Bizi Takip Edin

Yaşam

Karşınızdaki Kişinin Sosyopat Olduğunu Anlamanın 7 Yolu

Yayınlandı

üzerinde

Bir kişinin narsist olduğunu ya da sosyopat olduğunu anlayabilmeniz bazen mümkün olmayabilir. Eğer hayatınızdaki kişi bir sosyopatsa, ilişkinizde günden güne kendinizi yalnız hissetmeye başlayabilir ancak bunun nedenini anlayamayabilirsiniz. Kendinizi her zaman yanlış şeyi söyleyen ve partnerinizi kızdıran insan olarak hissetmeye başlayabilirsiniz.Daha önce kişilik bozuklukları hakkında bilgi sahibi değilseniz, yaşadıklarınız oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Psikologlar ve narsistik ilişkilerden kurtulanlar tarafından insanların sosyopatların büyüsüne neden kapıldıklarını, yaşadıklarıyla ilgili neden tereddüt ettiklerini ya da sevdikleri birinin nasıl bu şekilde onlara davranabildiğini anlamaları noktasında yardımcı olabilmek için bazı çalışmalar yürütüyor. Donna Andersen, bir sosyopat ile kötü bir evlilikten çıktıktan sonra LoveFraud.com sitesini kuran bir gazeteci. Web sitesi artık iyi duyguları kötüye kullanan sosyopatları tanımayı ve bunlardan kaçınmayı öğretmeye yardımcı olmak için popüler bir yer. Andersen geçen ay bir narsist ya da sosyopat ile kötü niyetli bir ilişkiden geçtiğinizi düşünüyorsanız, bilmeniz gereken bazı ifadeler ve kelimeler hakkında bir blog yazısı yazdı. Bu yazıda sosyopatların yapmayı sevdikleri şeyler kaleme alındı. Andersen’e göre sosyopatların uyguladığı 7 şey söyle sıralanıyor:

1.Sevgi Bombardımanı

Bir sosyopat sizi ilk tanıştığınızda sevgisiyle şımartacaktır. Muhtemelen size başkalarından ne kadar farklı olduğunuzu ve sizinle birlikte olması gerektiğini söyledi. Sıraladığı iltifatlar, pahalı hediyeler, tatile çıkarmalar başınızı döndürecektir. Psikologlar gerçekte bu beyaz atlı prensler veya mükemmel görünümlü prenseslerin aslında büyüleyici olmadıklarını ancak sizi nasıl etkileyeceklerini bildiklerini söylüyor. Bu nedenle sosyopatlar sevgi bombardımanı ismi verilen teknikle çekiciliğini yükseltecektir. Bir kişi sizi dünyanın en önemli insanı gibi hissettiriyorsa, senin onun için tek olduğunu söylüyorsa o kişinin sosyopat olma ihtimali yüksektir. Eğer bir ilişkinin çok hızlı bir şekilde ilerlediğini düşünüyorsanız, tanıştığınız birisi birkaç hafta sonra size ilanı aşk ediyor ve sizin ruh eşiniz olduğunuzu söylüyorsa bu kişiye dikkatli yaklaşmanız yerinde olacaktır.


2.Yırtıcılık

Seni bağladıktan sonra sosyopat zaten hemen yeni bir hedef bulup ona yönelmiştir bile. Çünkü o avını arayan yırtıcıdan pek de farklı değildir. Çünkü onlar kolayca sömürebilecekleri kişiyi ararlar. Sosyopatlar, cazibeleriyle etkileyebilecekleri, baştan çıkarabilecekleri ve tuzağa düşürecekleri kişiyi dikkatlice araştırırlar ve bu konuda çok iyidirler.PsychCentral’den terapist Silvia Horvath bu kişilerin özellikle savunmasız kişileri seçerek onlardan çok fazla şey almaya çalışacaklarını söylüyor. Bu özellikleriyle sosyopat bir kişi karşısındakini güven ve benlik saygısı sorunu yaşar hale getirecektir. Bunula birlikte sosyopatlar diğer kişiler için bir şeyler yapmaya istekli, çok dikkatli olmalarının yanı sıra aile ve kariyerleri için tutkulu olduklarını ifade ediyor. Bu nitelikleri gerçek yüzünü görmenizden önce onun içindeki iyi tarafları görmenizi sağlayacaktır. Bazı durumda sosyopatlar sizinle henüz tanışmadan önce bile sizi tanıyabilirler. Sosyal medyadan sizi takip etmiş olabilirler veya sizinle tanışmadan önce etrafta görmüş olabilirler. Çünkü onlar sizin iyi bir hedef olup olmayacağınızı önceden incelerler.


