Bizi Takip Edin

Uzay

Elon Musk’ın Mars’ı Kolonileştirme Planı Yayınlandı

Yayınlandı

üzerinde

Elon Musk’ın Mars’ı kolonileştirme planlarını yayınladı. Mars’a nasıl ulaşacağını ve oraya vardığında ne yapmak istediğini anlatıyor. Musk tarafından yazılan “Making Life Multi-Planetary” başlıklı makale the peer-reviewed journal New Space’te yayınlandı ve artık resmi olarak akademik literatürün bir parçasıdır. Geçen yıl Eylül’de Avustralya’daki Uluslararası Astronomi Kongresi’nde yapmış olduğu sunuma benzer bir makale. Konferansta, iki büyük duyuru yaptı; Marsı kolonileştirme planı ve ”Earth to Earth” başlatma planı, dünyanın herhangi bir yerinden bir başka şehre 30 dakika içinde ulaşabilen roket tabanlı taşıma sistemi.Bu hedeflerin her ikisini de başarmak için yepyeni bir roket inşa etmesi gerekiyor. BFR olarak adlandırılan araç tamamlandığında dünyanın en büyük, en ağır ve en güçlü fırlatma aracı olacak. BFR’nin en son güncellemesine göre, tek seferde 100 kişiyi Mars’a taşıyabilecek büyüklükte olduğu bildiriliyor. Musk şimdilerde yapılmış en güçlü roket olan ”Falcon Heavy”i geçenlerde fırlattı. Bu versiyon, Falcon 9 ve BFR arasında bir çeşit köprü gibi. Musk, BFR’nin Falcon ve Ejderha programlarını “cannibalize” edeceğini söyledi. Kolonizasyon planına göre Musk ‘ BFRler kırmızı gezegene 2022’de varacak. Taşıma ve inşaat malzemeleri taşıyan iki araç önceden gönderilecek ve bekleyecektir. İki yıl sonra, 2024’te ikisi kargo taşıyan ve diğer ikisi de personel taşıyan 4 BFR karaya oturtulacak. Mars’ta altı roket gemisi, küçük bir koloni kurmak ve bir şehir inşa etmeye başlamak için yeterli olmalı’ dedi.Mars’ta doğal ortam oluşturma fikri orayı yaşanacak güzel bir yer haline getirmek içindir. İlk adım insan habitatları ve güneş enerjisi üretim tesisleri inşa etmektir. Bir sonraki adım ise gezegen terraformasyonu. Mars’taki karbondioksit ve suyu kullanarak, itici gaz üretimi yerel olarak başlayabilir. Musk bütün bunların yanında Ay’a üs inşaa etme niyetinde. Sunumda ” 2017’deyiz, şimdiye kadar bir Lunar üssümüz olmalıydı! Neler oluyor?” dedi.
Kaynak: https://www.ibtimes.co.in/elon-musks-mars-colonization-plans-published-here-are-highlights-765052

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

NASA Bizi Büyük Asteroidlerden Korumayı Başaramayabilir

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

21 Eylül 2135’te, büyük bir gök taşının dünyaya çarpma ihtimali var. Araştırmacılar 500 metre genişliğindeki asteroidin dünyamıza çarpmasını önlemenin mümkün olamayacağını söylüyor. NASA’nın en üstün teknolojisinin bile böyle bir tehlikeye karşı yetersiz kalabileceği ile ilgili uyarılarda bulunuluyor. Bilim insanları problemi çözmek adına HAMMER adında bir plan geliştiriyor. Uluslararası Nükleer Güvenlik Yönetimi’nden ve NASA’dan bilim insanları nesnenin yönünü değiştirmek için bir uzay aracı kullanılabileceklerini söylüyor. Fakat, yeterli zaman olmazsa, uzmanlar nükleer silah kullanımının daha iyi bir yöntem olabileceğine dair uyarıyor.Araştırmalar, İnsanlığın sonunu getirecek, 500 metre genişliğindeki dünyaya çarpma ihtimali olan çok büyük bir asteroidin NASA tarafından bile durdurulamayacağını gösteriyor. Daily Mail’in raporuna göre de, 2135’te olması beklenen çarpışmayı durdurmak mümkün olmayabilir.
Buzz Feed News , 21 Eylül, 2135’te gerçekleşmesi beklenen çarpışmanın 2,700’de 1 olma ihtimalini raporladı.Uzmanlar, bu büyüklükteki bir gök taşının en gelişmiş teknolojiler kullanılsa bile yetersiz kalabileceğinin altını çiziyor.”Bennu” adı verilen karbon içerikli bu asteroid LİNEAR tarafından 11 Eylül, 1999’da keşfedildi. Robert Marcus, H. Jay Melosh Gareth Collins’in araştırmalarına göre her 130 yılda 1 bu tür asteroidlerin dünyaya çarpması beklenebilir. 2015’te yapılan çalışmalarda, bu esteroidin çarpma ihtimalinin en yüksek olduğu gezegen Venüs (26%), ardından Dünya(10%) ve Merkür (3%). Marsa çarpma ihtimali ise yalnızca 0.8% ve Jupiter’e çarpma ihtimali ise 0.2%. Bilim insanları, bu denli büyük bir çarpışmanın sonuçlarının iyi olamayacağını ve medeniyeti ortadan kaldırabileceğini söylüyor.Hesaplamalara göre, çarpışmanın oluşması halinde beklenen kinetik enerji 1200 megaton olabilir. Bilim insanlarının ortaya çıkardığı HAMMER; bir uzay aracının asteroide çarptırılarak yönünü değiştirmeye yönelik bir plan. Hammer 9 metre ve 8.8 tonluk bir uzay aracı. Şu anda, oldukça büyük olan bu astroid dünyadan 84 milyon kilometre uzaklıkta ve güneş yörüngesinde yavaşça hareket ediyor ama gezegenlerin yörüngesi dairesel olmadığından, dünyaya çok yakın bir noktadan geçebilme ihtimali var.NASA bunu bir fırsata çevirip asteroid üzerinde çalışıp evrenin merkezini ve gezegenlerin oluşumunu ve eğer mümkünse nerden geldiğimizi bilmek istiyor.
Her ne kadar dünya doğrudan BENNU tarafından tehdit altında olmasa da ve yakınlarda Dünya’ya çarpması beklenmiyor olsa da, bilim insanları gelecek yüzyılda 2,700’de 1 dünyamıza çarpma ihtimalinin olduğunu söylüyor. Acta Astronautica dergisinde yayınlanan habere göre iki gerçekçi çözümden sözedilebilir. Uzay aracı kullanılarak ya kinetik bir çarpma ile ya da nükleer patlayıcılarla NEO(Dünya’ya yakın nesneler)’nun yönünü değiştirmek. Her ne kadar tercih edilen yaklaşım kinetik bir çarpma olsa da çeşitli faktörler ve belirsizlikler ya da kısa sürede uygun cevapların alınamaması, kinetik çarpmanın etkisini ve uygunluğunu azaltabilir. HAMMER, insanlığı kurtaracak uzay aracı, yalnızca bir teori, böyle bir araç şu an mevcut değil. Ama NASA bunun gelecek için düşünülmesi gereken bir şey olduğunun farkında ve umarız Bennu çok yaklaşmadan önce hazır olur.
Kaynak: https://ancient-code.com/nasa-may-not-manage-to-save-us-from-massive-asteroid-that-could-wipe-out-life-on-earth/

Devamını Oku

Uzay

NASA Juno Uzay Aracı’ndan Jüpiter’in Çarpıcı Yeni Resimlerini Sergiledi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA’nın 1 milyar dolar maliyetle inşa ettiği Juno, içeriği gazlarla dolu olan bu dev Jupiter güneş sisteminin en büyük gezegeninin yeni nefes kesici fotoğraflarını Dünya’ya iletti, Geri dönen görüntüler muazzam derecede harika.

Bize siyah-beyaz ve işlenmemiş resimler olarak dönüyorlar ama profesyonel fotoğrafçılardan oluşan bir ekip tarafından işlenip ve kamuoyuna sunuldu.

Güneş Sistemi’mizdeki en büyük gezegenin görkemli manzaraları yeniden işleniyor. Yüzbinlerce kilometre yol kat eden uzay aracı, Jüpiter’in bulutlarından yüksek kaliteli fotoğraflar çekti.

Juno dokuzuncu gezegen turuna Jüpiter’in kuzey kutbundan başladı. Juno, gazlarla dolu bu devin etrafında dönen bir yörüngede, gezegenin bulut tepelerinden birkaç milyon kilometredeki uzaklığa sadece birkaç bin kilometre yol kat etmesi 53 gün sürüyor.

Bu işlem, uzay aracının çoğu yörüngesini gezegenin yoğun radyasyonundan koruyor.

Başlangıçta, uzay aracı daha kısa bir yörüngesel yola yerleştirilecekti. Ne yazık ki, Juno’nun bir valf arızası bu çabaları boşa çıkardı.

Bu yüzden, daha geniş olan yörüngesinde kaldı. Bu da, bu bilimsel misyonun, asıl planlanmış olan süresine ek olarak üç yıl daha uzatarak 2021 yılında kadar devam edebileceği anlamına geliyor.

Bu sene, uzay aracı, 7 Şubat’ta Perijove 11 olarak bilinen gezegenin son geçişini yaptı ve şimdi, bu uçuşla birlikte, gezegeni tüm ihtişamıyla göstererek birçok görüntüyü işledik.

Tabi ki, Juno sadece bir kamera değil. Aynı zamanda, gezegenin yerçekimi oranını, manyetik alanını ve daha fazlasını araştırmak için bir dizi aletle donatıldı.

