fbpx
Bizi Takip Edin

Teknoloji

Köylüler Güneş Enerjisinden Elektrik Üretti

Yayınlandı

üzerinde

Elektriğin gittikçe zamlanmasıyla birlikte birçok kişi tarafından alternatif enerji kaynaklarının araştırılması sürüyor. Ülkemizde kullanımı kısıtlı seviyelerde olan güneş enerjisi çözümleri elektrik üretimi için alternatif oluştursa da bazı şehirler haricinde güneş enerjisi kullanımı yaygın değil. Güneş enerjisi kullanımının elektrik üretimi için ideal bir çözüm olduğunu keşfeden Şanlıurfalı bir köylü arazisine güneş enerjisi sistemi kurdu.

koyluler-gunes-enerjisinden-elektrik-uretti
Şanlıurfalı girişimci Halil Kızılelma, köyde bulunan arazisine güneş enerjisi santrali kurarak hem kendisinin hem de çevre köylerin elektrik sorununu çözdü. Kızılelma tarafından arazisine kurulan güneş enerjisi santrali çevrede bulunan 120 köye elektrik sağlıyor.
İş adamı olan Halil Kızılelma, daha önce İtalya’da görmüş olduğu bir sistemi yaklaşık bir yıl kadar önce köyde bulunan arazisinde faaliyete geçirdiğini ifade etti.

koyluler-gunes-enerjisinden-elektrik-uretti1
Normal santrallerden farklı biçimde güneş takip sistemine sahip olan santral kurduğuna değinen Kızılelma, panellerin gün boyunca farklı yerlere dönerek güneşi izlediğini ve bu sayede normal santrallerden yüzde 35 kadar daha fazla enerji üretimi sağladığını belirtti.
Kurduğu tesiste aylık olarak 200 bin kilovat saate yaklaşan enerji üretimi sağladığını söyleyen Kızılelma, 11 aydan beri üretim yaptıklarını, bulundukları bölgede yer alan 120 köye enerji sağladıklarını ifade etti.

koyluler-gunes-enerjisinden-elektrik-uretti2
Kızılelma, bölgede daha önceki dönemlerde günde neredeyse 4 saati bulan elektrik kesintilerinin yaşandığını dile getirerek, kurduğu santral sayesinde artık bölgenin elektrik sorunu yaşamadığına değindi. Kızılelma’nın kurduğu santrali geliştirip geliştirmeyeceği merak konusu oldu.
Kaynak: https://www.dunya.com/sektorler/enerji/koylulerin-elektrigi-gunesten-haberi-366746

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Bilimin Hayatımızdaki Önemi ve Yeri

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Günümüzde bilim hızla ilerlemekle birlikte, bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı heralanda kolaylaştırmayı başarmıştır. 17. yüzyıl başlarında “Bilgi güç kaynağıdır.” diyen İngiliz düşünür Francis Bacon’u, sonraki yüzyıllarda meydana gelen gelişmeler doğrulamıştır. Günümüzde pek çok ülke,1960’lı yıllardan itibaren geliştirilmeye başlanan teknoloji odaklı iktisat teorilerine uygun olarak bilim ve teknolojiyi kalkınma modellerinin ana ekseni hâline getirmiş bulunmaktadır.

Türkiye, bu durumu fark edip bunun için gerekli organları kuran ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. 1960’ta Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), 1963’te Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve 1993’te Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) kurulmuştur. Bu bilim koordinasyon organları, Türkiye’de bilim ve teknolojiyi belirlenmiş bazı sosyal hedeflere ulaşmak için yönlendirmekte, finansal destek sağlamakta ve gerekli alt yapı ve kurumları tesis etmektedir. Bilim ve teknoloji söz konusu olduğunda, en başta bahsedilmesi gereken kurumlar üniversitelerdir. Türkiye’de bu alanda da hızlı bir gelişme meydana gelmiştir. Üniversite sayıları hızla artmaktadır.

Bütün bu gelişmelerin paralelinde artık bilimin etkilemediği bir alan kalmamıştır. Bilim kendisini teknolojik gelişmelerle hissettirir hâle gelmiştir. Bilindiği gibi hayatımızın her noktasında teknolojik gelişmelere rastlanmaktadır. Tüm bunlarla birlikte bilimsel gelişmelerin bir ürünü olarak teknoloji kavramı ortaya çıkmıştır. Artık bilim üreten, bilimi en iyi şekilde teknolojisine yansıtan toplumların söz sahibi olduğu bir dünyada yaşamaktayız. Güçlü olmanın, insanlığın gidişatına yön vermenin yolu bilimden geçmektedir. Bizler de bilimin bu kadar hâkim olduğu bir dünyada daha üretken olmalıyız, değil mi?
Editör / Yazar: Uğur ÖRDEM

