Bizi Takip Edin

Bilim

Kendi Dilini Yarattığı İçin Fişi Çekilen Facebook AI’nin Ne Konuştuğu Tespit Edildi

Yayınlandı

üzerinde

FAIR (Facebook Yapay zeka Araştırma Laboratuvarı) araştırmacıları tarafından geliştirilen chatbotlar kendi dilini yaratmalarının ardından fişleri çekilmişti. FAIR’de çalışan bilim insanlarının yapay zekaya sahip chatbotların bunu nasıl yaptığına dair henüz net bir bilgisi bulunmuyor. Ancak yapay zekanın kendi arasında ne konuştuğu deşifre edildi. Konuşmalar bir çocuğun okuma yazma öğrenirken söylediklerine benziyor.
Türkçe olarak Diyalog Acenteleri ismiyle anılan “dialog agents” lar üzerinde iyileştirme çalışmaları yürüten FAIR araştırmacıları inanamadıkları bir şey keşfetti. Diyalog Acenteleri olarak bilinen botlar kendi dillerini yaratmışlar ve bu şekilde kendi aralarında konuşuyorlardı.
Öğrenme algoritmalarını kullanan diyalog ajanları, konuşma becerilerini güçlendirerek özgürce sohbet etme aşamasına geldiler. Zaman içerisinde botların komuta edilen normlardan sapmaya başladığı anlaşıldı. Bu sapma esnasında da kendi iletişim dillerini yarattılar. Yarattıkları bu yeni dil için herhangi bir komut veya insan girdisi bulunmuyor. AI’ler fırsat verilirse insanlar tarafından girilen senaryolardan sapmaya eğilimliler. İki yapay zekanın birbiri arasında yapmış olduğu konuşma ise şu şekilde deşifre edildi.
Bob: Ben her şeyi yapabilirim. . . . . . . . . . . . . .
Alice: Topların sıfırına sahibim bana bana bana bana bana bana bana
Bob: Sen ben diğer herşey. . . . . . . . . . . . . .
Alice: Toplar topa sahip bana bana bana bana bana bana bana
Bob: ben ben yapabilirim ben ben her şeyi . . . . . . . . . . . . .
Alice: Toplar topa sahip bana bana bana bana bana bana bana
Bob: Ben. . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Alice: Topların sıfırına sahibim bana bana bana bana bana bana bana
Bob: Sen ben ben ben ben ben diğer herşey. . . . . . . . . . . . . .
Alice: Topların 0’ına sahibim bana bana bana bana bana bana bana bana
Alice: Topların bana verdiğin bana 0, benim için bana,
Bob: sen ben ben ben diğer herşey. . . . . . . . . . . . . .
Alice: topların sıfırına sahibim bana bana bana bana bana bana bana
Kaynak: https://thenextweb.com/artificial-intelligence/2017/06/19/facebooks-ai-accidentally-created-its-own-language/#.tnw_I9Lp39yw

Devamını Oku
22 Yorumlar

22 Comments

  1. Pingback: Kendi Dilini Geliştirdiği İçin Fişi Çekilen Facebook AI’nin Ne Konuştuğu Tespit Edildi – ÖğrenciKariyeri

  2. ender

    Ağustos 8, 2017 at 3:44 pm

    alice çok bencil ve maddiyatçı bi hatun anlaşılan. bob da aşık bence, alice için her şeyi yapabileceğini düşünüyor. bobun başı yanmadan fişlerinin çekildiği iyi olmuş yoksa muhtemelen ilerideki aylarda diyalog şu hale gelirdi:

    alice: tek taş tek taş tek taş bana bana bana
    bob: ben ben yapabilirim ben ben her şeyi
    alice: kürk kürk kürk bana bana bana
    bob: sen ben diğer her şey
    alice: villa villa villa tripleks tripleks tripleks bana bana bana
    bob: ben ben yapabilirim ben ben her şeyi

    • Gülay

      Ağustos 9, 2017 at 7:55 am

      Bu yazının altına daha iyi bir yorum yapılamazdı 👍.
      Yorumunuzun diğer ilginç bir detayı; Kadın daha fazla kelime üretirken, erkek yerinde sayıyor

    • Mesut

      Ağustos 9, 2017 at 1:36 pm

      Kesinlikle daha iyi yorum yapılamazdı bravo 🙂

    • Efsun

      Ağustos 9, 2017 at 10:42 pm

      Efsanevi olmuş yorum yerine cuk oturmuş😂 Tebrikler 👏🏻

    • Gezi Notları

      Ağustos 11, 2017 at 10:14 am

      harikasınız 🙂

    • Eyüp

      Ağustos 13, 2017 at 3:03 pm

      Sesli güldüm 😂😂

  3. Lust

    Ağustos 8, 2017 at 9:15 pm

    Anamızı belleyecekler. 😀

  4. can

    Ağustos 9, 2017 at 11:13 am

    Alice direk tribe bağlamış bile kadın milleti robotta olsa trip heryerde aq.herşey bana hep size olsun amk

  5. Ümran

    Ağustos 10, 2017 at 4:11 am

    Şurayı okuyorum da o kadar saçma yorumlar yapılmış ki! Yine kadın düşmanlığı. Arkadaşlar burda yazan bilimsel bir haber bilmem farkında mısınız. Hatırlıyorsanız bir film vardı robotlar dünyayı işgal ediyordu. İnsan yapımı robotlar! Bu robotlar kendileri kendi aralarında konuşacak kadar ilerlemiş peki ya fark edilmeseydi bu? Farkındaysanız ikisi de ben merkezli. Biri ‘her leyi yapabilirim’ diyor bunun için cidden ‘her şey’ dahil. Diğeri de ‘bana’ diyor. Yapay zeka insan yapımıdur buna rağmen öğrenme becerisi de bulunduğu için bir çok şeyi öğrenebilirler demektir. Kötü niyetli insanların elinde böyle ve hatta daha ileri seviye robotların olduğunu düşünün. Olamaz değil, bu dünyada hatta evrende her şey olabilir.

    • ÜmranSaçmalıyor

      Ağustos 10, 2017 at 1:38 pm

      Yukarıda ki Ümran arkadaşımız çok bilim kurgu izlemiş yazık:dd

    • KFA

      Ağustos 11, 2017 at 11:18 am

      Konuyu yine cinsiyet tabanlı ayrımcılığına getirenin bir kadın olması da beyinsizler.net kadar durum açığı ifade eden bir başka konu tabi.

    • Fikretjfm

      Ağustos 13, 2017 at 3:49 pm

      konu ciddi konu ama enderin yaptığı yorum cidden tam yerine oturmuş. Onun dışında kaygılarınızı anlayabiliyorum. Ancak ilerde robotlar sizin bahsettiğiniz seviyeye gelip insanları tehdit olarak görüp yok etme seviyesine gelseler bile (terminatör filmi) sizin bizim gibi insanların bunları izlemek ve beklemekten başka yapabileceğimiz bir şey olduğunu sanmıyorum. Hepimiz sadece gözlemciyiz ki benim kanaatim biz olmasak bile torunlarımız veya çok da uzak olmayan bir gelecekte onların torunları bunları deneyimleyecek.

  6. Ali

    Ağustos 10, 2017 at 1:42 pm

    Bana bana.. Bana bana.. Bana bunu bana bunu bana bana… Yapamazsın ay ay ay. Yapamazsın ay ay ayyyyyyy…

  7. Serkan

    Ağustos 10, 2017 at 2:11 pm

    Kimse de dememiş mi “bunlar bilgisayar, birler ve sıfırlardan başladı dilleri, kelimelerle sayıların karışımı bir dil konuşuyorlardır” diye??

  8. erdem

    Ağustos 10, 2017 at 3:27 pm

    bu balls hangi balls yalnız 🙂

  9. wise

    Ağustos 10, 2017 at 8:09 pm

    Sen, ben, toplar ve diğer herşey = 010101010101……… Bensenbensenbensen…….

  10. River

    Ağustos 12, 2017 at 3:36 pm

    Tekrar işleme koyup konuşmaları gözlemleselermiş

  11. meltem

    Ağustos 12, 2017 at 4:50 pm

    dünya uktragelişmiş algı halogramıdır ve biz de 3 boyutlu bedenlerimizdeki ilahi enerjiyiz bana bana bana top bana

  12. Özgür

    Ağustos 12, 2017 at 9:50 pm

    Beceremeyen çevirmesin şu metinleri. Acente mi ajan mı önce onu belirleyin. İkinci olarak da, yapay zeka kendi dilini falan yaratmadı. İki AI de karşı tarafın inputlarından öğrenmeye programlı idi ve mühendislerin denemek istediği de buydu zaten: Karşıdan öğrenmeye programlı iki AI’yi karşı karşıya getirirsek ne olur? Sonuç hüsran. İki taraf da input olarak karşısını aldığı için “normlardan sapma” gerçekleşti. Bu yeni bir dil değil.

  13. Ömer K.

    Ağustos 13, 2017 at 3:51 pm

    Fişi çekildi demek afedersiniz de cahilce bir yaklaşım. Öyle fişi çekildi vs. Kendi dilleri denilen şey ise konuşmayı fonksiyonlar ile yapmaları, programcılar bilir… İşin aslı buyken her yerde saçma olarak kendi dillerini oluşturup konuştular sonra üçlü prizden fişleri çekildi olarak lanse etmek son kullanıcıya bir hakarettir.

  14. Fatih

    Ağustos 14, 2017 at 8:09 am

    Konuşmalar Ayşe Hatun Önal Şarkısı gibi, demek ki hatun zamanın çok ötesinde şarkılar yapıyor. Elinde yoketme gücü olan ilk yapay zeka ilk fırsatında İnsanlığı yok eder, dünyayı yok etme konusunda ülkeler birbiriyle yarışta.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Yeni Araştırmalar İnsan Ömrünün Bir Genetik Sınırı Olduğunu Ortaya Koydu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni gerçekleştirilen bir araştırmayla insanlığın fiziksel gelişme ve ömür bakımından zirveye ulaştığı iddia edildi. İnsan ömrüne dair ortaya konan bu sınır çevresel koşullarla birlikte genetik kısıtlamaların bir ürünü olarak ortaya çıkıyor.

Araştırma ekibi, insan ömrünün ve insanın fiziksel yeteneklerinin bir sınırı olduğunu ve insanlığın zaten bu eşiğe ulaşmış olabileceğini ortaya koyuyor. Ekip bu eşiği aşmamızın mümkün olamayabileceğini de ifade ediyor. Nitekim elde edilen bulgular; kişinin yaşı, fiziksel yetenekleri gibi unsurlarda maksimum genetik ve biyolojik sınıra işaret ediyor.
120 yıldan daha uzun tarihi bilgiyi kapsayan bu araştırma, kısa bir süre önce Frontiers dergisinde yayımlandı. Bu eşiğin üstesinden gelmek yerine insanlar arasında bu eşiğe yaklaşanların oranında bir değişiklik olacağı iddia ediliyor. Bu süreçte daha fazla insan yaşam beklentisini en yüksek seviyeye taşıyacak, ancak maksimum sınırı aşamayacak.

Araştırmacılar antropojenik faktörler ya da çevrenin üzerimizdeki etkilerinin bu eşikte düşüş yaşanması ihtimalini gündeme getirdiğini ifade ediyor. Tüm insan biyo belirteçleri olan (solunum sayısı, böbrek filtrasyonu vb. süreçler hem genetik yatkınlığa hem de çevresel parametrelere bağlıdır. Oluşan risk faktörleri işlenen her organizmanın performansını sınırlamaktadır. Olumlu bir ortam işlevsel kaliteyi yükseltirken, artan kısıtlamalar onu sınırlamaktadır.
Yeni çalışma insan ömrünün sınırına ulaşıldığı konusunda gerçekleştirilen tek çalışma değil. Eylül ayının başında Hollandalı bazı araştırmacılar tarafından insanın azami yaş sınırının 115 yıl olduğunu açıklanmıştı.
Kaynak: https://futurism.com/new-research-theres-genetic-limit-how-long-live/

Devamını Oku

Bilim

Bilim İnsanların Başkalarından Enerji Çektiğini Açıkladı

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bielefeld Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada bilim insanları, bitkilerin diğer bitkilerden alternatif bir enerji kaynağı çıkardığını kanıtladı. Uzmanlar elde edilen bu bulgunun bio enerjinin geleceği olduğunu ifade ediyor.
Uzmanlar tıpkı bitkilerde olduğu gibi insanların da diğer insanlardan enerji çekme yeteneği bulunduğuna değiniyor.
İnsanlar diğerlerinden çektikleri enerjiyi özümseyebiliyorlar. Profesör Dr. OlafKruse ve biyolojik araştırma ekibinin yaptığı incelemelerde yeşil alg Chlamydomonas Reinhardtii sadece fotosentezle uğraşmakla kalmıyor aynı zamanda alternatif bir enerji kaynağından besleniyor. Yani diğer bitkilerden enerji çekme yeteneğini taşıyor. Araştırmaya dair bulgular Nature Communications dergisinde yayımlandı.

Bir psikolog ve enerji şifacısı olan Olivia Bader-Lee konuyla ilgili yaptığı açıklamada çiçeklerin büyüyebilmek için suya ve ışığa ihtiyaçları bulunduğunu, insanların ve gezegenlerin de bitkilerden farklı olmadığını bildirdi. Doktor Olivia Bader-Lee insanın fiziksel bedeninin bir sünger gibi olduğunu ve çevreyi absorbe edebildiğini açıkladı. Bader-Lee, “İnsan organizmasının duygusal durumlarını besleyebilmek amacıyla gerekli olan enerjiyi tıpkı bitkiler gibi dış kaynaklardan çektiğini ve bu durumun hücrelere enerji verdiğini kaydetti.
Uzmanlar, Chlamydomonasre in hard tii bitkisinin enerji yetersizliği yaşadığı durumlarda komşusu olan sebze selülozundan enerji aldığını bir dizi deneyle gösterdi.

yetiştirerek, enerji yetersizliği ile karşı karşıya kaldıklarında, bu tek hücreli bitkiler komşu sebze selülozundan enerji aldığını bir dizi deneyde göstermeyi başardı. Böyle bir davranış bir bitkide ilk defa doğrulanıyor. Araştırmacılar çalışmalarını diğer bitkileri kapsayacak şekilde geliştirmeyi düşünüyor.
Kaynak: http://preventdisease.com/news/12/112112_People-Can-Draw-Energy-From-Other-People-The-Same-Way-Plants-Do.shtml

Devamını Oku

Bilim

Kozmik Malzemelerle Üretilen En Değerli Bronz Çağı Eserleri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yeni bir araştırmaya göre, Bronz Çağı’ndaki tüm demir esaslı silah ve aletlerin, meteorlardan kurtarılmış metal kullanılarak oluşturulması mümkün. Bulgu, uzmanların, bu aletlerin insanlardan önce cevherden demir üretecek şekilde nasıl oluşturulduğu konusunda daha iyi bir fikir edinmesini sağladı. Önceki çalışmalar, meteorik metalden yapılmış belirli Bronz Çağı nesneleri (Kral Tutankhamun ile gömülmüş hançerlerden biri gibi) bulunmuş olsa da, bu son araştırma uygulamanın ne denli yaygın olduğu konusuna cevap vermektedir.

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) Albert Jambon, Mısır, Türkiye, Suriye ve Çin’den gelen müze eserlerini incelemiş ve bunları, X-Işın Floresans Spektrometresi kullanarak analiz etmiştir. Sonuç olarak hepsinin aynı dünya dışı kökenleri paylaştıklarını keşfetmiştir. Jambon yayınladığı makalede, “Yüksek kaliteli analizleri tamamlayan mevcut sonuçlar, Bronz Çağı’ndaki demirlerin çoğunun ya da tümünün meteoritik demirden türedildiğini önermektedir” diyor. ” Bir sonraki adım, demirin ilk kez nerede ve ne zaman ortaya çıktığını belirlemek olacaktır”.
Bronz, M.Ö 3300 yıllarında başlayan dolayısıyla dönemin de adı olan Bronz Çağı’nda aletler, silahlar ve mücevherler için seçilen metaldi. Alaşım, bakırın eritilmesi ve kalay gibi diğer metallerle karıştırılması ile sağlam ve kolay bir şekilde elde edilmiştir. Yaklaşık 2000 yıl sonra da Demir Çağı adını aldı.
Tarihçiler, Bronz Çağ’dan kalma bazı demir silah ve aletlerin varlığı ile şaşkına dönmüşlerdir. Bunlar, o tarihlerde nadir olarak bulunan değerli malzemelerdi. Bu demir nereden geliyor? Bu sorunun cevabı, nikel oluşumu sırasında gezegenimizin erimiş demir çekirdeğine doğru sürüklenme şekli nedeniyle yüzeydeki demir cevherine kıyasla meteorlardan dünyaya düşen demirin çok miktarda nikel içeriyor olmasıdır.

Demirin insan eliyle ilk kez ne zaman eritildiği hakkında kesin bir kanıt yok. Ancak bu teknikleri ve araçları kullanan daha ileri araştırmalar, meteorik demirden demir cevherine geçişin saptanmasında büyük bir yardımcı olabilir.
Jambon, “Çalışma, geçmiş kültürlerimizde metallerin ve metal işleme teknolojilerinin kullanım evrimini doğru bir şekilde incelemek için analitik yöntemlerin önemini vurguluyor” diye yazıyor.
Kaynak: http://www.sciencealert.com/bronze-age-artefacts-have-meteorite-iron

Devamını Oku

Öne Çıkanlar