Bizi Takip Edin

Yaşam

Gençlerde Öldürücü Yeni Trend, “Tide Pod Challenge”

Yayınlandı

üzerinde

Yıl 2018 olmasına rağmen gençlerin kendilerine zarar verme eğilimi gün geçtikçe daha fazla artıyor. Kimyasal uyuşturucuların ardından şimdi de gençlerde yeni trend Tide Pod Challenge.
Bilim hızla yeni buluşlar yapmaya devam ederken, bir grup insan hala dünyanın düz olduğuna ve diğer bir grup insan ise çamaşır tabletlerini yemenin iyi bir fikir olduğuna inanıyor. Dünyanın düz olduğu savı çok eskilere dayansa da çamaşır tabletlerini yeme oldukça yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor.

2015 yılında bir internet sitesi üzerinden çok renkli deterjanları yeme fikri hayata geçirildi. Bu dönemde henüz trend olmayan bu uygulama 2018 yılına gelindiğinde bir anda trend oldu. Belki bir ironi ve hicivle başlayan çamaşır deterjanı yeme uygulaması bugün gençler arasında gittikçe yaygınlaşıyor.

Oldukça aptalca ve tehlikeli olarak tanımlanan bu uygulamayla henüz kimse ölmemiş olsa da bu mümkün. Küçük bebeklerin ve demans hastalarının farkından olmadan çamaşır deterjanı yemeleri sonrasında oldukça hastalandıkları ve hatta öldükleri bilinen bir gerçektir. Ancak bunun hala eğlenceli olduğunu düşünen ve uygulayan kişiler bulunuyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yakın zamanda bildirilen bir raporda çamaşır deterjanlarını, tablet / pod benzeri ürünleri yeme yaşı 3 olarak tespit edilmişti.

Bunun nedeni, kapsüllerin son derece canlı ve renkli olması ve yeni yürümeye başlayan çocukların, böyle estetik açıdan güzel bir ürünü ağzına koyduğunda merak ediyor olması gösteriliyor. Günümüzde ise gençler ve yetişkinler arasında çamaşır tableti yeme gittikçe yaygınlaşıyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-medicine/this-is-what-could-happen-to-you-if-you-try-the-tide-pod-challenge/all/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilgisayar Tomografisi, Beyin Kanseri Riskini Arttırabilir

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Ulusal Kanser Enstitüsü Dergisinde yapılan yeni bir çalışmada, medikal görüntülemede kullanılan bilgisayar tomografisinin (BT) beyin kanseri riskini arttırabileceği açıklandı.Bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarının kullanımı son yirmi yılda çarpıcı bir şekilde arttı. BT taraması, hastalığa tanı konmasında büyük yardım sağlar ancak diğer testlerden daha yüksek radyasyon yayar.

Çocuklarda ve gençlerde radyoaktivitenin neden olduğu en yaygın maligniteler lösemi ve beyin tümörleridir. Bu nedenle araştırmacılar çocukluk çağındaki BT taramalarından radyasyona maruz kalmanın ardından lösemi ve beyin tümörü risklerini değerlendirdiler.Araştırmacılar, 1979 ile 2012 yılları arasında bir veya daha fazla BT taraması alan 168. 394 Hollandalı çocuğun kanser görülme sıklığı ve hayati durumu hakkında bilgi topladı. Uygunluk ve katılımı tespit etmek için tüm Hollanda hastanesi tabanlı radyoloji bölümlerini araştırıldı. Genel kanser insidansı beklenenden 1,5 kat daha fazlaydı. Tüm beyin tümörleri için ( kötü huylu – iyi huylu ) ayrı ayrı radyasyon dozu ile doz-tepki ilişkileri gözlendi. Sonuç olarak BT taramalarının özellikle çocuklarda ve gençlerde beyin tümörü riskini arttırdığı gözlemlendi.

Çalışmanın baş araştırmacısı Michael Hauptmann ”Riskleri en aza indirmek için pediatrik BT taramalarının ve doz optimizasyonunun dikkatli bir şekilde ayarlanması gerekiyor.” dedi.

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/07/180719085337.htm

Devamını Oku

Yaşam

Kötü Bir Ruh Haline Sahip Olmak İnsanı Daha Verimli Yapabiliyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni yapılan bir araştırmaya göre mutsuz titreşimle üretkenliğine güç katmaya yardımcı olabilir. Araştırma bazı insanların kötü bir ruh halinde olduklarında dikkati odaklama, zamanı yönetme, görevleri öncelik sırasına koyma gibi alanlarda daha iyi olduğunu ortaya koydu. Bu durum ne tür bir insan olduğunuzla direkt olarak bağlantılı.Bazı insanlar yüksek reaktif mizaçlara sahiptir ve duygusal tepkileri yoğun ve uzun sürmektedir.
Diğerleri düşük reaktiftir, yani öfkeli olsalar bile bu uzun sürmez. Bu çalışmada, düşük reaktif bireylerin kötü bir ruh hali içinde olmalarının onlara yardımcı olmadığını ortaya koydu. Bu bireyler kötü ruh halindeyken üretkenlikleri ve verimlilikleri ciddi oranda düşüyor. Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmada elde edilen bulgular, duygusal duygudurumun yönetici işleyişini nasıl etkilediği, hatırlama, hızlı düşünme, detaylara dikkat gibi önemli bir beceriler grubunun nasıl etkilediğine dair açıklayıcı bilgiler sunuyor. Psikolog Tara McAuley, “Sonuçlarımız, bazı insanlarda kötü bir ruh halinin günlük yaşam için önemli olan düşünme becerilerini geliştirebileceğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.
Çalışmada, 95 katılımcıdan elde edilen veriler dokuz farklı görevi tamamlamak, ruh halleri ve kişilik tipleri ile ilgili soruları cevaplamak için soruldu. Yüksek reaktif bireyler daha kötü bir ruh halinde daha iyi performans sergiledi. Daha olumlu bir duygudurumda bulunmak, yüksek reaktif veya düşük reaktif bireylerin bilişsel performansı üzerinde herhangi bir etkiye sahip görünmüyor. Araştırmacılar yüksek reaktif insanların olumsuz duygulara alışkın olduğunu ve kötü ruh halleriyle başa çıkma becerilerinin yüksek olduğunu söylüyor. Kaynak: https://www.sciencealert.com/bad-moods-could-give-brain-boosts-for-everyday-tasks

