Bizi Takip Edin

Bilim

Hobbitler İnsan Irkıyla Akraba

Yayınlandı

üzerinde

Efsane kitap ve film serisi Yüzüklerin Efendisi’nin sevilen karakterleri Hobbit’lerin yeni gerçekleştirilen bir araştırma sonucunda insan ırkıyla akraba oldukları ortaya çıktı. Bu buluşla birlikte Endonezya’da yaşadığı tespit edilen Hobbitler evrim tarihini baştan sona değiştirebilir.

hobbitler-insan-irkiyla-akraba (3)
İnsanların evrimsel olarak nasıl bir gelişme gösterdiği birçok buluşa rağmen bilim insanları tarafından araştırılmaya devam ediyor. Gizemini hala korumakla birlikte her geçen gün insanın geçmişine dair yeni bir bulgu ortaya çıkıyor. Dünya üzerinde bir dönem yaşamış olan yeni bir insan türünün keşfedilmiş olması bilim insanları tarafından heyecanla karşılanıyor.
2003 yılında Endonezya bölgesinde Hobbit’lere benzeyen ve bilim insanları tarafından Homo Floresiensis adı verilen bir tür hakkında yeni bir bulgu ortaya çıktı. Önceden modern insanların (Homo Sapiens) atası olarak kabul edilen ve Dik İnsan olarak adlandırılan Homo Erectus kategorisine girdiği düşünülen Hobbit ırkının geçmişi bilinenden daha eskiye dayanıyor.

hobbitler-insan-irkiyla-akraba (2)
Avusturalya Ulusal Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar sonucunda Hobbit olarak adlandırılan bu türün insandan çok daha önce evrimleştiği ortaya çıkarıldı. Hatta Hobbitlerin varlıklarına dair robot bir resim oluşturuldu. Journal of Human Evolution dergisinde yayınlanan çalışma sonrası Homo Floresiensis türünün kökenine dair birkaç popüler teori çürümüş oldu. Geçersiz hale gelen teorilerin en başında tekil Homo Sapiens mutasyonu olasılığı geliyor.

hobbitler-insan-irkiyla-akraba (3)
Hobbitlerin önceleri 18 ile 20 bin yıllık bir tarihi olduğu düşünülürken, yeni ortaya konan bulgulara göre bu ırk 60 ile 100 bin yaş aralığında. Mağara adamları olarak adlandırılan Neandertal türe tropik bir akrabalığı olduğu düşünülen Hobbitler, sanıldığının aksine daha ilkel bir tür. Bu türün Afrika’da milyonlarca yıl önce yaşamış olan Homo Habilis ya da Australopithecus Afarensis benzeri oldukları araştırmalar sonunda ortaya konuluyor.
Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2017/04/170421084917.htm

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Altın Nanopartiküller Daha Verimli Su Üretilmesine Yardımcı Oluyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yarı iletken ile kaplanmış yıldız şeklindeki altın nanopartiküller, diğer yöntemlere göre dört kat daha verimli su üretebilir. Aynı zamanda yapılan yeni bir çalışmada bu nanopartiküllerin güneş enerjisi depolamanın daha iyi bir yolunu sağlayabileceğini de ortaya koydu. Araştırmacılar yapılan keşfin yenilenebilir enerji kullanımını arttırarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım olduğunu söylüyor. Rutgers Üniversitesi’nde malzeme bilimi ve mühendislik bölümünde doçent olan Laura Fabris, “Standart uygulama olan ultraviyole ışık kullanmak yerine, görünür ve kızılötesi ışığın enerjisini elektronları altın nanopartiküllerde uyarmak için kullandık.
Metaldeki uyarılmış elektronlar, reaksiyonu katalize eden yarı iletkene daha verimli bir şekilde aktarılabilir” dedi. Araştırmacılar, genellikle daha hızlı ya da daha ucuz reaksiyonlar ortaya çıkarmak için güneş ışığından yararlanma anlamına gelen fotokataliz üzerine odaklandılar. Ultraviyole ışıkla aydınlatılan titanyum dioksit, genellikle bir katalizör olarak kullanılır, ancak ultraviyole ışığı kullanmak verimsizdir. Araştırmacılar altın nanopartikülleri daha hızlı bir şekilde emen ve daha sonra titanyum dioksit gibi yakın malzemelerde ışık absorpsiyonunun bir sonucu olarak üretilen elektron bazı aktarmak için çalıştı ve kızılötesi ışık kullandı.
Mühendisler, altın nanopartikülleri titanyum dioksit ile kapladılar ve malzemeyi UV, görünür ve kızıl ötesi ışığa maruz bıraktılar ve elektronların altından malzemeye nasıl sıçradıklarını incelediler. Tepkileri tetikleyen elektronların, önceki çalışmalardan dört kat daha fazla sudan hidrojen ürettiğini keşfettiler. Hidrojen güneş enerjisini depolamak için kullanılabilir ve daha sonra güneş parlamadığında enerji için yakılır.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/amazing-gold-specks-can-generate-hydrogen-from-water-4-times-more-efficiently-than-current-methods

Devamını Oku

Bilim

Yapay Zeka İnsanlar Gibi Düşünebilir mi ?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

DeepMind araştırmacıları, yapay zekanın soyut akıl yürütme yeteneğini test etti. Yapay zeka soyut akıl yürütme konusunda insanların çok gerisinde olsa da sonuçlar umut verici.
Yapay zeka günümüzde farklı uygulama alanlarında kendisine verilen görevleri başarıyla yerine getirebiliyor; hatta bazı noktalarda insanların önüne bile geçebiliyor. Buna karşılık yapay zekalar soyut akıl yürütme konusunda halen oldukça ilkel. 2014 yılında Google’ın satın aldığı yapay zeka şirketi DeepMind, yapay zekanın soyut akıl yürütme konusunda ne seviyede olduğunu ve eksiklerini nasıl giderebileceğini görmek için yeni bir test metodu geliştirdi.

