Bizi Takip Edin

Teknoloji

Google’ın Yapay Zekası İnsanların Geliştirdiğinden Daha İyi Bir AI Geliştirdi

Yayınlandı

üzerinde

Google tarafından yeni tasarlanan Google AutoML projesi kapsamında bir AI yeni AI’ler geliştiriyor. Yapay zeka tarafından geliştirilen bu yeni yapay zekalar en gelişmiş modellerden daha iyi performans gösteriyor. Proje kapsamında yeni nesil AI’lerin geliştirilmesi hedefleniyor.

2017’nin Mayıs ayı itibariyle Google Brain araştırmacıları tarafından kendi AI’lerini üretebilen bir AI (Yapay Zeka) olan AutoML’in geliştirildiği duyuruldu. Kısa bir süre önce ise AutoML Google tarafından sunuldu. Kendi AI’lerini oluşturabilen bu AI, insan yapımı tüm yapay zekalardan daha iyi performansa sahip bir AI üretti.
Google araştırmacıları makine öğrenme modellerinin tasarımını, takviye öğrenme isimli bir yaklaşımı kullanarak otomatik bir hale getirdi. AutoML, belirli bir görev için çocuk AI üretme ağını geliştiren bir denetleyici sinir ağı görevi yürütüyor. NASNet adıyla anılan bu özel çocuk AI’nin görevi arabaların, trafik ışıklarının, insanların, sırt çantalarının, el çantalarının vb. tüm nesnelerin gerçek zamanlı olarak videoyla tanıtılması.

AutoML, NASNet’in performansını değerlendirerek, elde edeceği bulguları çocuk AI’nin geliştirilmesi için kullanacak ve bu işlemi binlerce kez tekrar edecek. NASNet ve ImageNet isimli, Google araştırmacıları tarafından bilgisayar görünümünde aranan büyük ölçekli akademik iki veri setinin görüntü sınıflandırması ve COCO nesne saptama veri seti olarak diğer tüm bilgisayar görüntüleme sistemlerinden daha iyi bir performansa sahip.

Araştırmacılar, NASNetve ImageNet’in doğrulama kümesinde yer alan görüntüleri tahmin etme oranını %82,7 olarak açıkladı. Bu iki AI’nin daha önce yayınlanan sonuçlardan %1.2 daha iyi ve sistemde %4 daha verimli olduğunu gösteriyor. Ayrıca AI’ler ortalama %43.1 hassaslığa sahip. Tüm bunlara ek olarak NASNet’in daha az hesaplama içeren bir versiyonu benzer mobil platformlar için %3.1 daha iyi performans sergiledi.
Kaynak: https://futurism.com/google-artificial-intelligence-built-ai/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Deniz Canlılarını İncelemek İçin Robotik El Yapıldı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İnsanlar deniz canlıları üzerinde çalışmayı sever. Su altında zaman harcamaya alışkın olmayan insanlar, bunu yapmak için araçlara ihtiyaç duyarlar. Ne yazık ki yapılan araçlar bazı hassas canlıları incelemek için elverişli değildir. Harvard Üniversitesi’nin Wyss enstitüsünden bir ekip, geliştirdikleri yumuşak, katlanan ve çok yüzlü olan “Pokeball” benzeri bir cihazla bu sorunu çözmeyi umuyor. Deniz hayatının etrafında hassas ve yumuşak bir şekilde katlanmak üzere geliştirilen bu robotik el, kalamar ve deniz anası gibi hassas canlıları yakalayabildi
fotoğraf: Harvard Wyss Enstitüsü
Harvard Üniversitesi’nin Wyss enstitüsünün geliştirdiği bu cihaz; mühendisler, tasarımcılar ve deniz biyologları arasındaki bir işbirliğinin sonucu oluşturuldu. Açıkken yumuşak, plastik, dört parmaklı bir pençe gibi görünen cihaz, motor sisteminin yardımıyla kapandıktan sonra canlıya zarar vermeden kendi içine hapsediyor. Ardından aynı şekilde zarar verilmeden denize geri bırakılıyor.
Araştırmacılar, önce Connecticut Mistik Akvaryumunda ve ardından Monterey, Kaliforniya yakınlarındaki açık okyanusta “Rotary Actuated Dodecahedron” isimini verdikleri cihazı denediler. Su altı cihazına monte edilmiş olan bu cihaz, uzaktan kumandayla kontrol edilerek kalamar ve deniz anası gibi hassas canlıları zarar vermeden yakalayabildi. Mühendisler, verileri bağımsız bir şekilde toplamak için geliştirilen bu cihazdan istenen sonuçların alınması durumunda bazı deniz canlıları ile ilgili daha ayrıntılı bilgilerin elde edilmesi bekleniyor. Kaynak: https://www.livescience.com/63105-harvard-underwater-pokeball.html

Devamını Oku

Teknoloji

Oyun Kollarını Unutun; Vücudunuzu Kullanın

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Son birkaç yıldır inanılmaz satış rakamlarına ulaşan drone uçakları, kendine özel joystick ile kontrol ediliyor. Ancak yapılan araştırmalar ve deneylerle insanların vücudu ile drone kontrol edebileceği öğrenildi. Sadece gövde hareketlerinizi kullanarak bir dronun pilotu olduğunuzu hayal edin ve kafanıza bir kuş gibi bakmak için uçağı serbest bırakın. İnsanlar için bu teknoloji şüphesiz uzun süredir kullanılan oyun kollarından çok daha etkileyici olacaktır.
EPFL Nörobilim Laboratuvarı’nın baş yazarı Jenifer Miehlbradt şöyle diyor: “Amacımız, öğrenmesi kolay ve bu nedenle kullanıcılardan daha az zihinsel odaklanmayı gerektiren bir kontrol yöntemi tasarlamaktı.” dedi. Yapılan deneyde; üst vücutta yer alan 19 işaretleyici ve kas aktiviteleri sayesinde 17 kişinin vücut hareketleri izlendi. Her katılımcı, sanal gerçeklik gözlükleriyle simüle edilmiş manzaralarla sanal bir dronun hareketlerini izledi. Bertarelli Vakfı Başkanı Silvestro Micera “Veri analizi, diğer nüfus, makineler ve operasyonlarla da kullanılabilecek çok basit ve sezgisel bir yaklaşım geliştirmemize izin verdi. “Bu yaklaşım, robotların insan olmayan mekanik özelliklerle teleoperasyonunu önemli ölçüde geliştiriyor.” dedi. PNAS sonuçları; ilgili gövde parametrelerini karakterize etmeye odaklanan, tamamen yeni ve tamamen sürükleyici bir pilot uygulama stratejisi sunarken, kafa, bacak, el ve ayaklar bu uygulamada aktif rol oynuyor. Bilim adamlarının diğer hedefleri; bu teknolojiyi giyilebilir kılmak ve teknolojiyi daha büyük uçaklara uygulamak. Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2018/07/180716151521.htm

Devamını Oku

Teknoloji

Geleceğimizin Anahtarı: NANO ROBOT

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Son yıllarda dünyada sağlık sorunlarında büyük artışlar gözlemlendi. Gelişen teknolojiye rağmen kanser başta olmak üzere birçok hücre hastalığına çare bulunamadı. Ancak 5 yıl önce yapılan araştırmalarla geliştirilen nano robotlar; kanser ve uzuv hastalıklarına bir çözüm olabilir. Bilim insanlarının ortak çalışmasıyla geliştirilen nano robot, İngiltere’de yapılan deneyde kanserli hücreleri 3 dakika gibi kısa sürede buldu ve bu hücrelerin duvarına yapışarak onları imha etti. DNA origami metoduyla elde edilen nano robotlar, saç telinin 1/1000’inden daha inceler. Vücuda girdikten sonra yüzeyindeki parçalarla iyi ve kötü hücreyi ayırt edebilen nano robotlar, bir Truva atı misali etrafa trombin enzimi saçıyorlar ve bu enzim sayesinde kan pıhtılaşmaya başlıyor. Hızları ise inanılmaz derecede yüksek olan nano robotlar enjeksiyondan saatler içerisinde tümörü çepeçevre sarıyorlar. 2 gün içerisinde ileri pıhtılaşma tepkimeleri meydana geliyor ve 3. günde tüm tümör damarlarında pıhtılar gözleniyor. İşin kilit noktası, trombine bağlı pıhtılaşmanın tam tümör damarlarının içinde gerçekleştirilmesinde yatıyor. Kısaca nano robotlar vücuda verildikten yaklaşık 24 saat sonra tümörü besleyen damarların tıkanmasından meydana geliyor ve işini bitiren nano robotlar vücuttan 1 gün içerisinde güvenli biçimde uzaklaştırılıyor. Nano robotlar sadece kanser tedavisinde görev görmüyorlar. Uzuvlarımızdaki doku zedelenmelerinde ve bağ kopmalarında da tutkal görevi gören nano robotlar, boylarından çok büyük işlere kalkışıyorlar. Nano robotların gelecekte sağlık dışında; uzay araştırmaları, teknoloji ve güvenlik sistemlerinde de aktif olarak kullanılması bekleniyor. Araştırmayı başlatan ekibin şimdiki amacı ortak klinikler bularak bu pervaneli yapıları bütün dünya geneline yaymak ve artık grip gibi yayılan kansere genel anlamda son vermek. Kaynak: https://electronics.howstuffworks.com/nanorobot.htm

Devamını Oku

Öne Çıkanlar