Bizi Takip Edin

Yaşam

Kanserde Elektrik Alan Tedavisi

Yayınlandı

üzerinde

Günümüzün yaygın hastalıklarından olan kanserin tedavisi denildiği vakit akıllara üç tedavi yöntemi geliyor. Bu tedavi yöntemleri ise radyoterapi, cerrahi ve kemoterapi olarak biliniyor. Ancak son zamanlarda alınmış olan onaylar ve elde edilmiş klinik raporları göz önüne alınacak olursa, kansere karşı tedavi yönteminde elektrik alan tedavisi olarak yeni bir yöntemimiz mevcut.

Bu yeni geliştirilmiş olan elektrik alan tedavisi yöntemi şu ana dek kullanılmakta olan tedavi yöntemlerinden oldukça farklı konumda olmasının yanı sıra bir takım olaylarda elde edilmiş şaşırtacak kadar iyi dereceli sonuçlar ile beraber gün geçtikçe daha ön plana çıkmasına neden olmaktadır.

Normal şartlarda kanser tedavilerinde tedavi yaklaşımı, radyoterapi, cerrahi ve kemoterapi gibi tedavilerinin kombine edilmesinden meydana gelmektedir. Ancak elektrik alan tedavisi (Tumor Treating Fields,TTF) tedavi yöntemi ile ilgili olan bölgeye yerleşim yapılan elektrotların sayesinde kanser hücrelerinin üzerinde oluşturulmuş elektrik alanıyla tümör kontrolü ve iyileşmesini hedef alınmaktadır.

Uygulanmakta olan TTF tedavi yöntemi iki parametreyi temel almaktadır. Bunlar Dielectrophoresis ve Diopole alignment ‘dir. Elektriksel dipol, birbirlerine eşit konumda ve zıt olan yüklerin yan yana olması olarak tanımlanmaktadır. Dipol hizalaması da yüklerin belirli bir hizada yer almasını anlatmaktadır.

Yaşam

Penis Beyazlatma Operasyonları Gün Geçtikçe Yaygınlaşıyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bangkok, Tayland’daki Lelux Hastanesi penis beyazlatma operasyonlarının en fazla yapıldığı yerlerden birisidir. Penis beyazlatma operasyonları özellikle Kamboçya, Myanmar ve Hong Kong’a kadar Güneydoğu Asya’da şaşırtıcı biçimde popüler. Hastanenin cilt ve lazer bölümünü yöneten Bunthita Wattanasiri klinikte her ay 100 erkeğin peni beyazlatma operasyonu yaptırdığını söylüyor.
Wattanasiri AFP’ye “Bugünlerde birçok insan bunun hakkında soru soruyor” dedi. Tedaviye dair kliniğin Facebook sayfasında bir lazer prosedürü geçirmiş olan bir müşterinin resimleri yayınlandı. Tayland TV ve sosyal medyada viral hale gelen bu resimler oldukça ürkütücü bir görünüyordu.

Tayland Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada penis beyazlatma operasyonunun iyi bir fikir olmadığı vurgulandı. Tedavi ağrı, enflamasyon ve yara izi içeren yan etkilerin yanı sıra tedaviyi bırakan hastaların penislerinin eski koyu renklerine geri döndüğü ya da bazı koyu lekeler gibi sonuçların ortaya çıkabileceği bildirildi. Ayrıca bu tedavinin üreme sistemine de zarar verebileceği ve cinsel yaşamı olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Uygulanan hizmet ise gün geçtikçe artan sayıda kişiyi kendine çekmeye devam ediyor. Üstelik uygulama sadece erkeklere yönelik de değil. 4 ay önce Lelux Hastanesi vajina beyazlatma hizmeti de sunmaya başladı.
Prosedür 22 ile 55 yaşında erkekler ve LGBT topluluğunun üyeleri arasında oldukça popüler. Hastanede 450 sterline beş seans alınabiliyor. Irkçılık karşıtları tarafından tepki çeken uygulamanın Tayland dahil olmak üzere birçok Güneydoğu Asya ülkesinde popüler olmaya devam edeceği düşünülüyor. Hastaneyi ziyarete gelen tüm müşterilerin yarısından fazlası cilt beyazlatma tedavileri için geliyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-medicine/apparently-penis-whitening-is-now-a-thing-in-thailand/

Devamını Oku

Bilim

3 Ayrı Doktor Tarafından Öldüğü Bildirilen Adam Otopsi Öncesi Canlandı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İspanyol hapishanesinde yetkili 3 farklı doktor tarafından öldüğü bildirilen mahkum otopsisinin başlamasından birkaç saat önce morgda uyandı. Herkesi şaşkına çeviren 29 yaşındaki Gonzalo Montoya Jimenez, sabah yoklaması yapılırken hücresinde ölü bulundu. Öldüğü doktorlar tarafından da teyit edilen Jimenez, bir ceset torbasına koyularak morga götürüldü.

Soygun yapmaktan tutuklu olan Jimenez, önce ceza evinde görev yapan 2 doktor tarafından hücresindeki bir sandalyeye oturtuldu. Yaşamsal belirti hissedilmemesi üzerine doktorlar Jimenez’in öldüğünü ilan etti. Bir saat sonra adli tıp doktoru tarafından yapılan değerlendirme neticesinde Jimenez’in öldüğü rapora işlendi ve ölüm raporu çıktı. Bedenin korunabilmesi için mahkum morga götürüldü ve otopsi için hazırlık yapılmaya başladı. Otopsi amacıyla vücuduna işaretler de koyulan Jimenez, torbanın içerisinden ses çıkarmaya başladı.

Ceset torbasını açan doktorlar Jimenez’in hala hayatta olduğunu gördü. Mahkum daha sonra ambulansla başka bir hastaneye sevk edildi. Şimdi durumu istikrarlı görünüyor. Bu durumun nasıl yaşandığına ilişkin ise hapishane yetkililerinden bir açıklama geldi. Mahkumun yaşadığı durumun ne olduğunun henüz netleşmediği ifade edildi. Hastane yetkilileri ise vücudun trans ya da nöbet benzeri bir duruma girmesi neticesinde fiziksel olarak ölü görünümünün yanı sıra bilinç kaybı ve duyu kaybı görülen bir katalepsi geçirmiş olabileceğini ifade ediyor. Jimenez’in ailesi ise cezaevi yetkililerine dava açmaya hazırlanıyor. Tam olarak ne olduğuna dair resmi bir soruşturma başlatıldı. Hastanede Jimenez’in bilinç kazanması 24 saat sürdü. Jimenez ilk uyandığı anda karısını görüp göremeyeceğini sordu.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/man-declared-dead-3-doctors-wakes-up-morgue-hours-before-autopsy-prisoner-catalepsy

Devamını Oku

Teknoloji

Yüzyıl Önce Gelecek İçin Yapılan Tahminler 2018’de Yaşanıyor Mu?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

20’inci yüzyıl insanları geleceğin getireceği yeniliklerden oldukça umutluydu. 1. Dünya savaşından çıkan toplumlar teknolojinin ve elektriğin getirdiği büyüme potansiyeli sebebiyle önümüzdeki yüzyılla ilgili birçok öngörü daha o tarihlerde yapılıyordu. 1900’lü yılların başlarında fütüristler insan hayatını iyileştirebilecek olan teknolojide yüzyıl sonra inanılmaz bir patlama yaşanacağını düşünüyordu.

Aslında geleceğe dair yapılan bu tahminlerin birçoğu otomobillerin ve uçakların çoğalması, bilginin yaygın hale gelmesi eksenindeydi. Tahminlerde bu aygıtların nasıl işleyeceği ile ilgili özel tanımlamalar yapılıyordu. Bu tahminler teknolojinin sadece bir yüzyıl geçmesine rağmen nasıl geliştiğini göstermesi bakımından da önemli.
1917 senesinin serin bir Şubat gününde mucit Alexander GrahamBell mezuniyet sınıfı McKinley Manuel Eğitim Okulu’nda bir konuşma yaptı. Bell, elektrik ve otomobillerin yarattığı inanılmaz değişimi hatırlattıktan sonra “Şu anda meydana gelen çeşitli değişiklilerin geriye dönerek geçmiş evrimini izlemek çok ilginç ve eğitici” dedi. Bell, “Bu ilerleme çizgilerini geleceğe yansıtarak, geleceği belirli bir ölçüde tahmin edebilir hale getiriyor ve bu sayede sizin için açılan yararlılık alanlarından bazılarını tanıyabilirsiniz” açıklamasında bulundu.

Bell 1876 yılında insan sesini iletebilmek için teller kullanan ve telefon olarak bilinen cihazı patentlemişti. Cihazın yaygınlaşmasıyla birlikte yetenekleri de arttı. 1915 yılında kablosuz telefon sistemi bir Virginia vatandaşının Paris’teki bir başka kişiyle konuşmasına izin verdi. Bell yarattığı bu teknolojinin insanlara uzaktan hemen hemen her şeyi sağlayan bir sisteme dönüşeceğini ön görüyordu. Bell telefon için, “Muhtemelen elle kullanılabilen ve neredeyse mekanik herhangi bir opsiyonla kablosuz olarak performans gösterecekler” dedi. Bu tahmini günümüz telefonları için hiç de uzak bir ön görü değil.
Bell, “Bu başarıya mutlaka, dünyanın herhangi bir yerindeki bir erkekle telefonla ve kablolarla konuşamayacağımız zamanı” ima ettiğini tahmin ederek, bu başarıya ve yarattığı değişimden hayret duyduk “dedi. Bell’in konuşmasında, ABD’nin tahminen 11,7 milyon çalışan telefon vardı ; 2000 yılına kadar bu sayı yaklaşık 103 milyona yükseldi .

1914 yılında Ford Motor yılda 300 bin otomobil üretme imkanı ağlayan ilk hareketli montaj hattını geliştirdi. Fütüristler yüzyıl içerisinde Miami’den Moskova’ya kadar her insanın kendi otomobiline sahip olacağını ön görüyordu. 6 Ocak 1918 yılında The Washington Times gazetesinde geleceğin otomobiline dair bir makale yayınlanmıştı. Yazar ScientificAmerican’da geleceğin otomobilini anlatan bir tahmin yapıyordu.Bu otomobil su geçirmez ve hava koşullarına dayanıklı, iki tarafı tamamen camdan yapılmış ve koltuklar aracın herhangi bir yerine taşınabiliyordu. Araç; hidrolik direksiyon, frenler, ısıtma ve navigasyon için küçük bir kontrol paneli ile donatılmıştı. Bir parmak kolu direksiyon simidinin yerini alacaktı. Diğer tasarımlar, arabaların şoklara olan ihtiyacını ortadan kaldırmak için sadece üç tekerlek üzerinde ya da hava dolu küreler üzerinde dolaşacağını düşünüyordu. 1900’lerin başında geleceğe dönük tahminciler, günlük seyahatlerimizin arazi ile sınırlı kalmayacağı fikrini savunuyordu. Örneğin, Fransız sanatçı Jean-Marc Côté’nin ve işbirlikçilerinin, 1899-1910 yılları arasında ürettikleri kartpostal dizisinde; 2000 yılına gelindiğinde hem gökyüzünü hem de denizikolonize etmiş olunacağı ve burada yaşayan kişilerin transit amaçlar için işe alınacağı ön görülüyordu.

Uçmak insanların zihinlerinde en önemli yerlerden birisini tutuyordu. Wright kardeşler, 1903’te ilk kez başarılı bir şekilde uçtu ve diğer mucitleri ve mühendisleri I. Dünya Savaşı’ndan önce sınırsız sayıda uçak tasarımını test etmeye teşvik etti. Côté’nin eserleri şaşırtıcı değil, 2000 yılına kadar sayıız havayolu şirketi kuruldu. Havadan taksi hizmetleri, kayan savaş gemileri, uçan bir postacı ve hava yoluyla toplu taşıma araçları tahmin edilen günümüzün tuhaf tasvirlerinde görülüyor.
Hava kurtarma hizmeti veya savaş için donatılmış uçaklar gibi bazı sistemler artık askeri güçlerin günlük bir parçasıdır. Ancak Scientific American’ın 1915’te çıkacağına söz verdiği “Fransız görünmez uçağı” henüz yok.

19 ve 20.yüzyıllarda ön görülen uçan arabalar 21. Yüzyılın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Özellikle kişisel uçan arabalar o dönemlerde birçok kişi tarafından hayal ediliyordu. Bilim ve Buluşun Mayıs 1923 sayısında, bilim kurgu yazarı Hugo Gernsback , “helicar” olarak adlandırdığı bu uçan arabalar için yaptığı vizyonunu , daha önce New York sokaklarını sıkıştığını gördüğü otomobil trafiğine bir çözüm olarak açıkladı. Henüz her garaja park uçuş makinesi olmayabilir, ama bu tür organizasyonlar Uber ve NASA, Rus savunma şirketi Kalaşnikof, 2020 Olimpiyatları için Toyota ve sayısız küçük şirket kişisel uçan araba geliştirmek için çalışmalar yürütüyor.
Teknolojinin kişiselleşeceği, teknolojiye odaklı bir endüstrinin gelişeceği gibi tahminlerin yanı sıra en şaşırtıcı tahmin fosil yakıtlar ve çevre konularında düğümleniyor. Günümüzde bazı kişiler fosil yakıtı bırakmamak için dirense de 20. Yüzyıldan itibaren birçok fütürist gelecekte fosil yakıt alışkanlığının bırakılmak zorunda kalacağını söylüyordu.
Kaynak: https://futurism.com/2018-looking-back-century/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar