Bizi Takip Edin

Ekoloji

Kurt Yemek İster Misiniz?

Yayınlandı

üzerinde

Ne kadar besleyici? Tat olarak ne durumda? Bu soruların cevabı olarak pek net bir kanıda olduğumuzu söyleyemeyiz.
Yaptığınız diyetinize renk katmak için farklı bir şeylerin arayışı içerisinde misiniz? Mütevazı solucanları kendiniz için düşünebilirsiniz. Ulusal Radyo NPR sümüksü olan bu hayvanın yetiştirilmesi ve pişirilmesi konusu hakkında birden fazla püf noktası ile ilgili bir bilgiyi açıkladı.
Solucanlar demir, protein, kalsiyum gibi besleyici olan öğeler açısından oldukça zengin. Buradaki esas sorun olacak konu ise tam anlamı ile kir tadında olması durumu. Yenilebilen: Böceklerin Yendiği Dünyaya Bir Serüven ve Gezegeni Kurtarmak İçin Son Büyük Umut isimli kitabın yazarı olan Daniella Martin, radyoya vermiş olduğu bir röportajı sırasında ‘’ Herhangi bir böceği yememiz durumunda genel anlamda tadı böyle olacaktır’’
Bundan dolayı dünya üzerinde yaşam süren birden fazla insan solucanları sevmiş olsa da, böcekler konusuna gelince hala karşılaşmış olduğu bir takım problemler mevcut. Kurtlar hala burada oldukça geniş bir ölçü içerisinde ün yakalamasında başarıyı elde edememiş olsa dahi onlar kümes hayvanlarının ve balıkların atıştırılmadığı olarak popülerliğe sahiptir.

Devamını Oku
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekoloji

Derin Denizlerde Hayalet Köpekbalığı İlk Defa Görüntülendi

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Hayalet balıklar yaygın olmakla birlikte insanlar tarafından az bilinen balıklar grubudur. Okyanusun derinliklerinde insanların bilmediği hala birçok şey bulunuyor. Ebedi karanlıkta kanyonlar, yanardağlar ve birçok yeni tür balık da dahil olmak üzere okyanus bilinmeyenler içeriyor. Denizde yaşayan ve bilinen türlerle ilgili bile çok az bilgiye sahibiz.
Bilinmeyen türlere okyanusun derinliklerinde yaşayan ve oldukça garip bir görünüme sahip olan hayalet köpek balıkları da dahildir. Chimer ismiyle de adlandırılan bu balıklar yaklaşık olarak 400 milyon yıl önce bilinen tür köpek balıklarından ayrılarak 2 bin 600 metre derinlikte izole edilmiş olan balık grubudur.
Uzun süren evrim tarihinde 50’den fazla tür açıklandığı halde onlar hakkında çok az şey bilinmektedir. Şimdi araştırmacılar, karanlık denizde ilk defa sivri uçlu mavi Chimera’yı görüntülemeyi başardı. Jeologlar, Kaliforniya ve Hawaii kıyılarına 6.700 fit uzaktan kumandalı bir gezici gönderdikleri için görüntüler tamamıyla şans eseri olarak elde edildi.

Başlangıçta araştırmacılar bu balığın yeni bir tür olmadığını düşünselerde sonrasında sivri uçlu mavi Chimera balığının ilk görüntüsünü yakaladıklarını anladılar. Bu balığın Avusturalya ve Yeni Zelanda sahillerinde yüzdüğü düşünülüyordu. Bu görüntü sayesinde balık hakkında farklı bilgiler elde edilebildi.
Balıkçı ağlarında yakalanarak gelen ve ancak bu sayede tespit edilebilen derin deniz canlılarının doğal ortamlarında görüntülerini kaydedebilmek araştırmacılar için büyük önem taşıyor. Uzmanlar balığın kimliğini tam olarak tespit edebilmek için DNA örneği almak istiyor.
Kaynak: http://www.iflscience.com/plants-and-animals/deepsea-ghost-shark-caught-on-camera-for-the-first-time/

Devamını Oku

Bilim

Hawking “İnsanoğlu 2600 Yılında Yok Olabilir”

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

İnsanoğlunun 2600 yılına kadar yok olabileceği uyarısında bulunan dünyaca ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking, artan nüfus ve enerji talebinin gezegeni felakete sürükleyeceğini belirterek Dünya’nın alev topu haline gelebileceğini kaydetti.
Çin’in başkenti Pekin’deki Tencent WE Zirvesi’ne video konferans yoluyla bağlanan Hawking, insanların faciadan kurtulmak için hayata uygun başka bir gezegen bulması gerektiğini söyledi. Hawking, dünyalıların varlığını milyon yıl daha uzatmak istiyorlarsa daha önce kimsenin gitmediği yerlere korkusuzca gitmesi gerektiğini dile de getirdi.
HAYAT İÇİN EN UYGUN GEZEGEN
,eO8nEovHok-EE1O_QAI64w
Yatırımcıları, komşu Alpha Centauri Sistemi’ne seyahati öngören Breakthrough Starshot adlı projesine destek vermelerini isteyen Hawking, bu sistemde hayat için uygun gezegenin olabileceğini tahmin ediyor.
Sputnik’in haberine göre dünyaca ünlü fizikçi, Breakthrough Starshot projesinin uzay aracının ışık hızıyla sadece 20 yılda yıldızlara ulaşabileceğini açıkladı.
Konferansta konuşma yapan Breakthrough Starshot projesinin mevcut yöneticisi Pete Worden, 21. yüzyılın ikinci yarısında, Alpha Centauri yörüngesindeki hayata uygun gezegenin ilk görüntülerinin alınabileceğini ifade etti.

Devamını Oku

Bilim

Medeniyeti Yapay Zeka Değil Biyoteknoloji Yok Edecek

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Bilim insanlarının ortak görüş içerisinde olduğu en önemli konulardan birisi medeniyetin gün geçtikçe tükendiği. Küresel ısınma, hayvan türlerinin yok olması, gıdalarda meydana gelen kıtlık, suların sağlıksız hale gelmesi gibi birçok durum medeniyeti tehdit ediyor. Teknoloji devi Intel’in tıbbi malzeme hizmetlerinin başında olan John Sotos’a göre, biyoteknoloji insan ırkının istikrarı için büyük bit tehdit oluşturuyor.

Life-Science-Biotechnology-2
Sotos kaleme aldığı çalışmasında, “Dünyada medeniyeti yok edebilecek endojen faktörlerin kontrolü – yani Malthus kaynak tükenmesi, nükleer silahlar ve çevre kirliliği – şimdiye kadar büyük nükleer cephaneliklere komuta eden ya da en büyük ulusal ekonomileri yönlendiren çok az kişinin elinde. Ancak, gelişmekte olan teknolojiler bunu değiştirebilir” dedi. Çalışmada insan ırkının sadece 1000 yıl içerisinde ortadan kalkabileceği kaydediliyor.
Teknolojinin insanlık ve medeniyet için büyük bir tehlike içerdiğini kaydeden Sotos, “Teknolojik bir tür olarak ne kadar gelişirsek, o kadar büyük tehlike ortaya çıkıyor” ifadelerini kullanıyor. Aynı zamanda bilim insanı teknolojideki hızlı gelişmenin insan ırkını yok edecek olan şey olduğunu söylüyor.

bg-aperfeicoamento
ElonMusk gibi öncü kişilerin kaydettiği gibi insanlık için en büyük tehdidin yapay zeka değil, biyoteknoloji olduğunu ifade eden Sotos çalışmasında, “Yeryüzünde, mikrobik salgınların teknik olmayan uygarlıkları nasıl bitirdiğini” kaydediyor. Antimikrobiyal ilaçlar böylesi riskleri kısmen hafifletmektedir. Birleşik Devletler Başkanı’nın danışmanları, biyoteknolojinin hızlı ilerleyişinin yakında modern laboratuvar tesislerine erişimi olan teknik açıdan yetkili kişilerin, devletleri yıkıcı etkiye sürükleyen ciddi bir potansiyeli ellerinin altında tuttuğunu ifade ettiler. Son birkaç yılda, bilim insanına göre, biyoteknolojik ürünlerin kötüye kullanılmasının yanı sıra kaza olasılığı da gittikçe artıyor. Sotos, “Biyoteknoloji, kaçınılmaz olarak tehdit ediyor, çünkü doğal olarak çift-kullanımlı: genetik hastalığın tedavisi, genetik hastalığa neden oluyor” diyor.

Kaynak: https://arxiv.org/pdf/1709.01149.pdf

Devamını Oku

Öne Çıkanlar