Yapay zekaya özgü test Mevcut durumun ötesini görmenin ve kavramlar arasında ilişki kurabilmenin soyut akıl yürütmenin temeli olduğunu belirten DeepMind; Arşimet’in bir nesnenin hacminin, nesnenin taşırdığı suyun hacmine eşdeğer olduğunu bulması gibi bilimin temeli olan pek çok buluşun soyut akıl yürütme sayesinde ortaya çıktığının altını çiziyor. Bu nedenle yapay zekaların sadece kendisine verilen görevleri yerine getirmenin de ötesine geçip soyut akıl yürütebilmesi son derece önemli.

İnsanlarda soyut akıl yürütmenin ölçümü için basit görsel sahneler arasındaki boşlukları tamamlamaya dayanan IQ testleri kullanılıyor. Bu testlerde bireylere herhangi bir açıklama yapılmasa da katılımcılar, gündelik deneyimlerinden hareketle boşlukları doldurabiliyor. Yapay zekada ise böyle bir testin uygulanması pek işlevsel değil zira yapay zekanın ”gündelik deneyimleri” oldukça kısıtlı. Bu nedenle araştırmacılar IQ testlerinden ilham alarak “ilerleme” ve “renk” ve “boyut” gibi nitelikleri içeren bir soyut akıl yürütme testi hazırladı. Ayrıca yapay zekanın testlerde kavramları daha kolay anlayabilmesi için yapay zekayı teste hazırlayan bir set de oluşturuldu ve yapay zeka eğitildi.
Yapay zekalar testten geçirildiğinde ortaya çıkan sonuçlar ise bir hayli ilginçti. Teste katılan yapay zekaların tamamı hazırlık setini doğrudan test üzerinde uygulama hatasına düşmüştü. Buna karşılık bazı yapay zekalar testi yüzde 75’in üzerinde doğrulukla tamamlamayı başarmıştı. DeepMind en başarılı yapay zekanın farklı görüntüler arasındaki ilişkiyi açıkça belirleyip potansiyel cevapları deneme yanılma yoluyla eleyerek ilerlediğini açıkladı.

Hatalarından ders alıyor İlk testin ardından yapay zekaları yeniden eğitime sokan ancak bu kez bir önceki testteki cevapların neden doğru veya yanlış olduğunu da gösteren araştırmacılar, bu eğitimin ardından ikinci test sürecini başlattı. Ekibin raporuna göre cevaplarla ilgili doğru açıklama yapıldığında yapay zeka yüzde 87 oranında doğruluğa ulaşabiliyordu ancak açıklama yanlış olunca bu oran yüzde 32’de kalıyordu.

Araştırmacılar bu testin sonucunda yapay zekanın genelleme yapması halinde(sadece kendisine verilen verileri uygulamaya çalışması) soyut akıl yürütme testinde başarılı olamayacağı sonucuna ulaştı. Ekip yine de ilk testte potansiyel cevapları değerlendiren yapay zekalardan ümitli. DeepMind şimdi farklı eğitim metodları deneyerek yapay zekaların soyut akıl yürütme becerisinin geliştirilmesi için çalışıyor. Kaynakhttps://deepmind.com/blog/measuring-abstract-reasoning/

Devamını Oku

Bilim

Yüzyılın En Uzun Kanlı Ay Tutulması İçin Geri Sayım

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yüzyılın en uzun süreli yaşanacak olan kanlı ay tutulması için geri sayım. Ay’ın kızıl bir görüntüye büründüğü tam Ay tutulması ile gerçekleşen Kanlı Ay Tutulması’na sayılı günler kaldı. 27 Temmuz günü gezegenimizin tek uydusu olan Ay, Dünya’ya hiç olmadığı kadar yakın bir konuma ulaşacak ve bu tarihte içinde bulunduğumuz yüzyılın en uzun süreli Kanlı Ay Tutulması gerçekleşecek.
KANLI AY TUTULMASI NEDİR?
Kanlı Ay Tutulması, Dünya’nın gölgesinin Ay’ı tamamen karanlığa bürüyerek Tam Ay Tutulması yaşandığı zaman gerçekleşir ve bu nedenle Ay kırmızı renkte görünür. Ay, Dünya çevresindeki bir tam turunu yaklaşık 27 günde tamamlar ve 29,5 günde döngüsünü gerçekleştirir. Ay’ın 2 döngüsü arasındaki farkları; Ay’ın, Dünya’nın ve Güneş’in Ay yörüngesi esnasında değişen göreli konumu nedeniyle ortaya çıkar. Kanlı Ay Tutulması sadece Ay’ın Dolunay evresinde ve Ay Tutulması esnasında yaşanır. Bu sırada, Dünya’da Güneş’in yeni doğduğu ve battığı yerlerdeki Güneş ışıkları Ay’ın yüzeyine ulaşır. 
KANLI AY TUTULMASI NEREDEN İZLENEBİLECEK?
Dünya’nın Doğu Yarım Küresi’nden izlenebilecek olan Kanlı Ay Tutulması Avrupa, Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan görünecek. Güney Amerika kıtasındakiler Kanlı Ay Tutulması’nın yalnızca son anlarına tanıklık edecek.

Kanlı Ay Tutulması en net Afrika ve Avrupa’dan gözlemlenecek.  Madagaskar ve Orta Doğu Kanlı Ay Tutulması’nın en iyi şekilde izlenebileceği yerler olacak. Kanlı Ay Tutulması Kuzey Amerika, Kuzey Kutbu ve Pasifik Okyanusu’nda izlenemeyecek.

Devamını Oku

Öne Çıkanlar