in ,

İlk Kuş Gagasının Neye Benzediği Bulundu

Yale Üniversitesi’nden araştırmacılar, yeni bir örnekten gelen fosil kanıtlarında kuşların ilk atası olarak düşündükleri bir türü inceledi. İncelemelerde ortaya çıkarılan gaganın kuşların evrimleşmesinden sonraki ilk gaga örneği olabileceği düşünülüyor. Ichthyornis dispar olarak bilinen fosilleşmiş hayvan, Kuzey Amerika’da 100 milyon yıl önce yaşıyordu. Bu dinozor türünün kısmi parçaları, Darwin tarafından bile 150 yıldır bilinmektedir.

Araştırmacılar hayvanın neye benzediğini anlayabilmek ve dinozorları modern kuşlara bağlayabilmek için fosilde daha önce göz ardı edilen iki kranyal unsuru birleştirdi. Araştırmacılar ilk gaganın çene ucunda boynuzlu bir kıskaç ucu olduğunu söylüyor. Çenenin geri kalanı ise dişlerle doluydu. Eller kanatlara dönüştüğünde bu gaga hassas işlev gören bir kavrama mekanizması olarak çalışıyordu. Fosil dinozor çene kas yapılanmasıyla beraber modern görünümlü bir beyne sahipti. Araştırmacılar, fosil kayıtlarının modern formlara yol açan evrimsel dönüşümlere dair tek doğrudan kanıtı oluşturduğunu söylüyor.

Bu sıradışı yeni örnek, modern kuşların en yakın akrabalarından biri olan Ichthyornis’in kafatasındaki dinozor benzeri özelliklerin şaşırtıcı bir şekilde geç dönemlere kadar kaldığını ortaya koyuyor. Bulgular, modern kuşların kafataslarının ve gagalarının nihayetinde nasıl oluştuğuna dair bir fikir vermektedir. Aynı zamanda, bu eski yaratık beyninin nasıl yapılandırıldığına dair yeni bilgiler veriyor. Beyni kuş gibi görünmekle birlikte, kafatasının temporal bölgesinde, onu dinozor sınıfına sokacak özelliklere rastlanıyor. Bu durumda kuşların ilk önce beyinlerinin evrimleştiği fikrine bilim insanlarını yaklaştırıyor.

Kaynak: http://www.iflscience.com/plants-and-animals/we-now-know-what-the-first-bird-beak-looked-like/

Makaleye Oy Ver!

0 points
Upvote Downvote

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gerçek Olaylara Dayanan 6 Eski Efsane

Düz Dünya Örgütü Tarafından Konferans Düzenlendi, Son Teorileri İnanılmaz