fbpx
Connect with us

Uzay

Güneş sistemimizdeki gezegenler ve gezegenler sıralaması

Published

on

Plüton’un 1930’da keşfedilmesinden bu yana Güneş sistemimizin dokuz gezegenini öğrenerek büyüdük. Ancak, 1990’ların sonlarında astronomların Plüton’un bir gezegen olup olmadığını tartışmaya başlamasıyla her şey değişti. Uluslararası Astronomi Birliği, 2006 yılında Plüton’a “cüce gezegen” demeye karar verdi ve Güneş sistemimizdeki “gerçek gezegenlerin” sayısını sekize indirdi. Tüm bu tartışmalarla birlikte, gökbilimciler şimdi Güneş sistemimizdeki başka bir gezegeni araştırıyorlar, gerçek bir dokuzuncu gezegen. Bilim insanlarının “Gezegen Dokuz” olarak adlandırdıkları bu gök cisminin varlığı 20 Ocak 2016’da açıklandı. Kütlesi Dünya’nın kütlesinin yaklaşık 10 katı kadarken, Plüton kütlesinin ise yaklaşık 5000 katı kadar.

Karasal Gezegenler

İç gezegenler olarak da adlandırılan dört gezegen -Merkür, Venüs, Dünya, Mars- aynı zamanda karasal gezegenlerdir. Çünkü yüzeylerinin çoğu karalardan oluşur.

Jovian gezegenleri

Dış gezegenler olarak da adlandırılan – Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün – Jovian gezegenleri olarak bilinir (Jüpiter benzeri anlamına gelir). Çünkü hepsi karasal gezegenlere kıyasla çok büyüktür ve gazdan oluşurlar. (Bazıları ya da hepsinin katı çekirdeğe sahip olabilecekleri söyleniyor.)

Cüce gezegenler

Uluslararası Astronomi Birliği’nin cüce gezegen tanımı şu şekildedir: Başka bir nesnenin uydusu olmadan Güneş’in etrafında dönmesi, kendi yerçekimi ile dönebilecek kadar büyük olması ve temiz bir yörüngeye sahip olması.
Plüton’un cüce gezegen olma sebebi ise, küçük boyutu ve sıra dışı yörüngesinin yanı sıra, birçok başka nesneyle yörüngesini paylaşmasıdır. Yine de, Plüton’un gezegen olma konusu tartışmalıdır.

Solar system

Güneş sistemimizdeki Gezegenler sıralaması;

1. Merkür

Güneşe en yakın gezegen olan Merkür, Ay’dan sadece biraz daha büyük. Gündüz Güneş’e dönük tarafı 450 Santigrat’a kadar ulaşabilir ancak gece tarafında sıcaklıklar donma derecesinin altında yüzlerce dereceye düşer. Merkür, meteor etkilerini emecek bir atmosfere sahip değildir, bu yüzden yüzeyi tıpkı Ay gibi kraterlerle doludur.

2. Venüs

İkinci gezegen olan Venüs Merkür’den daha sıcaktır. Atmosferi toksik yani zehirlidir. Yüzeydeki baskı sizi ezer ve öldürür. Büyüklüğü ve yapısı Dünya’ya benzer. İşin garibi, Venüs çoğu gezegenin tersi yönünde ve yavaşça döner.

3. Dünya

Üçüncü gezegen olan Dünya’mız üçte ikisinin okyanusla kaplı bir su dünyasıdır. Hayatı barındırdığı bilinen tek gezegendir. Dünyanın atmosferi, yaşamı sürdürmeyi sağlayan azot ve oksijen bakımından zengindir.

4. Mars

Dördüncü gezegen olan Mars, soğuk ve tozlu bir yer. Demir oksit olan bu toz, gezegene kırmızımsı rengini verir. Bilim insanları, bugün soğuk ve çöl benzeri olsa da, bir zamanlar Mars’ın ıslak ve sıcak olduğunu düşünüyorlar.

5. Jüpiter

Beşinci gezegen olan Jüpiter, Güneş sistemimizdeki en büyük gezegendir. Çoğunlukla gazdan -hidrojen ve helyum- oluşur. En büyük bir özelliği, artık Jüpiter’in karakteristik bir özelliği haline gelen ve büyük kırmızı bir leke olarak görünen fırtınasıdır. Bu fırtına yaklaşık 350 yıldır devam etmektedir. Ayrıca Jüpiter, güçlü bir manyetik alana sahiptir ve düzinelerce uydu ile minyatür bir Güneş sistemine benzetilir.

6. Satürn

Altıncı gezegen olan Satürn, halkaları ile bilinir. Bu halkalar buzlardan ve kayalardan meydana gelir.

7. Uranüs

Yedinci gezegen olan Uranüs biraz gariptir. Ekvatoru, yörüngesine neredeyse dik açı yapan tek dev gezegendir. Yani ilk bakışta yan duran bir gezegen diyebiliriz. Gökbilimciler, gezegenin uzun zaman önce başka bir gezegen boyutunda bir cisimle çarpıştığını ve eğilmeye neden olduğunu düşünüyor. Bu eğim, 20’den fazla yıl süren mevsimlere neden olur. Uranüs, Neptün ile aynı boyuttadır. Atmosferindeki metan, Uranüs’e mavi-yeşil tonunu verir. Çok sayıda Ay’a ve soluk halkalara sahiptir.

8. Neptün

Sekizinci gezegen olan Neptün, bazen ses hızından daha hızlı olan kuvvetli rüzgarlarıyla tanınır. Neptün, tespit edilmeden önce matematik kullanarak var olduğu tahmin edilen ilk gezegendir. Dünya’dan çok uzak ve çok soğuktur. Neptün, Dünya’nın yaklaşık 17 katı büyüklüğündedir.

Plüton (Cüce Gezegen)

Bir zamanlar dokuzuncu gezegen olarak bilinen Plüton, birçok açıdan diğer gezegenlerden çok farklıdır. Büyüklüğü Ay’dan daha küçüktür. Oldukça soğuk olan Plüton, çoğunlukla kayalıklardan meydana gelir.

Gezegen Dokuz

Bilim insanları aslında Gezegen Dokuz‘u doğrudan görmediler. Varlığı Kuiper Kuşağı’ndaki nesneler üzerindeki çekim gücü ile anlaşıldı. Güneş sistemimizin en sonunda yer alan Neptün’den 20 kat daha uzaktadır. Yörüngesi, yani Güneş’in etrafında bir tur dönmesiyle çıkan uzunluk, Dünya’nın yörüngesinden yaklaşık 600 kat daha uzundur.

