Bizi Takip Edin

Enerji

Grafen Ayakkabılar Koşu Potansiyelini Yükseltiyor

Yayınlandı

üzerinde

Grafen, potansiyel uygulamalar giyilebilen tıbbi cihazlar, temiz ve sınırsız enerji yaratma gibi alanlarda kullanılmaktadır. Ticari bir üründe ilk defa uygulanan Grafen, koşu ayakkabılarında piyasaya sürülüyor.
Grafen, deneylerde dikkate değer özellikleri ortaya çıkaran, bilim adamlarını süper iletken, süper güç yeteneği ile şok eden bir harikadır. Bu madde şimdi koşu ayakkabılarında kullanılıyor.
Manchester Üniversitesi ile İngiliz spor giyim markalarından Inov-8’in işbirliği sayesinde daha önce görülmemiş şekilde esnek ve dayanıklı koşu ayakkabıları yapabilmek için Grafen kullanılacak. Çelikten kabaca 200 kat daha ağır olan grafen, ısıtıldı ve parçacık boyu olan bitlerle ayakkabı tabanlarına eklendi.

Manchester Üniversitesi’nden Dr. AravindVijayaraghavan, inov-8’in G-Serisi ayakkabılarında kullanılan kauçuğa eklendiğinde, Grafen’nin güç de dahil olmak üzere tüm özelliklerini ayakkabıya kazandırdığını ifade ediyor. Bu eşsiz formül sayesinde ayakkabının kauçuğu, Grafen içermeyen bir kauçuğa oranla %50 daha güçlü, %50 daha esnek ve %50 oranında aşınmaya dirençli hale gelecek.

Grafen, Dünya gezegeni için en inanılmaz malzeme olarak lanse edildi. İnanılmaz bir inceliğe sahip olan bu malzeme mucize malzeme olarak kabul ediliyor. Bu malzemenin ticari olarak ilk defa koşu ayakkabılarında kullanılmasıyla mükemmel bir uyum yakalanacağı düşünülüyor. Malzemenin hafif, esnek ve güçlü yapısı sebebiyle, gezegendeki en iyi koşu ayakkabısı üretilmiş olacak. Malzemenin uygulanacağı alanlarda koşu ayakkabısının ötesine geçilmesi planlanıyor. Koşu ayakkabıları malzemenin kullanılacağı potansiyel uygulama alanlarından sadece bir tanesi.
Kaynak: https://futurism.com/graphene-running-shoes-jogging-potential/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilim insanları Quark’ları İçeren Yeni Bir Füzyon Türü Keşfetti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Nükleer füzyon, iki veya daha fazla atom birleştiğinde oluşur ve büyük miktarda enerji açığa çıkarır. En azından bugüne kadar bilim insanlarının düşündüğü buydu. Yazılan yeni bir bilimsel makalede sadece füzyona uğramış atomların olmadığı gösteriliyor. Nature dergisinde yayınlanan makale Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın CERN’deki LHCb deneycisi araştırmacıları tarafından kaleme alındı. Bilim insanları kuark olarak bilinen atom altı parçacıkları arasında füzyon olduğuna dair kanıtlarına sahip olduklarını söylüyorlar.

Araştırmacılar, “Nükleer füzyonda enerji, protonların ve nötronların yeniden düzenlenmesiyle üretiliyor” diyor .Bu süreçte kuark adı verilen parçacıkları içeren bir analog keşfi hem nükleer hem de parçacık fiziği için etkilere sahip olacaktır. Bu keşif, parçacıkların neredeyse ışık hızında 27 kilometre (17 mil) uzunluğundaki CERN’in yeraltı halkasında bir araya getirilmesiyle yapıldı. Bu çarpışmalardan elde edilen verileri inceleyen bilim insanları, garip parçacıklar ve diğer olağandışı şeyleri araştırıyor.

2017 haziran ayında bilim insanları iki cazibeli kuarktan ve bir yukarı kuarktan yapılmış bir baryonun (protonlar ve nötronlar gibi üç kuarkdan oluşan atom altı bir parçacık) ortaya çıktığını fark etti. Tılsım kuarkları kaynaştığında, 130 MeV (megaelectronvolts) bağlama enerjisi ürettiler ve 12 MeV çıkardılar. Bununla birlikte, daha cazip kuarklardan daha enerjik iki alt kuarkın kaynaşmasını da daha etkileyici buldular. Bunlar 280 MeV’lik bir enerjiyle bağlandı ve 138 MeV bıraktı.
Bu rakamları anlayabilmek için verebileceğimiz örnek, bir hidrojen bombasında gerçekleşen döteryanlar ve tritonlar arasında meydana gelecek tek tek nükleer füzyon olayı sadece 18 MeV bırakır. Araştırmacılar bu keşfin pratik bir uygulamasının olmadığını belirtiyor. Önümüzdeki süreçte bu bulgulara dair daha fazla araştırma yapılması planlanıyor.
Kaynak: https://www.livescience.com/60847-charm-quark-fusion-subatomic-hydrogen-bomb.html

Devamını Oku

Bilim

Bilim İnsanların Başkalarından Enerji Çektiğini Açıkladı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bielefeld Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada bilim insanları, bitkilerin diğer bitkilerden alternatif bir enerji kaynağı çıkardığını kanıtladı. Uzmanlar elde edilen bu bulgunun bio enerjinin geleceği olduğunu ifade ediyor.
Uzmanlar tıpkı bitkilerde olduğu gibi insanların da diğer insanlardan enerji çekme yeteneği bulunduğuna değiniyor.
İnsanlar diğerlerinden çektikleri enerjiyi özümseyebiliyorlar. Profesör Dr. OlafKruse ve biyolojik araştırma ekibinin yaptığı incelemelerde yeşil alg Chlamydomonas Reinhardtii sadece fotosentezle uğraşmakla kalmıyor aynı zamanda alternatif bir enerji kaynağından besleniyor. Yani diğer bitkilerden enerji çekme yeteneğini taşıyor. Araştırmaya dair bulgular Nature Communications dergisinde yayımlandı.

Bir psikolog ve enerji şifacısı olan Olivia Bader-Lee konuyla ilgili yaptığı açıklamada çiçeklerin büyüyebilmek için suya ve ışığa ihtiyaçları bulunduğunu, insanların ve gezegenlerin de bitkilerden farklı olmadığını bildirdi. Doktor Olivia Bader-Lee insanın fiziksel bedeninin bir sünger gibi olduğunu ve çevreyi absorbe edebildiğini açıkladı. Bader-Lee, “İnsan organizmasının duygusal durumlarını besleyebilmek amacıyla gerekli olan enerjiyi tıpkı bitkiler gibi dış kaynaklardan çektiğini ve bu durumun hücrelere enerji verdiğini kaydetti.
Uzmanlar, Chlamydomonasre in hard tii bitkisinin enerji yetersizliği yaşadığı durumlarda komşusu olan sebze selülozundan enerji aldığını bir dizi deneyle gösterdi.

yetiştirerek, enerji yetersizliği ile karşı karşıya kaldıklarında, bu tek hücreli bitkiler komşu sebze selülozundan enerji aldığını bir dizi deneyde göstermeyi başardı. Böyle bir davranış bir bitkide ilk defa doğrulanıyor. Araştırmacılar çalışmalarını diğer bitkileri kapsayacak şekilde geliştirmeyi düşünüyor.
Kaynak: http://preventdisease.com/news/12/112112_People-Can-Draw-Energy-From-Other-People-The-Same-Way-Plants-Do.shtml

Devamını Oku

Bilim

Bilim İnsanları Ortam Işığında Akıllı Telefon Şarj Etmek İçin Bir Yol Keşfetti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Drakula Technologies’teki araştırmacılar cep telefonlarını ortam ışığıyla şarj etmek için bir yöntem geliştirdiler. Bir mürekkep püskürtmeli yazıcı kullanarak herhangi bir şekil veya renkte basılabilen ince, esnek güneş pilleri yarattılar.
Cep telefonu teknolojisi günümüzde sadece arama yapmanın çok ötesine geçmiştir. Akıllı telefonlar, aracımızla iletişim kurabilir, sağlığımızı takip edebilir ve güçlendirilmiş gerçeklik dünyasına giriş yapabilir. Ancak gelişmiş bu akıllı telefonlar işlevsel olmalarının yanında hala şarj edilmeye ihtiyaç duymaktadır. Şarj edebilmek için çeşitli yollar arayan bilim insanları, kablosuz şekilde güç iletimi ya da kullanıcıların hareketlerinin kinetik enerjisini yakalayabilmeyi hedefliyor. Şimdi araştırmacılar tarafından cep telefonlarının ortam ışığıyla şarj edilebilmesi için bir yöntem geliştirildi.

Fransız güneş enerji şirketi olan Drakula Technologies’de yer alan bilim insanları “LAYER” teknolojisi geliştirdiler. Yeni geliştirilen şarjla mürekkep püskürtmeli bir yazıcı ile üretilen ince, esnek güneş pilleri yaratıldı.
Bu düşük maliyetli, katlanabilir tabakalar, hem güneşten, hem de suni ışığı yakalayabilen benzersiz bir iletken plastikten oluşuyor. Bu teknoloji önceki teknolojilerden çok daha esnek bir yapıya sahip.

bilim-insanlari-ortam-isiginda-akilli-telefon-sarj-etmek-icin-bir-yol-kesfetti
Bu güneş pillerini yazdırmak yalnızca bir saat alıyor ve şekli, rengi ile şeffaf olarak özelleştirilebiliyor. Araştırmacılar halen güneş hücrelerinin cep telefonlarını şarj etme süresini kısaltmanın yollarını ararken, teknolojinin gerçek dünya uygulamaları için neredeyse hazır olduğundan eminler. Güneş pillerinin kısa bir süre içerisinde piyasaya sürülmesi düşünülüyor.
Kaynak: https://futurism.com/printable-solar-cells-charge-smartphone/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar