fbpx
Bizi Takip Edin

Yaşam

Kediler ve Girişimcilik Arasında Tuhaf Bir Bağlantı Bulundu

Yayınlandı

üzerinde

Kedilerde bulunan bir protozoon paraziti, enfekte ettiği insanların beyinleri üzerinde oldukça garip bir etkiye sahip olabilir. Doğru koşullar altında bu parazitin geçtiği kişiler ElonMusk benzeri bir girişimciye dönüşebilir. Toxoplasma Gondi, farelerin akıllarıyla uğraşmakla ünlüdür ve onları risk değerlendirme kabiliyetinden kurtarır. Bu enfeksiyon ilk defa 1908 yılında Afrika’da gondi isimli bir kemirgende bulunmuştur. Bu sebeple ismi Toxoplasma Gondi olarak adlandırılmaktadır.
Bu enfeksiyon tüm canlılara geçse de sadece kedilerin bağırsaklarında dişisi ve erkeği aynı anda üreyebilir. Dışkıdan dışarı atılan enfeksiyon diğer canlılara bulaşır. İnsan beyninde de Toxoplasma Gondi’nin kedilere yaptığına benzer etkilerin olabileceğine dair bazı kanıtların olduğu iddia ediliyor. Colorado Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, Toxoplasma Gondienfeksiyonları ve dünya çapındaki girişimcilik faaliyetlerinin paralelliğine dair bir dizi inceleme gerçekleştirildi. Araştırmacılar enfeksiyonun vücutlardaki gelişimini izleyebilmek için basit bir tükürük testiyle öğrenciler ve çalışanlardan numuneler topladı. Toxoplasma Gondi’yi taşıyan yaklaşık 1.500 öğrencinin kendi işletmesini kurma olasılıklarının enfeksiyonu taşımayanlardan 1.4 kat fazla olduğunu açıkladı. Aynı zamanda enfeksiyonu taşıyanlar yönetim ve girişimcilik üzerine diğerlerine göre 1.7 kat daha fazla vurgu yapıyor. Araştırmacıların test ettiği 197 profesyonel meslek mensubunda enfeksiyonu pozitif olarak çıkanların bir noktada kendi işlerini kurma ihtimalinin 1.8 kat olduğunu tespit etti.
Son 25 yıldaki enfeksiyon oranlarına göre ülkedeki veri tabanları da ilginç bir patern göstermişlerdi. Ortaya çıkan sonuçlarda enfeksiyona yakalanan kişilerde daha az başarısızlık korkusu görülmesinin yanında girişimciliklerinde ciddi bir artış meydana gelmişti. ToxoplasmaGondi, tıpkı kedilerde olduğu gibi insan beyninin de riske girme konusunda daha az endişe duymasını sağlıyor gibi görünüyor. Hastalıktan sorumlu olan bu kedi kaynaklı patojen, bir fareyi kedinin kokusuna karşı korku duymayan ve onların nerede olduklarını unutacak bir hale getirebiliyor. Bu durumun kediler arasında besin kaynağının artmasına yardım eden evrim geçirmiş bir özellik olabileceği düşünülüyor. Farelerde yapılan deneyler bu şekilde olsa da enfeksiyonun bazı insanları daha saldırgan yaptığı ima edilmektedir. Ancak bununla ilgili rakamlar ikna edici boyutta değil. İnsan beyni söz konusu olduğunda enfeksiyonun etkilerinin minimal düzeyde olduğu düşünülüyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/toxoplasma-gondii-correlation-entrepreneurial-characteristics-global-economics

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

İsviçre Buzullarında Meydana Gelen Bir Erime 72 Yıl Önce Düşmüş Olan Uçağın Kalıntılarını Ortaya Çıkardı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra İsviçre Alplerine çakılan, ancak kalıntıları bulunamayan uçak 72 yıl sonra buzulların erimesi sonucunda ortaya çıktı. Tüm dünyada küresel ısınma tesirini gösteriyor. İsviçre, İsveç gibi ülkelerin dağlarında ciddi erimeler yaşanıyor. Bu erimelerden birisi 72 yıl önce düşmüş olan uçağın kalıntılarını ortaya çıkardı. Uçak Dakota türü olarak bilinen Amerikan C-53 Skytrooper modeliydi ve 18 Kasım 1946 tarihinde Tulin Avusturya’dan, İtalya Pisa’ya gidiyordu. Ağır bir kar fırtınasına yakalanan pilotlar Münih üzerinden başka bir rota bulmaya çalıştı.

Ancak mürettebat güzergahı kaçırdı ve kayboldu. Saatte yaklaşık olarak 280 kilometrelik bir hızla BerneseAlpleri’ndeki Gauli Buzuluna iniş gerçekleştirdi. Şaşırtıcı biçimde uçağın içerisinde bulunan 8 yolcu ve 4 mürettebattın tümü hayatta kaldı. Uçağın düşmesinden 5 gün sonra yolcular ve mürettebat kurtarıldı. Ancak uçağın izi kaybedildi. Uçağa ait bir pervane 2012 senesinde bulundu. Ancak diğer parçalara yine ulaşılamadı. Şimdi İsviçre Alplerinde yaşanan olağanüstü sıcaklıklar sebebiyle buzullarda çözülme meydana geliyor. Bu ısınma sonucu çözülen buzullar uçağın enkazını ortaya çıkardı.

Hatta uçağın içerisinde bulunan kişisel eşyalara dahi ulaşıldı. Elde edilen bilgilere göre uçak Berglistock dağının güney kanadına çarptı ve Gribdelwald kayak merkezinden yaklaşık olarak 10 kilometre uzaklıkta 3 bin 500 metre yükseklikte buzulların altında kaldı. Uçak ilk düştüğü zaman Fransız Alpleri’nde olduğu sanılıyordu. Enkazın tam yerini tespit etmek 3 gün sürdü. Uçağı bulabilmek için yaklaşık olarak 150 kurtarma görevlisi çalıştı. Uçağın yeri tespit edildikten sonra hayatta kalanlar için 2 uçak bulundukları yere malzeme bıraktı. Gazetelerde çıkan haberler enkazın büyük bir halk masalı olduğunu söylüyor. Sadece Dakota için bölgeye giden birçok ziyaretçi bulunuyor. İklim değişimi buzulların çözülmesiyle birlikte geçmişten kalan birçok kayıp kalıntıyı ortaya çıkarıyor.
Kaynak: https://www.iflscience.com/environment/a-melting-swiss-glacier-has-revealed-a-plane-lost-for-72-years/

Devamını Oku

Yaşam

Dünya Üzerindeki En Yaşanabilir Kent Hangisi?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Dünya üzerindeki en yaşanabilir şehir sıralamasında Melbourne uzun süredir birinci sırada yer alıyordu. Yedi yıl sonra Melbourne bu unvanını kaybetti. Yeni verilerde dünya üzerindeki en yaşanabilir şehir Viyana olarak gösteriliyor. Yaşanabilir şehir sıralaması The Economist IntelligenceUnit’in Küresel Yaşanabilirlik Endeksine dayanmaktadır. Bu çalışmada dünyanın dört bir yanındaki en iyi ve en kötü yaşam koşullarına dair değerlendirmeler bulunmaktadır.

Aslında bu endeks şirketlere şehre yeni yerleşen çalışanlarına ne kadar ödeme yapacaklarını ve ne kadar zorluk ödeneği verileceğini kararlaştırmak için yapılıyor. The Economist IntelligenceUnit, birinci sırada gösterdiği Melbourne, Viyana gibi şehirler de dahil olmak üzere yaşam kalitesi yüksek olan şehirlerde şirketlerin çalışanlarına ek ödenek vermesinin gerekmediğini söylemiş oluyor. Endeks Port Moresby, Tripoli ve Karachi gibi sıralamanın altındaki şehirler için yüzde 20’lik bir ödenek tavsiye ediyor. Tüm yoksulluğa rağmen, küresel yaşanabilirlik endeksi vatandaşlara değil, şehre dışarıdan gelip yerleşenlere odaklı. Endeks verileri şehirde yaşayan ortalama insanın ihtiyacı olan konut satın alınabilirliği, toplu taşıma, eğitime erişim, bisiklet yolu, yürüyüş yolu gibi verileri içermiyor.

Endeks ölçüleri, beş ayrı kategori altında 30 göstergeyle oluşturuluyor. Bunlar; istikrar (güvenlik), kültür, sağlık, eğitim, altyapı, çevre gibi alanları içeriyor. Göstergelerden 26 tanesi uzman ülke analistlerinin yargısı ve her kentte bulunan bir alan muhabirine dayanıyor. Bu kimsenin bilmediği eleştirmenler bir şehrin performansını; hoşgörülü, kabul edilebilir, istenmeyen, rahatsız edici ya da kabul edilemez olarak değerlendiriyor.
The Economist’in Küresel Yaşanabilirlik Endeksi, şehirleri karşılaştırmak için opak yöntemlerle çoğunlukla öznel bir derecelendirmedir. Ancak medyanın ve birçok kurumun ciddi olarak ilgisini çekmeyi başarmış olan bu liste, en yaşanabilir şehirleri belirlemeye devam ediyor.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/which-is-the-world-s-most-liveable-city-the-answer-is-not-that-simple

Devamını Oku

Yaşam

2018 – 2022 Arası En Sıcak Yıllar Olacak

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yazın başlaması ile birlikte Dünya’nın birçok yerinde sıcaklıklar yüksek seviyelere ulaştı. Hava uzmanları, bu yılın şimdiye kadar yaşanan en sıcak yıl olduğunu söyledi. Ancak bu unvan çok kısa bir süre için 2018’de kalacak… Nature Communications dergisindeki araştırmacılar 2018’in, toplam 5 yıl sürecek olan sıcak hava dalgasının ilk bölümü olduğunu söyledi.
Araştırmacalar bu bulguya ulaşırken iklim modelleri, deneyler ve istatistiklerden yararlandı. Yapılan iklim modellerinde, küresel ısınmanın artışı ilk etken olarak incelendi. CO2 emisyonları, aerosoller ve volkanik patlamalar önümüzdeki 5 yıl boyunca, kademeli olarak sıcaklığı arttıracak. Utrecht Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Sybren Driftwood ”Son yıllarda sıcak hava dalgasının dünya genelinde arttığını gözlemledik.
Okyanus sıcaklığının ve küresel sıcaklık ortalamasının özellikle bu yıl artması, araştırmamızın başlamasına sebep oldu. İklim modellerini çıkartırken son 10 yıldaki sıcaklık ortalamalarını göz önüne alıyoruz. ‘ Son 10 yılda sıcaklık nasıldı ? Önümüzdeki 10 yılda sıcaklık nasıl olacak ? ‘ sorularını araştırmamızın temeli olarak belirledik.” dedi. Araştırmada görevli olan bir başka isim Florian Sévellec ”İklim modellerini çıkarmak biraz uzun sürdü.
Çünkü bir modeli, bütün durumları hesaba katarak tekrar tekrar denetliyoruz. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen modeller, bazı önlemler almamız için bize yardım ediyor. Elde ettiğimiz modeller, bizi oldukça sıcak yılların beklediğini gösteriyor” dedi. Araştırma raporunun sonunda; sıcaklık dalgalarının yıllar geçtikçe artacağı bu yüzden küresel ısınmayı arttırabilecek faaliyetlerin azaltılması gerekirse sonlandırılması gerektiği bildirildi.
Kaynak: https://www.scientias.nl/uitzonderlijke-hitte-houdt-tot-2022-aan/
Çeviren: Kuzey KILIÇ

Devamını Oku

Öne Çıkanlar