Editör / Yazar: Merve GÖKTAŞ

Kaynak: https://www.space.com/16080-solar-system-planets.html

Advertisement
22 Comments

22 Comments

  1. Pingback: Gezegenler Hakkında Muhtemelen Bilmediğiniz 8 İlginç Bilgi |

  2. Pingback: Güneş sistemimizde var olabilecek 10 varsayımsal gezegen |

  3. Pingback: Dünyanın düz olmadığını anlamamızı sağlayacak 10 kolay yöntem – EğitimciTV.com

  4. Pingback: 2018'e Kadar Gördüğümüz En İnanılmaz Bilimsel Gerçekler |

  5. Pingback: NASA Mars'taki ilk depremin görüntülerini yayınladı |

  6. Pingback: Bu animasyon tüm Buzlar Erirse Dünyanın Nasıl Görüneceğini Göstermektedir |

  7. Pingback: Güneş Sistemimizin Oluşumu Düşündüğünüzden Çok Daha Karışık – EğitimciTV.com

  8. Pingback: Güneş Sistemimizin Oluşumu Düşündüğünüzden Çok Daha Karışık |

  9. Pingback: Hayat, Dünya oluşumunu tamamlamadan önce mi oluşmaya başladı? |

  10. Pingback: Hayat, Dünya oluşumunu tamamlamadan önce mi oluşmaya başladı? – EğitimciTV.com

  11. Pingback: Dünyadaki Yaşam Başka Bir Yıldız Sisteminden Gelmiş Olabilir mi? – EğitimciTV.com

  12. Pingback: Jüpiter’in bilinmeyen yolculuğu ortaya çıktı! – EğitimciTV.com

  13. Pingback: Mars'ın Atmosferindeki Dev Bir Delik Tüm Suyu Uzaya Tahliye Ediyor |

  14. Pingback: Karbondioksit En Az 800.000 Yılda Görülmeyen, Rekor kıran Seviyelere Çıktı – EğitimciTV.com

  15. Pingback: Güneş Sistemimizin Dışında Bir şey Saklanıyor, Ancak Gezegen Dokuz Olmayabilir |

  16. Pingback: Soyu Tükenmiş Uzaylılar İnsanlığı Kurtarmaya Yardımcı Olabilir Mi? |

  17. Pingback: Big Bang 'ten Günümüze : Evrenin Tarihi |

  18. Pingback: Türkiye Gezegenine İsim Arıyor. Sizce Ne Olmalı? |

  19. Pingback: Türkiye Gezegenine İsim Arıyor. Sizce Ne Olmalı? – Selim Sezgin

  20. Pingback: İnsan Medeniyeti 2050'den İtibaren Yok Olabilir |

  21. Pingback: İnsan Medeniyeti 2050’den İtibaren Yok Olabilir – Yazarmisin.net

  22. Pingback: Gezegen Uyduları Güneş'in 11 Yıllık Gizemli Dönüşünü Açıklayabilir |

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uzay

Galaksimizin Kara Delik Etrafında Belli Belirsiz Dönen Bir Hidrojen Halkası İlk Kez Fotoğraflandı

Published

on

Gökbilimciler, ilk defa, galaksimizin merkezindeki süper kütleli kara deliğin etrafında dönen serin, gazlı bir halkanın görüntüsünü yakaladılar. Bu halka, çoğu kara deliği çevreleyen sözde biriktirme diskinin (yıldız, toz ve gaz) bir parçasıdır. Bu malzemeler kara deliğin güçlü yerçekimi kavraması tarafından tutulur ve uzak kenar yerçekimi erişiminin dış sınırlarını temsil ederler. Samanyolu’nun kara deliği olarak adlandırılan Sagittarius A * (Sagittarius A* Samanyolu Galaksisi ‘nin merkezinde yer alan parlak ve çok yoğun bir astronomik radyo kaynağıdır) ele alındığında, disk, kara deliğin olay ufkundan bir ışık yılının birkaç ondasına kadar uzanır, ışığın bile kara deliğin kabzasından kaçamayacağı nokta. Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi ‘nden yapılan açıklamaya göre, bu biriktirme diskinin bir kısmını oluşturan birkaç gaz türü var ve bilim insanları daha önce sadece çok sıcak ve ışıltılı olanları görüntülemişlerdi.

Bu gazlar çok sıcak olduğu için – yaklaşık 18 milyon derece Fahrenhayt (10 milyon derece Santigrat) – araştırmacıların kolayca tespit edebildiği X-ışınları yayarlar. Ancak bu toplama diski ayrıca daha önce görüntülenmemiş olmasına rağmen daha serin hidrojen gazı, 18 F (10.000 C)’e sahip. Alandaki radyasyon, açıklamaya göre, zayıf atom dalgalarını serbest bırakan bir aktivite olan hidrojen atomlarının sürekli olarak kaybedilmesine ve elektronlarını kazanmasına neden oluyor. Ekip, bu radyo dalgalarını Şili ‘deki Atacama Büyük Milimetre / milimetre ölçüsündeki Dizi (ALMA) gözlemevini kullanarak tespit etti ve ölçümleri yeni görüntüye bağladı.

