fbpx
Connect with us

Enerji

İtalya’daki Tesla Sürücüleri Tek Bir Şarjla En Uzun Sürüş Rekorunu Kırdı

Published

on

Elektrikli araç sürücüleri arasında bir süredir en uzun menzil yarışı sürüyor. Özellikle Tesla sürücüleri arasında bu yarışma oldukça yaygın. Kullanıcılar tek şarjla ne kadar süre gidebilecekleri hakkında bilgi paylaşımı yaparlarken yeni rekor İtalya’dan geldi.
Tesla Owners Clup İtalia grubu tarafından yapılan testte keşfedilmek istenen şey elektrikli bir otomobille en fazla kaç kilometre yol katedilebileceği.

italyadaki-tesla-suruculeri-tek-bir-sarjla-en-uzun-surus-rekorunu-kirdi10

Bunun üzerine çalışmalar yürüten grup, yeni bir rekora imza attı. Tesla Model S P100D aracıyla tek bir şarjla 1.078 km yol yapan Tesla Owners Clup İtalia ekibi, bin km olan taşıt sürme rekorunu kıran kaydı oluşturdu.
Ekip tarafından deneme sırasında tam 29 saat harcandı. Bunun sebebi ise yalnızca 40 km/s hızında sürüş gerçekleştiren pilin verimliliğinin en üst seviyeye çıkarmak zorunda kalmış olmalarıdır. Bundan başka klima kullanmadan giden araç düşük dirençli lastikler kullandı ve sorun yaşamamak için oto-pilota güvenilerek tek bir rota üzerinde seyahat gerçekleştirildi.

tes
Günlük kullanımda elektrikli araçların bu menzile ulaşabilmesinin ne kadar süreceği bilinmiyor. Ancak elde edilen rekor otomobil pazarında elektrikli araçlarla ilgili olumlu gelişmelerden birisi olarak değerlendiriliyor.
2017 yılı elektrikli araçlar için rekor denemelerinin yılıydı. Bir önceki rekor Belçika’dan gelmiş ve tek şarjla 901,2 km yol kat edilmişti. Elde edilen sonuçlar herkes için oldukça heyecan verici. Temel ulaşılabilirlik elektrikli araç tasarımlarının ne denli ilerlemiş olduğunun en büyük göstergesi olarak kabul ediliyor.

Kaynak: https://futurism.com/tesla-drivers-in-italy-just-broke-the-ev-long-distance-driving-record-on-a-single-charge/

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji

CERN, daha büyük çarpıştırıcı inşa edecek

Published

on

Avrupa Nükleer Araştırma Organizasyonu (CERN), daha büyük çarpışmaların peşinde. Organizasyon, 100 km. uzunluğunda bir çarpıştırıcı için çalışmalarına başlamış durumda. Detaylar haberimizde. Avrupa Nükleer Araştırma Organizasyonu (CERN) hâlihazırda dünyanın en büyük ve güçlü parçacık hızlandırıcısına ev sahipliği yapıyor. Ancak bu devasa tesis CERN için yeterli olmamış gibi gözüküyor. Şimdilik adı Yarının Dairesel Çarpıştırıcısı (Future Circular Collider-FCC) olan ve eski tesisin daha da büyük halefini Organizasyon’un inşa edeceği ifade ediliyor.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC), 2012 yılında Higgs bozonu olarak adlandırılan atom altı parçacığın bulunmasına ve daha başka birçok keşfin yapılmasına olanak sağlamıştı. Ancak bazı fizikçilere göre evrenin anlaşılması zor diğer sırları için daha büyük bir tesise ihtiyaç var. Aşağıdaki görselde de fark edilebileceği üzere yeni planlanan çarpıştırıcı, 100 km’lik uzunluğu ile LHC’ye göre neredeyse 4 kat daha büyük. Atomların ışık hızına yakın süratte çarpıştırıldığı parçacık hızlandırıcılar, bilim insanlarına fiziğin kurallarını daha iyi anlama konusunda büyük katkı sağlıyorlar. Ancak daha büyük hızlandırıcılar inşa etmek, günümüz teknolojisinde ortaya çıkmayan parçaların keşfinde hayati rol oynuyor.

FCC için kaleme alınan ve 1300 bilim insanının 5 yıl süreyle üzerinde çalıştığı dört ciltlik rapor, çarpıştırıcı ile ilgili potansiyel tasarım ana hatlarını belirlemiş. Bu hususları parçaların daha rahat hareket edebilmesi için görece büyük bir tünel, Higgs bozonu ölçümlerinin daha doğru biçimde yapılmasını sağlayacak leptonların çarpıştırılması için bir lepton çarpıştırıcısı ve daha da büyük bir hadron çarpıştırıcısı başlıkları altında toplamak mümkün. Bahse konu başlıklar için ise 24 milyar euroluk bir maliyet öngörülmüş. Bazı araştırmacılar ise bu kadar yüksek bir paranın tıbbi gelişmeler ve iklim değişikliği ile mücadele konularında harcanması yönünde görüş bildirmişler. Ancak yine de genel kanı, bu maliyetin karşılığının alınacağı yönünde. LHC fikri ilk 1984 yılında atılmış ve faaliyete geçmesi 2009 yılını bulmuştu. FCC’nin de yürürlüğe girmesi ve en son deneyini yerine getirerek emekliye ayrılması sürecinin yaklaşık 70 yıl alması bekleniyor.
Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN
Kaynak: https://www.theverge.com/2019/1/15/18183828/cern-physics-particle-accelerator-hadron-collider

Continue Reading

Ekoloji

Dünyanın Yeni Kurtarıcısı: Nükleer Enerji

Published

on

”Dünya’nın sonu geliyor,” teorileri uzun yıllardır ortaya atılan söylemlerdir. Savaşlar, meteor çarpması, uzay fırtınası, iklim değişikliği, büyük tropik olaylar, açlık, uzaylı istilası ve daha birçok neden, bu teorilerin dayanağı olmuştur. Ancak özellikle de son yıllarda artış gösteren küresel ısınma, canlı hayatını tehdit ediyor. Yapılan araştırmaların ardından kürese ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede yeni bir yöntem belirlendi: Nükleer Enerji.

Politika bilimci Joshua S. Goldstein ve enerji mühendisi Staffan A. Qvist, küresel ısınma sorununun çözümü için yeni bir makale yayımladı. The Wall Street Journal’de yayımlanan makalelerinde yenilenebilir enerji kaynakları kullanılırsa küresel ısınmayı çözmemizin gereğinden uzun süreceği söyleniyor. Araştırmacılara göre iklim felaketinden kurtulmanın başka bir yolu var ve bu yol da nükleer enerjiden geçiyor.

Almanya, yenilenebilir enerji alanında dünyanın en önde gelen ülkesi konumunda. Her ülke en az Almanya kadar yatırım yapsa bile küresel ısınmanın çözümü 150 yılı bulacak. Bilim insanlarına göre ise küresel boyutta felaket yalnızca 30 yıl kadar uzakta. Üstelik, yeterince hızlı bir şekilde temiz enerji kullanmaya başlasak bile güneş enerjisi ve rüzgar oldukça dengesiz ayrıca kullanımları için çok büyük arazilere de ihtiyaç duyuyor. Araştırmayı yapan ikiliye göre ihtiyacımız olan şey, karbonsuz şekilde, çok miktarda enerjiyi düzenli olarak sağlayabilecek ve elektrik üretimine ayrılan arazi miktarını arttırmayacak bir güç kaynağı. Bütün bu hedefler tek bir noktayı gösteriyor: Nükleer enerji.

Yanlış yönlendirilmiş korkular, nükleer enerjinin gerektiği kadar büyüyememesine neden oldu. İnsanlar nükleer enerjiyi düşündükleri zaman akıllarına Çernobil gibi felaketler geliyor. Yine de ikili son 60 yılın tek ölümcül nükleer kazası olarak adlandırılan Çernobil dışında böyle bir olay yaşanmadığına ve bu sayının da diğer sanayi dallarında yaşanan ölümlü kazalara kıyasla çok düşük olduğunu belirtti. Nükleer enerji üretiminde ortaya çıkan atık miktarı, kömür ya da diğer yakıtlarla kıyaslandığında çok daha düşük. Yani nükleer enerji; ekonomik, hızlı ve temiz bir şekilde küresel ısınma sorununa bir çözüm olabilir.
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ
Kaynak: https://futurism.com/the-byte/nuclear-energy-can-save-earth

Continue Reading

Enerji

Japonya’da Dev Maden Keşfi

Published

on

Teknolojinin gelişimiyle birlikte daha rahat bir yaşam ortamı yaratılırken; artan nüfus ve kaynak tüketimi sebebiyle oldukça sıkıntılı yılların bizi beklediği söyleniyor. Geçtiğimiz ay Japonya’da keşfedilen maden oluşumu, bu soruna bir nebze çözüm olabilir. Japonya’da keşfedilen bir madendeki çok nadir bulunan oluşumlar, yer küreye yüzyıllar boyunca enerji sağlayabilecek farklı elementler içeriyor.

Geçtiğimiz aylarda Japonya’da rastlanan maden oluşumu, içerisinde bulundurduğu metalik elementler sayesinde yüzyıllar boyu enerji sağlayabilir. Maddeye ilk bakıldığında tortullaşmış bir oluşum göze çarpıyor. Daha sonra yapılan analizlerin ardından, maddenin Dünya üzerinde bulunan en nadir elementlerin bir araya gelerek oluşturduğu bir kaynak olduğu öğrenildi.

Daha önceleri Çin’de de buna benzer madenler keşfedilmişti ve Çin, bu fırsatı çok iyi şekilde değerlendirerek kendisini teknoloji alanında söz sahibi bir konuma getirmişti. Bu sayede kaynak sıkıntısı yaşamayan ülke, aynı zamanda uzun zaman boyunca maddenin yurt dışına ihracatını yapmayarak pazardaki fiyatları da istediği gibi belirtti. Japonya, bu keşfin ardından bir an önce madeni işlemek ve bu nadir elementlerden faydalanmak istiyor. Japonya için eşsiz bir fırsat gibi görünen bu olay, aslında dünya için de harika. Çünkü, bu madenin en az 500 yıl boyunca enerji kaynağı sağlayabilecek.

Japonya’da doğal olarak Çin’in olduğu pozisyona gelmek istiyor fakat yetkililerin konu ile ilgili önlerindeki engeli nasıl aşacakları ise şu an için belirsiz. Bu maddenin volkanik aktiviteler sonucu oluşmuş veya dünya oluşmaya başladığı zamanlarda olan patlamalar sonucunda meydana gelmiş olabileceği düşünülüyor. Bu sebepten dolayı da çok geniş alanlara yayılmış ve çıkarılması çok zor olan mucizevi enerji kaynağı için Japonya bir çözüm yolu arıyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/japan-discovered-a-rare-earth-mineral-deposit-that-can-supply-the-world-for-centuries

Continue Reading

Öne Çıkanlar