fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Hackerlar Saatte 41 Dolar Kazanıyor

Yayınlandı

üzerinde

İnternetin hızla gelişmesine paralel olarak hemen tüm işlemler bu mecradan yapılır hale geldi. Vatandaşlık işlemlerinden, alışverişlere, sigorta işlemlerinden çeşitli aboneliklere kadar bir tıkla halledilebilen işlemlerin güvenirliği ise büyük bir tehlike altında. İyi bir korunma olmaması halinde hackerların kişisel bilgilerinizi çalması oldukça kolay bir hale geliyor. Bilgisayar korsanı olarak tabir edilen hackerlar çalmış oldukları bu bilgilerle yüklü bir servet kazanıyorlar.


Bilgisayar korsanları tarafından ele geçirilen kişisel bilgiler üzerinden her yıl milyarlarca dolar çalınıyor. ABD’de bulunan bir güvenlik yazılım firması bilgisayar korsanlarının 2010 senesinden bu yana 100 milyar dolar gelir elde ettiklerini açıkladı. Bu istatistikler doğrultusunda bir hacker saatte 41 dolar gelir elde ediyor.


Şahsi bilgiler içerisinde en değerli olanları ise kişilerin sağlığına dair geçmiş bilgiler. Bilgisayar korsanları tarafından elde edilen bu veriler şantaj amacıyla ya da sigorta şirketlerine satılmak için kullanılıyor.

Bir kişiye ait olan sağlık bilgilerinden elde edilen para bin dolarlar civarına kadar çıkabiliyor. Kredi kartı bilgileri ortalama 22 dolar, dijital müzik dinleme platformu şifreleri 2 dolar 80 sent, sürücü ehliyeti 20 dolar gibi rakamlar kazandırıyor. Bir e-posta adresinden ise hackerın elde ettiği kazanç 2 dolar 30 sent.

Şifrelerin çalınmasında en fazla tuzak içeren e-posta yöntemi kullanılıyor. İnternet kullanıcıları kimden geldiğini anlayamadıkları bu e-postayı açmaları haşinde hackerın tuzağına düşüyor. Güçlü şifreler belirlemek kişisel bilgilerin çalınması ihtimalini %80 oranında azaltıyor. Aynı şifreyi birden fazla yerde kullanmıyor olmak da ek güvenlik sağlıyor.


Kaynak: http://www.ntv.com.tr/galeri/teknoloji/bir-hackersaatte-ortalama-41-dolar-kazaniyor,luN7HCEbUEGK2LCAzubZ6w

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Yüksek Teknolojili ‘Kaplamalar’ Gündelik Nesneleri Robotlara Dönüştürüyor

Yayınlandı

üzerinde

Cansız nesnelerin etrafına bükülebilen, esneyebilen derileri sararak kolayca bir robota dönüştürebilirsiniz. Bükülen, uzayan ve büzüşen robotik deri, doldurulmuş hayvanlar, köpük tüpler veya balonlar gibi cansız nesnelerin etrafına sarılarak esnek, hafif robotlar oluşturulabilir. Bu suni derilerin çıkarılabilir, tekrar kullanılabilir tabakaları, tutucular veya giyilebilir cihazlar oluşturmak için de kullanılabilir.

Pittsburgh’daki Carnegie Mellon Üniversitesi’nde robotikçi olan ChristopherAtkeson, “Bu ilginç bir yaklaşım” diyor. Bazı durumlarda, dar alanlarda belirli amaçlar için hazırlanmış yumuşak yapıda bir robotun kullanılması insan hayatını kolaylaştırabilir. Atkeson, robotik kaplamaların, arama-kurtarma operasyonları ya da uzay araştırmaları için kullanışlı olabileceği görüşünde. Robotik derinin her bir parçası ya gazla pompalandığında şişirilen hava poşetleri ya da elektrik akımıyla ısıtıldığında nikel titanyum bobinleri ile gömülü olan elastik polimer ya da kumaştan oluşmaktadır.

Bu gaz poşetleri ve bobinleri, robotik derilerin hareket etmesine ve şeklini değiştirmesine izin verir. Yale Üniversitesi’nde mühendis olan RebeccaKramer-Bottiglio ve meslektaşları deriyi çeşitli robotlar oluşturmak için kullandılar. Araştırmacılar, derideki hava poşetlerinin veya bobinlerinin düzenini değiştirerek ve cildin parçalarını çeşitli konfigürasyonlarda bir nesneye bağlayarak farklı hareket türlerine ulaştı.

Araştırmacılar ayrıca, postürü izleyen bir giysi oluşturmak için robotik ceketi bir tişörte tutturdular. Deri, kullanıcının omuzlarının durduğunu hissettiği her seferde, kullanıcının oturmasını hatırlatmak için hafifçe kırıldı. Atkeson’un, robotik cildin giyene bir masaj vermesi veya sanal gerçeklikte dokunsal geri bildirim vermesi için giyimde de kullanılabileceğini söylüyor. Robotik deri hala test aşamasında. Ancak bilim insanları yakın bir gelecekte bu sistemin kullanılabilir olabileceğine inanıyor.
Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/high-tech-skins-turn-everyday-objects-robots

Devamını Oku

Bilim

Bilimin Hayatımızdaki Önemi ve Yeri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Günümüzde bilim hızla ilerlemekle birlikte, bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı heralanda kolaylaştırmayı başarmıştır. 17. yüzyıl başlarında “Bilgi güç kaynağıdır.” diyen İngiliz düşünür Francis Bacon’u, sonraki yüzyıllarda meydana gelen gelişmeler doğrulamıştır. Günümüzde pek çok ülke,1960’lı yıllardan itibaren geliştirilmeye başlanan teknoloji odaklı iktisat teorilerine uygun olarak bilim ve teknolojiyi kalkınma modellerinin ana ekseni hâline getirmiş bulunmaktadır.

Türkiye, bu durumu fark edip bunun için gerekli organları kuran ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. 1960’ta Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 1963’te Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve 1993’te Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) kurulmuştur. Bu bilim koordinasyon organları, Türkiye’de bilim ve teknolojiyi belirlenmiş bazı sosyal hedeflere ulaşmak için yönlendirmekte, finansal destek sağlamakta ve gerekli alt yapı ve kurumları tesis etmektedir. Bilim ve teknoloji söz konusu olduğunda, en başta bahsedilmesi gereken kurumlar üniversitelerdir. Türkiye’de bu alanda da hızlı bir gelişme meydana gelmiştir. Üniversite sayıları hızla artmaktadır.

Bütün bu gelişmelerin paralelinde artık bilimin etkilemediği bir alan kalmamıştır. Bilim kendisini teknolojik gelişmelerle hissettirir hâle gelmiştir. Bilindiği gibi hayatımızın her noktasında teknolojik gelişmelere rastlanmaktadır. Tüm bunlarla birlikte bilimsel gelişmelerin bir ürünü olarak teknoloji kavramı ortaya çıkmıştır. Artık bilim üreten, bilimi en iyi şekilde teknolojisine yansıtan toplumların söz sahibi olduğu bir dünyada yaşamaktayız. Güçlü olmanın, insanlığın gidişatına yön vermenin yolu bilimden geçmektedir. Bizler de bilimin bu kadar hâkim olduğu bir dünyada daha üretken olmalıyız, değil mi?
Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM

Devamını Oku

Teknoloji

Robotlar kendi kendilerine ırkçı davranış geliştirebilirler

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yapay zeka uzmanları, robotların gruplandırmalar yaptıklarını ve ‘dışarıda kalanlara’ farklı davrandıklarını tespit ettiler. İngiltere’deki Cardiff Üniversitesi ile ABD’de bulunan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MİT) bir grup bilim insanı robotların birbirlerini nasıl tanımladıklarını test ettikleri bir çalışmaya imza attılar. Bilgisayar bilimcileri, yapay zeka uzmanları ve psikologlardan oluşan ekip, aynı zamanda robotların birbirlerinden bazı ‘davranışları’ nasıl öğrendiklerini ve kopyaladıklarını da araştırdı.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışma, sanal gerçeklik robotlarının kendi gruplarını oluşturarak diğerler robotlardan uzak durduklarını ortaya koydu. Deney, robotların bağışta bulunacakları robotu seçtikleri bir “ver-al” sistemi simülasyonuna dayanılarak yapıldı.
‘DIŞARIDAN GELENLERİ KABUL ETMİYORLAR’
Kendilerine yarar sağlamak için diğerlerinden bağış stratejilerini kopyalayarak öğrenen robotların, küçük gruplar halinde yalnızca birbirlerine bağışta bulundukları ve ‘dışarıdan gelenleri’ kabul etmedikleri belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Prof. Dr. Roger Whitaker, simülasyonları binlerce kez çalıştırarak, önyargının nasıl geliştiğini ve bunu teşvik eden ya da engelleyen koşulları anlamaya başladıklarını söyledi.

Whitaker “Simülasyonlarımız, önyargının sanal topluluklarda, ötekini de içeren daha geniş bağlantılar kurulmasına zarar vermek için kolaylıkla teşvik edilebileceğini gösteriyor” dedi. Bilim adamı, robotlar birbirlerinin davranışlarını kopyaladıkları için önyargılı grupların aslında ‘öteki’ olanlara kendi gruplarını oluşturmaları için öncülük ettiklerini ve böylelikle bölünmüş bir popülasyona yol açtıklarını da sözlerine ekledi.

‘ÖNYARGI FAZLA ZİHİNSEL GÜÇ GEREKTİRMİYOR’
Önyargıları tersine çevirmenin güçlüğüne dikkat çeken bilim insanları, bu tür davranışların öğrenilmesinin çok fazla zihinsel güç gerektirmediğinin çalışmada ortaya çıktığını vurguladılar. Projede yer alan araştırmacılara göre, robotlar yaygınlaştıkça bazı insanların sahip olduğu ırkçılık, cinsiyetçilik gibi ortak önyargıları benimseyebilirler.
Kaynak: (Sputnik)

Devamını Oku

Öne Çıkanlar