Soğuk hidrojen halkası, karadeliğin olay ufkundan yaklaşık bir ışık yılı uzakta ve açıklamaya göre, Jüpiter’in kütlesinin onda birine eşdeğer miktarda hidrojen içeriyor. Dahası, “Doppler etkisi” nedeniyle gezegenimize doğru hareket eden nesnelerden hafifçe “daha mavi” ve gezegenimizden uzaklaşan nesnelerden hafifçe “daha kırmızı” görünüyorlar, araştırmacılar, gazın kara deliğin etrafında döndüğü sonucuna vardılar. New Jersey’deki Princeton İleri Araştırma Enstitüsü’nden bir astrofizikçi olan baş yazar Elena Murchikova açıklamasında, “Bu yeni ALMA gözlemlerinin kara deliğin bazı sırlarından vazgeçmesine yardımcı olacağını umuyoruz.” dedi. Araştırmacılar bulgularını 5 Haziran Nature dergisinde bildirdi.

Çeviri: Nurgül ÖZDEN

Kaynakça: https://www.livescience.com/65666-faint-hydrogen-cloud-milky-way-black-hole.html

Continue Reading

Uzay

Gezegen Uyduları Güneş’in 11 Yıllık Gizemli Dönüşünü Açıklayabilir

Published

on

Venüs, Dünya ve Jüpiter ’deki gelgit kuvvetleri Güneş ’in 11 yıllık döngüsünü etkiliyor. Yeni çalışmalar Venüs, Dünya ve Jüpiter ’in uydularının Güneş ’in 11 yıllık dönüşünü açıklayabileceğini varsayıyor. Almanya Dresden ’de bir araştırma enstitüsü olan Helmholtz – Zentrum Dresden – Rossendorf (HZDR) dan bir grup araştırmacı bu üç gezegenin manyetik alanlarının solar döngüyü yani solar fiziğinin en büyük sorularından birini etkilediğini gösterdi. “Her şey saatli bir prosesi işaret ediyor” diyor HZDR araştırmacısı ve aynı zamanda bu araştırmanın baş yazarı Frank Stefani. “Gördüğümüz şey 90 döngü boyunca gezegenlerde gördüğümüz şeylerle birebir paralellik gösteriyor”.

Araştırmacılar son bin yıldaki solar aktivite gözlemlerini (güneş lekeleri, güneş patlamaları ve taçküre kütle atımı) gezegen hizası ile karşılaştırdılar ve aslında bir korelasyon olduğunu açıkladılar. Güneş ’e benzer diğer yıldızların solar aktivitelerinde yaşadığı değişikliklerle bu periyotlardan geçtikleri görülürken, önceki modeller Güneş ’in neden çok düzenli bir 11-yıl döngüsüne sahip olduğunu açıklayamıyordu.

Bununla birlikte, bu yeni çalışma Venüs, Dünya ve Jüpiter ‘in yerçekimi kuvvetleri, güneşin plazmasını çeken gelgit kuvvetleri ile güneşin manyetik aktivitesinin sabit ritmi arasındaki bağlantıyı göstermektedir. “Şaşırtıcı derecede yüksek bir uyumluluk düzeyi var” diyor Stefani. Araştırmacılar, uzaydaki hava olaylarını veya potansiyel olarak zararlı radyasyon yayan güneş fırtınasını daha etkili bir şekilde ölçmek ve tahmin etmek için güneşin manyetik alanının aynı modelini kullanmayı umduklarını söyledi.

Editör / Yazar: Oğuzhan PEKGÜRLER

Kaynak: https://www.space.com/planets-affect-solar-cycle.html

Continue Reading

Uzay

Yeni Keşfedilen Bakteri Stresin Zararlarından Koruyor

Published

on

Bilim insanları, bir gün ‘stres aşısının’ gerçek anlamda var olmasını sağlayabilecek eşsiz bir moleküler örüntü izole ettiler ve onu kir içinde gelişen bir bakteri içinde gizlenmiş buldular. Mycobacterium vaccae, toprakta yaşayan patojenik olmayan bir bakteridir ve sağlık araştırmalarında büyük umut vaat etmiştir. Şimdi, yeni bir çalışma nihayet nedenini çözmüş olabilir. Bulgular, M. vaccae içindeki belirli bir tür yağın, topraktaki bu bakteriye maruz kalmanın neden bizim için iyi olabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışma, bir grup faydalı mikroorganizma ile birlikte geliştiğini iddia eden bir hipotez olan “eski arkadaşlar” fikrine bağlanır ve modern ortamda bu bağları kaybetmek alerjik ve otoimmün hastalıklarda artışa yol açmıştır. Nöroendokrinoloji uzmanı Christopher Lowry,

“Fikir, insanlar çiftliklerden uzaklaştığı tarım veya avcı-toplayıcıların kentlere taşınması nedeniyle, bağışıklık sistemimizi düzenleyen ve uygunsuz iltihabı bastırmaya yarayan organizmalarla temasımızı kaybettik” diyor.“Bu bizi enflamatuar hastalık ve stresle ilişkili psikiyatrik bozukluklar için daha yüksek risk altında bıraktı.”Lowry, yıllardır M. vaccae ‘yi araştırıyor, önceki bir çalışmada, bakterileri ısıyla öldürülmüş bir halde farelere enjekte etmenin, hayvanlarda stres kaynaklı reaksiyonların ortaya çıkmasını önlediğini tespit ediyor. Yeni çalışmada, araştırmacılar izole edilmiş ve kimyasal olarak 10 (Z) -heksadekenoik asit adı verilen bir yağ asidi sentezlemiş, bu da bakterinin diğer hayvanlarda iltihabı nasıl azaltabildiğini gösteriyor.

Yapılan deneylerde, fare immün (Bağışıklık, belirli bir mikroorganizmaya karşı vücudun direncidir.) hücrelerinde lipit (1), iltihaplanma yollarını inhibe etmiştir. “Bağışıklık hücreleri tarafından alındıklarında, bu lipidleri serbest bırakırlar ve enflamatuar (2) akışı kapatırlar.” Aynı etkinin insanlarda çoğaltılıp çoğaltılmayacağını görmek için çok daha fazla çalışma yapılması gerekir. Mümkünse, araştırmacılar bu keşfin sonunda travma sonrası stres bozukluğu gelişme riskine sokan, yüksek stresli mesleklere sahip insanlara yardım etmek için ‘stres aşısı’ geliştirmelerine yardımcı olabileceğini söylüyor. Araştırma halen devam ettiği için bu çok uzun bir yol. Lowry oldukça iyimser olsa da böyle bir tedavinin 10 ila 15 yıl sonra mümkün olması tahmin ediliyor.

Lipit: Lipit, tüm canlıların yapısında bulunan temel organik bileşiklerden biridir. Lipitler, doymuş ve doymamış yağlar olarak ayrılır. Doymamış yağlar, oda sıcaklığında sıvı hâlde bulunan lipitler; doymuş yağlar ise yine oda sıcaklığında katı hâlde bulunan lipitlerdir

EnflamatuarEnflamasyon, inflamasyon, yangı veya iltihaplanma, canlı dokunun her türlü canlı, cansız yabancı etkene veya içsel/dışsal doku hasarına verdiği sellüler (hücresel), humoral (sıvısal) ve vasküler (damarsal) bir seri vital yanıttır.

Çeviri: Ülkü Güngör

Kaynak: https://www.sciencealert.com/this-dirt-loving-bacteria-may-hold-the-secrets-to-a-real-life-stress-vaccine

Continue Reading

Öne Çıkanlar