fbpx
Bizi Takip Edin

Uzay

Kozmik Çarpışmalar, Gökadalarda Ölçüsüz Kara Delikler Oluşturuyor

Yayınlandı

üzerinde

Halka gökadaları, galaksiler arasındaki kafa kafaya çarpışmaların ne üretebileceğinin son derece nadir örnekleridir. Bu olaylar sırasında, bir galaksinin sarmal yapısı kaybolur ve merkezi bir galaktik çıkıntının etrafında oluşan geniş bir halka ile yer değiştirir. Araştırmacılar, bu halkaların kara delikler ve nötron yıldızları gibi ölçüsüz nesneler tarafından doldurulduğunu keşfetmek için NASA’nın Chandra X-Ray Gözlemevi tarafından toplanan verileri kullandı. AstrophysicalJournal’da bulguları yayınlayan ekip, yedi halka galaksiyi inceledi.

Chandra, bu galaksilerin halkalarında 63 X-ışını kaynağı bulunduğunu ve bunların 50’sinin ultralüminöz olarak sınıflandırıldığını ortaya koydu. Bu nesneler, kara deliklere veya nötron yıldızlarına ev sahipliği yapan düzenli ikili sistemlerden yüzlerce ve binlerce kez daha fazla X-ışınları arasında üretildi. Araştırmacılar, çeşitli astronomik alanlar için önemli sonuçları olan bu ölçüsüz kaynakların beklenmedik bir şekilde yüksek oranını buldular. Bu nesneler yakın zamanda (muhtemelen sadece birkaç yüz milyon yıl önce) onları oluşturan çarpışma olaylarını deneyimlemişlerdi.

Bu ölçüsüz nesnelerin oluşumuna dair bazı sırlar, halka gökadalar üreten çarpışmalar incelenerek bulunabilir. Bu durum, gazın birleşmişyerçekimsel etkileşimi ile yıldızlara sıkıştırılan halkanın oluşumuna yol açar. Halka içinde yepyeni bir yıldız popülasyonu yerelleştirilerek, parlak ve mavi görünmesi sağlanır. Bu yeni doğmuş yıldızlardan bazıları oldukça büyüktür ve birkaç milyon yıl sonra süpernovaya dönüşecektir. Süpernova, nötron yıldızları ve karadelikler yaratır; bunların bazıları çalışmada tespit edilen X-ışını kaynakları haline gelir. Şu anda, araştırmacılar bu gökadalardaki ultraluminous kaynakların kesin doğasını bilmiyorlar. Hem yıldız boyutlu kara delikler hem de nötron yıldızları, güçlü manyetik alan çizgileri boyunca halka yapmak için yeterli malzeme ile çevrelenmişlerse yoğun X-ışını emisyonları üretebilirler.

Bu nesnelerden bazılarının malzeme çalan yardımcıları olabilir. Bir başka potansiyel yorum ise, bu nesnelerin bazılarının son birkaç yılda yerçekimsel dalga gözlemevleri tarafından keşfedilenler gibi daha büyük kara delikler olmasıdır. Chandra’nıngözlemlerini açıklamak için bu kara deliklerin büyük miktarlarda malzemeye sahip olması gerekmektedir. Araştırmacılar, bu nesnelerin doğasını daha ayrıntılı bir şekilde araştırmayı ve halka galaksilerin neden bunları yapmak için ideal yerler olduğunu tespit etmeyi umuyor.
Kaynak: https://www.iflscience.com/space/cosmic-collisions-have-created-rings-of-extreme-black-holes-in-galaxies/

Uzay

NASA, Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin’in yardımına başvurmuş

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

NASA uzmanlarının Ay’ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri seferi planlamak üzere, Çin’in keşif aracını ve aktarım uydusunu kullanmak için talepte bulunduğu ortaya çıktı. Çinli gökbilimciler Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı sefer için Çin’in yardımına başvurduğunu açıkladı. “South China Morning Post” gazetesinde yer alan habere göre, Çin’in Ay misyonunun Baş Bilim İnsanı Vu Veyrın, NASA uzmanlarının ayın karanlık yüzüne iniş yapan Çang’ı-4 uzay aracını ve Çüeçiao aktarım uydusunu ABD’nin Ay’ın karanlık yüzüne yapacağı seferde kullanmak için talepte bulunduğunu belirtti.

