fbpx
Connect with us

Yaşam

Karbon Salınımı Kutuplarda Palmiye Ağaçları ve Timsahların Yaşadığı Dönemden 10 Kat Daha Fazla

Published

on

Torunlarımız kendi çocuklarına sahip olduğunda biz insanlar, 56 yıl boyunca rakipsiz kalmış bir iklim rekoru kırmış olacağız. Yeni yapılan bir araştırma, insanların atmosferin içine dünyanın son büyük ısınma olayı olan Palaeosen-Eosen Termal Maksimum (PETM) sırasında yayılandan 10 kat daha fazla karbondioksit pompaladığını oratya çıkardı. Eğer karbon salınımı gelecekte de artmaya devam ederse matematiksel modellerle tahmin edilidiği üzere birkaç yüz yıl içerisinde yeniden PETM benzeri bir olayla karşılaşmamız olası. Başka bir deyişle, yakın gelecekte Dünya, Kuzey Kutbu’nun buzsuz, timsahlar ve palmiyelerle kaplı olduğu geçmişine dönebilir. Michigan Üniversitesinde paleoclimate araştırmacısı olan Philip Gingerich ise şu uyarıda bulundu, ‘’Sen ve ben 2159’da burada olmayacağız fakat bu tarih bizden sadece 4 kuşak ötede.Çocuklarını, torunlarını ve büyük torunlarını düşünmeye başladığında, anlıyorsun.’’

PETM sıklıkla mevcut küresel ısınma için bir ölçüt olarak kullanılır. PETM süresince, hızlı iklim değişklikleri, okyanuslarda asitleşme ve tükenen canlı sayısında artış görüldü. Bu sürecin ardından dünyanın iyileşmesi 150000 yıldan fazla zaman aldı fakat o zaman yaşananlarla şimdinin hiçbir alakası yok. PETM sırasındaki küresel sıcaklıklar, bugünün ortalamasından yaklaşık 7 santigrat derece (13 derece Fahrenhayt) yüksek bir seviyeye ulaşmıştı. Yeni bir çalışma, eğer hiçbir şey değişmezse 140 yıl içinde insanların, bütün PETM boyunca yayılan kadar sera gazı yayabileceklerini gösterdi. Vanderbilt Üniversitesi’ndeki paleontolog Larisa DeSantis konu hakkındaki endişelerini şu sözlerle dile getirdi, ‘’ PETM e benzer bir ısınmaya gelece yıllarda ulaşılabileceği gerçeği çok korkutucu.’’

Korkutucu olmasının nedeni ise yoldan çıkıyor olmamız. Bugün iklim bilimcileri, PETM’i küresel ısınmanın gezegenimize neler yapabileceği ve bu değişikliklerin ne zaman gerçekleşeceği ile iligli bir örnek olay olarak kullanıyorlar. Bu ne kadar faydalı olsa da buguün farklı bir dünyada yaşıyoruz. PETM’in bir kuyruklu yıldız veya volkandan oluştuğu düşünülse de, şu anki iklim felaketimiz, dünyanın iklim kaydında görünmeyen bir oranda ve genellikle insanlar tarafından besleniyor. Aynı zamanda bu dünyanın farklı ekosistemlerle ve türlerle dolu olduğu bir zamanda soğuğa doğru olması beklenen bir eğilim sırasında gerçekleşiyor.

Tüm bu değişken faktörlerle birlikte, yeni araştırma PETM’in mevcut ısınma için bir gösterge olarak kullanılmasının gelecekte pek de faydalı olamayacağını öne sürüyor. Utah Üniversitesi’nden bir jeofizikçi olan Gabriel Bowen ise konu hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle belirtiyor, ‘’Geleceğe yönelik bir varsayım yapıldığında, bugün gerçekleşmekte olan karbon salınımı, PETM gibi bir olay göz önünde bulundurulduğunda bile, şimdiye dek görülmemiş bir orandır. Elimizde dünyanın bu tür bir karmaşıklığa karşı nasıl bir tepki vereceğini anlayabilmek için yeterli jeolojiik veri de bulunmamakta.’’Görünüşe güre torunlarımız kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalacak.

Editör / Yazar: Zeynep BİROL

Kaynak: https://www.sciencealert.com/carbon-emissions-today-are-vastly-worse-than-earth-s-last-warming-event

Yaşam

Vücudunun Yanlış Tarafındaki Organlarla 99 Yıl Yaşayan Kadın: Rose Bentley ile Tanışın

Published

on

Rose Marie Bentley hayatının çoğunu, kırsal bir yer olan Oregon kasabasında o ve kocasının işlettiği bir yem mağazasında geçirdi. Küçük kasabada, koroda şarkı söylerdi. Dışarıdan, hayatı normal bir şey gibi görünüyordu ölümünün son anına kadar. Bentley’nin neredeyse bir asırdan beri ailesinin bile bilmediği olağanüstü bir sırrı vardı. Vücudunu Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’ne bağışladıktan sonra, tıp öğrencileri kısa süre sonra 99 yaşındaki bir kadının nadir bir tıbbi anormallik olan levocardia ile situs inversus durumu olduğunu ve bunu bilmeden tüm hayatını yaşadığını farkettiler. Diğer karın organlarının sağda değil solda olduğunu ancak kalbinin göğsünün sol tarafında kaldığını keşfettiler. Kelimenin tam anlamıyla, iç organları (kalbi eksi) normal bir insanın aynasını yansıtıyordu; iç organları kalbi hariç diğer tüm insanların tersi yönündeydi. Anatomi öğretmeni Cam Walker, “Bir şeyin yolunda olduğunu biliyordum, ancak nasıl bir araya getirildiğini bulmak biraz zaman aldı” dedi. Son derece nadir görülen bu durum, yaklaşık 22.000 canlı doğumda sadece bir kez veya nüfusun yüzde 0.0045’inden azında görülür.

Ama bu durumla yetişkin yaşa kadar yaşayan kimseler daha da az sayıda. Walker, bu özel durumla doğan 50 milyon kişiden sadece birinin, doğuştan kalp defekti gibi hayati tehlike arz eden endişelere yol açabileceği için yetişkin olarak yaşayacağını tahmin ediyor. Bununla birlikte, Bentley gibi benzer kişilerin organ simetrisi normalse ve durum izole edilmişse, sağlıkla ilgili kaygıları olmayabilir. Tıbbi literatür, geçmişten günümüze 70’li yaşlarında yaşamış olan izole levokardi ve situs inversusun sadece iki bilinen sağ kalanını bildirmektedir.

Bentley’nin ayrıca, midenin üst kısmının diyaframdan dışarı çıktığı hiatal herni adı verilen bir anormalliği vardı. Ek olarak, vena kava (SVC) damarı alışılmadık derecede uzundu. Başın, boynun ve üst ekstremitelerin deoksijenli kanını toplamak yerine, Bentley’in süper güçlü vena kavası, göğüs kafesi duvarından ve karın boşluğundan da deoksijenli kan topluyordu. Ayrıca üç karaciğer damarında da, ilk olarak alt vena kavadan geçmek yerine doğrudan kalbinin sağ atriyumuna akan benzeri olmayan akış bulunmaktaydı.

Tüm bu anormalliklere rağmen, Bentley’nin ailesi kadının artrit dışında başka kronik bir durumu olmadığını söylüyor. Operasyon cerrahları anormal bir konuma sahip olduğunu belirttiği Bentley’inin üç organı ve parçalarını çıkardılar. Bentley’nin çocukları, eşsiz vücut yapısından habersizdi . Öğrendiklerinde ise ;Bentley’nin kızı Louise Allee, “Annem bunun çok havalı olduğunu düşünürdü” diyerek annesinin, benzersiz vücudunun kazandığı tüm ilgiyi seveceğini söyledi. “Böyle bir şeyi öğrenseydi mutlu olurdu. Muhtemelen farklı olduğunu bilerek yüzünde kocaman bir gülümseme oluşurdu ”diye belirtti. Ekip bulgularını, Amerikan Anatomistler Birliği’ nin Deneysel Biyoloji toplantısında sundu.

Editör / Yazar: Neslihan ÇAKMAK

Kaynak: https://www.iflscience.com/health-and-medicine/meet-rose-bentley-the-woman-who-lived-99-years-with-organs-on-the-wrong-side-of-her-body/

Continue Reading

Yaşam

Derisiz Doğan Nadir Genetik Hastalığı Olan Bebek

Published

on

Nadir bir genetik hastalık nedeniyle derisiz doğan bir bebek, ilk dört ayını hayatını kurtarma umuduyla yoğun tıbbi tedavi ve ağrı tedavisi geçirdi. “Cesur biri” anlamına gelen bir Swahili adı olan Jabari, 1 Ocak’ta doğdu, başı ve bacakları hariç, cildinin çoğu eksik kaldığında sadece 1,36 kilogram ağırlığındaydı. Jabari, Epidermolysisbullosa (EB) olarak bilinen ve en hafif sürtünme veya çizilmeden bile kolayca yırtılan veya kabaran, kırılgan bir cilt ile sonuçlanan son derece nadir bir genetik bağ dokusu hastalığından muzdariptir. Küçük vakalar sadece ellerin, ayakların, dizlerin ve dirseklerin kabarmasına neden olabilirken, otozomal resesif distrofik epidermolysis bullosa, Hallopeau-Siemens tipi (RDEB-HS) gibi en ciddi vakalar sıklıkla yaygın olmayan cilt kaybına neden olabilir – genellikle doğum sırasında meydana gelen olaylar – vücutta, ağız içinde ve sindirim sisteminde kabarma şeklinde görülür. Texas Çocuk Hastanesi’deki doktorlar, bebeğin çenesinin göğsüne kaynamasına neden olan yara izi dokusunu kesmek zorunda kaldı. Göz kapakları doğumda kaynamış.

IFLScience, çocuğun “kritik” durumda olduğunu doğrulayan Teksas Çocuk Hastanesinde bir temsilci ile konuştu, ancak bebeğin annesi PriscillaGray, oğlunun şimdi durumunun stabil olduğunu ve “çok iyi olacağını ” ekledi. Gray, IFLScience’ a oğlu için “Doktorlar, çok küçük olduğundan ameliyatla başa çıkabileceklerini düşünmüyorlar” dedi. Hayat kurtarıcı bir prosedür olan sigorta sistemi, çocuğun Teksas ÇocukHastenesi’ ndeki tedavisini kabul etmedi.

Daha sonra aile maliyetleri telafi etmek için bir vakıf sitesi kurdu: https://www.gofundme.com/br8pa-medical-and-bills

Gray, ultrasonda bebeğinin kilo almadığını görene kadar hamileliğinin “iyi gittiğini” yazıyor. Texas’ın San Antonio kentindeki doktorlar, 37. haftada onu hastaneye getirdi ve bebeğin kalbi atışı düşmeye başladığında acil bir C-kesimi yaptı. ( c-kesimi, sezaryen doğum) Geçen hafta, bebek Teksas Çocuk Hastanesine transfer edildi ve uzmanların kendisini tedavi etmek için daha donanımlı olduklarını söylediler.

Şu anda, Ja’ bari ağrı için ilaç kullanıyor ve enfeksiyon riskini azaltmak için topikal merhemlerin yanı sıra sık sık pansuman değişiklikleri alıyor. Doğumundan bu yana 2,26 kilogram almış ve burnundaki bir tüple beslenmiştir. “Her gün hala bu Dünya’ da yaşamak için mücadele ettiği bir nimettir,” diye yazdı annesi, kocasının genin taşıyıcı olup olmadığını belirlemek için genetik testlerden geçtiğini ekledi.

Editör / Yazar: Burcu AKIN

Kaynak: https://www.iflscience.com/health-and-medicine/baby-with-rare-genetic-disease-born-without-skin-in-critical-condition/

Continue Reading

Bilim

Cerrahlar, Bir Bebeğin Beyninde Olgunlaşmış Diş Şeklinde Bir Tümör Buldular

Published

on

Bilim insanları yaşına göre fazla hızlı gelişen bir bebeğin beynini incelediklerinde olgunlaşmış diş şeklinde bir tümör buldular. The New England Journal of Medicine’in 2014’ teki haberine göre olay Maryland Üniversitesi ve Baltimore Johns Hopkins Children’ s Center’ ın beyin cerrahlarının 2014’ te 4 yaşındaki bir çocuğun beyin MR’ ını incelemeleriyle ortaya çıktı. İncelemelere göre tümör ceviz büyüklüğündeydi ve yan kısımları boyunca küçük yapılar vardı. Bebek hemen operasyona alındı ve tümör beyninden alındı. Tümörün embriyonik hipofiz dokusundan türemiş bir tümör diğer adıyla Kraniyofarenjiyomlar ( merkezi sinir sisteminin sellar ve para sellar bölgesinde yer alan iyi huylu büyüyen tümörler) olduğu ortaya çıktı. Bu tümör genellikle küçük çocuklarda oluşsa da nadiren yetişkinlerde de görülebiliyor. Genellikle beyin tabanında bulunup hormonları düzenleyen bir bez olan hipofiz bezinin yakınlarında görülüyor.

İyi huylu oldukları için yayılıp kansere sebep olmuyorlar ama hipofiz bezine yakınlıklarına göre bazı hormonal problemelere sebep olabiliyorlar. Bu olay oldukça ilginç bir vakanın sadece başlangıcıydı. Ameliyat sırasında cerrahlar buldukları tümörün dişleşmiş olduğunu gördüler. Bu tümörler teratom olarak adlandırılır. Teratom yalnızca diş yapısında olmak zorunda değildir; kas, saç, kemik gibi dokulardan oluşabilirler. Bu teratomun ise neden ya da nasıl diş halinde şekillendiği belli değil. Maryland Üniversitesi Medikal Merkezi’nde ameliyatı gerçekleştiren doktor Narlin Beaty, Lİve Science’ a yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

Diş şeklinde bir tümör her gün gördüğümüz bir şey değil. Kraniyofarenjiyomlar’ da ise benzeri görülmemiş bir olay. Tümör başarıyla alındı ve çocuk aylar içinde kalıcı bir iyileşme göterdiyse de hala tedavi edilebilir hormonal problemleri var. Bunun içinse tiroidal ve adrenal bezlere hormonal replasman tedavisi uygulanıyor. Doktor Beaty patologların olayı araştırdığını ve ileride yapılacak araştırmalar için dişten örnekler alındığını söyledi. Son olarak hastanın çok iyi bir iyileşme gösterdiğini ve takip için belirli aralıklarla MRI taramasına alındığını belirtti.

Editör / Yazar: Şeyma SÜRÜCÜ

Kaynak: https://www.iflscience.com/health-and-medicine/surgeons-found-fully-formed-teeth-deep-inside-a-babys-brain/

Continue Reading

Öne Çıkanlar