3.Acındırma

“The Sociopath NextDoor” adlı kitabında Dr Martha Stout, ilk tanıştığınız kişinin bir sosyopat olduğunu anlamanızın en güvenilir işaretinin korkuyla bir alakası olmadığını beyan ediyor. Bunun yerine sosyopatlar kişinin sempatisine hitap ediyor. Kendisini ya da başkalarını sürekli inciten ve sürekli kendisi için sempati toplamaya çalışan birisiyle karşı karşıyaysanız, muhtemelen bir sosyopatla karşı karşıyasınız demektir. Sosyopatlar bir kişiyi etki altına alabilmek için geçmişte ne kadar kötü muamele gördüklerinden söz edebilirler. Geçmişteki yaşadıkları kötü olaylardan bahsedebilir veya önceki kötü ilişkilerini anlatabilirler. Bu anlattıklarının doğru olmadığı anlamına gelmiyor. Ancak böyle bir kişiyle karşılaştığınızda dikkatli olmanızda fayda var. Sosyopat sizin empatik olduğunuzu biliyor ve onlarla bağ kurduğunuzu hissettirecek duyguları size verecektir. Gerçekte bu hal genel itibariyle yakınlık yanılsaması yaratmaya çalışmasından kaynaklanmaktadır. Sonuçta, “Eminim şeytan var olsaydı onun için çok üzülmemizi isterdi,” diye yazıyor Stout.


4.Kukla Ustası

Sosyopatlar başkası üzerinde güç kullanabilmek için taktikler geliştirerek manipülasyon yaparlar. Temel olarak sosyopatların kurbanı olan kişiler gerçekliği sorgulayacaktır. Çünkü onlar bir kukla ustası gibi davranırlar. Bu manipülasyonun birkaç aşaması bulunmaktadır. Zaman içerisinde kademeli olarak kurbanlarının üzerinde uygularlar. Bu nedenle bir kurban karşısındakinin bir sosyopat olduğunu anlaması bir süre alabilir. Buna bir yalanla başlayabilirler ve her seferinde yalanın dozunu arttırabilirler. Bu öyle bir noktaya gelir ki tencere içerisindeki kurbağa benzetmesi tam olarak bu duruma uygundur. Isı çok yavaş bir şekilde açılır, bu nedenle kurbağa asla ölmek üzere olduğunu anlamaz. Sosyopatlar size yalan söylediğinde bunun doğru olmadığını bilirsiniz, ancak yine de söyledikleri yalanı sorgulamanızı sağlarlar. Onlar doğru olarak bildiğiniz şeyleri yapmayı ve söylemeyi ısrarla reddederler. Bunu o kadar çok yaparlar ki siz artık gerçekliğinizi sorgulamaya ve onların söylediği yalanı kabul etmeye başlarsınız. Sonrasında ise sizi övgü yağmuruna tutarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlarlar. Siz de onların gerçekten iyi bir insan mı yoksa kötü bir insan mı olduğunu bir türlü anlayamazsınız. Bu durum kurbanın kafasını iyice karıştıracak ve aklını yitirdiğini düşünmesine sebebiyet verecektir. Ayrıca aileniz ya da arkadaşlarınızın kendilerini sevmediklerini söyleyerek onlara karşı tavır almaları da olasıdır. Onları artık görmemenizi sizden de isterler. Sizinle güvendiğiniz insanların arasına daha fazla mesafe koymaya çalışırlar.

5. Jekyll ve Hyde:
Eğer partnerinizin neden bir dakika nazik ve iltifatkar, sonra suçlayıcı ve sonra saldırgan olduğunu anlayamıyorsanız muhtemelen sosyopat bir insanla birliktesiniz demektir. Bu Jekyll ve Hyde davranışı olarak bilinmektedir. Jekyll ve Hyde bir roman kahramanıdır ve bir deney sırasında içindeki kötülüğü ortaya çıkaran Dr. Jekyll’ınhikayesini anlatmaktadır. Sosyopat istismarcılar arasında yaygındır ve sizi bu çizgide tutmanın bir yolu olarak kullanırlar. Sosyopat insanlar aileleri ya da arkadaşları gibi dışarıdan bir izleyiciler tarafından izlendiklerinde büyüleyici ve sevecen bir görünüme sahip olabilirler. Ancak baş başa kaldığınızda bir canavara dönüşürler. Sosyopat zamanla sizin daha fazla değerinizi düşürmek için uğraşacaktır. Hyde tarafı daha çok ortaya çıktığında hakaret, manipülasyon, duygusal veya fiziksel yakınlıktan sizi yoksun bırakan davranışlar, sevgiyi geri çekme, kendi davranışlarından dolayı sizi suçlama gibi yöntemlere başvuracaktır.Sizi hedef alan bu davranışlar sonrasında kendinizi size böyle davranmasındaki suçlu kişi olarak görmeye başlayabilirsiniz. Çünkü bunu hissedebilmeniz için sizi manipüle etmiştir ve tüm taktiklerini başarılı bir şekilde uygulamıştır. Dr. Jekyll gibi davranmaya başladığında ise romantik, sevgi dolu, iltifatkar bir şekilde davranmaya başlar.


6.Değerinizi Bitirip Bir Köşeye Atma:

Sosyopat için dünya üzerindeki en önemli kişi gibi hissettiniz. Ancak onlar sizle işleri bittiği zaman sizi bir kenara bırakacaklardır. Tüm sevginizi, saygınlığınızı, paranızı almış olabilirler. Sizi atıp bir sonraki tedarik kaynağını aramakta zorluk çekmeyecektirler. Artık tamamıyla tükendiğiniz için bir sosyopat için hiçbir yararınız yoktur ve bu nedenle sizi etraflarında tutmaları için de bir neden yoktur. Bu aşamada arkadaşlarınızın ve ailenizin desteğini almak istiyorsanız, sizin için doğru bir adım olabilir. Ancak aileniz ve arkadaşlarınız anlattığınız hikayeye muhtemelen inanmayacaklardır. Çünkü bir sosyopat muhtemelen onların gözlerini çok güzel bir şekilde boyamış olacaktır. Sosyopatlar bu noktada yalnız çalışmazlar. Tüm çevrenize de hatanın sizde olduğu izlenimini yaratabilirler.

7.Kaldırma:

Eğer bir şekilde sosyopattan kaçmayı başarmışsanız, muhtemelen o size geri dönebilmenin bir yolunu arayacaktır. Bu nedenle uyanık olmalı bu kişier tüm sosyal medya hesaplarınız dan engellemeli, numaralarını engellemeli ve ikinizin arasında iletişim kurabilecek olan herkesi hayatınızdan çıkarmalısınız. Kesinlikle sosyopatla tekrar temas kurmamalısınız .Sosyopatların en korktuğu şey terk edilmektir. Bunun sebebi ise görünüşlerinin onlar için önemli olmasıdır. Dikkatli bir şekilde iyi veya kötü olarak gelişirler ve onlara sessiz bir şekilde veda ettiğinizde artık kontrollerinin altında olmadığınızı fark ederler. Sıklıkla geri dönerek sizi tekrar kendilerine bağlamaya çalışırlar. Size bir hata yaptıklarını, size olan davranışlarından dolayı üzüldüklerini söylerler ve bir daha asla size kötü davranmayacaklarını anlatırlar. Ancak onlarla yapacağınız herhangi bir birleşme eskisinden daha kötü bir hale gelmenizi sağlayacaktır. Bu sadece aynı aldatmacanın devam filmidir. Eğer böyle bir durumdaysanız mutlaka psikolojik yardım almanız gerekmektedir.

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Yeni Zelanda’daki Devasa Dalga Güney Yarım Kürede Yeni Bir Yükseklik Kaydetti

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Doğa hem hayranlık uyandırıcı hem de korkutucu olabiliyor ve bunu ikisinin ortasında bir yerde tutmalıyız. 23.8 metre (78.1 fit) yüksekliğe ulaşan devasa bir dalga, güney yarımküre için yeni bir yükseklik rekoru kırdı. Büyük dalga, Yeni Zelanda’nın yaklaşık 700 kilometre güneyindeki Campbell Adası yakınlarındaki Güney Okyanusu’nda bir şamandıra tarafından kaydedildi. Son derece vahşi bir fırtına, dalgaların rekor kıran zirvelere ulaşmasına yardımcı oldu. Yeni 23.8 metrelik filigran, Tazmanya kıyılarında 2012 yılında 22.03 metre’lik (72.3 fit) bir önceki rekorun bir buçuk metre üzerine çıktı. Dalga boyunu ölçen MetOcean Solutions’dan, okyanus bilimci Tom Durrant “Bildiğimiz kadarıyla güney yarımkürede kaydedilen en büyük dalgadır” diyor. “Gerçekten, Kaliforniya’daki sörfçüler, bu fırtınadan dolayı enerjinin yaklaşık bir hafta içinde kıyılarına ulaşmasını bekleyebilir.” Araştırmacılar fırtınanın dalgalarının 25 metre (82 fit) işaretini aşabileceğini düşünüyorlar, ancak enstrümanları tarafından kaydedilmeden. Söz konusu olan şamandıra güneş enerjisi ile çalışmaktadır ve pil gücünden tasarruf etmek için her 3 saatte sadece 20 dakika kayıt yapmaktadır. Durrant “Bu 20 dakikalık kayıt süresince yükseklik, süreç ve her bir dalganın yönü ölçüldü ve istatistiksel olarak hesaplandı.” diyor. “Şamandıra kayıt olmazken daha büyük dalgaların meydana gelmesi çok muhtemel.” Ne kadar yükseklikten söz ediyoruz? 23.8 yaklaşık olarak sekiz katlı bir binanın yüksekliği. Washington DC’deki Beyaz Saray’ın çatısına sıçramış olmalı. Bir teknede bu şartlarda sallanmayı ve sadece birkaç saniyede bu yükseklikten düşmeyi hayal edin. Araştırmacılar, düşük basınçlı bir hücrenin su üzerinde, zorladığı dalgalarla aynı hızda seyahat ettiğini, yani fırtınanın etkisi altında kaldıkça dalgaların giderek büyüyebileceğini söylüyorlar ve dalganın önemi rekor kıran başarıların ötesine geçer. Okyanusun bu kısmı, komşu bölgelerdeki dalga ve hava koşullarını etkileyen, gezegenin geri kalan kısmına yayılan kabarma dalgaları yaratmak için “makine odası” dır. Bu fırtına ayrıca 14.9 metrelik ‘önemli bir yükseklik’ kaydetti ve bu, okyanusun uçuculuğunu ölçmek için Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) standardıdır ve ölçülen dalgaların en yüksek üçte birinin ortalama yüksekliği demek oluyor. Güney Okyanusu için bu bir rekor olsa da dünya rekoru ile kıyaslandığında 2013’te Kuzey Atlantik’te 19 metre olarak bugüne kadar kaydedilen en yüksek dalga boyu rekorunun yanında sönük kalıyor. Bütün bu kayıtlar yakın gelecekte tepetaklak olabilir. Isınan Dünya’nın sonuçlarından biri de daha yoğun fırtınalar olarak düşünülebilir ve bu da daha büyük dalgalar demek. Met Ocean Solutions’dan şamandıradan görevli olan Peter McComb” Bu tam olarak yakalamayı umduğumuz bir çeşit veri” diyor. ” Biliyoruz ki fırtınaların hızı meydana gelen dalga ikliminde önemli bir rol oynuyor ve hem mevcut hem de iklim değişikliği senaryolarıyla büyük bir ilgisi var.” Bu şamandıralarla ölçülen veriler bilimsel topluluğa açıktır ve online olarak MetOcean Solutions web sitesinde bulunabilir. Kaynak: https://www.sciencealert.com/monster-wave-sets-new-southern-hemisphere-height-record

Devamını Oku

Yaşam

Hava Kirliliği Çocuklarda Yüksek Tansiyon Riskini Arttırıyor

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bugüne kadar fosil yakıtla beslenen bir dünyanın, sadece ekosistemi sera gazı kaynaklı iklim değişikliğiyle tehdit etmediğini, aynı zamanda havayı zehirleyerek insan sağlığını doğrudan tehdit eden bir süreci başlattığını biliyoruz. Yine de bazen soyut bir şekilde olaya bakmak tehlikenin boyutunu anlamamızı engelliyor.
Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu’nun yaptığı yeni bir çalışma bu konu hakkında tehlikenin ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Hipertansiyon dergisinde yayınlanan çalışmada bildirildiği üzere, üçüncü trimesterinde kirli havaya maruz kalan annelerden doğan 3 ila 9 yaşındaki çocukların, kirli havaya maruz kalmayan annelerin çocuklarına oranla daha fazla yüksek tansiyona sahip olduğunu ortaya koydu. İnceleme, yetişkinlerde hipertansiyon da dahil olmak üzere bir dizi şiddetli medikal durumu indüklediği bilinen ince partikül maddesinin (PM) inhalasyonunun , kalıcı transgenjenerasyon etkilerine sahip olduğunu gösteren ilk araştırmalar arasındadır.
Çalışmayı yürüten ekip CBS News’a yaptığı açıklamada, “Havamızı sadece gezegenimizin sağlığı için değil aynı zamanda çocuklarımızın ağlığı için de temiz tutabilmek için düzenlemeler yapmamız gerekiyor” dedi. Tansiyon yaşam boyunca izlenen süreçlerden birisidir. Çocukluk döneminde kan basıncı yüksekse, ileri yaşlarda kardiyovasküler hastalıklara ve hipertansiyona sahip olma oranı ciddi boyutta artıyor. Çalışmayı yürüten ekip, daha büyük bir çalışmanın parçası olarak doğduğu andan beri takip edilen 1829 Amerikalı anne ve çocuk çiftinden elde edilen verileri kullandı. İyi PM’ye maruziyet, annenin evine en yakın ABD Çevre Koruma Ajansı hava kalitesi izleme istasyonu tarafından kaydedilen parçacıkların günlük konsantrasyonunun ortalaması alınarak belirlendi. PM 2.5 olarak da bilinen kirli hava, sıvı damlacıklarını ve 2.5 mikrometre çapında (insan saçı genişliğinin yaklaşık otuzda biri) veya daha küçük olan katı parçacıkları veya daha az aerosol haline gelen katı parçacıkları içerir. PM 2.5 partiküllerinin çoğu, endüstriyel tesislerde ve şantiyelerde motorlar, yangınlar ve yanma bazlı prosesler tarafından yayılan moleküller arasındaki kimyasal etkileşimlerin sonucudur. Bu maddelerin solunmasının, ciddi kısa ve uzun vadeli sağlık sorunlarına neden olduğu bilinmektedir ve her yıl milyonlarca erken ölümle doğrudan bağlantılıdır.Dünya Sağlık Örgütü’nün Hava Kalitesi Yönergelerine göre PM için güvenli sınır 2.5 mikrometreye maruz kalmanın yıl boyunca yıl boyunca en fazla 25 mikrogram / m3 ve 24 saatlik sürede ise en fazla 10 mikrogram / m3 olması gerektiğidir.
Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-medicine/air-pollution-is-giving-children-dangerously-high-blood-pressure/all/

Devamını Oku

Bilim

Polikistik Over Sendromuna Neyin Sebep Olduğu Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bilim insanları kadınları ciddi oranda tehdit eden polikistik over sendromuna neyin sebep olduğunu tespit ettiklerini ve nasıl tedavi edeceklerini bulduklarını açıkladı. Polikistik over sendromu (PKOS), beş kadından birini etkileyen bir durumdur. Bilim insanları bu sendromun kaynağını bildiğini açıkladı. Nature Medicine’de yayınlanan çalışmada, PKOS’un oluşumuna sebep olarak rahimde meydana gelen hormonal dengesizlik gösterildi. Özellikle anti-Müllerian hormonu (AMH) olarak adlandırılan bir büyüme hormonuyla bir bağlantı keşfedilmiştir.
Fransa Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü’nde Paolo Giacobini liderliğindeki ekip, AMH düzeylerinin PKOS’lu gebelerde olmayanlara göre yüzde 30 daha yüksek olduğunu fark etti. Bu durumun kalıtsal bir bileşeni olduğu için, bu hormonal dengesizliğe sahip kadınların PKOS’lu kızları doğurup doğurmadıklarını test etmeye karar verdiler. Araştırma sonucunda AMH hormonu hamile farelere enjekte edildi. Bu sayede farelerde hormon normal konsantrasyonundan daha yüksek bir hale geldi. Fareler gerçekten de PKOS benzeri eğilimleri olan kız bebekler dünyaya getirdiler. Sonuçlar doğurganlık, geciken ergenlik ve düzeniz yumurtlama ile ilgili problemler içeriyordu. Araştırmacılara göre, AMH hormonuna ek olarak, vücudun testosteron seviyelerini yönetmekten sorumlu olan GnRH nöronları adı verilen belirli bir beyin hücresi kümesinin aşırı uyarılması da görüldü. Yavrularda bu sebeple daha yüksek testosteron seviyeleri görüldü. Bu çalışmada heyecan verici olan ise ekibin sadece PKOS’un sebebini belirlemesi değil, bu durumu tersine çevirmeyi başarmış olmasıdır. Araştırmacılar polikistik farelere, Cetrorelix ismi verilen bir IVF ilacı verdi. Bu ilaç polikistik over sendromunun ortadan kalkmasını sağladı. Bu tedavi kadınların doğurganlık oranını arttırabilir. Sıradaki adım ise ilacın insanlarda test edilmesi. Testlerin yılsonunda yapılması düşünülüyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/health-and-medicine/scientists-finally-think-they-know-what-causes-polycystic-ovary-syndrome-and-how-to-cure-it/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar