fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Gelecekte Otomobillerde Kullanılacak 10 Teknoloji

Yayınlandı

üzerinde

Otomobiller birçok kişi için adeta bir tutku olarak tanımlanabilir. Siz de geleceğin araç teknolojileri konusunda heyecanlı olanlardan mısınız? Sizin aracınız belki bu teknolojileri taşıyacak kadar lüks olmayabilir, ancak siz de olsun ya da olmasın gelecekte birçok araç bu teknolojilere sahip olacak. Otomobiller her sene daha güvenli ve teknolojik hale geliyorlar. Çoğu otomobilde yapılan yenilikler sadece motor ve gövdeyle de sınırlı kalmıyor. Başlangıçta otomobillerin kullanım amacı A noktasından B noktasına ulaşabilmek içindi. Ancak bugün otomobil kullanımı ulaşımın yanında sürüş zevki ve eğlence gibi amaçlarla da kullanılıyor. İşte sürüş zevkinizi maksimize edecek gelecekteki araçlarda kullanılacak 10 teknoloji.
10. Şoför Kullanmadan Çalışan Araba
Bu teknoloji hakkında şu ana kadar birçok şey duyduğunuza eminiz. Bu konudaki teknoloji neredeyse piyasaya çıkmaya hazır. Kendinden tahrikli otomobillerde GPS, lazer, görsel ve diğer sensörlerinkombinasyonları kullanılarak şoför olmadan sürüş sağlanabilecek. Bu alandaki otomobillerin çoğu elektrikli otomobiller olacak.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji
9. HUD Göstergesi
Gelecekteki otomobiller şimdiki otomobillerin yanında maksimum sürüş güvenliğine sahip olacaklar. Otomobillerde yer alacak olan HUD ekranı yola dair tüm bilgilerin sürücüye ön taraftaki bir ekrandan verilmesini sağlayacak. Şu anda halihazırda HUD ekranları kullanılıyor. Ancak gelecekteki HUD ekranları şimdikilerden çok daha fazla bilgi içerecek ve mevcutlardan daha yararlı olacak.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji1
8. Yakıt Verimi
Yakıt verimi geleceğe ait bir teknoloji olarak görünmeye bilir. Ancak yakıtın verimli kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Yakıt giderleri, toplam araç giderleri içerisinde %20 ile 30’luk bir kısmı oluşturuyor. Bu giderin oldukça düştüğünü, örneğin benzin deponuzu yılda sadece 1 sefer doldurduğunuzu düşünün. Bu uygulama gelecekte gerçekleşecek. ABD’de yayınlanan yönetmeliğe göre ülkede satılan otomobillerin 2025 yılından itibaren 54 MPG yakıt verimliliğine sahip olması gerekiyor.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji2
7. Biyometrik Anahtar
Anahtar kaybettim, yedek anahtar nerede? Gibi söylemler gelecekte tarihi karışacak. Yakında vücudunuz aracınızın anahtarı haline gelecek. Günümüzde birçok otomobil anahtar kumanda ile açılıyor. Gelecekte ise arabanızı çalıştırmak için böyle bir aygıt kullanmanıza gerek kalmayacak. Tıpkı parmak izi kullanan telefonlar gibi yakında otomobiller de parmak iziyle çalışmaya başlayacak. Aracınızı herhangi bir anahtar kullanmadan parmak izinizle çalıştırabileceksiniz.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji3
6. Uygulamalar
Günümüzde otomobiller gittikçe eğlenceyle ilgili yönlerini daha fazla ön plana çıkarıyorlar. Apple ve Google gibi firmalar araba ekranları için kendi sistemini yaratıyor. Yeterince araç onların yazılımı kullanmaya başladığında birçok arabada bu uygulamalar kullanılmaya başlayacak.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji4
5. Sağlık Monitörü
Otomobil kazaları hala ölüm oranı oldukça yüksek olan kazalar arasında yer alıyor. Birçok kaza insanların araç sürmesi esnasında uyuya kalması, araç başında sağlık sorunu yaşaması gibi sebeplerle meydana gelebiliyor. Gelecekte araçlar arabayı süren kişilerin sağlık durumlarını izlemelerini olanaklı hale getirecek. Günümüzde bazı lüks otomobillerde bu uygulanıyor.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji5
4. Sürücü Destek Sistemleri
Sürücüsüz arabalar ne denli popüler olursa olsun, sürüş zevkinden vazgeçmek istemeyecek ciddi bir kesim bulunacaktır. Ancak bu sürücüler bilgisayardan ciddi biçimde yardım alabilecekler. Gelecekte teknolojiler, otomobilin tüm çevrenin farkında olmasına ve sürücünün izni olmadan tepki vermesini olanaklı hale getirecek. Böylece sürücünün fark etmediği olası sorunlar sebebiyle kaza yaşanmasının önüne geçilecek.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji6
3. Araç-Araç İletişimi
Araçların birbirine çarptıkları kazalar, trafikte sıkça karşılaşılan kaza türleri arasındadır. Gelecekte geliştirilecek teknolojiler sayesinde araçlar birbirleriyle iletişim halinde olacaklar ve çarpışma gibi kazaları önlemek için birbirlerini uyarabilecekler. Gelecekte arabaların birbirine çarptığı kazalar tarihe karışacak.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji7
2. Kendini İyileştiren Boya
Kendini iyileştiren boyalar günümüzde kullanılmaktadır. Ancak bu boyaların maliyetleri biraz yüksektir. Eğer aracınızda bir çizik bulunuyorsa bunun onarılması günümüzde birçok işlemi gerektirmektedir. Otomobil firmaları ekonomik sebeplerle bu icadı henüz sistemlerine dahil etmemiş olsalar da teknolojinin ileri aşamalarında otomobillerde de bu sistem kullanılmaya başlayacak.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji8
1. Kumaş Malzeme
BMW tarafından bu malzeme kullanıldı bile. Bu arabanın dış yüzeyi adeta bir kumaşla kaplı ve kumaşın şekli değişebiliyor. Otomobillerde kullanılan bu kumaş oldukça esnek bir yapıya sahip. Aracınızın aynı şekle sahip olması gerekmiyor ve sıkıldığınız anda şekli değişebiliyor. Bu araçlarda aynı zamanda çizilme ya da boyanın solması gibi sorunlar bulunmuyor. Gelecekte BMW’de kullanılan bu kumaş dış yüzey birçok otomobilde kullanılır bir hale gelecek.

gelecekte-otomobillerde-kullanilacak-10-teknoloji9
Kaynak: https://exploredia.com/top-10-future-car-technologies/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Yüksek Teknolojili ‘Kaplamalar’ Gündelik Nesneleri Robotlara Dönüştürüyor

Yayınlandı

üzerinde

Cansız nesnelerin etrafına bükülebilen, esneyebilen derileri sararak kolayca bir robota dönüştürebilirsiniz. Bükülen, uzayan ve büzüşen robotik deri, doldurulmuş hayvanlar, köpük tüpler veya balonlar gibi cansız nesnelerin etrafına sarılarak esnek, hafif robotlar oluşturulabilir. Bu suni derilerin çıkarılabilir, tekrar kullanılabilir tabakaları, tutucular veya giyilebilir cihazlar oluşturmak için de kullanılabilir.

Pittsburgh’daki Carnegie Mellon Üniversitesi’nde robotikçi olan ChristopherAtkeson, “Bu ilginç bir yaklaşım” diyor. Bazı durumlarda, dar alanlarda belirli amaçlar için hazırlanmış yumuşak yapıda bir robotun kullanılması insan hayatını kolaylaştırabilir. Atkeson, robotik kaplamaların, arama-kurtarma operasyonları ya da uzay araştırmaları için kullanışlı olabileceği görüşünde. Robotik derinin her bir parçası ya gazla pompalandığında şişirilen hava poşetleri ya da elektrik akımıyla ısıtıldığında nikel titanyum bobinleri ile gömülü olan elastik polimer ya da kumaştan oluşmaktadır.

Bu gaz poşetleri ve bobinleri, robotik derilerin hareket etmesine ve şeklini değiştirmesine izin verir. Yale Üniversitesi’nde mühendis olan RebeccaKramer-Bottiglio ve meslektaşları deriyi çeşitli robotlar oluşturmak için kullandılar. Araştırmacılar, derideki hava poşetlerinin veya bobinlerinin düzenini değiştirerek ve cildin parçalarını çeşitli konfigürasyonlarda bir nesneye bağlayarak farklı hareket türlerine ulaştı.

Araştırmacılar ayrıca, postürü izleyen bir giysi oluşturmak için robotik ceketi bir tişörte tutturdular. Deri, kullanıcının omuzlarının durduğunu hissettiği her seferde, kullanıcının oturmasını hatırlatmak için hafifçe kırıldı. Atkeson’un, robotik cildin giyene bir masaj vermesi veya sanal gerçeklikte dokunsal geri bildirim vermesi için giyimde de kullanılabileceğini söylüyor. Robotik deri hala test aşamasında. Ancak bilim insanları yakın bir gelecekte bu sistemin kullanılabilir olabileceğine inanıyor.
Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/high-tech-skins-turn-everyday-objects-robots

Devamını Oku

Bilim

Bilimin Hayatımızdaki Önemi ve Yeri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Günümüzde bilim hızla ilerlemekle birlikte, bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı heralanda kolaylaştırmayı başarmıştır. 17. yüzyıl başlarında “Bilgi güç kaynağıdır.” diyen İngiliz düşünür Francis Bacon’u, sonraki yüzyıllarda meydana gelen gelişmeler doğrulamıştır. Günümüzde pek çok ülke,1960’lı yıllardan itibaren geliştirilmeye başlanan teknoloji odaklı iktisat teorilerine uygun olarak bilim ve teknolojiyi kalkınma modellerinin ana ekseni hâline getirmiş bulunmaktadır.

Türkiye, bu durumu fark edip bunun için gerekli organları kuran ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. 1960’ta Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 1963’te Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve 1993’te Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) kurulmuştur. Bu bilim koordinasyon organları, Türkiye’de bilim ve teknolojiyi belirlenmiş bazı sosyal hedeflere ulaşmak için yönlendirmekte, finansal destek sağlamakta ve gerekli alt yapı ve kurumları tesis etmektedir. Bilim ve teknoloji söz konusu olduğunda, en başta bahsedilmesi gereken kurumlar üniversitelerdir. Türkiye’de bu alanda da hızlı bir gelişme meydana gelmiştir. Üniversite sayıları hızla artmaktadır.

Bütün bu gelişmelerin paralelinde artık bilimin etkilemediği bir alan kalmamıştır. Bilim kendisini teknolojik gelişmelerle hissettirir hâle gelmiştir. Bilindiği gibi hayatımızın her noktasında teknolojik gelişmelere rastlanmaktadır. Tüm bunlarla birlikte bilimsel gelişmelerin bir ürünü olarak teknoloji kavramı ortaya çıkmıştır. Artık bilim üreten, bilimi en iyi şekilde teknolojisine yansıtan toplumların söz sahibi olduğu bir dünyada yaşamaktayız. Güçlü olmanın, insanlığın gidişatına yön vermenin yolu bilimden geçmektedir. Bizler de bilimin bu kadar hâkim olduğu bir dünyada daha üretken olmalıyız, değil mi?
Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM

Devamını Oku

Teknoloji

Robotlar kendi kendilerine ırkçı davranış geliştirebilirler

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yapay zeka uzmanları, robotların gruplandırmalar yaptıklarını ve ‘dışarıda kalanlara’ farklı davrandıklarını tespit ettiler. İngiltere’deki Cardiff Üniversitesi ile ABD’de bulunan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MİT) bir grup bilim insanı robotların birbirlerini nasıl tanımladıklarını test ettikleri bir çalışmaya imza attılar. Bilgisayar bilimcileri, yapay zeka uzmanları ve psikologlardan oluşan ekip, aynı zamanda robotların birbirlerinden bazı ‘davranışları’ nasıl öğrendiklerini ve kopyaladıklarını da araştırdı.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışma, sanal gerçeklik robotlarının kendi gruplarını oluşturarak diğerler robotlardan uzak durduklarını ortaya koydu. Deney, robotların bağışta bulunacakları robotu seçtikleri bir “ver-al” sistemi simülasyonuna dayanılarak yapıldı.
‘DIŞARIDAN GELENLERİ KABUL ETMİYORLAR’
Kendilerine yarar sağlamak için diğerlerinden bağış stratejilerini kopyalayarak öğrenen robotların, küçük gruplar halinde yalnızca birbirlerine bağışta bulundukları ve ‘dışarıdan gelenleri’ kabul etmedikleri belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Prof. Dr. Roger Whitaker, simülasyonları binlerce kez çalıştırarak, önyargının nasıl geliştiğini ve bunu teşvik eden ya da engelleyen koşulları anlamaya başladıklarını söyledi.

Whitaker “Simülasyonlarımız, önyargının sanal topluluklarda, ötekini de içeren daha geniş bağlantılar kurulmasına zarar vermek için kolaylıkla teşvik edilebileceğini gösteriyor” dedi. Bilim adamı, robotlar birbirlerinin davranışlarını kopyaladıkları için önyargılı grupların aslında ‘öteki’ olanlara kendi gruplarını oluşturmaları için öncülük ettiklerini ve böylelikle bölünmüş bir popülasyona yol açtıklarını da sözlerine ekledi.

‘ÖNYARGI FAZLA ZİHİNSEL GÜÇ GEREKTİRMİYOR’
Önyargıları tersine çevirmenin güçlüğüne dikkat çeken bilim insanları, bu tür davranışların öğrenilmesinin çok fazla zihinsel güç gerektirmediğinin çalışmada ortaya çıktığını vurguladılar. Projede yer alan araştırmacılara göre, robotlar yaygınlaştıkça bazı insanların sahip olduğu ırkçılık, cinsiyetçilik gibi ortak önyargıları benimseyebilirler.
Kaynak: (Sputnik)

Devamını Oku

Öne Çıkanlar