Bizi Takip Edin

Bilim

Leonardo da Vinci ‘nin dünyayı değiştiren 10 Büyük İcadı

Yayınlandı

üzerinde

Yüksek rönesansın en önemli temsilcilerinden Leonardo Da Vinci’yi herkes ünlü Mona Lisa adlı çalışmasıyla tanısada kendisi yaşadığı dönemin ötesinde, buluşlara imza atan bir mucitti.

Her ne kadar bir çok projesini, fırsatçı iş adamları ve çağın tekenolojisinin yetersizliliği nedeniyle hayata geçiremesede buluşlarına dair çizimler ve diagramlar Leonardo’nun not defterleriyle bugüne kadar gelmiştir. Sizler için Leonardo Da Vinci’nin en önemli 10 buluşunu derledik;

1- Paraşüt

Uçakların henüz icat edilmediği zamanalarda, çizimlerini yaptığı hava araçları Leonardo Da Vinci’yi 1515 yılında paraşütü tasarlamaya itti. Bu paraşüt tasarımı günümüz paraşütlerinin atası sayılmaktadır. Bu tasarım Adrian Nicholas adlı maceraperest tarafından 2000 yılında denendi ve kontrolü oldukça zor olan bu paraşüt o dönemde başarılı sonuçlar verdi 🙂

davinci-parsut-beyinsizler.net

2- Makinalı Tüfek

Modern makinalı tüfekler ile kıyaslanamayacak olan bu tasarım seri bir şekilde günümüz makinalı tüfekler gibi mermi atamaz. Da Vinci ‘nin silahı ayn anda pek çok mermiyi atabilir. Her ne kadar notlarında savaş ve ölüm makinalarından nefret ettiğini belirtiyor olsada, günümüzdeki gibi o dönemim yatırımcıları da savaşa para yatırım yapma isteklerini kullanarak ihtiyacı olan parayı kazanmak istemesidir. Da Vinci ‘nin bir çok projesi gibi bu makinalı tüfek tasarımıda hiç bir zaman üretilememiştir.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi2

3-Bilya

Her ne kadar önemli bir buluş olarak görülmese de günümüz de bir çok alanda rulman (bilya) kullanılmaktadır. Örnek verecek olursak bisiklet, kaykaylar vs gibi pek çok mekanik ve motorlu araçlarda bilya kullanılmaktadır.

1leonardo-da-vinci-bilyeli-rulman-beyinsizler.net

4- Dalgıç Kıyafeti

Limana doğru yanaşmaya çalışan düşman gemilerini denizin altından dalgıç kıyafetleriyle adamlar yollayarak düşman gemilerini batırmayı düşünmüştür. Günümüzde bu fikir her ne kadar basit geliyor olsa da 15.yy için bu fikir dahiyanedir. Bu çalışmalar o zamanalar da hayata geçirebilseydi venedik donanmasına ihtiyaç duyulmadan düşman gemileri belki de geri püskürtülebilirdi.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi33

5- Zırhlı Tank

36 ayrı silahı bulunan ve kaplumbağaya benzeyen bu tank 8 kişinin kas gücüyle hareket edebilmekteydi. Her yönden ateşlenebilen bu tank rahatlıkla düşman askerlerini uzak tutabiliyor olsa da çizimlerdeki bazı hatalardan dolayı tank hareket edemezdi. Büyük ihtimalle, Da Vinci bu hataları tasarımalarının düşmanlar tarafından ele geçirilme ihtimaline karşın yapmış olduğu tahmin edilmektedir.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi05

6- Ornithopter

Ornithopter ile Da Vinci insanların kuşlar gibi uçmasını amaçlamıştır. Yarasaya benzeyen tasarım insan gücü ile çalışmaktadır. Belirtmek isteriz ki çok güçlü kaslara sahip değilseniz bu uçan yarasa ile yere çakılabilirsiniz. Da Vinci’nin bu çizimlerinden anlaşılabileceği üzere aerodinamik üzerine oldukça tecrübelidir.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi001

