Bizi Takip Edin

Bilim

EN YAKIN YAŞANABİLİR GEZEGEN BULUNDU: PROXİMA b

Yayınlandı

üzerinde

Bilim adamları, komşu sistemimizde Proxima b adlı Dünya benzeri bir gezegenin keşfedildiğini duyurdu. Güneş sistemimizin dışında yaşanabilir gezegen bulmak oldukça zor ve bulunsa bile aramızdaki mesafe çok. Ancak Proxima b, Dünya’ya en yakın komşu yıldız sisteminin yaşanabilir bölgesinde yer alıyor ve bize sadece 4,25 ışık yılı (40 trilyon kilometre) uzaklıkta. Yıldız, Alfa Centauri sisteminin bir parçası olan Proxima Centauri’nin çevresinde yörüngede dolaşmaktadır ve Dünya’nın yaklaşık 1.3 katına sahiptir. İnanılmaz derecede kısa olan 11.2 günlük bir yıla sahip. Araştırmacılar, bu gezegenin kayalık olduğunu ve potansiyel olarak suya sahip olmak için yeterince sıcaklığa sahip olduğunu düşünüyor. Ancak büyük bir sorun var. Gezegen, yıldızın etrafında dönerken sürekli olarak aynı yüzü yıldıza dönük ve dolayısıyla gezegenin yarısı sürekli karanlık. Ayrıca, yıldız Dünya’da gördüğümüzden çok daha fazla güneş patlamasıyla karşı karşıya ve Proxima b’ye bol miktarda X ışını göndermektedir. Eğer gezegen Dünya benzeri bir atmosfere sahipse, bu radyasyondan korunması mümkün. Ancak bu konuda henüz herhangi bir tahmin yok.

Gezegenin keşfinden bu yana, Seattle’daki Uzay Bilimleri Blue Marble Enstitüsü’nden astrobiyolog Dimitra Atri, burdaki alevlenmenin olasılığı ve yüzeyde hayatın olup olamayacağı hakkında çalışmalarını sürdürüyor. Yaptığı hesaplamalar, Proxima b’nin yaşanabilir olması gerektiğini, Dünya’ya benzer manyetik bir alan ve atmosfere sahip olduğunu gösteriyor. Gezegeni daha yakından kontrol etme şansımız olana kadar -kendimiz veya yüksek güçlü bir teleskop ile- yakın zamanda tam olarak cevap alamayacağız. Ancak sonuç ne olursa olsun bu buluşun heyecan verici olduğu kesin…

Kaynak: http://www.sciencealert.com/calculations-suggest-life-could-be-possible-on-exoplanet-proxima-b

Bilim

Laboratuvarda, Kavisli Alanda Işık Kirişleri Hızlandırıldı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Fizikçiler ivmenin kirişlerin eğik yörüngelere uymasına neden olduğu düz yüzeylerde ışık huzmelerini hızlandırdığını göstermişlerdir. Yapılan yeni bir deney laboratuvar ortamında görülebilmesi mümkün olan şeylerin sınırlarını zorladı.
İlk defa fizikçiler bir experment’te kavisli alanda hızlanan bir ışık demeti gözlemledi. Işık jeodezik bir yörünge boyunca (kavisli bir yüzeydeki en kısa yol) seyahat etmek yerine, ivme sebebiyle bu yörüngeden uzaklaştı. Physical Review X dergisinde yayınlanan çalışma, kirişlerin hızlandırılması alanında yeni bir araştırma yöntemine kapı açıyor. Şimdiye kadar hızlandırıcı kirişler sadece düz boşluklu veya döşeme dalga kılavuzları gibi düz geometriye sahip ortamlarda incelendi. Mevcut çalışmada, optik kirişler kavisli bir ortamda kavisli yörüngeleri izliyorlar.

Harvard Üniversitesi, İsrail Teknoloji Enstitüsü ve Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi fizikçilerince gerçekleştirilen deneyin başarısı, gravitasyonel mercek oluşturma gibi fenomenlerin laboratuvar ortamında araştırılabilmesinin yolunu açıyor. Bu çalışmalar bir laboratuvar ortamında uygulanarak Einstein’ın genel görelilik kuramından kaynaklanan bu fenomen kontrollü bir ortamda izlenebilecek.
Ekip ilk önce, ışının genlik, faz veya ışık dalgalarını polarize etmek için kullanılan mekansal ışık modülatöründen yansıyan bir lazer ışınının hızlanmasına neden oldu. Kirişi bu cihazdan çıkarmak kiriş üzerinde belirli bir dalga cephesi izi bırakır ve şekli korunurken hızlanır. Ekip, daha sonra hızlandırıcı lazeri, ışığın hem dağılmış hem de araştırmacılar tarafından görülebilecek şekilde boyanmış akkor ampulün iç kısmına doğrulttu. Işık, ampulün içinden geçerken kirişin yörüngesininjeodezik çizginin dışına çıktığı gözlemledi. Bu hareketi hızlanmayan bir kirişle karşılaştırdıklarında, kirişin hızlanmadığında çizgiyi takip edeceği keşfedildi.
Kaynak: https://futurism.com/first-time-physicists-accelerated-light-beams-curved-space-lab

Devamını Oku

Bilim

2018’de İlk Defa Bir Kara Delik Görüntüsü Oluşturulacak

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Event Horizons teleskobu ekibi, kendi teleskop ağlarının üzerinden toplanan verileri kullanarak 2018’de ilk kara delik görüntüsünü üretmeyi umuyor.
Astrofizikçiler önümüzdeki 12 ay içinde daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yapabileceklerine inandılar. Eğer bu faaliyetlerinde başarılı olabilirlerse evren anlayışımız konusunda geniş kapsamlı bir etki oluşabilir. Kara deliklerde yer çekimi o denli güçlüdür ki ışık bile bu deliklerden dışarı çıkamaz.

Albert Einstein genel görelilik teorisi içerisinde kara deliklerin var olabileceğini belirtmişti. Kara deliklerin var olduğu günümüzde ispatlandı. Ancak şimdiye kadar kara deliklerin yaptıkları konusunda somut bir kanıt yok. Event Horizons teleskobu bu durumu değiştirebilir.

Dünya çapında bir teleskop ağı olan EHT, diğer tüm cihazlarla uyum içerisinde çalışarak kara delikler konusunda gerekli olan tüm bileşenleri elde edebilir.
EHT ekibi Samanyolu’ndaki gazı ve kara deliklerin çevresindeki sıcak gazı görebilmenin bir yolunu araştırdı ve gezegendeki dağınık bireysel radyo şebekeleri kullanılarak EHT yaratıldı.

Bulgular senkronize edilerek uzayda aynı noktaları aynı anda gözlemleyebilecek biçimde ayarlanan sistemle tespit edilen radyo dalgaları sabit bir diske kaydedildi. EHT ekibi ileri bir tarihte elde edilen verileri birleştirmeyi planlıyordu. Nisan 2017 tarihinde faaliyete geçirilen EHT, beş gece süresince Samanyolu’nun merkezindeki süper öldürücü kara deliği gözlemledi. Güney Kutbunda bulunan veriler ancak Aralık ayı ortasında merkeze ulaşabildi. Ekip sekiz farklı noktadan elde ettiği verilere ulaşmasının ardından bir kara deliğin ilk defa görüntüsünü üretebileceklerine inanıyor.

Kaynak: https://futurism.com/this-year-black-hole-first-time-history/

Devamını Oku

Bilim

3 Ayrı Doktor Tarafından Öldüğü Bildirilen Adam Otopsi Öncesi Canlandı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İspanyol hapishanesinde yetkili 3 farklı doktor tarafından öldüğü bildirilen mahkum otopsisinin başlamasından birkaç saat önce morgda uyandı. Herkesi şaşkına çeviren 29 yaşındaki Gonzalo Montoya Jimenez, sabah yoklaması yapılırken hücresinde ölü bulundu. Öldüğü doktorlar tarafından da teyit edilen Jimenez, bir ceset torbasına koyularak morga götürüldü.

Soygun yapmaktan tutuklu olan Jimenez, önce ceza evinde görev yapan 2 doktor tarafından hücresindeki bir sandalyeye oturtuldu. Yaşamsal belirti hissedilmemesi üzerine doktorlar Jimenez’in öldüğünü ilan etti. Bir saat sonra adli tıp doktoru tarafından yapılan değerlendirme neticesinde Jimenez’in öldüğü rapora işlendi ve ölüm raporu çıktı. Bedenin korunabilmesi için mahkum morga götürüldü ve otopsi için hazırlık yapılmaya başladı. Otopsi amacıyla vücuduna işaretler de koyulan Jimenez, torbanın içerisinden ses çıkarmaya başladı.

Ceset torbasını açan doktorlar Jimenez’in hala hayatta olduğunu gördü. Mahkum daha sonra ambulansla başka bir hastaneye sevk edildi. Şimdi durumu istikrarlı görünüyor. Bu durumun nasıl yaşandığına ilişkin ise hapishane yetkililerinden bir açıklama geldi. Mahkumun yaşadığı durumun ne olduğunun henüz netleşmediği ifade edildi. Hastane yetkilileri ise vücudun trans ya da nöbet benzeri bir duruma girmesi neticesinde fiziksel olarak ölü görünümünün yanı sıra bilinç kaybı ve duyu kaybı görülen bir katalepsi geçirmiş olabileceğini ifade ediyor. Jimenez’in ailesi ise cezaevi yetkililerine dava açmaya hazırlanıyor. Tam olarak ne olduğuna dair resmi bir soruşturma başlatıldı. Hastanede Jimenez’in bilinç kazanması 24 saat sürdü. Jimenez ilk uyandığı anda karısını görüp göremeyeceğini sordu.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/man-declared-dead-3-doctors-wakes-up-morgue-hours-before-autopsy-prisoner-catalepsy

Devamını Oku

Öne Çıkanlar