fbpx
Bizi Takip Edin

Bilim

İnsan Beyni Geliştirme Projesi Start Aldı

Yayınlandı

üzerinde

İnsanoğlunun yapay zekalarla yaptığı savaşa dair birçok film uzun yıllardır Hollywood’un en popüler bilim kurgu projeleri arasında yer alıyor. Yapay zekaların insan oğlunu geride bırakarak gezegene hakim olma ihtimalini sıkça dile getiren Elon Musk, güçlü bir biçimde inandığı bu iddiaya dayanan pesimist geleceğe çözüm geliştirebilmek için çalışmalara başladı.

insan-beyni-gelistirme-projesi-start-aldi1
Elon Musk, Tesla ile elektrikli otomobil üretirken, SpaceX firması ile uzay seyahatlerinin seyrinde değişim yaratmaya çalışan, Hyperloop firmasıyla toplu taşımada çığır açma planları içerisinde çeşitli projelerde aktif olarak görev alıyor. Tüm bunların yanında Elon Musk uzun bir süreden beri sürekli dillendirdiği gelecekte yapay zekanın insanoğluna hükmetmesini engelleyebilmek için yeni bir çalışma yürütüyor.
Teknolojik ilerlemeye paralel olarak yapay zekanın insanoğluna hükmetmeye başlayacağı savını birçok kez farklı platformlarda anlatan Musk, bunun çözümü olarak insanların da yapay zeka benzeri bir beyin yapısına sahip olmasından geçtiğini söylüyor. Geçtiğimiz süreçte yapay zeka araştırması yapabilmek için Open Al adını verdiği bir merkez kuran Musk, yeni kurduğu Neuralink isimli şirketiyle insanların yapay zeka gibi bir beyin yapısına sahip olmasını olanaklı hale getirmeye çalışıyor.

insan-beyni-gelistirme-projesi-start-aldi2
Şirketin kurulacağına dair medyada çıkan haberleri doğrulayan Elon Musk, bu projenin hedefinin insanların doğrudan beyinlerinde bulunan yapay sinir ağları ile bilgisayar ve diğer elektronik cihazları yönetebilecekleri bir teknolojiye imza atmak olduğunu söylüyor. Musk, şirketin 4 sene içerisinde bu teknolojiyi geliştirebilmek için büyük çaba harcadığını beyan etti. Musk’ın yaptığı açıklama bu teknolojinin aynı zamanda beyin hasarları ve lezyona gibi rahatsızlıklara da çözüm olacağı yönünde. Aynı zamanda üretecekleri teknolojinin insanlar arasındaki telepatik yeteneğin önünü açacağını iddia ediyor.

Kaynak: https://techcrunch.com/2017/04/20/elon-musks-neuralink-wants-to-turn-cloud-based-ai-into-an-extension-of-our-brains/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

İnsan Hücrelerinin Yaşlanması Laboratuvarda Başarıyla Terse Çevrildi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yaşlanma, insanların tarihin başından beri kazanamayacaklarını bildiği bir savaştır. Bundan nefret edebiliriz ya da en sonunda bunu kabul edebiliriz. Nasıl davranırsak davranalım sonuçta yaşlanmaktan kaçamayız. Bununla birlikte, yıllar boyunca bilim insanları bu biyolojik sürecin köklerini saptamaya çalışmakta ve durdurmak ya da tersine çevirmenin herhangi bir yolunu aramaktadır.
Süreç içerisinde bazı küçük başarılar elde edildi ve bunlara yeni bir çalışma eklendi. Araştırmacılarbazı insan hücrelerinin yaşlanma sürecini, enerjinin üretildiği hücreler içindeki yapılar olan mitokondrilerespesifik bir molekül yerleştirerek geri döndürmeyi başardı. Bu yaklaşım hücrelerin yaşlanmasını durdurmaktadır. Araştırmanın başyazarları, yaşlanma sürecinin tam olarak anlaşılamadığını belirtiyor. Bundan önce DNA’nın zarar görmesi, inflamasyona maruz kalma ve kromozomların sonundaki koruyucu moleküller olan telomerlerin zarar görmesi gibi fikirler bu konuyla ilgili ortaya kondu.
Yakın bir zaman önce bazı bilim insanları genleri doğru zamanda açıp kapatabilme yeteneğimizin kaybolduğuna dair bir teori üretti. Yaşlanmayla ilgili yürütülen bu yeni çalışma Aging dergisinde yayınlandı. Çalışma içeriği, Hidrojen sülfürün doğrudan mitokondriye aktarılmasının, eski hücrelerin genç hücrelerin bölünme yeteneklerini yeniden kazanmalarına nasıl izin vereceğini anlatıyor. Hidrojen sülfür çürük yumurta kokusu yapan bileşiktir. Yüksek dozlarda tehlikelidir. Ancak düşük seviyelerde faydalı olduğu bilinmektedir.
Ekip, molekülün mitokondrilerdeki varlığının çevresel değişikliklere cevap olarak genleri açıp kapatacak olan belirli birleştirme faktörleri ile proteinlerin bolluğunu artırabileceğine inanıyor. Bu grupta yaklaşık 300 protein bulunmaktadır ve yaşlandıkça sayıları azalmaktadır. Hidrojen sülfür yaşlanma mekanizmasına bağlı olan iki birleştirme faktörünü artırdı. Ekip bunun gibi moleküler araçları kullanarak yaşlanan hücreleri ortadan kaldırmayı sağlayabileceğini umuyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-medicine/scientists-have-successfully-reversed-the-aging-of-human-cells-in-the-lab/

Devamını Oku

Bilim

Bilim İnsanları, Ölümün hızını keşfetti!

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Ölümün hızı ne kadardır? Stanford Üniversitesi’nden Bilim insanları bu sorunun yanıtını bulmak için kafa patlatmış. Yapılan deneyde ölüm tehdidi olarak adlandırılan tetiklemenin bir hücrede yayılma hızını ölçüldü. Ölüm hücrelerde saatte 2 milimetre ilerliyor. 
Ölümün hızı ölçüldü, peki bu ne işimize yarayacak?
Yapılan deneylerde kurbağa yumurtaları kullanıldı. Bunun temel sebebi ise böyle bir deneyi daha kolay gözlemlenebilecek büyüklükte bir hücrede gerçekleştirmek. Bildiğiniz gibi yumurtalar görebileceğiniz en büyük hücreler. Peki ölümün hızı ölçülünce ne öğrendik? Ölümün hızının ölçülmesiyle birlikte, hücre içinde gerçekleşen ölüme neden olan mekanizmanın nasıl harekete geçtiği ve neyin ölümü tetiklediği ortaya çıkarılmış oldu.
Deneyi gerçekleştiren Biyokimya Profesörü James Ferrell ve meslektaşı Xianrui Cheng, hücre içinde yayılan bu yıkımın diğer hücrelerde de ölümü nasıl tetiklediğini ortaya çıkardı. Hücre ölümü stadyumda ki Meksika dalgasına benzer bir şekilde senkronize gerçekleşiyor. Buna neden olan ise ölen hücrelerin sinirlere gönderdiği tetikleme dalgası. Bu tetiklemenin ana sebebi ise apoptoz yani, vücudun gereksiz olan parçalardan kurtulma mekanizması. Aslında apoptozun bu konuda etkisi biliniyordu ama bu kadar etkili olduğu yeni keşfedilmiş oldu.
Bu mekanizma örnek olarak embriyonun sağlıklı bir bebek haline gelmesi sırasında vücut için gereksiz olan hücrelerin ölümünde harekete geçiyor. Yine virüslere ve kansere karşı vücut bir savunma mekanizması olarak virüslü hücrelerden bu şekilde kurtuluyor. Bu araştırmayla birlikte apoptoz sürecinin gelecekte kanser tedavisi gibi süreçlerde daha etkin kullanılmasının yolu açılmış oldu. Bu çalışma sonrası Bilim insanları bu tetiklemenin nasıl meydana geldiği ve apoptoz mekanizması üzerine çalışmalarını yoğunlaştıracaklar.
Kaynak: www.theguardian.com/science/shortcuts/2018/aug/12/thirty-micrometre-minutes-scientists-discover-speed-of-death

Devamını Oku

Arkeoloji

Homo Erectuslar Değişen İklime Uyum Sağlamak İçin Çok Tembel Olduklarından Yok Oldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yakın zamanda yürütülen bir çalışmada Homo Erectus olarak bilinen eski bir insan neslinin tükendiği ortaya kondu. Atalarımızın yaşamlarına bir göz atmak için Avustralya Ulusal Üniversitesi (ANU) araştırmacıları, Alt Paleolitik Dönem’de Arap Yarımadasındaki bir alanda bulunan binlerce eseri inceledi. Oldukça eski dönemlere ulaşan bu inceleme esnasında Homo Erectuslara dair birçok veriye rastlandı.
Nesli tükenen bu insan topluluğu kendilerini dış dünyaya açma noktasında oldukça tembel davrandılar. Farklı bir yeri keşfetme gibi bir eylemlerinin olmadığı yapılan incelemelerde ortaya kondu. Homo Erectusların birçok insanın sahip olduğu merak duygusuna sahip olmadıkları düşünülüyor. Homo Erectusların yaşadığı bölgede kurumuş iki büyük nehir yatağı yer alıyor. Arkeologlar Homo Erectusların bir süre için güçlü ve başarılı olduklarını ifade ediyor.
Ancak teknolojik bakımdan ilerleyememeleri onların sonunu getirdi. Homo Erectuslar yaşadıkları bölgede değişen iklim koşullarına ayak uydurmalarını sağlayacak aletleri geliştirmedikleri gibi bölgeden gitmeyi de düşünmediler. Homo Sapiensler ve Neanderthaller uzun mesafelerde dağlara gidebilecek ve buralara tırmanmayı sağlayacak aletler ürettiler.
Homo Erectuslar ise hayatta kalmalarını sağlayacak bir hızda kendi araçlarını üretemedi. Tortu örnekleri, Arap Yarımadası’ndaki ortamın kademeli olarak çöle döndüğünü ancak Homo Erectusların kullandıkları aletlerde bir değişimin yaşanmadığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, “Onlar sadece tembel değil, aynı zamanda çok muhafazakardı” açıklamasında bulunuyor. Hiçbir ilerleme kaydedemediler ve sonunda kuraklaşan iklim şartlarıyla nesilleri tükendi.
Kaynak: http://www.iflscience.com/editors-blog/homo-erectus-died-out-because-they-were-too-lazy-to-adapt-to-changing-climate-study-suggests/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar