fbpx
Connect with us

Teknoloji

Japon bilim insanları, İnşaat işlerinde çalışabilecek insansı robot üretti.

Published

on

Japonya’daki en büyük Ar-Ge merkezi olan AIST(Ulusal Gelişmiş Endüstriyel Bilim ve Teknoloji Enstitüsü) inşaat işlerinde kullanılabilecek bir robot geliştirdi. Robotların ve yapay zekanın iş dünyasında giderek daha fazla yer alması ve farklı sektörlerde çalışan insanları işsiz bırakması beklenen bir gerçek.

Bugüne kadar hamburger ustalarının, kuryelerin ve garsonların yerini alabilecek robotları gördük. Japonya’nın en büyük Ar-Ge merkezi olan AIST(Ulusal Gelişmiş Endüstriyel Bilim ve Teknoloji Enstitüsü) tarafından geliştirilen HRP-5P isimli robot ise inşaat işçilerinin görevlerini yerine getirebilir. Robotun yetenekleri şu an için sınırlı olsa da yüksek el becerisi heyecan verici.
Duvar kurulumunu tamamladı

Etrafındaki nesnelerin boyutlarını hesaplayabilen ve inşaat işinde kullanılacak nesneleri tanıyabilen HRP-5P, Japonya’daki yaşlanan nüfusa ve azalan iş gücüne tepki olarak inşaat işlerinde kullanılması için tasarlandı. Görünüş itibariyla Boston Dynamics’in insansı robotu Atlas’a bir hayli benzeyen HRP-5P’nin teknik özellikle açıklanmasa da yetenekleri bir video ile sergilendi. Robot videoda, bir alçıpan parçasını alıp uygun destek noktalarından vidalayarak alçıpan duvarın kurulumunu gerçekleştiriyor. Henüz prototip aşamasında olan HRP-5P’nin adımları biraz yavaş görünse de HRP-5P bir inşaat işçisinin aksine 24 saat aralıksız olarak çalışma kabiliyetine sahip. Daha önce gördüğümüz marangoz robotlar ve tuğla üreten robotlar da gösteriyor ki inşaat işi de ilerleyen yıllarda robotların faaliyet göstereceği alanlardan biri olacak.

Kaynak: https://www.pcmag.com/news/364105/japan-created-a-robot-that-can-install-drywall
Editör / Yazar: İsa EKİCİ

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Biyosentetik Çift Çekirdekli ilk hücresel bilgisayarı Üretildi

Published

on

ETH araştırmacıları CRISPR-Cas9-tabanlı çift çekirdek işlemcisini insan beynine entegre etmeyi başardı. Böylece biyo-bilgisayar üretimi için büyük bir adım atılmış oldu. Dijital dünyadan ilham alınarak üretilmiş bir modelle gen değişimlerini kullanarak genlerin getirdikleri özellikleri dışa vuruşlarını yani gen ekspirasyonunu kontrol etmek sentetik biyolojinin temel amaçlarından biri. Dijital teknoloji verileri işlemek için, devreler oluşturarak ‘Mantık Kapıları’ isimli tekniği kullanır. Örneğin C çıktısı yalnızca A ve B girdileri aynı anda var olduğunda elde edilebilir. Biyoteknologlar hücrelerde gen değişimi sağlamak için benzer bir devre oluşturma tekniği oluşturmayı denediler. Bu yolda bazı dezavantajları vardı. Yeterince esnek değillerdi, aynı anda yalnızca bir kodu ve girdi olarak yalnızca tek bir spesifik metabolik girdiyi işleyebiliyorlardı. Hücre içinde denenecek bu daha karmaşık işlemler belirli koşullarda başarılı olabiliyordu ve başarısızlık ihtimali her zaman daha yüksekti. Dijital dünyada bu devreler elektron biçimdeki tek bir girdiye bağlıdır. Bilgisayarlar devredeki bu eksikliği saniyede 1 milyon girdi işleyerek hızlarıyla telafi edebilir. Hücreler bilgisayarlara nazaran çok daha yavaş olsalar da saniyede 100,000 girdi işleyebilirler. Hücresel bilgisayarlar henüz insan metabolizmasının bu muazzam veri işleme kapasitesine ulaşamadı.

BİYOLOJİK BİLEŞEN İŞLEMCİSİ

Basel’deki ETH Zürih Biyosistem Bilimi ve Mühendisliği Bölümünde Biyoteknoloji ve Biyomühendislik Profesörü MartinFussenegger tarafından yönetilen bir ekip, farklı programlama türlerini kabul eden esnek bir çekirdek işlemcisi veya merkezi işlem birimi (CPU) oluşturmak için biyolojik bileşenleri kullanmanın bir yolunu buldu. İşlemci ETH Zürih’teki bilim insanları taradından CRISPR-Cas9 sistemi temel alınarak üretildi ve bu işlemci aynı anda birden fazla RNA biçimindeki kodu işleyebiliyor. İşlemcinin çekirdeğini Cas9 isimli proteinin değişik bir formu oluşturuyor. Buna karşılık olarak girdiler RNA serileri tarafından taşınıyor ve merkezi işlem birimi genlerin nasıl ifade edileceğini düzenliyor, sonucunda da belirli proteinler üretiliyor. Bu yaklaşımla bilim insanları insan hücrelerinde ölçeklenebilir devreler oluşturarak yarı dijital toplayıcılar oluşturarak 2 girdi ve 2 çıktıyla tek haneli binary kodları oluşturabilir.

