fbpx
Connect with us

Yaşam

Kanser Riskini Arttıran 7 İlginç Şey (ve Sanılanın Aksine Kansere Sebep Olmayan Bir Şey)

Published

on

Garip Bağlantılar: Kanser riskinden korunmak için dikkat etmemiz gereken temel şeyleri hepimiz biliyoruz: Sigara içmeyin, güneş kremi sürün. Bunun yanında kırmızı et tüketimini azaltmak, HPV aşısı olmak ve mümkünse hava kirliliğinden kaçınmak gibi şeyleri yaparak kanser için diğer birkaç risk faktöründen kaçınabilirsiniz. Ancak kanser riskini arttırabilecek bazı şeyler daha az dikkat çekiyor. Ulusal Kanser Enstitüsü, ABD’deki 1,7 milyon kişiye 2018’de kanser teşhisi konacağını ve ABD’deki insanların yüzde 38’inin yaşamları boyunca kanser olacağını tahmin ediyor. Kanser riskinizi arttırabilecek yedi garip şeye göz atacağız — buna ek olarak muhtemelen endişelenmenize gerek olmayan bir şeye.

SICAK ÇAY

Çay yudumlamak stresi yenmek için sağlıklı bir yolu gibi gelebilir ve yeşil çay içmek kanser riskini azaltabilir. Ama önce bardağınızın soğuduğundan emin olun. 2018 ’de Çin ‘de yapılan bir araştırmaya göre aşırı derecede sıcak çay içmek, yemek borusu kanseri riskini artırabilir. Araştırma yaklaşık 450.000 kişiyle yapıldı ve araştırmacılar genellikle “aşırı sıcak” çay içtiklerini ve tütün içip aşırı alkol tükettiklerini söyleyenlerin, bu üçünden hiçbirini yapmayan insanlardan beş kat daha fazla yemek borusu kanserine yakalanma riskine sahip olduğunu buldu. Araştırmacılar, çayın aşırı sıcaklığının yemek borusunun iç yüzeyine zarar verebileceğini, duman ve alkolün verdiği zararı artırabileceğini belirtti.

HAREKETSİZ KALMAK

Kanser riskini azaltmanın bir yolu da hareket etmektir. Daha yüksek fiziksel aktivite seviyeleri, akciğer, kolon ve meme kanserleri de dahil olmak üzere en yaygın kanserlerdenbazılarına yakalanma riskiniazaltır. Yapılan bir çalışma, egzersiz yapmanın herhangi bir kanser türüne yakalanma riskini yüzde 7 azalttığını buldu. Araştırmacılar, egzersiz yapmanın kanser riskini nasıl azalttığının tam olarak belli olmadığını belirtti. Yine de, birçok insan egzersiz ve kanser riskinin azalması arasındaki bağlantının farkında değil gibi görünüyor: 2018 tarihli bir araştırmada, ankete katılan yetişkinlerin yalnızca yüzde 3’ünün bu riski azaltmanın egzersizin yararlarından biri olduğunu gösterdiği görülmüştür. Araştırmacılar,egzersiz ve kanserarasındaki bağlantı hakkındaki bilincin artmasının,kanser oranlarını azaltma çabalarının bir hedefi olabileceğini belirtti.

UZUN OLMAK

Daha uzun boylu kişilerin, daha kısa olanlardan daha fazla kanser olma olasılığı vardır.2018 yılında yapılan bir çalışmada, boydaki fazladan her 10 santimetre (4 inç)uzunluk için kanser riskinin yüzde 10 arttığı bulundu. Bilim adamları, 1950’lerde boy ve kanser arasındaki bağlantıyı keşfettiler, araştırmacılar daha uzun boylu olmanın, bir kişinin kanser riskini nasıl etkileyebileceği tam olarak net olmasa da, basit olarak uzun boylu kişilerin vücutlarında daha fazla hücre bulunması ve buna bağlı olarakdaha fazla kanserli hücre oluşma ihtimalinin olması düşünülebilir. Daha önceki bir çalışmada, menopoz sonrası kadınların boyununher 4 inç arttığında kanser riskinde yüzde 13 artış olduğu bulundu.İlginçtir ki, 2016’daki bir çalışma, daha uzun bacaklar ve insanların kolon kanserine yakalanma riski arasında bir bağlantı buldu. Kolon kanseri araştırmasınınaraştırmacıları, vücuttaki büyüme faktörlerinin seviyesinin bu bağlantıda bir rol oynayabileceğini söyledi.

