fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Jupiter’in Kutup Işıklarının Etkisi Bilinmeyen Bir Güç Tarafından Arttırıldı

Yayınlandı

üzerinde

Jupiter hakkında her geçen gün yeni bir keşif yapılmaya devam ediyor. Bu dev gezegen bilim insanlarına öğrettiği gizemlere her gün bir yenisini ekliyor.
Kutup yıldızı ya da Aurora olarak tanımlanan ışıklar Jüpiter’de adeta büyüleyici nitelikte. Bu Auroralar Güneş sistemindeki en büyük kutup ışığı olma özelliğini taşıyor. NASA’nın Juno misyonu tarafından incelenen Jüpiter’den alınan yeni ölçümler, bu kozmik ışık şovlarının tamamıyla beklenmeyen bir güç kaynağı tarafından üretildiğini ortaya koydu.

354-jupiter_1024
Johns Hopkins Üniversitesi’nden baş araştırmacı Barry Mauk , “Jüpiter’de en parlak auroraları bir tür çalkantılı ivme sürecinden kaynaklanıyor” dedi. JUNO tarafından Jupiter’in kuzey kutbundaki enerji imzaları 160 bin kilometre saatten daha fazla bir hızla kaydedildi. Bu hızda cihazın kayıtları yapması sadece saniyeler aldı. JUNO bunu yaparak Jüpiter’in Auroral emisyonları arasındaki işlemleri doğrudan gözlemleyebildi.
Dünyada bulunan kuzey kutbu ışıkları Dünyanın manyetik alanında bulunan çizgiler boyunca yüzeye doğru hızlanan derin elektrik potansiyelleri sayesinde oluşuyor. Bu yüklü olan parçacıklar Dünya’nın üst atmosferinde yer alan gazlarla çarpıştığında, gaz molekülleri kutuplarda parlak, dönen ışık şovları üretiyor.

m16-122
JUNO uçuşları sırasında Jüpiterin atmosferinde bulunan elektronların 400 bin voltaja kadar hızlandığını ortaya çıkardı. Bu dünyadaki potansiyelden yaklaşık olarak 30 kat daha yüksek.
Farklı bir ifadeyle Jüpiter’in kuzey kutbundaki ışık şovları inanılmaz seviyede ve garip. Dünya’dakinden oldukça farklı bir düzeyde.
Bilim insanları yörüngeden sonra dumanlı silah olarak tabir edilen bir şey gördüler. Bu dumanlı silah sebebiyle verilerin manyetik alan içerisinde bulunan elektrik potansiyelleri enerjik bir sıraya doğru ilerledikçe kararsız hale geliyor ve rastgele türbülans dalgalanmalarına yol açıyor.

Bu dalgalar elektronları kendileri iterek parlak ışıkların meydana çıkmasına sebep oluyorlar. Bu şimdilik sadece bir hipotez. Bilim insanları Jüpiter’de bulunan bu parlaklığa neyin sebep olduğunu araştırmayı sürdürüyorlar.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/jupiter-s-spellbinding-auroras-are-powered-by-a-mysterious-power-source-nobody-can-explain

Uzay

Uzay kirliliği nedir, neden olur?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Uzay kirliliği son 40 yılda ortaya çıkan bir sorundur. Dünya’ya yakın yörüngelerde dönen uydular için bir başka tehdit de uzay kirliliğidir.
Peki uzay kirliliği tam olarak nedir?
Dünya’nın çevresinde, değişik yörüngelerde dönen ve artık herhangi bir işlevi olmayan, insan yapımı cisimlerin tümü, uzay kirliliği olarak adlandırılır. Bunların arasında ömrünü tüketmiş uyduların yanı sıra roketlerin uzaya bırakılan üst aşamaları ve yörüngede oluşan patlamaların artıkları vardır. Uzay kirliliğinin şimdilik insanların günlük yaşamlarına doğrudan bir etkisi yoktur. Bu nedenle de genellikle göz ardı edilen ya da unutulan bir sorun olmuştur. Hatta insanların büyük bir bölümü böyle bir sorunun varlığından bile habersizdir.

Ancak eğer önlem alınmazsa, uzay kirliliği önümüzdeki 25-30 yıl içinde uzay araştırmaları açısından çok ciddi bir sorun olacaktır. Denebilir ki uzay kirliliği sorunu, insan yapımı ilk uydu Sputnik I’in, 4 Ekim 1957’de fırlatılmasıyla ortaya çıkmıştır. Sputnik I yörüngede üç ay kalmıştır, ama çalışma süresi daha kısadır; yalnızca üç hafta. Bu yüzden de uzay çağını açan Sputnik I, gerçekte uzay kirliliğine güzel ve somut bir örnektir. Ömrü tükenen uydu Dünya’nın çevresinde, yüksek bir hızla boş yere iki aydan fazla dönüp durmuştur. Sonra da Dünya’ya düşmüştür.

Sputnik I’den günümüze değin geçen 40 yıl içinde uzay araştırmaları alanında çok sayıda ve çok önemli gelişmeler yaşandı: Ay’a, Mars’a ve Venüs’e sondalar, uzay araçları gönderildi, Ay’a inildi, Mars’ın çevresine uydular yerleştirildi, Jüpiter’e, Satürn’e, asteroidlere, kuyrukluyıldızlara hatta Güneş sisteminin dışına uzay araçları yollandı, değişik amaçlı binlerce uydu Dünya’nın çevresine yerleştirildi, uzay istasyonları kuruldu, farklı dalga boylarında uzayı inceleyen uzay teleskopları yörüngeye yerleştirildi. Tüm bunları gerçekleştirmek için dört binden fazla, çok aşamalı roket uzaya gönderildi. Bunların üst aşamaları hep uzaya bırakıldı. Bu yolculuklar sırasında kimi zaman roketlerde, kimi zaman da taşıdıkları yüklerde patlamalar oldu; patlamaların enkazı uzaya yayıldı. Yörüngedeki uyduların büyük bir bölümünün ömrü tükendi; şu anda başıboş dolanıyorlar.

Tüm bu işe yaramayan cisimler, roket parçaları, ölü uydular, yakıt tankları ve uzay aracı artıkları, günümüzde Dünya çevresinde dolanan bir çeşit hurda yığını oluşturdular. Bugün uzay araştırmaları tüm hızıyla sürüyor. Yörüngedeki bu hurda yığını da ne yazık ki giderek büyüyor.
Kaynak: http://www.pollutionissues.com/Re-Sy/Space-Pollution.html
Editör / Yazar: İsa EKİCİ

Devamını Oku

Uzay

Uzayın İlk Turisti Belli Oldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Elon Musk’ın SpaceX şirketi adına düzenlediği basın toplantısında, Ay’a turist olarak gidecek ilk ismi açıkladı. 2023 yılında gerçekleşecek olan uçuşun yolcusu Japon milyarder Yusaku Maezawa olacak. Maezawa’nın yolculuğu bir hafta sürecek. Uzay araçları, Ay’ın yüzüne 200 kilometre yaklaşacak ardından, Ay’ın etrafında uçtuktan sonra Dünya’ya geri dönecek.

Elon Musk, uzay turizmi için çalışmalarını geçen sene başlatmış ve bu sene ilk turisti Ay’a göndermeyi planlamıştı. Ancak, roketlerde yaşanan bazı problemler ve teknik eksiklikten dolayı, yolculuk 2023 yılına ertelendi. Musk, uçuşta Falcon Heavy roketi yerine halen daha geliştirilmekte olan Big Falcon Rocket’in kullanılacağını açıkladı.

Yusaku Maezawa, 2023’te kendisiyle beraber 8 farklı sanatçıyı da Ay’a götürmek istiyor. Maezawa bu isimlerin ressam, müzisyen, mimar, heykeltıraş, yönetmen veya moda tasarımcısı olabileceğini söylüyor. Japon milyarder, 2023 uçuşu için tüm koltukları satın almış. Sanata olan aşkı ile bilinen ve ”#dearMoon” adlı bir proje başlatan Maezawa, 2.9 milyar dolarlık servete sahip. Maezawa, bu serveti sahip olduğu Zozotown adlı giyim şirketinden elde ediyor. 42 yaşındaki milyarder ”Ay’a giden ilk turist olmak benim için çok özel. Bu yolculuğu düşündükçe heyecanlanıyorum. Dünya’ya katkıda bulunmak ve barış ortamını da sağlamak istiyorum.” dedi.

Bir itici roket ve bir de uzay aracı olacak şekilde iki kısımdan oluşan BFR, 106 metre uzunluğa ve 9 metrelik genişliğe sahip. Gücünü roket motoru Raptor’dan alan dev koloni taşıyıcısı, Musk’ın ifadelerine göre nihai haliyle 100 kişilik taşıma kapasitesine sahip olacak. Uzay aracının bu şekilde tek seferde insanları Mars’a ve Ay’a taşıması bekleniyor.
Kaynak: https://www.scientias.nl/spacex-schiet-japanse-miljardair-naar-de-maan/
Editör / Yazar: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Uzay

Türk bilim insanları, bir nötron yıldızında olağan dışı kızıl ötesi emisyon yayılımı olduğunu belirledi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

ABD’nin Pennsylvania Üniversitesi, Arizona Üniversitesi ile Türkiye’nin Sabancı Üniversitesinden bilim insanları, bir nötron yıldızında olağan dışı kızıl ötesi emisyon yayılımı olduğunu belirledi. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) internet sitesinde yer alan habere göre, ABD’nin Pennsylvania Üniversitesi, Arizona Üniversitesi ile Türkiye’nin Sabancı Üniversitesinden bilim insanları, “RX J0806.4-4123” adlı nötron yıldızının kızıl ötesi ışınlarının 28 milyar kilometre mesafeye kadar yayıldığını gözledi.

Hubble Uzay Teleskobu’nun kızıl ötesi enstrümanları kullanılarak yapılan gözlem, bugüne dek bir nötron yıldızında tespit edilen en geniş ölçekli yayılım olarak kayda geçti. Gök bilimciler, söz konusu etkinin iki sebepten kaynaklanabileceğini belirtti. Yıldızın çevresinde oluşan toz diskinin kızıl ötesi ışınları büyüteç etkisiyle çevreye doğru yaymış olabileceği ifade edildi. Öte yandan yıldızdan yayılan enerji yüklü rüzgarın komşu nötron yıldızları ile ara bölgedeki gazlarla etkileşerek kızıl ötesi yayılmayı uzatmış olabileceği de bildirildi.

Türk araştırmacıların katkısı ve Türkiye’nin desteği
Araştırma ekibinde Sabancı Üniversitesinden gök bilimciler Ünal Ertan ve Şirin Çalışkan yer aldı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen araştırmanın sonuçları, “Astrophysical Journal” dergisinde yayımlandı. Nötron yıldızları normal yıldızların çekirdek bölgesinin göçmesiyle oluşuyor. Sürekli değişen titrek bir ışık yaydığından bu tür yıldızlara “pulsar” (atarca) adı veriliyor.
Kaynak: https://www.nasa.gov/feature/goddard/2018/hubble-uncovers-never-before-seen-features-around-a-neutron-star

Devamını Oku

Öne Çıkanlar