GÜÇLÜ BİRÇOK ÇEKİRDEKLİ VERİ İŞLEMCİSİ

Biliminsanları bir adım daha ileri gittiler ve bilgisayarlardakine benzer, iki çekirdeği tek bir hücrede birleştiren biyolojik çift çekirdekli bir işlemci ürettiler. Bunun için iki farklı bakterideki CRISPR-Cas9 proteinlerini kullandılar. Fussenegger birden fazla çekirdeğe sahip olan ilk hücresel bilgisayarı ürettiklerini ifade etti. Biyolojik bilgisayar aşırı küçük olmakla birlikte teoride istenen herhangi bir boyuta dönüştürülebilir. ‘Milyonlarca çift çekirdekli hücreye sahip bir mikrodoku hayal edin. Bu bilgisayarsal uzuvlar enerjinin yalnızca küçük bir kısmını kullanarak süper-bilgisayarların çok daha ötesine ulaşabilir.’ dedi Fussenegger.

TEŞHİS VE TEDAVİ UYGULAMALARI

Hücresel bilgisayarlar vücuttaki sinyalleri ve kimyasal belirteçleri okuyup işleyerek ona uygun cevabı oluşturabilir. Doğru şekilde programlanmış bir ana işlem birimiyle bu bilgisayarlar 2 farklı girdiden ortak bir sonuç çıkarabilir. Mesela yalnızca A belirtisi varsa bilgisayar buna uygun teşhis molekülünü ya da uygun ilacı oluşturabilir. Yalnızca B belirtisi varsa bilgisayar buna göre programlamalar yapar ama 2 belirteç aynı anda mevcutsa bilgisayar 3. bir cevap oluşturur. Kanser gibi olgularda gerekli tıbbi cevabı oluşturmuş olur. Fussenegger’a göre bu bilgisayarak geri bildirimleri entegre ederek hastalıkları önelemek için gerekli önlemleri alabilecek. Örneğin B maddesinin vücutta belirli bir süredir bulunması kanser metastazının göstergesiyse bilgisayar buna göre maddeler salgılayıp metastazın önüne geçebilecek.

ÇOK ÇEKİRDEKLİ İŞLEMCİLERİN ÜRETİMİ MÜMKÜN

‘Hücresel bilgisayar devrimsel bir fikir gibi görünse de durum aslında öyle değil. İnsan vücudu zaten büyük bir bilgisayar. Zamanın başlangıcından beri metabolizmamız, binlerce hücrelerimizde bilgi işleme gücü üretiyor.‘ diyor Fussenegger. Hücrelerimiz dışarıdan aldığı girdileri işleyip ya kimyasal ya da biyolojik çıktılar oluşturuyor. ‘Süper bilgisayarların aksine bunu yapmak için tek ihtiyacıysa bir dilim ekmek.’ Fussenegger’in bir sonraki amacıysa çok çekirdekli bir hücresel bilgisayar üretip, iki çekirdekli hücresel bilgisayardan daha fazla bilgi işleme gücü oluşturmak.

Editör / Yazar: Şeyma SÜRÜCÜ

Kaynak: https://www.ethz.ch/en/news-and-events/eth-news/news/2019/04/biosynthetic-dual-core-cell-computer.html?fbclid=IwAR3q197pqz1IS0ZUTnUZXlCXQssEWi5Zckf25rl9j58tlKpvG5CD5RqA8qg

Continue Reading

Teknoloji

2019 Teknoloji Alanında En Gelişmiş 10 Ülke

Published

on

İnovasyonun merkezinde olmak ve teknolojik uzmanlık, hem bilgiyi hem de beceriyi içeren, ulusların sahip olabileceği en önemli özelliklerdendir. Yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi teknoloji dünyasında çığır açan gelişmelerin yakın gelecekte ulaşımdan iletişim ve haberleşmeye, alışverişten kişilerin güvenliğine kadar pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırması öngörülüyor. Yapay zeka konusundaki gelişmelerin sağlık, ulaşım, medya ve eğitim gibi hayatın birçok alanına yön vermesi bekleniyor. İnsan yaşamının en önemli gereksinimlerinden ulaşım, yapay zekadaki gelişmelerden gelecekte en fazla etkilenecek sektörler arasında yer alıyor.

Modern çağda yaşam adeta teknoloji ile tanımlanıyor. Kullanılan ve üretilen teknolojiler önceleri askeri temelli olarak gerçekleştirilirken, şimdilerde her alanda bir teknolojik ilerleme söz konusu. Bazı ülkeler teknolojide diğerlerinden daha ilerideler. Değerli bir endüstri olan teknoloji bu ülkelerde birçok şirket tarafından geliştirilirken, bazı ülkelerde devlet de teknolojik alanda büyük atılımlar yapıyor.

2019 teknoloji alanında en iyi ülkeler için yapılan liste; 80 ülkeden 75 farklı değerlendirme ile, dört farklı bölgeden 20.000’den fazla küresel vatandaşı ele alan bir ankete dayalı çalışma sonucu elde edildi. Siz değerli okuyucularımız için dünyanın teknolojik olarak en gelişmiş ve en iyi ülke sıralaması olarak düşünülen 10 ülkesini sıraladık.

10. İsveç 

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 10

En İyi Ülke Genel Sıralama: 6

9. İsviçre

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 9

En İyi Ülke Genel Sıralama: 1

8. Rusya

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 8

En İyi Ülke Genel Sıralama: 24

7. Singapur

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 7

En İyi Ülke Genel Sıralama: 15

6. Birleşik Krallık

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 6

En İyi Ülke Genel Sıralama: 5

5. Almanya

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 5

En İyi Ülke Genel Sıralama: 4

4. Çin

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 4

En İyi Ülke Genel Sıralama: 16

3. Güney Kore

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 3

En İyi Ülke Genel Sıralama: 22

2. Amerika Birleşik Devletleri

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 2

En İyi Ülke Genel Sıralama: 8

1. Japonya

Teknolojik Uzmanlık Sıralaması: 1

En İyi Ülke Genel Sıralama: 2

Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN

Kaynak: https://www.usnews.com/news/best-countries/slideshows/top-10-countries-for-technological-expertise-ranked-by-perception?onepage , https://www.usnews.com/news/best-countries/overall-rankings

Continue Reading

Teknoloji

Yapay zeka algoritması ile Game of Thrones: Kimler hayatta kalacak

Published

on

Yılın heyecanla beklenen günü geldi çattı; hayır Super Bowl veya NBA Finalleri değil, Brexit ile bir ilgisi de yok. Kara delik fotoğrafının yayımlanması da değil; Game of Thrones’un final sezonu dün başladı. Dünya çapında büyük bir popüleriteye sahip olan dizi, 8 yıl boyunca büyük bir ilgiyle izlendi ve hayranlar tahtın kimde kalacağını bu sezon öğrenecek. Ancak bu duruma bilim dünyası net bir cevap vermişe benziyor. Münih Teknik Üniversitesi’nde tasarlanan yapay zeka algoritması, hangi karakterin tahtı alacağına dair çeşitli varyasyonları hesapladı; algoritma, veri tabanındaki bütün bilgileri tarayarak hesaplamalar yaptı. Bu çalışmayı yürüten araştırmacılar, Jon Snow’un tekrardan dirileceğini de tahmin etmişlerdi. Şu ana dek sürprizlere geçen dizinin final sezonu da oldukça kanlı ve sürprizli geçeceğe benziyor.

Uyarı: Spoiler zamanı

Dizi karakterlerinden olan Bronn için yüzde 6, Sansa ve kardeşi Bran için yüzde 27, Kuzgun için de yüzde 42 hayatta kalma oranları tespit edildi. Uygulama hayatta kalması için en yüksek ihtimalleri ise; yüzde 99 ile Daenerys, yüzde 97 ile Tyrion, yüzde 96 ile Jaime Lannister ve yüzde 88 ile de Jon Snow olarak belirledi. Algoritmaya göre kadınların erkeklere (yüzde 89 vs yüzde 69) ve soyluların köylülere (yüzde 82 vs yüzde 75) oranla hayatta kalma oranlarının daha yüksek olduğu belirlendi. Ana karakter veya evli karakterlerin hayatta kalma oranında bir düşüş de söz konusu. Ana karakterlere yüzde 16, evli karakterlere ise yüzde 56 ekstra yaşama oranı biçildi. Ayrıca bir Lannister olmanın Targaryen olmaktan daha iyi olduğu da belirlendi. Karmaşık ve çoğu zaman ön görülemeyen Game of Thrones’ta yaşam ve hayatta kalma olasılıklarını keşfetmek için yapılan ilk çalışma bu değil; geçen yıl Aralık ayında, Macquarie Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi,dizinin sonunda hangi karakterin zirvede olacağını tahin etmeye çalıştı. Bilim, yapay zeka ve Game of Thrones… Bilimsel yakınsanma daha iyi açıklanamazdı; yaşasın GoT!

Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Kaynak: https://www.iflscience.com/technology/who-will-be-left-standing-when-the-game-of-thrones-credits-roll/

Continue Reading

Öne Çıkanlar