IZGARA DUMANI

Piknikler göründüğü kadar masum değil. 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ızgaraya yakın oturanlar, polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH’lar) denilen artan miktarda zararlı kimyasalları derileri yoluyla emebilirler. Bu kimyasallar odun veya odun kömürünün yanmasıyla açığa çıkan, kanserojen veya kansere neden olan maddeler olarak bilinir.
Araştırmacılar, insanların derileri yoluyla emdikleri PAH seviyesinin, ızgara et yiyerek maruz kaldıklarından daha düşük olduğunu belirtti. Ancak yine de insanların tenleriyle emdikleri PAH seviyesinin duman soluyarak aldıklarından daha yüksek olduğunu tespit ettiler. Araştırmacılara göre, ızgara yaparkenörtünerek korunmak biraz yardımcı olabilir. İnsanların giysileri, kısa vadede ciltten emilen PAH seviyesini düşürebilir.

GÖĞÜS İMPLANTLARI

2018 senesinde yapılan bir araştırmaya göre, belli bir tip meme implantı olan kadınlar nadir görülen bir anaplastik büyük hücreli lenfoma (ALCL) riski ile karşı karşıya kalabilirler.Bu kanser türü bir meme kanseri değildir; lenfomalar, bağışıklık sisteminin hücrelerinden kaynaklanan kanserlerdir. Araştırmacılar, çalışmadaki kadınlar arasında, pürüzsüz yüzeyli değil de dokulu olan meme implantları bulunanların ALCL riskinin daha yüksek olduğunu belirtti. Yine de bu kanserin genel riski, implant olan kadınlarda bile çok düşük. Araştırmacılar, meme implantı alan her 7.000 kadın için 1’den 75 yaşına kadar memede ALCL geliştirmeye devam edeceğini hesapladı. Bağlantının nedeni tam olarak açık olmasa da, implantların artan iltihabı tetiklemesi muhtemel. Araştırmacılar, meme dokusunda zaman içinde kansere neden olabilecek doku bulduklarını söyledi.

ALKOL

Sağlık için bir kadeh kaldırmak pek iyi bir fikir olmayabilir. Araştırmacılar, Amerikan Klinik Onkoloji Derneği ‘nin 2018 tarihli bir açıklamasına göre, dünya genelinde yıllık yeni kanser vakalarının yüzde 5’inin ve yıllık kanser ölümlerinin yüzde 6 ‘sının doğrudan alkolden kaynaklandığını tahmin ediyorlar.Alkol, meme, kolorektal, özofagus ve karaciğer kanseri risklerinin yanı sıra ağız ve boğaz kanseri ile bağlantılıdır.Aşırı tüketimin genellikle daha yüksek kanser riski ile bağlantılı olmasına rağmen, araştırmalar, hafif veya orta derecede alkol almanın bile insanların kanser riskini artırabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar yakın zamanda alkolün kanser riskini nasıl arttırdığına dair bir fikri destekleyen kanıtlar buldular. Fareler üzerinde yapılan 2018 tarihli bir araştırma, vücutta alkolün parçalanmasının, kan kök hücrelerinin DNA ‘sına zarar verebilecek ve kansere neden olabilecek bir kimyasalı açığa çıkardığını buldu.

AŞIRI KİLO

2017 yılında yapılan bir çalışma,yüksek vücut ağırlığının bir düzine kadar kanser türüne yakalanma riskini artırabileceğini göstermiştir. Çalışmada aşırı kilolu veya obez olan kişilerde, normal kilo aralığında olan kişilere kıyasla yemek borusu, mide, karaciğer ve böbrek kanseri riskini neredeyse iki katına çıktığı görülmüştür. Raporda, fazla kilolu veya obez olan kişilerin daha yüksek seviyede inflamasyon seviyeleri barındırabildiğini ve böylece kanser riskinin arttırıldığı belirtildi. Veya araştırmacılar, hücre büyümesine bağlı yüksek seviyelerde hormon artış riskinin arkasında olabileceğini belirtti. Veya araştırmacılar, hücre büyümesine bağlı yüksek seviyelerde hormon artış riskinin arkasında olabileceğini belirtti. Öte yandan araştırmacılar, hücre büyümesine bağlı yüksek seviyelerde hormon artışının yüksek kanser riskiyle ilişkili olabileceğini belirtti. 2017 yılında yapılan bir çalışmada, düşük vücut ağırlığı da dahil olmak üzere sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürenlerin, daha az sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürenlere göre daha düşük kanser riski barındırdığıbulundu.

KANSERLE İLİŞKİSİ OLMAYAN 1 ŞEY

Yine de, baktığınız her yerde, kansere neden olabilecek bir şey görüyorsanız, bu konuda rahat edersiniz: Araştırma, cep telefonlarından gelen elektromanyetik sinyaller ile insanların kanser riski arasında bir bağlantı olmadığını gösteriyor. 2018 yılında yayınlanan 10 yıllık bir çalışmada araştırmacılar, çok yüksek seviyelerde radyo frekansı radyasyonunun laboratuvar farelerinde kanser oranları üzerindeki etkilerini araştırmışlardır. İnsanların cep telefonu kullanırken maruz kaldıkları radyasyon seviyelerinin insan sağlığına zararlı olduğuna dair bir kanıt bulunamadı.

Çeviri: Kaan Berke TÜRKER

Kaynak: https://www.livescience.com/64323-strange-cancer-risk-factors.html

Bilim

Aşılar Sayesinde Artık Daha Fazla Yakalanmayacağınız 6 Bulaşıcı Hastalık

Published

on

19. yüzyılda çiçek hastalığı için aşıların kullanılmasından günümüzde grip mevcudiyetine kadar aşılar, milyonlarca insanın dünyanın en ölümcül hastalıklarına karşı bağışıklık geliştirmelerine yardımcı olmuştur. Mesela: önceki aylarda çıkan habere göre Washington eyalatindeki Clark County ’de kızamık sorunu yaşanıyor. Yılın başından bu yana 50 vaka görüldü ve muhtemelen bu sayı düşmek yerine daha da artacak. Bu gerçekten bu kadar şaşırtıcı olmamalı. 2017 yılında anaokuluna giren çocuklar aşılarını tam yaptırmışlardı. Çocukların yüzde 7 ’si kızamık aşısı olmamışlardı. Aşılar sayesinde artık endişelenmenize gerek kalmayan altı yaygın hastalık.

Çiçek hastalığı, popülasyonları silmek için kullanıldı.

Çiçek hastalığına variola virüsü neden olur ve havadan kolayca yayılabilir. Hastalık, enfekte olmuş insanların yüzleri ve vücutlarının etrafında döküntüye neden olur. Virüs bağışıklık sistemine saldırır ve hızlı ölüme neden olur. 1796 ‘da, doktor Edward Jenner, virüsün benzer, daha az istilacı bir türünün enjeksiyonunu alırsa insanların çiçek hastalığına karşı bağışıklık kazanabileceğini keşfetti. Jenner’ın deneyleri dünyanın ilk aşılarının geliştirilmesine yol açtı. 1972’de ABD çiçek hastalığının ortadan kalktığını ilan etti. On yıldan kısa bir süre sonra, Dünya Sağlık Örgütü çiçek hastalığının dünyadan atılan ilk hastalık olduğunu açıkladı. Dünya çapında yüzde 100 yok edilen tek hastalık olarak kabul edilmektedir.

Çocuk felci, kurtulanları hayat boyu engelli bırakır.

Çocuk felci, bir insanın boğazında ve bağırsaklarında oluşan viral bir enfeksiyondur. Hastalığa yakalanan dört kişiden biri, grip benzeri semptomlar geliştirir, ancak daha küçük bir grup, felç ve solunum yetmezliği gibi ciddi etkilere maruz kalır. Hastalığa yakalanan bazı çocuklar haftaları demir akciğerleri denilen dev makinelerin içinde geçirirdi, çünkü çocuk felci onlarınkendi başlarına nefes almalarını engelliyordu. Yalnızca 1952 ’de 3.000 ABD ’li çocuk felci yüzünden öldü. Çocuk felci, genç popülasyonlar arasında hızlı bir şekilde yayıldı, çünkü oral yolla iletilir. Bu, halka açık yüzme havuzları ve günlük bakım merkezleri gibi yerlerde kolayca iletilebileceği anlamına geliyordu. Ancak aşı ile 1955 ‘te çocuk felci oranları hızla düşmüştür.

Bulaşıcı bir bakteriyel enfeksiyon olan difteri, 20. Yüzyılın başlarında yayıldı.

Difteri enfeksiyonları, 1921’de 200.000’den fazla kişiyi etkiledi ve o yıl yaklaşık 15.520 kişinin ölümüne neden oldu. Difteri başlangıçta enfekte olmuş kişilerin boğaz ağrısı, zayıflık ve şişmiş bezler geliştirmesine neden olur. Ama sonra gri renkli bir sümük, sırt veya boğazlarını örtmeye başlar. Bakteriler kan dolaşımında yeterince zaman harcarsa, enfeksiyon kalıcı sinir hasarı ve kalp yetmezliğine neden olan toksinler üretebilir. Enfekte bir kişi hapşırdığında, öksürdüğünde veya yüzeylerde veya nesnelerde tükürük damlacıkları bıraktığında hastalık yayılır. Bu nedenle, özellikle yoğun şehirlerde yakın bölgelerde yaşayan insanlar, 1900’lerin başlarında hastalığa karşı oldukça hassastılar. nCDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri), çocuklara dört doz difteri aşısı yaptırmalarını ve ardından tam koruma sağlamak için her 10 yılda bir takviye çekimleri yapılmasını önerir.

Kabakulak çocukların ağrılı şişmiş yüzler geliştirmelerine neden olur.

Kabakulak paramiksovirüsün neden olduğu solunum hastalığıdır. Diğer birçok virüs gibi, tükürük ile temas yoluyla yayılır. Kabakulak aşısının ortaya çıkmasından önce, ABD’de her yıl yaklaşık 186.000 kişi virüsü kaptı. Kabakulak hastaları ağrılı, şişmiş tükürük bezleri geliştirir. Çene bölgesinde şişlik yemek yemeyi zorlaştırır, bu da hastaların kendilerini daha zayıf hissetmelerini sağlar.Kabakulak genellikle ölümcül değildir, ancak bazı hastalar işitme kaybı gibi yaşam boyu komplikasyonlardan muzdariptir. ABD’deki kabakulak vakaları, 1967’de aşı uygulanmasından sonra yüzde 99 oranında azalmıştır ve şu anda yılda sadece birkaç yüz vaka bulunmaktadır.

Kızamık döküntü, yüksek ateş ve ciddi uzun vadeli komplikasyonlara neden olur.

Kızamık (rubeola olarak da bilinir) solunum sistemine ve diğer organlara saldırır. Virüsü kapan bir kişi ateş ve akan burun gibi grip benzeri semptomlar geliştirir ve vücudun her tarafında kabarık kırmızı bir döküntü olur.Enfeksiyon şiddetli ise, körlük, beyin hasarı ve hatta ölüm gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Her yıl tahminen 3 milyon insan, aşı bulunmadan önce 1950’lerin sonlarında hastalığa yakalandı. Toplamda yaklaşık 48.000 kişi komplikasyonlar nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve yılda yaklaşık 400 ila 500 kişi öldü. Kızamık çok bulaşıcıdır: Birisi hasta birey ile aynı havada nefes aldığında veya enfekte bir insanla aynı yüzeye dokunduğunda bulaşabilir. Hasta gittikten sonra hastalık birkaç saat odanın içinde kalabilir. Tüm semptomların gelişmesi bir veya iki hafta sürebileceğinden, çoğu kişi farkında olmadan hastalığa yakalanabilir.

Kızamıkçık, bebeklerde beyin hasarına ve doğum kusurlarına yol açar.

Kızamıkçık belirtileri daha hafif olsa da kızamık belirtilerine benzer. Kızamıkçık geçiren kişilerde genellikle kızarıklık, pembe göz ve düşük ateş görülür, ancak virüs bulaşmış kişilerin yüzde 50’sinde hiçbir belirti görülmez. 1964 yılında, ABD ‘de yaklaşık 12,5 milyon insan hastalığa yakalandı. O yıl, yaklaşık 11.000 kadın kızamıkçık virüsü ile bağlantılı düşükler veya ölü doğumlar geçirdi. Enfekte olmuş annelerin çocukları, katarakt, işitme engelli, gelişimsel gecikmeler ve kalp kusurları ile doğdu. Kızamıkçık aşıları 1960 ‘ların sonunda mümkün oldu. New York Times, 2015 yılında kızamıkçık hastalığının batı yarım küreden atıldığını bildirdi.

Çeviri: Ülkü Güngör

Kaynak: https://www.sciencealert.com/here-are-6-infectious-diseases-you-won-t-get-thanks-to-vaccines

Continue Reading

Yaşam

Kâhin Nostradamus’un Tüyler Ürpertici 2019 Kehanetleri

Published

on

Nostradamus kimdir? Nostradamus olarak bilinen Michel de Nostredame, dünyada gelmiş geçmiş en büyük kâhinlerden biri olarak kabul edilir. Nostradamus, belki de en çok LesPropheties (Kehanetler) adlı kitabıyla tanınıyordur; kitabın ilk baskısı 1555 ‘te yayımlandı ve 353 kuatrin içeriyordu. Bu kitapta, bazı insanların gelecekteki olayların kehaneti olduğuna inandığı birçok şey yazdı. Akademisyenlerin, dünyadaki tarihi olaylar ile Nostradamus ‘un kehanetleri arasında kurulan bağlantının büyük ölçüde yanlış çevirilerin sonucu olduğu iddialarına rağmen, dünyadaki milyonlarca insanın yanı sıra büyük basın ajansları da tarihi olayları Nostradamus ‘un öngörmüş olduğuna inanıyor. Bu bilgiler ışığında, Nostradamus, LesPropheties kitabında bazı şeyleri gerçekten öngörmüş olabilir mi? İşte Fransız kâhinin gerçekten öngörmüş olabileceğine inanılan fazlasıyla ilginç birkaç olay:

1. Atom Bombası

Kapıların yakınında ve iki şehir içinde. Benzerleri görülmemiş felaketler olacak. Veba ile kıtlık içiçe geçmiş, insanlar çelikle dövülmüş. Büyük ölümsüz Tanrı ‘ya yardım için ağlıyorlar. Birçok kişi bu tanımlamanın birçok savaşta yaşanan vahşete atfedilebileceğini iddia etse de, Hiroşima ve Nagazaki ‘ye atılan atom bombasının çok iyi bir açıklaması da denebilir.

2. II. Henry ‘nin Ölümü

“Genç aslan yaşlı olanı yenecek. Tek bir savaşta savaş alanında; Gözlerini altın bir kafesle oyacak. İki yara bir olacak ve acımasız bir ölüm yaşanacak. ” 1559 yazında, yaşlı aslan olarak nitelendirilen Fransa Kralı II. Henry, ondan altı yaş genç olan ve genç aslan olarak nitelendirilmiş Comte de Montgomery ile Fransa ’da dövüş alanında bir karşılaşmaya çıkmıştı. Son geçişte, Montgomery ‘nin mızrağı kralın vizörünü fırlatıp parçalara ayrıldı. İkisinin de kalkanlarında aslanlar vardı. Vizörün kırıkları kralı ağır yaraladı; biri kralın gözünü delerek kafasına saplandı. II. Henry 10 gün boyunca yatağında acılar içinde yattıktan sonra vefat etti.

3. Hitler

“Batı Avrupa ’nın derinliklerinde, genç bir çocuk fakir insanlardan doğacak. O çocuk, diliyle büyük bir grubu kışkırtacak. Şöhreti, Doğu dünyasına doğru artacak. ” “Aç olan vahşi hayvanlar nehirleri geçecek, savaş alanının büyük kısmı Hister’e karşı olacak. Bir demir kafesin içine büyük olan çizilecek, Almanya’nın çocuğu hiçbir şey gözlemlemediğinde.” Fransız kâhinin tahminleri sadece bunlarla kalmıyor. Şimdi, 2019 yılının ortalarındayken, Nostradamus ‘un bu yıl hakkında söylediklerine bir göz atalım. Nostradamus ‘un 2018/2019 yılları kehanetleri de, Fransız yazarın yazdığı diğer kehanetler kadar ürpertici. Bazıları, Nostradamus ‘a göre 2019’da, 3. Dünya Savaşı ‘nın başlangıcını tanık olunacağını gördüğü yorumlarını yapıyor ancak bazıları da aynı kehanetin 2018 yılı için de söylendiğini iddia ediyor. Neyse ki, 2018’de bu kehanetin gerçekleştiğine tanık olmadık.

2018 yılında Fransa ‘da yaşanan karışıklıkların tüm Avrupa ’ya yayılması endişesi yaşanmıştı. Nostradamus ‘un 2019 ‘da III. Dünya Savaşı’nın başlayacağı tahminine inananlar, savaşın, büyük kitlelere ulaşan Sarı Yeleklilerin Protestosu ve beraberindeki Strazburg Saldırısını da içeren Fransa ‘daki olaylarla başlayacağını söylemişlerdi. Bir web sitesine göre, Fransız kâhin şunları yazdı: “Büyük savaş Fransa’da başlayacak ve tüm Avrupa ’ya saldırılacak, herkes için uzun ve dehşet verici olacak ve nihayetinde barış olacak ama sadece birkaçı bundan zevk alacak – iki büyük dünya gücü arasında bir savaş başlayacak ve 27 yıl sürecek. ” Diğer kehanetlerde Nostradamus şunları yazıyor: “anlaşmazlıklar ve ihmaller için Muhammed ‘e bir geçit açılacak: karaya ve denize dökülen kandan bir geçit. Marsilya limanı gemiler ve yelkenlerle kaplanacak.”

Inquisitr, Nostradamus ‘un “Tanrı kentinde büyük bir gök gürültüsü olacak, kale dayanmaya çalışırken, iki kardeş kaosla ayrı düşecek. Büyük lider yenilecek. Üçüncü büyük savaş, büyük şehir yandığında başlayacak.” diye bir kehanette bulunduğunu belirtti . Anlaşılan Nostradamus, felaketle ilgili doğal olayların batıda gerçekleşeceğini öngördü. Fransız kahin, ABD ’nin batı kısmını tahrip edecek korkunç bir doğal felaket öngörmüş gibi duruyor: Nostradamus kitabında “Bir deprem özellikle ABD ‘nin batı bölgesini ilgilendiren. Onun gücü dünyanın her yerindeki topraklarda hissedilecek ” diye bir kehanet yazdı.

Editör / Yazar: Meltem ARSLANER

Kaynak: https://www.ancient-code.com/here-are-the-spine-chilling-predictions-nostradamus-made-for-2019/

Continue Reading

Yaşam

Paris’in Altındaki Tünellere Altı Milyon İskelet Neden Doldurulmuş?

Published

on

Paris, ışıklar saçan sevgi dolu bir şehirdir fakat bu şehrin sokaklarının altında 6 milyon Paris ‘linin kemikleriyle dolu karanlık bir labirent yatıyor. Erken sanayi çağındaki büyük patlama yaratan şehirler gibi Paris de özellikle ölüm ve hastalık sorunlarından muzdaripti. Büyük şehirde ki yaşam vaadi, kırsal alanlarda yaşayan insanları göç etmeye zorladı. 18. yüzyılın sonlarına doğru hızlı nüfus artışı beraberinde aşırı miktarda mezarlığa neden oldu. 1700 ‘lerde Paris ‘in en büyük mezarlıklarından biri olan LesInnocents şehir aşırı kalabalık olduğu için çürüyen iskeletlerin kokusuna engel olamadıklarını ve kokunun sızmaya başladığını bildirildi.

LesInnocents sınırındaki bir mülkün mahzen duvarı, mezarların ve ilkbahar yağmuru baskısı altında açılarak cesetlerin ve hastalıkların bodrumuna taşmasına neden oldu. Birkaç ay içinde yetkililer, LesInnocents ve şehrin diğer mezarlıklarının kapatılmasını emretti böylece şehir içine daha fazla ceset gömülmedi. Paris çok sayıda eski maden ocağı ve taş ocağına ev sahipliği yapmaktadır. Yeraltı uzmanı tarafından yapılan bir plan ile cesetlerin buralara taşınmasına karar verildi. Öncelikli olarak 1787-1814 yılların arasındaki cesetler taşındı.

Bu yeraltı mezarı girişi de eski şehir kapısının hemen dışında uygun bir şekilde “Cehennem Kapısı” adı olarak inşa edildi. İskeletler başlangıçta rastgele bir şekilde taş ocaklarında istiflenirken, sonradan temiz ve düzenli şekilde yerleştirildiler. Taşınan 6 milyon iskelet arasında Fransız Devrimi ‘nden, Georges Danton ve Maximilian de Robespierre gibi sayısız başlıca isimler ve bilinen Charles Perrault gibi ünlü sanatçılar da dâhil olmak üzere, Fransız tarihinden yüzlerce karakter bulabilirsiniz.

Bugün Paris yeraltı mezarının yaklaşık 1,5 kilometresini turist olarak ziyaret edebilirsiniz ama galerilere giriş yapmak 1955 ‘ten beri yasaktır, ancak heyecan arayanların gizli girişler yoluyla labirentte dolaştığı bilinmektedir. 2017 yılında mezarlığı ziyarete giden üç genç bu labirente girerek kayboldular ve üç gün sonra yeraltı mezarı derinliklerinden kurtarıldı.

Editör / Yazar: Seval ÖZGÜR

Kaynak: https://www.iflscience.com/editors-blog/why-there-are-six-million-skeletons-stuffed-into-the-tunnels-beneath-paris/

Continue Reading

Öne Çıkanlar