Devamını Oku

Yaşam

10 Basit Bilimsel Teknikle Yazı Daha Serin Geçirin

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yaz sıcaklarının başlamasıyla birlikte herkes nasıl daha serin olabileceğiyle ilgili çareler arıyor. Elbette yaz sıcaklarından kurtulmak için en iyi seçenek bir klima sahibi olmak. Ancak her evde bulunmayan klimalar bazı kişileri ciddi manada hasta da edebiliyor. Birkaç püf noktasına dikkat etmeniz halinde yaz sıcaklarından daha az etkilenmeniz mümkün. Herkes yaz sıcaklarında ciddi şekilde terliyor ve sıcaktan bunalıyor. Eğer bir klimaya sahip değilseniz korkmayın, bilimin sizin için birkaç püf noktası var. İşte, yaz sıcaklarında serin kalmak için bilimsel püf noktaları… 1.Perdelerinizi Kapalı Tutun: Bu size garip gelebilir ancak pencerelerin sera etkisi yapmasını önlemek için panjurlarınızı ve perdelerinizi kapalı tutun. Evdeki ısının %30 kadarı camlardan gelmektedir. Bu sebeple perdelerinizi kapalı tutmanız halinde ısı dışarıya yansıyacak ve evin içindeki sıcaklığı düşürecektir. Bu etkiyi katlamak için koyu renk perdeler tercih edebilirsiniz. Kırmızı, sarı ve turuncu renk perdeler en fazla ısıyı yansıtan perdelerdir.  2.Kullanmadığınız Odaların Kapısını Kapatın: Bir hava akışı sağlamak için evde mümkün olduğunca çok sayıda kapının açık kalması mantıklı görünse de kullanmadığınız odaların kapılarını kapalı tutmak doğru olan uygulamadır. Bu uygulama soğuk havanın bu odalara kaçmasını engelleyecektir.
3.Fanların Ününe Bir Bardak Buzlu Su: Eğer evinizin zemininde fanlar bulunuyorsa, onları çalıştırdığınız önlerine bir bardak buzlu su koyun. Bu fanların mevcut sıcak havayı geri dönüştürmelerinden ziyade buharlaşma esnasında eve buzdan yansıyan soğuk havayı üflemesini sağlayacaktır.  4.Fan Ağı Oluşturun: Evdeki hava akışını daha iyi bir hale getirmek için fanlarınızı akıllı bir şekilde çalıştırabilirsiniz. Fanları dairesel bir şekilde dizmek yerine evdeki serin havayı hareket ettirmek üzere kullanın. Örneğin, oda kapısına koyduğunuz bir fanın verdiği havayı bir başka pencere önündeki fanla dışarı sıcak hava göndermek üzere dizebilirsiniz.
5.Hiçbir Şey Yapmayın: Ciddi anlamda hiçbir şey yapmamaktan söz ediyoruz. Bilgisayarınızı kapatın. Kurutma makinesini çalıştırmayın. Oturma odasında yer değiştirmeyi bırakın. Sadece olduğunuz yerde oturun. Cihazları ve ışıkları kapatmak havanın ısınmasını minimum seviyeye indirecektir.
6.Pencereleri Doğru Zamanda Açın: Pencerelerinizi hava daha soğukken evi havalandırmak için açın. Güneş doğduğu zaman soğuk havayı olabildiğince uzun süre evin içerisinde tutmak için pencerelerinizi kapatın. En azından bir süreliğine güneşin pencereye en fazla vurduğu zaman kapatabilirsiniz.  7.Tavan Fanlarını Ters Çalıştırın: Bu size garip görünebilir. Ancak amaç evi soğutmaksa, bu etrafa hava üflemekle alakalı değildir. Yapılması gereken sıcak havayı uzaklaştırmaktır. Bunu yapmanın en iyi yollarından birisi tavan fanlarını saat yönünün tersine çalıştırmaktır.  8.Su Kullanın: Günde en az 2 litre su içmeyi hedefleyin. Bu sizi nemlendirecektir. Fakat suyu başka şekillerde de kullanabilirsiniz. Bir sprey şişesine su doldurun ve sıcakladığınız zaman kendinize sıkın ya da bir mendil içerisine buz koyarak boyun, kol ve bacaklarınızda gezdirebilirsiniz.
9.Yatakta Doğru Nevresim Tercih Edin: Pamuklu ya da ipek çarşafları tercih etmek yatağın daha fazla hava almasına yardımcı olacaktır. Bu sizin bir nebze olsun serinlemenize yardımcıdır. Uyumanıza yardımcı olacak bir serinlik hissi için uyumaya gitmeden önce kendinize buz uygulaması yapabilirsiniz.
10.Evinizde Kaktüs Besleyin: Kaktüsler ve bromeliadlar gibi bazı bitkiler sularını havadaki nemden almaktadırlar. Bu da evdeki nem oranını düşürmek için ideal bir uygulamadır. Bu bitkileri evinizin çeşitli yerlerine konumlandırırsanız daha serin bir ortam yaratmış olursunuz. Tüm bu uygulamalar daha serin bir yaz geçirmenize yardımcı olacaktır. Yaz boyunca sık sık duş almak da sizi serin tutacak başka bir uygulamadır. Kaynak: http://www.iflscience.com/environment/how-to-keep-your-house-cool-in-the-summer-without-air-conditioning/all/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar