fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Düz Dünya Derneği Üyesinden Afallatan ‘Simit Dünya’ Teorisi

Yayınlandı

üzerinde

Küresel çapta yüzlerce bin takipçisi, binlerce ciddi üyesi olan Düz Dünya Derneği’ne (Flat Earth Society) üye birisinin ortaya attığı son teori, beyin gelişimi konusunda eşi benzer görülmeyen bir tartışma yaratabilir. Düz Dünya Derneği gibi örgütler, insanların bilimsel gelişmelere karşı çıkan popüler komplolara inancını tetikliyorlar. Bu noktada o teorilere inananların değil, bu örgütleri yönetenlerin amacı ise ortada. Zira birbirinden tutarsız şeyler görmeye devam ediyor.  Bir Düz Dünya Derneği üyesinin, derneğin resmi forum sitesinde ortaya attığı “Simit Dünya” teorisi ise insanı biraz afallatabilir: Düz Dünyacıların en büyük silahları ise egemen medya ve popüler bilimin, yerleşik öğretilerle insanları kandırmaya çalıştığı düşüncesi. Bunun için bilimin gelişmesini sağlayan eleştirel ve sorgulayıcı tavrı da sahiplenmeyi ihmal etmiyorlar.

Simit teorisinde de başımıza aynı şey geliyor. Dünyanın dairesel ve üç boyutlu silindirik bir yapıda olduğunu açıklamak için sayısız soru ve cevapla düşünceye destek, kanıt aranıyor. Varaug, forumdaki iddiasında, insanların radyo sinyallerini uzağa göndermek için Dünya’nın simit şeklinden faydalanabileceğini de yazıyor. Söz konusu simitin iç tarafındayken, karşımızda Dünya’nın kıvrımlı yapısını neden görmediğimize ilişkin bir önerisi de var: Işık kırılması. Evet, ışık farklı yoğunluğa sahip ortamlarda kırılan bir şey. Simit Dünya teorisine göre atmosfere girip kırılan ışık, Dünya’nın kalanını görmemizi engelliyor. Eleştirel olarak düşünmeye çalışan insanların körü körüne komplolara inanmaları, aslında sorgulamak konusunda kendilerini kandırdıklarını gösteriyor. Bu nedenle bilim dünyasının tartıştığı asıl konu Dünya’nın şekli değil; bu inançların oluşmasını sağlayan psikolojik ve sosyolojik etmenler olacaktır.
Kaynak: https://www.theflatearthsociety.org/forum/index.php?topic=54383.0

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

NASA uzay aracı Bennu gök taşında su kalıntıları buldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Geçtiğimiz hafta Mars’a yeni bir uzay aracı indiren NASA, şimdi de 122 milyon kilometre uzaklıktaki Bennu asteroitine ulaştı. İşte OSIRIS-REx isimli görevin detayları: NASA’nın Eylül 2016’da uzaya fırlattığı OSIRIS-REx, yaklaşık 27 ay süren 2 milyar kilometrelik uzay yolculuğunun nihayet sonuna geldi. 800 milyon dolarlık maliyetle geliştirilen uzay aracı, şu anda Bennu asteroitine ulaşmış durumda. Yeni edinilen bilgiye göre; ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) uzay aracı OSIRIS-REx, Bennu gök taşında kil tabakaları arasına sıkışmış su molekülleri keşfetti.

Bennu Asteroid Yapısı: Asteroitler kimyasal yapılarına göre birbirlerinden ayrılıyor. Karbon zengini olan en ilkel asteroitlerin yapılarında yaklaşık 4 milyar yıldır neredeyse hiçbir değişim olmuyor. Yani OSIRIS-REx, Bennu’ya yapacağı bu tarihi yolculukla bir anlamda da 4 milyar yıl öncesine zaman yolculuğu yapmış olacak. Karbon zengini gök taşları yüzeylerinde organik moleküller, amino asitler ve uçucu maddeler barındırıyor olması nedeniyle Dünya üzerindeki yaşamın da başlangıcı olabileceği düşünülüyor. NASA OSIRIS-REx görevi sonunda getireceği numunelerle birçok önemli soruya cevap bulabilmeyi umuyor.

Asteroitlerin yapıları da göz önüne alındığında 26 olan aday sayısı son olarak 5’e inmiş. NASA bilim insanları da bu 5 asteroit arasından Bennu’yu seçme kararı almışlar. NASA’dan yapılan açıklamada, OSIRIS-REx’in 500 metre çapındaki asteroidin kil tabakaları arasına sıkışmış su molekülleri keşfi, “Hidroksil” adı verilen, oksijen ve hidrojen atomlarının birbirine bağlı bulunduğu moleküllerin, asteroidin koptuğu gök cisminin gövdesinde bir zamanlar su bulunduğunun işareti olduğu belirtildi. 2 yıl süren yolculuğun sonunda Bennu’ya ulaşıldı.

OSIRIS-REx’in 2 yıl süren yolculuğun ardından 2 milyar kilometre süren yolculuğunun sonunda gök taşında su kalıntıları bulan OSIRIS-REx için aslında henüz görev yeni başlıyor diyebiliriz. Bildiğiniz gibi NASA’nın bu görevdeki amacı karbon oluşumlu gök taşından Dünya’ya numuneler getirmek. NASA’nın uzay aracının toplayacağı örneklerin, Güneş Sistemi’nin oluşumuna ilişkin yeni bulgulara ufuk açması bekleniyor. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) uzay aracı OSIRIS-REx, Eylül 2023’te Dünya’ya dönecek.
Kaynak: https://www.independent.co.uk/news/science/nasa-water-discovery-life-bennu-osiris-rex-spacecraft-asteroid-breakthrough-a8677386.html

Devamını Oku

Uzay

Voyager 2, Yıldızlarası Bölgeye Ulaştı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Çağımızın en çok gezen uzay aracına veda etme vakti geldi. 1977 yılında uzaya gönderilen Voyager 2 uzay aracı, Güneş Sistemi’ne veda ederek yıldızlararası bölgeye ulaştı. Amerikan Jeofizik Birliği’nin toplantısında NASA tarafından yapılan açıklamada, şu anda dünyanın yaklaşık 11 milyar mil (17 milyar kilometre) uzağında olan Voyager 2’nin Güneş’in oluşturduğu manyetik alanlar ve yüklü parçacıkların ortamı olan heliosferden -ya da daha basitçe Güneş Sistemi’nden ayrıldığı belirtildi.

Güneş Sistemi’nden 5 Kasım’da çıktığı belirlenen Voyager 2, yıldızlararası bölgeye ulaşan ve insan yapımı olan 2’nci araç oldu. Bu bölgeye ulaşan ilk araç ise; 2012 yılında görevini tamamlayan ve Voyager 2’den birkaç hafta sonra uzaya fırlatılan Voyager 1 olmuştu. Bu iki aracın da asıl amacı Jüpiter ve Satürn’ün çevresinde dolaşıp fotoğraf göndermekti. Ancak bu araçlar kendilerine verilen görevden daha fazlasını başardı.

Uzay araçları, bilim adamlarının Jüpiter’in uydusu İo üzerindeki yanardağları, Jüpiter’in ayı Europa’nın buzla kaplı yüzeyi altındaki okyanusu ve Satürn’ün ayı Titan’daki metan yağmurunu keşfetmesine yardımcı oldu. Voyager 2 daha sonra Uranüs ve Neptün’e doğru ilerlerken, Voyager 1 ise Satürn’ün yerçekiminin etkisiyle Güneş Sistemi’nin kıyısına doğru uzaklaşmaya başladı. Toplam 983 milyon dolara mal olan uzay araçlarının üzerinde; manyetik alanlar ve kozmik ışınları incelemek için 5 farklı araç bulunuyor.

