fbpx
Bizi Takip Edin

Yaşam

İsviçre Buzullarında Meydana Gelen Bir Erime 72 Yıl Önce Düşmüş Olan Uçağın Kalıntılarını Ortaya Çıkardı

Yayınlandı

üzerinde

2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra İsviçre Alplerine çakılan, ancak kalıntıları bulunamayan uçak 72 yıl sonra buzulların erimesi sonucunda ortaya çıktı. Tüm dünyada küresel ısınma tesirini gösteriyor. İsviçre, İsveç gibi ülkelerin dağlarında ciddi erimeler yaşanıyor. Bu erimelerden birisi 72 yıl önce düşmüş olan uçağın kalıntılarını ortaya çıkardı. Uçak Dakota türü olarak bilinen Amerikan C-53 Skytrooper modeliydi ve 18 Kasım 1946 tarihinde Tulin Avusturya’dan, İtalya Pisa’ya gidiyordu. Ağır bir kar fırtınasına yakalanan pilotlar Münih üzerinden başka bir rota bulmaya çalıştı.

Ancak mürettebat güzergahı kaçırdı ve kayboldu. Saatte yaklaşık olarak 280 kilometrelik bir hızla BerneseAlpleri’ndeki Gauli Buzuluna iniş gerçekleştirdi. Şaşırtıcı biçimde uçağın içerisinde bulunan 8 yolcu ve 4 mürettebattın tümü hayatta kaldı. Uçağın düşmesinden 5 gün sonra yolcular ve mürettebat kurtarıldı. Ancak uçağın izi kaybedildi. Uçağa ait bir pervane 2012 senesinde bulundu. Ancak diğer parçalara yine ulaşılamadı. Şimdi İsviçre Alplerinde yaşanan olağanüstü sıcaklıklar sebebiyle buzullarda çözülme meydana geliyor. Bu ısınma sonucu çözülen buzullar uçağın enkazını ortaya çıkardı.

Hatta uçağın içerisinde bulunan kişisel eşyalara dahi ulaşıldı. Elde edilen bilgilere göre uçak Berglistock dağının güney kanadına çarptı ve Gribdelwald kayak merkezinden yaklaşık olarak 10 kilometre uzaklıkta 3 bin 500 metre yükseklikte buzulların altında kaldı. Uçak ilk düştüğü zaman Fransız Alpleri’nde olduğu sanılıyordu. Enkazın tam yerini tespit etmek 3 gün sürdü. Uçağı bulabilmek için yaklaşık olarak 150 kurtarma görevlisi çalıştı. Uçağın yeri tespit edildikten sonra hayatta kalanlar için 2 uçak bulundukları yere malzeme bıraktı. Gazetelerde çıkan haberler enkazın büyük bir halk masalı olduğunu söylüyor. Sadece Dakota için bölgeye giden birçok ziyaretçi bulunuyor. İklim değişimi buzulların çözülmesiyle birlikte geçmişten kalan birçok kayıp kalıntıyı ortaya çıkarıyor.
Kaynak: https://www.iflscience.com/environment/a-melting-swiss-glacier-has-revealed-a-plane-lost-for-72-years/

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fizik

Kilogramın Tanımı Resmen Değişti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Fransa’da bir araya gelen bilim insanları, kilogramın tanımının değiştirilmesini temel alan sembolik oylamayı tamamladı. Böylece platinyum-iridyum alaşımlı bir prototip ile tanımlanan kilogram, resmen tanım değiştirmiş oldu. Toplum olarak hayatımızı belirli bir düzen içinde sürdürebilmemiz için hız, kütle, uzunluk gibi ölçü birimlerine ihtiyaç duyarız. Bu birimler, nesneler ve olaylar arasında karşılaştırma yapabilmemizi ve hayatı ‘formülize’ edebilmemizi sağlar. Tüm ölçü birimleri, evrenin neresine giderseniz gidin geçerli olacak şekilde belirli bir sabite göre tanımlanmıştır. Biri hariç; kilogram. Manavdan sebze alırken ya da onlarca katlı apartmanlar inşa ederken ağırlık birimleri oldukça faydalı oluyor.

Ancak kilogram, belirli bir sabite göre değil, belirli bir nesneye göre tanımlanmıştır. Fakat biliyoruz ki hiçbir nesne sonsuza kadar aynı kalamaz. Dolayısı ile kilogramı belirli bir sabite göre tanımlamanın vakti geldi de geçiyor. Günümüzde kilogramın tanımı, Fransa’da saklanmakta olan platinyum-iridyum alaşımlı bir nesnenin ağırlığı ile tanımlanıyor. Fakat iridyumun yarı ömrü üç aydan bile kısa olduğu için söz konusu nesnenin ağırlığı, aradan geçen 129 yılda 50 mikrogram azaldı. Bu nedenle şu anda 1 kilogram, 1000 gram yerine 999.99995 grama eşit geliyor.

Bilim insanları, kilogramın ağırlığını fotonun enerjisi ile elektromanyetik dalgasının frekansı arasındaki orantıya verilen isim olan Planck sabiti ile tanımlamayı tercih ettiler. Planck sabitinin birimi genellikle ‘J·s’ olarak alınsa da bilim insanları, kilogramı tanımlamak için sabiti 1m kg2/s birimi ile kabul ettiler. Planck sabitini ölçmek kesinlikle kolay bir iş değil. Bilim insanlarının Planck sabitini hatasız bir şekilde ölçmesi için son derece hassas cihazlar oluşturmaları gerekiyordu. Sonuç olarak ise kilogram, 6,626 0693×10-34 joule.saniye olan Planck sabiti ile tanımlandı ve uluslararası kütle birimimiz, evrensel bir geçerliliğe kavuşmuş oldu.
Kaynak: https://www.slashgear.com/redefining-the-kilogram-was-incredibly-difficult-but-scientists-have-done-it-16553995/

Devamını Oku

Ekoloji

Soyları Tükenme Tehlikesiyle Karşı Karşıya Olan Kutup Ayılarıyla İlgili Sevindirici Haberler Geldi

Yayınlandı

üzerinde

Kutup ayıları, iklim bozukluğundan en fazla etkilenen grupta yer alıyor. Bu alanda kutup ayıları adeta küresel ısınmanın poster yüzü haline geldi. Carla Lombardo Ehrlich tarafından çekilen ve erimekte olan buzun kalıntılarına yapışan bir kutup ayısının bu ünlü fotoğrafı, küresel ısınmanın tehlikelerinin acımasız ve dokunaklı bir görüntüsüdür. Yeni bir araştırma, Kuzey Kutbu’nun bazı bölgelerinde, kutup ayılarının durumunun korktuğumuz kadar korkunç olmadığını gösteriyor. Aslında biyologlar, Chukchi Denizi’nde, Alaska ve Rusya arasında daha önce incelenmemiş bir bölgede kutup ayıları ( Ursusmaritimus ) popülasyonunun gelişmekte olduğunu tespit etti.

Elbette bu durum kutup ayılarının neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerçeğini değiştirmiyor. İklim değişikliği nedeniyle deniz-buz kaybı türlerin birincil tehdidi olmaya devam ediyor. Ancak yürütülen yeni bir çalışmada deniz-buz kaybının nerede ve ne zaman ortaya çıkacağı konusunda bir çeşitlilik bulunuyor. Küresel ısınma sebebiyle bazı alt popülasyonlar azalırken, diğerleri hala iyi durumda. 2008 ile 2016 arasında, Chukchi ayıları oldukça sağlıklı bir nüfus oluşturdular. Ancak 25 yıl öncesine kıyasla deniz buzu üzerinde ortalama olarak bir ay daha az zaman geçirebiliyorlar. Bu sürede ayılar avcılık, üreme ve göç gibi faaliyetlerle geçiriyor. Elde edilen son bilgilere göre kutup ayılarının alt popülasyonu iyi bir üreme ve sağ kalım oranlarıyla 3 bin civarındadır. Dünyada kutup ayılarının 19 alt popülasyonu vardır.

Bir bütün olarak kutup ayıları IUCN’nin Nesli Tehlike Altındaki Türler Listesi’nde yer alıyor. Dünya çapında tahmini 26.000 kutup ayısı savunmasız olarak listelenmiştir. Bazı alt popülasyonlar diğerlerine göre daha hızlı bir şekilde azalmaktadır. Örneğin, ABD ve Kanada arasındaki Güney Beaufort denizinde yaşamlarını sürdüren bir alt popülasyonun, iklim bozulması sebebiyle hızla nesillerinin tükendiği görülmüştür. Yaşam alanlarının kaybı, özellikle insan yerleşiminin olduğu bölgelerde kutup ayılarını ciddi biçimde tehdit ediyor. Dünyanın değişen iklimini henüz Chukchi bölgesindeki vahşi yaşam için ciddi bir soruna neden olmasına rağmen, değişim ipuçları ortaya çıkmaya başlıyor. Ayıların buz üzerinde daha az zaman harcadıkları gerçeği endişe verici.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/good-news-polar-bears-are-thriving-in-the-chukchi-sea

Devamını Oku

Bilim

Efes Antik Kenti iklim değişikliği nedeniyle tehlike altında

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Nature Communications dergisinde yer alan bir araştırmaya göre başta Efes Antik Kenti olmak üzere Akdeniz kıyılarında yer alan 49 tarihi şehir iklim değişikliği sebebiyle tehlike altında. Başta Efes Antik Kenti olmak üzere Akdeniz kıyılarında yer alan pek çok antik kent, iklim değişikliklerine bağlı olarak deniz seviyesinin aşırı yükselmesi sebebiyle erozyon tehlikesi altında. Nature Communications tarafından yayınlanmış olan biraraştırma için Efes Antik Kenti, İstanbul’un tarihi kısımları ve Fethiye yakınlarındaki Xanthos-Letoon antik kentlerinin de aralarında bulunduğu 49 tarihi şehir incelendi.

Araştırma, deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle gelecek yüz yıl içinde bu kentlerin 37’sinin sular altında kalma ve 42’sinin de kıyılarda meydana gelebilecek erozyon tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Akdeniz bölgesinde deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle en çok tehdit altında olan bölgelerin başında İtalya’nın Venedik Lagünü, Ferrara Kenti ve Aquileia Bazilikası geliyor. Hırvatistan’da Adriyatik kıyısındaki tarihi Trogir kenti ve Sibenik Katedrali tehdit altında bulunuyor.

Erozyon tehlikesinin en yüksek olduğu yerler arasında ise İzmir’de yer alan Efes Antik Kenti, Lübnan’ın tarihi Sur Kenti, Pythagorion Antik Kenti ve Heraion Antik Kenti yer alıyor. Araştırma kapsamında iklimlerin değişikliğine ilişkin dört farklı senaryoyu inceleyen bilim insanları, 2100 yılına kadar deniz seviyesinin ne kadar yükselebileceğine dair tahminlerde bulundu. Dünyanın ısınması sonucu buzulların eridiğini ve deniz seviyesinin yükseldiğini belirten bilim insanları, deniz seviyesi yükseldikçe riskin de arttığına dikkati çekti.
Kaynak: https://edition.cnn.com/2018/10/16/world/climate-change-world-heritage-sites/index.html

Devamını Oku

Öne Çıkanlar