fbpx
Bizi Takip Edin

Arkeoloji

Güney Afrika’da 73.000 Yıllık Çizim Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Bir grup arkeolog, Güney Afrika’nın güney kıyısında bulunan Blombos Mağarası’nda dünyanın en eski soyut çizimlerini buldu. Arkeologlar, Güney Afrika’daki Blombos Mağarasında kazdıkları toprağı elerken mızrak uçları ve üzerinde desenler olan taş parçası buldu.

Yedi yıl süren testlerin ardından, bu taş parçasının üzerindeki çizgilerin, 73.000 yıl önce bir insan tarafından toprak boyasıyla yapıldığı anlaşıldı. Söz konusu çizim, bilinen en eski soyut ve figüratif çizimlerden en az 30.000 yıl daha eski. Taşın üzerindeki çizgiler kırmızı ve hardal renginde. Desenlerin boyutu 1-3 milimetre arasında değişiyor. Araştırmacılar, desenlerin tebeşir yardımıyla yapıldığını tespit etti. Ancak, bu desenlerin neyi temsile ettiği henüz bulunabilmiş değil.

Bu çizimlerin insanlar tarafından kasıtlı olarak çizildiğini kanıtlamak, ekibi oldukça zorladı. Araştırmacılar, ilk olarak çeşitli teknikleri kullanarak aynı çizgileri tekrar üretmeye çalıştı: Toprak boyasının ucuyla veya kenarı ile denediler ve fırçalar kullanarak toprak boyası tozunun farklı sulu seyreltilerini test ettiler. Mikroskobik, kimyasal ve tribolojik analiz teknikleri kullanılarak, çizimleri orijinali ile karşılaştırdılar. Bulguları, çizgilerin sürtünme ile düzleştirilen bir yüzey üzerinde, sivri bir toprak boyası aletiyle kasıtlı olarak çizildiğini doğruladı. Bu nedenle bu çizimlerin, daha önce bilinen en eski çizimlerden en az 30.000 yıl önceye tarihlendiği anlaşıldı.

Silisli parçanın bulunduğu arkeolojik tabakada, çok benzer çapraz kesitli gravürlere sahip toprak boyası parçaları da dahil olmak üzere, sembolik işaretlerle dolu başka birçok nesne ortaya çıkarılmıştı. Bu bulgular, Afrika’nın bu bölgesindeki ilk Homo sapiens’in, farklı materyaller üzerinde benzer işaretler üretmek için farklı teknikler kullandığını ve bu işaretlerin sembolik bir fonksiyona hizmet ettiği hipotezini desteklediğini gösteriyor.

Araştırmacılardan Prof. Dr. Henshilwood “Bu keşif, bize Cape Yarımadası’nda erken dönemde yaşayan Homo Sapienslerin farklı ortamlarda farklı teknikler kullanarak benzer işaretler oluşturduğunu gösteriyor. Bu gözlem de bu işaretlerin sembolik doğaları olduğu hipotezini destekliyor” dedi.
Kaynak: https://www.scientias.nl/archeologen-ontdekken-oudste-abstracte-tekening-ooit/
Editör / Yazar : Kuzey KILIÇ

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arkeoloji

Atlantis’in Yeri En Sonunda Bulunmuş Olabilir!

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Atlantis efsanevi bir kıta parçası olarak “kayıp” olduğu iddia edilen bir adadır ve genel olarak gelişmiş olan ve dünya barışı getirebilecek kadar bilgeye sahip olan ütopik bir toplum olarak düşünülmektedir. Deniz tarihçisi Tim Akers’ın yaptığı son çalışmalar, bu büyülü yerin konumunu sonunda bulmuş olabilir. Tim Akers’ın Merlin Burrows Üniversitesi’nde yönettiği araştırmada resimler ve sular altında kalmış olan kalıntılardan alınan örnekler üzerinde çalışmalar yapıldı. Laboratuvar analizlerine göre İspanya’dan getirilen materyallerde daha önce rastlanılmayan yapıda maddeler var.