Devamını Oku

Teknoloji

Robotlar kendi kendilerine ırkçı davranış geliştirebilirler

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yapay zeka uzmanları, robotların gruplandırmalar yaptıklarını ve ‘dışarıda kalanlara’ farklı davrandıklarını tespit ettiler. İngiltere’deki Cardiff Üniversitesi ile ABD’de bulunan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MİT) bir grup bilim insanı robotların birbirlerini nasıl tanımladıklarını test ettikleri bir çalışmaya imza attılar. Bilgisayar bilimcileri, yapay zeka uzmanları ve psikologlardan oluşan ekip, aynı zamanda robotların birbirlerinden bazı ‘davranışları’ nasıl öğrendiklerini ve kopyaladıklarını da araştırdı.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan çalışma, sanal gerçeklik robotlarının kendi gruplarını oluşturarak diğerler robotlardan uzak durduklarını ortaya koydu. Deney, robotların bağışta bulunacakları robotu seçtikleri bir “ver-al” sistemi simülasyonuna dayanılarak yapıldı.
‘DIŞARIDAN GELENLERİ KABUL ETMİYORLAR’
Kendilerine yarar sağlamak için diğerlerinden bağış stratejilerini kopyalayarak öğrenen robotların, küçük gruplar halinde yalnızca birbirlerine bağışta bulundukları ve ‘dışarıdan gelenleri’ kabul etmedikleri belirlendi. Araştırmanın yazarlarından Prof. Dr. Roger Whitaker, simülasyonları binlerce kez çalıştırarak, önyargının nasıl geliştiğini ve bunu teşvik eden ya da engelleyen koşulları anlamaya başladıklarını söyledi.

Whitaker “Simülasyonlarımız, önyargının sanal topluluklarda, ötekini de içeren daha geniş bağlantılar kurulmasına zarar vermek için kolaylıkla teşvik edilebileceğini gösteriyor” dedi. Bilim adamı, robotlar birbirlerinin davranışlarını kopyaladıkları için önyargılı grupların aslında ‘öteki’ olanlara kendi gruplarını oluşturmaları için öncülük ettiklerini ve böylelikle bölünmüş bir popülasyona yol açtıklarını da sözlerine ekledi.

‘ÖNYARGI FAZLA ZİHİNSEL GÜÇ GEREKTİRMİYOR’
Önyargıları tersine çevirmenin güçlüğüne dikkat çeken bilim insanları, bu tür davranışların öğrenilmesinin çok fazla zihinsel güç gerektirmediğinin çalışmada ortaya çıktığını vurguladılar. Projede yer alan araştırmacılara göre, robotlar yaygınlaştıkça bazı insanların sahip olduğu ırkçılık, cinsiyetçilik gibi ortak önyargıları benimseyebilirler.
Kaynak: (Sputnik)

Devamını Oku

Teknoloji

AB, İnterneti Sonsuza Kadar Değiştirecek Bir Karara İmza Attı

Yayınlandı

üzerinde

AB, dünya çapındaki uzmanlar tarafından lamine edilmiş olan tartışmalı İnternet Telif Hakkı Direktifini onaylama kararı aldı. Bu hamle modern çağın internet telif hakkı yasalarını güncellemeyi amaçlamaktadır. Ancak yasadaki 11. Ve 13. Maddeler adeta küçük şirketleri ortadan kaldıracak yasaklar içerdiği için eleştirildi. Bu nedenle tasarı Temmuz 2018 tarihinde reddedildi. Ancak, 11 ve 13. Maddelerin değiştirilmiş halleri ile tasarının yeni bir versiyonu dün sabah Strasbourg’ da 226’ya 438 oyla onaylandı. AB komisyonu üyesi ve reformu öneren kişilerden Andrus Ansip ve Mariya Gabriel , “Avrupa Birliği’nde telif hakkı kurallarının modernleştirilmesi” için gerekli oyların verildiğini söyledi.

Tasarının şimdi AB’ye üye devletlerin liderleri tarafından imzalanması gerekiyor. Bu nedenle henüz bir yasa haline gelmedi. Tüm liderlerin imzalamasından sonra her ülke kanunun yürürlüğe konması için görev yapacak. Oylamanın çok da iyi gitmediği söylenebilir. Söz konusu iki maddede sorunlar bulunuyor. 11. Madde genel itibariyle link vergisi olarak isimlendirilmektedir. Her ne kadar bu madde belirsiz olsa da Google Haberler gibi yerlerin bile her web sitesi bağlantısı için ücret ödemek zorunda kalacağı ve bunun neredeyse imkansız olduğu tasarıya karşı olanlar tarafından belirtiliyor. Pirate Party Milletvekili Julia Reda, Twitter’dan yaptığı açıklamada “Avrupa Parlamentosu, bir haber makalesinin başlığını lisansa gerek duyacak link ekini onayladı” dedi. Web Tim Berners Lee’nin kurucusu da dahil olmak üzere çok sayıda internet uzmanı, bu yılın başlarında Telif Hakkı Direktifi’ne karşı çıkan bir mektup da imzaladı.

Madde 13 ise tüm platformların telif hakkıyla korunan içeriklerin sitelerinde görünmesini engellemesi gerektiğini içerdiği için reddedilmişti. Bu madde de şu anda belirsiz. Fakat web sitelerinin herhangi bir telif hakkı yasasını ihlal etmediklerinden emin olmak için ayrı ayrı tüm içerikleri kontrol etmesi gerekiyor. Bilim, teknoloji ve kültür haberleri yayınlayan popüler The Verge sitesi, “Bunu yapmanın tek yolu YouTube ve Facebook gibi sitelere yüklenen tüm verilerin taranması olacaktır” dedi. Bu, küçük platformlar için inanılmaz bir yük oluşturacak ve yaygın sansür için bir mekanizma olarak kullanılabilecek. Yasa lehine olanlar, yasanın bu korkulardan üstte olduğunu söylüyorlar. Ancak birçok uzmanyasaya karşı ve birçok web sitesi de yasayı protesto ediyor. Şu anda AB’nin 11 ve 13. Maddeleri nasıl uygulayacağına ilişkin net bir plan yok.
Kaynak: https://www.iflscience.com/technology/eu-votes-in-favor-of-wrecking-the-internet-with-controversial-copyright-directive/

Devamını Oku

Öne Çıkanlar