Voyager 1 ve Voyager 2 aynı zamanda 116 fotoğraf, aralarında Dünya’dan sesler, Louis Armstrong, Beethoven ve Navajo kabilesinden şarkıların bulunduğu CD’ler ile Doğu Çin’deki Amoy dilinde ”Uzaydaki dostlar size sesleniyorum; nasılsınız? Vaktiniz olursa lütfen bize ziyarete gelin” mesajlarını da taşıyor. A’dan Z’ye bütün özellikleri ile NASA’nın göz bebeği olan Voyager araçları, görevlerini başarı ile yerine getirdi ve aramızdan ayrıldı.
Kaynak: https://www.livescience.com/64269-voyager-2-reaches-interstellar-space.html

Devamını Oku

Fizik

Gökbilimciler çok hızlı dönen bir karadelik keşfettiler

Yayınlandı

üzerinde

Kara delikler, her ne kadar büyüleyici olsalar da, yeni bir keşif değiller – ancak Hindustan Times’a göre, şimdiye kadarki en yüksek hızlardan birinde dönen bir kara delik, tamamen farklı bir hikayedir – özellikle de bunun gibi tane daha var olduğunda. 2016 yılında, Hindistanın ilk astronomi uydusu olan AstroSat, astronomların sıra dışı bulduğu X-ışınlarını patlatan, 4U 1630-47 adlı ikili yıldız sisteminde bir kara delik buldu.
NASA’nın Chandra X-Ray Gözlemevi daha sonra patlamayı doğruladı. Bu X-Ray ışınlarına Güneşin kütlesinin yaklaşık 10 katı olan kara deliğe giren gaz ve tozlar neden olmuş ve araştırmacılar, kara deliğin çok hızlı bir şekilde döndüğünü ortaya çıkarmışlardır. Aslında, NASA’ya göre bu özel kara delik, araştırma makalesinin baş yazarı Rodrigo Nemmen’e göre, Abert Einstein’ın Görelilik kuramının belirlediği limite çok yakın dönüyor. Bu ışık hızına çok yakın bir hızda dönüyor demektir. Şu anda, bilim insanlarının kara delikleri ölçmek için sadece iki yolu vardır. Kütleleri ya da dönme hızları. Dönme oranı 0 ile 1 arasında olabilir ve bu kara delik, 0,9 oranında dönüyordu. Albert Einstein’ın teorisi, bir kara deliğin bu kadar hızlı dönmesi durumunda, uzayın kendisini döndürmesini sağlayabileceğini söyler. Aslında, kara deliklerin etrafındaki koşulların doğu olduğu varsayılırsa, çok yüksek dönme hızı, kara deliğe ve yüksek sıcaklıklara giren gazlı elemanlarla birleştiğinde, galaksilerin nasıl oluştuğunu anlamanın anahtarı olabilir. AstroSat tarafından keşfedilen kara delik de dahil, yüksek dönüş oranları doğru ölçülen sadece 5 kara delik vardır. Eğer dönüş oranlarını hesaba katmazsak, bu kara delik, Samanyolu galaksisinde tespit edilen 20 kara delikten biridir. Ulusal Uzay ve Uzay Dairesi (NASA), Chandra X-Ray Gözlemevi ile birlikte Hint Uzay Araştırma Örgütü’nün (ISRO) AstroSat’ı , kara deliklerin dönüş hızını doğruladı. Araştırma, Tata Temel Araştırma Enstitüsü (TIFR) tarafından yönetilen çok sayıda kurumdan araştırmacılar tarafından yapılmıştır ve Astrofizik Dergisi’nde yayınlanmak üzere kabul edilmiştir.
Editör / Yazar: Gizem Şahin
Kaynak: https://www.sciencealert.com/this-black-hole-could-be-rotating-space-itself-by-spinning-so-fast

Devamını Oku

Öne Çıkanlar