7- Kendi Kendine Giden araba

Sürücüsüz olarak kendine kendine giden bu araç üzerindeki düzenek kurulduktan sonra belirtilen yöne doğru hareket etmektedir. Her ne kadar Da Vinci notlarında bu mekanik aksanı detaylı şekilde belirtmemiş olsa da 15.yy da yaşayan Da Vinci’nin hayal gücünün ne kadar ileri seviyede olduğu gerçeğini değiştirmez.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi08

8- Helikopter

Uçan hiç bir insanın yapısı bir makinanın olmadığı bir dönemde Da Vinci havayı dönme kuvvetiyle itip çekerek uçmayı sağlama fikrini çizimlerinde ortaya atmıştır. Çizimlerden yola çıkarak kanatların helezonik yapısı teoride buna müsait gibi gözüküyor olsa da yer çekimine karşı koyabilmesi için çok yüksek hızlarda döndürülmesi gerekiyor.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi00

9- Robot Şovalye

İnsan vücudunun mükemmel anotomik yapısından ilham alan Da Vinci ilk insansı robot makinasını tasarlamıştır. Lodovico Sforza için geliştirdiği bu robot Da Vinci’nin hayata geçirebildiği az sayıda projesinden biridir. Bu tasarımın benzeri 2002 yılında robotik uzmanı olan Mark Rosheim tarafından tekrar üretildi. Rosheim daha sonra ise bu tasarımlarının bazılarını Nasa’nın robotlarında kullandı.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi002

10- Geleçeğin Şehri

1400’lü yıllarda tüm avrupa kara veba ile savaşıyordu. Şehirleri hastalıklara karşı daha korunaklı yapmayı amaçlayan Da Vinci, kanalizasyon sistemlerinin daha iyi çalıştığı, mikrop saçabilecek alanları minuma indirgediği bir şehir sistemi çizmiştir.

leonardo-da-vinci-nin-dunyayi-degistiren-10-buyuk-icadi010

 

Reklam Alanı
Yorum için tıklayın

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim

Yapay Zeka İnsanlar Gibi Düşünebilir mi ?

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

DeepMind araştırmacıları, yapay zekanın soyut akıl yürütme yeteneğini test etti. Yapay zeka soyut akıl yürütme konusunda insanların çok gerisinde olsa da sonuçlar umut verici.
Yapay zeka günümüzde farklı uygulama alanlarında kendisine verilen görevleri başarıyla yerine getirebiliyor; hatta bazı noktalarda insanların önüne bile geçebiliyor. Buna karşılık yapay zekalar soyut akıl yürütme konusunda halen oldukça ilkel. 2014 yılında Google’ın satın aldığı yapay zeka şirketi DeepMind, yapay zekanın soyut akıl yürütme konusunda ne seviyede olduğunu ve eksiklerini nasıl giderebileceğini görmek için yeni bir test metodu geliştirdi.

Yapay zekaya özgü test Mevcut durumun ötesini görmenin ve kavramlar arasında ilişki kurabilmenin soyut akıl yürütmenin temeli olduğunu belirten DeepMind; Arşimet’in bir nesnenin hacminin, nesnenin taşırdığı suyun hacmine eşdeğer olduğunu bulması gibi bilimin temeli olan pek çok buluşun soyut akıl yürütme sayesinde ortaya çıktığının altını çiziyor. Bu nedenle yapay zekaların sadece kendisine verilen görevleri yerine getirmenin de ötesine geçip soyut akıl yürütebilmesi son derece önemli.

