there-are-16-nuclear-reactors-at-risk-from-devastating-hurricane-florence-here-s-what-you-need-to-know

Devamını Oku

Öne Çıkanlar