Kaynak: http://www.iflscience.com/space/jupiter-revealed-in-stunning-new-images-from-nasas-juno-spacecraft/

Devamını Oku

Bilim

Galaksimizin Merkezindeki Kara Delikten Geçen Bir Yıldız Einstein’ın Teorisini Test Etmek Üzere

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Gökbilimciler bu olayın gerçekleşmesini izlemek için yıllardır bekliyor. Birkaç ay içerisinde, gökbilimciler teleskoplarını galaksimizin merkezindeki süper kütleli bir kara delik olan Sagittarius A* (Sgr A*)’ya yöneltecekler. Çünkü bu kara delik, Einstein’ın genel görelilik kuramını test edecek şekilde, başka bir bağlam sağlayarak yakın yörüngedeki bir yıldız tarafından ziyarete uğrayacak.“S-Yıldızlar” olarak bilinen bir yıldız sınıfından (S-Tipi Yıldızlar’lakarıştırlmaması için), Sgr A*’ya yakın bir yörüngede ve yaklaşık 4.3 milyonluk Güneş benzeri (ağırlık olarak) tahmini bir kütleye sahip olan bu yıldız S0-2 olarak adlandırılmış. Ancak S0-2 farklı. O, eliptik yörüngesindeki kara deliğe en çok yakınlaşan iki yıldızdan biri. Bu da her 16 yılda bir etrafında dolaştığı zaman, kara deliğin devasa yerçekimsel çekim gücünün etkilerini gösterme olasılığı anlamına geliyor.Genel göreliliğe göre, güçlü bir çekimsel alandan etkilenen ışık gerilir veya kırmızıya kayar.

Şimdiye kadar belli belirsiz değişen yörünge de hafifçe kayacak.Işık hızının yüzde 3’ü kadar hızlanan S0-2, galaksinin merkezinden 17 ışık saatinde (Güneş ve Neptün arasındaki 4 seferlik mesafe kadar) en yakın yanaşma için harekete geçerken, Kaliforniya Üniversitesi’nden (UCLA) Galaktik Merkez Ekibi’yle birlikte bilim adamları olur da bu değişiklikler meydana gelirse diye dikkatlice izliyor olacaklar. Eğer başarırlarsa, genel göreliliği bir kez daha doğrulayacaklar.Ve şimdi, yeni çalışmalar sayesinde, kırmızıya kayma ölçümünün gerçekleşebileceğini biliyoruz. Buna ek olarak, “ya S0-2 bir çift yıldız olsaydı, bir yıldız değil, iki?” gibi potansiyel bir karmaşıklık da vardı. Bu, yaklaşan ölçümleri karmaşıklaştıracaktı. Araştırmaya göre, burada araştırmacılar, potansiyel bir çift olarak S0-2 üzerindeki ilk spektroskopik analizi gerçekleştirdi. Bu muhtemelen Güneş’in kütlesinin yaklaşık 15 katı büyüklükte tek bir yıldız ve eğer bir yol arkadaşı varsa, bu arkadaş planlanan gözlem üzerinde bir etkiye sahip olmak için fazla küçüktür.Galaktik Merkez Ekibi’nin yardımcı yöneticisi, ortak yazar Tuan Do, “bu ölçüm, türünün ilk ölçümü olacak,” dedi.
“Yer çekimi, doğa güçlerinin en az test edilmiş halidir. Einstein’ın teorisi, diğer tüm testleri şimdiye kadar uçan renklerle birlikte geçti, bu yüzden ölçülen sapmalar varsa, yerçekiminin doğası hakkında çok fazla soru ortaya çıkacaktır!” S0-2 sadece büyüleyici değil, çünkü görelilik için etkileri var ve S-Yıldızları’nın bütün bir kümesi özeldir.‘Yıldız’ terimi için oldukça yeniler, yani Sgr A*’ya yakın düşmanca bir ortamda oluşmuş olmalılar. Buna ek olarak, kara deliğin gelgit kuvvetlerinin yıldız oluşturan bölgelerinin birbirinden ayrılabildiği yerde nasıl oluştukları hâlâ bir gizemdir.Bu, henüz bilmediğimiz başka bir yıldız oluşum mekanizması olduğu anlamına gelebilir. Araştırmacılar 1992’den beri S0-2’Yİ gözlemliyor, bu da en yakın yörüngenin daha önce gözlemlendiği anlamına geliyor. Aslında bu gözlem, Sgr A*’nın varlığına kanıt oluşturmak için kullanılmış ama kullanılan araç gereçler yıldızın ışığında yerçekimsel bir kırmızıya kaymayı gözlemlemek için yeterince duyarlı değildi. Ancak uzay araştırmaları için kullandığımız teknolojideki 16 yıllık iyileştirmeler o zamandan beri büyük bir yol katetti. Baş yazar Devin Chu, “bunun için 16 yıldır bekliyorduk,” dedi. “Yıldızın kara deliğin şiddetli çekişi altında nasıl davrandığını görmek için sabırsızlanıyoruz. S0-2, Einstein’ın takip edecek mi yoksa yıldız, şu anki fizik kanunlarımıza meydan mı okuyacak? Bunu yakında öğreneceğiz!” S0-2, 2018’in ortalarında Sgr A*’dan geçecek.

Kaynak:https://www.sciencealert.com/star-orbiting-milky-way-supermassive-black-hole-sagittarius-a-einstein-relativity

Devamını Oku

Öne Çıkanlar