Akeris’in yaptığı açıklamaya göre İtalya’nın Modena kentinde test edilen sütunlar hem Yunan hem de Roma döneminden daha eski döneme aitler ve daha gelişmişler. Materyalleri inceleyen laboratuvarda görevli araştırmacı Dr. Giacorno Falanga’ya göre alanda pek çok farklı materyal bulunuyor. Bu materyaller arasında kalsit, mika, potasyum ve diğer yapay olarak elde edilmiş materyaller var. Bu da gelişmiş bir medeniyet olduklarının ve karmaşık inşa teknikleri kullandıklarının göstergesi. Atlantis’ten ilk olarak Yunan filozof Platon bahsetmişti. Platon’a göre Atlantis üstün bir medeniyet olarak kendisinden 9,000 bin yıl önce bir adada kurulmuştu.

İçerisinde Yunan deniz tanrısı Poseidon’un tapınağının var olduğuna inanılan şehrin geniş duvarlarla çevrildiği de iddia ediliyor. Kayıp şehir Atlantis’in büyük bir doğal afet sonrası terk edildiği ve denizin dibine gömüldüğüne inanılıyor. İçerisinde birçok gizem barındıran Atlantis, bu çalışma ile bulunmuş olabilir. Araştırmacılar çalışmaların hızla devam edeceğini ve olumlu sonuçlar almayı beklediklerini dile getirdi.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://www.mirror.co.uk/news/world-news/flooded-ancient-ruins-coast-spain-13597825

Devamını Oku

Arkeoloji

‘Dünyanın en eski gemi enkazı’ Karadeniz’de bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Arkeologlar, Karadeniz’in derinliklerinde “dünyanın en eski korunmuş gemi enkazını” keşfettiklerini açıkladı. Karadeniz Deniz Arkeoloji Projesi (MAP) ekibi 23 metre boyundaki gemiyi deniz yüzeyinin yaklaşık 2 kilometre altında, direği dümeni ve kürekleriyle aynen muhafaza edilmiş halde buldu. Bulgaristan açıklarında keşfedilen 2400 yıllık geminin Antik Yunan döneminde ticaret için kullanıldığı düşünülüyor. Arkeoloji ekibi, geminin oksijen eksikliği sayesinde bu kadar iyi muhafaza edildiğini söylüyor. Ekip, bu tür bir gemiyi yalnızca Antik Yunan dönemine ait seramik vazolardaki figürlerde gördüklerini vurguluyor. harita Image captionLondra’daki British Museum’da sergilenen Antik Yunan & Roma döneminden kalma “Siren Vase”daki figürler, keşfedilen gemi enkazına birebir benziyor. Southampton Üniversitesi’nde yapılan karbon tarihi saptama ile buluşun “insanlığın en eski el değmemiş gemi enkazına” ait olduğu da belirlendi.
60’tan fazla gemi enkazı bulundu 
Uluslararası arkeologlar, bilim insanları ve denizaltı araştırmacılarından oluşan uluslararası ekip 3 yıllık bir özel görev için Karadeniz’in derinliklerinde. Şu ana dek 60’tan fazla gemi enkazı keşfettiler.  2 kilometre derinliğinde ortaya çıkan ve Antik Yunan dönemine ait olduğu düşünülen gemi enkazının, bulunduğu derinlikteki oksijen seviyesinin çok düşük olması nedeniyle bugüne kadar bozulmadan kalabildiği belirtiliyor. Güney İngiltere’deki Southampton Üniversitesi’nden Jon Adams, “Klasik dünyadan kalma ve 2 kilometre derinlikte bir geminin sağlam bir şekilde bulunması, düşünmeyeceğim bir şeydi. Bu durum gemi yapımına ve antik dünya denizciliğine ilişkin anlayışımızı değiştirecek” dedi.
Kaynak: https://www.bbc.com/news/world-europe-45951132