NASA uzmanlarının söz konusu talebi birkaç yıl önce uluslararası konferansta kendilerine ilettiğini vurgulayan Vu, uzmanların Çüeçiao aktarım uydusunun operasyon süresinin uzatılmasını ve Çang’ı-4 uzay aracı üzerine NASA’ya ait bir işaretçi cihaz yerleştirilmesini istediğini aktardı. Vu, Amerikaların söz konusu donanımları Ay’ın karanlık yüzüne düzenleyecekleri kendi seferlerinin detaylarını planlamak amacıyla kullanmak istediklerini bildirdi.

ABD yasaları Çin ile uzay alanındaki iş birliği yapılmasını yasaklıyor. Olası teknik iş birliği için ABD Kongresi’nin onayı gerekiyor. Çang’ı-4 insansız keşif aracı 3 Ocak’ta Ay’ın karanlık tarafına yumuşak iniş yapmıştı. Çang’ı-4’ün Ay’ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor. Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang’ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu’nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.
Kaynak: https://www.scmp.com/news/china/science/article/2182253/nasa-wanted-use-chinas-spacecraft-plan-new-american-moon-mission

Devamını Oku

Uzay

Ay’da yeşeren filizler karanlık çökünce soldu

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin Ay’ın karanlık yüzüne gönderdiği Chang’e-4 uzay aracında filizlenen pamuk bitkisinin solduğu duyuruldu. Ay’da ilk kez biyolojik bir maddenin büyümesi insanlığın uzay yolculuğu açısından büyük önem taşıyan bir gelişme olarak görülüyordu. Bitkinin büyümesi Ay’ın yüzeyinin gün ışığı almasına bağlıydı. Ancak Ay’ın ‘karanlık yüzü’ne gece çöküp sıcaklığın -170 dereceye düşmesi bitkinin ölmesine neden oldu. Deneyi planlayan Chongqing Üniversitesi’nden Profesör Xie Gengxin, bu gelişmenin sürpriz olmadığını, Ay’daki gece nedeniyle bitkinin zaten kısa ömürlü olmasının beklendiğini söyledi. Chang’e-4 adlı keşif robotu Ay’a indikten sonra ilk kez gece göreceği için Pazar günü “uyku moduna” geçmişti. Ay’da gece yaklaşık iki hafta sürüyor. Bu süre sonunda uzay aracı yeniden aktif hale gelecek. Güneş ışınlarının dik düştüğü zamanlarda da sıcaklık 120 dereceyi bulduğundan cihazlar yine uyku moduna geçiyor. Atmosfer, sıcaklıktaki aşırı dalgalanmalara karşı tampon işlevi görüyor. Ancak Ay’da atmosfer yok.
Ay’ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir
Chang’e-4, yüzeyi ile ilgili ayrıntılı ölçümler yapmak ve mineral bileşimi hakkında bilgi toplamak amacıyla 3 Ocak’ta Ay’ın ‘karanlık yüzü’ndeki Aitken havzasına iniş yapmıştı. Ay’ın kendi etrafında ve Dünya etrafında dönüş süresi aynı olduğu için buradan bakıldığında hep aynı yüzünü görüyoruz. Diğer yüzü gerçekten “karanlık” olduğu için değil, ama hakkında bilgi sahibi olmadığımız için öyle adlandırılıyor. Derin bir krater olan Aitken havzasının, Ay’ın oluşumundan kısa bir süre sonra dev bir çarpma etkisiyle oluştuğu ve bu çarpmayla uydunun merkezindeki bazı maddelerin yüzeye çıktığı tahmin ediliyor. Eğer görev umulduğu gibi sonlanırsa Ay’ın oluşumuna dair yeni veriler elde edilebilir. 
Ay’daki ortamı etkilemeyecek
Çin Ulusal Uzay İdaresi, bitkinin tümüyle kapalı olan kutu içinde çürüyeceğini, Ay’daki ortamı etkilemeyeceğini açıkladı. Astronotlar daha önce Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bitki yetiştirmişti. Ancak Ay’da filizlenen ilk bitki pamuk tohumu oldu. Bu deney ayrıca patates, maya ve kaya teresi tohumları da içeriyordu, ancak hiçbirinde filizlenme belirtisi görülmedi. Kapalı kutuda ayrıca meyve sineği yumurtaları da bulunuyordu. Böylece kutuda küçük bir ekosistem oluşturulması planlanmıştı. Bitkiler oksijen üretecek, sinekler maya ile beslenecek ve fotosentez için gerekli karbondioksiti üretecekti. Sinek yumurtalarının sonuç verip vermediği açıklanmadı. Xie, Salı günü Çin’deki Inkstone adlı haber sitesine yaptığı açıklamada “Meyve sinekleri tembel hayvanlardır. Yumurtadan çıkmamış olabilirler” demişti. Kaynak: BBC

Devamını Oku

Uzay

Ay’a gönderilen tohumlar filizlendi

Yayınlandı

üzerinde

Çin’in ay başında Ay’ın karanlık yüzüne inen keşif aracı Çang’ı-4′ ün, Dünya’nın uydusuna götürdüğü tohumlar filizlendi. Komünist Parti’nin yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinin Çin Ulusal Uzay İdaresi’ne dayandırdığı habere göre, Çang’ı-4’ün Ay’a götürdüğü pamuk tohumları filiz verdi. Gazete, pamuk filizlerinin görüntüsünü Twitter üzerinden paylaştı ve “İnsanoğlunun Ay’daki ilk biyolojik deneyi tamamlandı” ifadesini kullandı.

Keşif aracında suni bir ortamın yaratıldığı kapalı kutunun içinde bulunan tohumların, Dünya’daki kontrol merkezinden sulama komutu gittikten sonra filizlendiği belirtildi. Çang’ı-4, Ay’a pamuğun yanı sıra patates tohumu, maya ve meyve sineği yumurtaları içeren toprak götürmüştü. Astronotlar yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) bitki yetiştiriyor ancak Ay’da bugüne kadar böyle bir deney yapılmamıştı. Deney, astronotların yer alacağı uzun süreli uzay keşifleri açısından önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Şinhua ajansı da Çang’ı-4’ün bugüne kadar Dünya’ya 170 kadar fotoğraf gönderdiğini duyurdu.

İnsansız keşif aracı Çang’ı-4, 3 Ocak’ta Ay’ın dünyadan görünmeyen karanlık yüzüne inmişti. Çang’ı-4’ün Ay’ın karanlık yüzeyinde yapacağı incelemeler, derin uzay araştırmaları için dönüm noktası olarak görülüyor. Ay, radyo sinyallerinin karanlık tarafa erişimini engellediği için o bölgeyle dünya arasında doğrudan iletişim kurulamıyor. Çin Ulusal Uzay İdaresi, bu engeli ortadan kaldırmak ve Çang’ı-4 ile iletişim kurabilmek için Çüeçiao İletişim Uydusu’nu mayıs ayında dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki İkinci Lagrangian (L2) noktasında bulunan yörüngeye göndermişti.
Editör / Yazar: Ali Ekber ÖZGEN
Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2019/jan/15/china-germinates-first-seed-on-moon-cotton-shoot-change-4

Devamını Oku

Öne Çıkanlar