İnsanlarda soyut akıl yürütmenin ölçümü için basit görsel sahneler arasındaki boşlukları tamamlamaya dayanan IQ testleri kullanılıyor. Bu testlerde bireylere herhangi bir açıklama yapılmasa da katılımcılar, gündelik deneyimlerinden hareketle boşlukları doldurabiliyor. Yapay zekada ise böyle bir testin uygulanması pek işlevsel değil zira yapay zekanın ”gündelik deneyimleri” oldukça kısıtlı. Bu nedenle araştırmacılar IQ testlerinden ilham alarak “ilerleme” ve “renk” ve “boyut” gibi nitelikleri içeren bir soyut akıl yürütme testi hazırladı. Ayrıca yapay zekanın testlerde kavramları daha kolay anlayabilmesi için yapay zekayı teste hazırlayan bir set de oluşturuldu ve yapay zeka eğitildi.
Yapay zekalar testten geçirildiğinde ortaya çıkan sonuçlar ise bir hayli ilginçti. Teste katılan yapay zekaların tamamı hazırlık setini doğrudan test üzerinde uygulama hatasına düşmüştü. Buna karşılık bazı yapay zekalar testi yüzde 75’in üzerinde doğrulukla tamamlamayı başarmıştı. DeepMind en başarılı yapay zekanın farklı görüntüler arasındaki ilişkiyi açıkça belirleyip potansiyel cevapları deneme yanılma yoluyla eleyerek ilerlediğini açıkladı.

Hatalarından ders alıyor İlk testin ardından yapay zekaları yeniden eğitime sokan ancak bu kez bir önceki testteki cevapların neden doğru veya yanlış olduğunu da gösteren araştırmacılar, bu eğitimin ardından ikinci test sürecini başlattı. Ekibin raporuna göre cevaplarla ilgili doğru açıklama yapıldığında yapay zeka yüzde 87 oranında doğruluğa ulaşabiliyordu ancak açıklama yanlış olunca bu oran yüzde 32’de kalıyordu.

Araştırmacılar bu testin sonucunda yapay zekanın genelleme yapması halinde(sadece kendisine verilen verileri uygulamaya çalışması) soyut akıl yürütme testinde başarılı olamayacağı sonucuna ulaştı. Ekip yine de ilk testte potansiyel cevapları değerlendiren yapay zekalardan ümitli. DeepMind şimdi farklı eğitim metodları deneyerek yapay zekaların soyut akıl yürütme becerisinin geliştirilmesi için çalışıyor. Kaynakhttps://deepmind.com/blog/measuring-abstract-reasoning/

Devamını Oku

Bilim

Yüzyılın En Uzun Kanlı Ay Tutulması İçin Geri Sayım

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Yüzyılın en uzun süreli yaşanacak olan kanlı ay tutulması için geri sayım. Ay’ın kızıl bir görüntüye büründüğü tam Ay tutulması ile gerçekleşen Kanlı Ay Tutulması’na sayılı günler kaldı. 27 Temmuz günü gezegenimizin tek uydusu olan Ay, Dünya’ya hiç olmadığı kadar yakın bir konuma ulaşacak ve bu tarihte içinde bulunduğumuz yüzyılın en uzun süreli Kanlı Ay Tutulması gerçekleşecek.
KANLI AY TUTULMASI NEDİR?
Kanlı Ay Tutulması, Dünya’nın gölgesinin Ay’ı tamamen karanlığa bürüyerek Tam Ay Tutulması yaşandığı zaman gerçekleşir ve bu nedenle Ay kırmızı renkte görünür. Ay, Dünya çevresindeki bir tam turunu yaklaşık 27 günde tamamlar ve 29,5 günde döngüsünü gerçekleştirir. Ay’ın 2 döngüsü arasındaki farkları; Ay’ın, Dünya’nın ve Güneş’in Ay yörüngesi esnasında değişen göreli konumu nedeniyle ortaya çıkar. Kanlı Ay Tutulması sadece Ay’ın Dolunay evresinde ve Ay Tutulması esnasında yaşanır. Bu sırada, Dünya’da Güneş’in yeni doğduğu ve battığı yerlerdeki Güneş ışıkları Ay’ın yüzeyine ulaşır. 
KANLI AY TUTULMASI NEREDEN İZLENEBİLECEK?
Dünya’nın Doğu Yarım Küresi’nden izlenebilecek olan Kanlı Ay Tutulması Avrupa, Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan görünecek. Güney Amerika kıtasındakiler Kanlı Ay Tutulması’nın yalnızca son anlarına tanıklık edecek.

Kanlı Ay Tutulması en net Afrika ve Avrupa’dan gözlemlenecek.  Madagaskar ve Orta Doğu Kanlı Ay Tutulması’nın en iyi şekilde izlenebileceği yerler olacak. Kanlı Ay Tutulması Kuzey Amerika, Kuzey Kutbu ve Pasifik Okyanusu’nda izlenemeyecek.

Devamını Oku

Bilim

Türk Bilim İnsanları Cerrahi Alanda Yaptığı Yeni Teknik Uluslararası Alanda Kabul Gördü

Yayınlandı

üzerinde

Yazan

Türk bilim insanları, cerrahi alanda yaptığı yeni teknik uluslararası alanda da kabul gördü. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yapılan çalışmalar akciğer ameliyatlarındaki oluşabilecek hava yolu açılmasıyla ilgili komplikasyonların önüne geçilmesi hedefleniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş başkanlığında, Prof. Dr. Atila Türkyılmaz ve Doç. Dr. Bekir Sami Karapolat’dan oluşan ekip tarafından geliştirilen teknikle akciğer ameliyatı sonrası oluşabilecek hava yolu açılmasıyla ilgili komplikasyonların önüne geçilebilmesi hedefleniyor. Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Tekinbaş, geliştirdikleri yönetimin dünya tıp literatürü açısından da kabul gördüğünü söyledi. 
“Komplikasyonları ortadan kaldırabilecek”
Kendileri tarafından geliştirilen bu cerrahi yöntemin uluslararası önemli bir dergide yayınlandığını belirten Tekinbaş, şöyle konuştu: “Dünyada her yıl farklı hastalıklar nedeniyle çok sayıda akciğer ameliyatı yapılmaktadır.  Bu ameliyatlar gerek akciğerin hayati bir organ olması ve gerekse de konumlandığı yer itibarıyla birçok komplikasyona neden olabilmektedir. Bu komplikasyonlar sakat bırakmaktan, hastanın kaybedilmesine kadar önemli olabiliyor. Geliştirmiş olduğumuz bu yöntem, ölümle sonuçlanabilecek önemli bir komplikasyonu ortadan kaldırabilecek bir yöntemdir.”
“Güvenle bu yöntemi uyguluyoruz”
Yöntemi daha önce hiç kimsenin uygulamadığına dikkati çeken Prof. Dr. Celal Tekinbaş, “Bu yöntemi şu ana kadar 11 hastaya uyguladık. Hiçbir hastamızda sorun olmadı, yüzde 20-40 oranında olan bir komplikasyonu biz yüzde 2-4 oranına düşürdük. Yaklaşık 10 kat bir azalmayla ki bu tür ameliyatlarda yüzde 2 ya da 4’lük komplikasyon oldukça düşük bir komplikasyondur ve başarılı bir sonuçtur. Hastalarımız da şifa ile taburcu edildi ve hiçbir problem olmadı” diye konuştu. Tekinbaş, daha önce yaptıkları ameliyatları ve dünyada kullanılan belli yöntemleri baz alarak böyle bir teknik geliştirdiklerini anlattı. Kısa sürede yaptıkları başarılı ameliyatların duyulduğuna işaret eden Tekinbaş, “Ülkenin birçok yerinden hasta kabul ediyoruz ve güvenle bu yöntemi uyguluyoruz. Bu bizim, ülkemiz ve üniversitemiz için önemli bir gelişmedir. Biz bir adım attık ve bizden sonrakiler bunu devam ettirecektir” dedi.
Kaynak: AA

Devamını Oku

Öne Çıkanlar