Devamını Oku

Arkeoloji

Antik Mısır’dan bir papirüs deşifre edildi, sihirli bir aşk büyüsü ortaya çıktı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İki kuş benzeri yaratığın görüntüsü ile dekore edilmiş bir Antik Mısır papirüsü deşifre edildi. Bir sihirbaz tarafından kullanılan el kitabı gibi göründüğü belirtilen papirüsün, aşkla ilgili bir büyüyü içerdiği tahmin ediliyor. Bir Antik Mısır papirüsü deşifre edildi ve sihirli bir aşk büyüsü ortaya çıktı. İki kuş benzeri yaratık ve muhtemelen onları birbirine bağlayan bir penis resmi bulunan papirüs, Avustralya’nın Sidney kentindeki Macquarie Üniversitesi’nde ortaya çıktı. Ancak oraya nasıl ulaştığı bir sır. Üniversitenin, papirüsü kimin sattığını veya bağışta bulunduğunu gösteren bir kaydı da yok. En çarpıcı özelliği üzerindeki resim
Söz konusu papirüsün, Hıristiyanlığın Mısır’da yaygın olarak uygulandığı bir döneme, yani yaklaşık 1.300 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Habere göre, papirüs üzerinde yapılan araştırmanın yazarı Korshi Dosoo, “Papirüsün en çarpıcı özelliği üzerindeki resmi” diyor. Resimde, soldaki kanatlı yaratık, gagasını sağdakinin açık gagasına sokuyormuş gibi görünüyor. Sağdakinin kafasında bir çivi var gibi görünüyor. Bir kişinin uzanmış kolları ise yaratıkları kuşatıyor. Her iki yaratık, zincir, bağ veya bir penis olabilecek bir şey ile bağlantılı. Sağdaki yaratık iki kulağa (ya da boynuza) sahip ve her iki yaratığın da bedenlerinin önünde tüy ya da pula benzeyen şeyleri var. İki yaratık arasındaki küçük farkların, cinsiyet farklılaşmasını göstermek için bir girişim olabileceğini belirten Dosoo, sağdaki yaratığın dişi, soldakinin ise erkek olabileceğini söylüyor.  Bir sihirbaz tarafından kullanılan el kitabı gibi
Papirüs, büyük bir metnin bir sayfası, muhtemelen bir sihirbaz tarafından kullanılan bir el kitabı gibi görünüyor. Dosoo, “Bir gözlemci bakış açısından, resmin büyünün performatif yönünü geliştirmiş olabileceğini söyleyebiliriz. Müşteri tuhaf çizimleri, ritüelin yarattığı genel atmosfere ve izlenime etkileyici bir ek olarak bulabilir” diyor. Metin, büyünün tam olarak ne için kullanıldığını belirlemeyi zorlaştırıyor, ancak Dosoo, aşkla ilgili olabileceğine inandığını, belki de aşk üçgeni gibi karmaşık bir durumun söz konusu olduğu durumlarda ya da bir erkeğin evlenemediği bir kadına olan aşkıyla ilgili olabileceğini söylüyor. “Mısır’da bulunan aşk büyülerinden söz eden Hıristiyan metinleri, çoğu zaman sorunun kadının erkeğe merhamet etmemesi değil, ona erişimi olmaması anlamına geldiğini, çünkü ailesi tarafından korunan ve gözlerden uzak tutulan genç bir bekar kız olduğunu ima eder.” Kıpti dilinde yazılmış Resmin etrafını süsleyen büyü, Yunan alfabesini kullanan bir Mısır dili olan Kıpti dilinde yazılmış. Büyü metninin sadece parçaları yıllar içinde günümüze ulaşabilmiş. “Seni çağırıyorum… İsrail’in tanrısı Mesih…” deniliyor ve büyünün bir sonraki kısmı “yok olacaksın” sözlerini ve “Adem’in her çocuğunu…” sözlerini barındırıyor. Adem bazı dinlere göre Dünya üzerinde yaşayan ilk erkekti ve Cennet Bahçesi’nde Havva ile birlikte yaşamıştı. Daha sonra tanrı tarafından buradan atıldılar. Parçalanmış metin ayrıca İbranice İncil’e göre Kral Davud’a ihanet eden Ahitophel’den bahsediyor.
Kaynak: http://cairoscene.com/Buzz/Ancient-Egyptian-Mystery-Papyrus-Deciphered-to-Reveal-a-Magical-Love-Spell

Devamını Oku

Öne Çıkanlar